Ana içeriğe geç
Sözlük

oyuncak ile cümle

oyuncak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Çok ve St Nicholas - oyuncaklarla dolu bir atlı kızak.A szán teljes játékok - és a Szent Miklós is.
Çok ve St Nicholas - oyuncaklarla dolu bir atlı kızak.Avec un traîneau plein de jouets - et Saint-Nicolas aussi.
Çok ve St Nicholas - oyuncaklarla dolu bir atlı kızak.Com um trenó cheio de brinquedos - e de São Nicolau também.
Çok ve St Nicholas - oyuncaklarla dolu bir atlı kızak.Con una slitta piena di giocattoli - e di San Nicola troppo.
Çok ve St Nicholas - oyuncaklarla dolu bir atlı kızak.Con un trineo lleno de juguetes - y San Nicolás también.
Çok ve St Nicholas - oyuncaklarla dolu bir atlı kızak.Cu o sanie plină de jucării - şi Sf. Nicolae prea.
Çok ve St Nicholas - oyuncaklarla dolu bir atlı kızak.Dengan penuh giring mainan - dan St Nicholas juga.
Çok ve St Nicholas - oyuncaklarla dolu bir atlı kızak.도 및 성 니콜라스 - 장난감의 전체 썰매와 함께.
Çok ve St Nicholas - oyuncaklarla dolu bir atlı kızak.Kun reki täynnä leluja - ja St. Nicholas liian.
Çok ve St Nicholas - oyuncaklarla dolu bir atlı kızak.Med en kane fuld af legetøj - og St. Nicholas også.
Çok ve St Nicholas - oyuncaklarla dolu bir atlı kızak.Med en släde full med leksaker - och St Nicholas också.
Çok ve St Nicholas - oyuncaklarla dolu bir atlı kızak.Met een slee vol met speelgoed - en St. Nicholas ook.
Çok ve St Nicholas - oyuncaklarla dolu bir atlı kızak.Mit einem Schlitten voller Spielzeug - und St. Nikolaus zu.
Çok ve St Nicholas - oyuncaklarla dolu bir atlı kızak.S sáně plné hraček - a taky Mikuláš.
Çok ve St Nicholas - oyuncaklarla dolu bir atlı kızak.S sane plné hračiek - a taky Mikuláš.
Çok ve St Nicholas - oyuncaklarla dolu bir atlı kızak.Với một xe trượt tuyết đầy đủ đồ chơi - và Thánh Nicholas quá.
Çok ve St Nicholas - oyuncaklarla dolu bir atlı kızak.Z sanie pełne zabawek - i św zbyt.
Çok ve St Nicholas - oyuncaklarla dolu bir atlı kızak.Z sani polno igrač - in svetega Nikolaja preveč.
Çok ve St Nicholas - oyuncaklarla dolu bir atlı kızak.Με ένα έλκηθρο γεμάτο παιχνίδια - και Αγίου Νικολάου πάρα πολύ.
Çok ve St Nicholas - oyuncaklarla dolu bir atlı kızak.З саней повно іграшок - і Св. Миколи теж.
Çok ve St Nicholas - oyuncaklarla dolu bir atlı kızak.С на шейна, пълен с играчки и Св. Никола.
Çok ve St Nicholas - oyuncaklarla dolu bir atlı kızak.С саней полно игрушек - и Св. Николая тоже.
Çok ve St Nicholas - oyuncaklarla dolu bir atlı kızak.עם מזחלת מלאה של צעצועים - הקדוש ניקולס מדי.
Çok ve St Nicholas - oyuncaklarla dolu bir atlı kızak.して、あっという間に私は、屋根に聞いた
Çünkü bir oyuncak fabrikasında büyümüstük.Bo dorastaliśmy w fabryce zabawek.
Çünkü bir oyuncak fabrikasında büyümüstük.Karena kita dibesarkan di pabrik mainan.
Çünkü bir oyuncak fabrikasında büyümüstük.Omdat we opgroeiden in een speelgoedfabriek.
Çünkü bir oyuncak fabrikasında büyümüstük.Επειδή μεγαλώσαμε σε ένα εργοστάσιο παιχνιδιών.
Çünkü bir oyuncak fabrikasında büyümüstük.لأننا نشأنا في مصنعٍ للألعاب
Dalgıç A atkı ıslığı çalıyor veya Dalgıç B yosun ıslığı çalıyor, oyuncak kimdeyse ondan istemek için.다이버 A가 스카프 휘파람 소리를 내거나 다이버 B가 모자반 휘파람 소리를 내서 그걸 갖고 있는 사람이나 돌고래에게 달라고 합니다.
Dalgıç A atkı ıslığı çalıyor veya Dalgıç B yosun ıslığı çalıyor, oyuncak kimdeyse ondan istemek için.Nurek A włącza dźwięk chustki lub Nurek B odtwarza gwizd gronorosta, aby prosić o zabawkę, ktokolwiek ją ma.
Dalgıç A atkı ıslığı çalıyor veya Dalgıç B yosun ıslığı çalıyor, oyuncak kimdeyse ondan istemek için.צוללן א מפעיל את שריקת הצעיף או צוללן ב מפעיל את שריקת הצמחייה כדי לבקש צעצוע ממי שהוא נמצא אצלו.
Dalgıç A atkı ıslığı çalıyor veya Dalgıç B yosun ıslığı çalıyor, oyuncak kimdeyse ondan istemek için.ثم سيشغل الغواص أ صافرة الوشاح أو الغواص ب صافرة السارغسوم ليطلب لعبةً من أحد الدلافين.
Dalgıçta ipten bir oyuncak var, ben de sol tarafta, klavyedeyim.Potápač tam má ako hračku povraz a ja som naľavo za klávesnicou.
Dalgıç A atkı ıslığı çalıyor veya Dalgıç B yosun ıslığı çalıyor, oyuncak kimdeyse ondan istemek için.ダイバーBが海藻のホイッスル音を発します イルカにおもちゃを要求させるためです うまくいけば ダイバーAが海藻を持っているとき
Dalgıçta ipten bir oyuncak var, ben de sol tarafta, klavyedeyim.Aqui o mergulhador tem a corda e eu estou à esquerda com o teclado.
Dalgıçta ipten bir oyuncak var, ben de sol tarafta, klavyedeyim.De duiker heeft het touw. Ik zit op het toetsenbord, links.
Dalgıçta ipten bir oyuncak var, ben de sol tarafta, klavyedeyim.다이버가 밧줄 장난감을 갖고 있고 제가 왼쪽에서 키보드를 들고 있어요.
Dalgıçta ipten bir oyuncak var, ben de sol tarafta, klavyedeyim.Potápeč drží hračku z lana, a já jsem u klávesnice nalevo, a právě jsem zahrála na klávesu pro lano.
Dalgıçta ipten bir oyuncak var, ben de sol tarafta, klavyedeyim.Дайвер тримає іграшкову мотузку, а я стою ліворуч від клавіатури.
Dalgıçta ipten bir oyuncak var, ben de sol tarafta, klavyedeyim.הצוללן נושא חבל צעצוע, אני זו מצד שמאל של המקלדת,
Dalgıçta ipten bir oyuncak var, ben de sol tarafta, klavyedeyim.لدى الغواص حبل لعب وأنا عند لوحة المفاتيح على اليسار،
Dalgıçta ipten bir oyuncak var, ben de sol tarafta, klavyedeyim.私は左側でキーボードを持っています 私はロープを示すキーを押して音を出しました
Disney için oyuncak bebekler.Lalki i pieski dla Disneya "Warsztat Świętego Mikołaja"
Dolayısıyla, bu küçük oyuncak gezegende ilk önce göreceğimiz şey küresel okyanus taşması.Au début, nous allons donc voir une montée globale des océans ici sur cette petite planète-jouet.
Dolayısıyla, bu küçük oyuncak gezegende ilk önce göreceğimiz şey küresel okyanus taşması.처음에는 이 작은 장난감 행성의 전반적인 수위 상승을 보게 됩니다.
Dolayısıyla, bu küçük oyuncak gezegende ilk önce göreceğimiz şey küresel okyanus taşması.Podniesie się poziom wód na planecie-zabawce,
Dolayısıyla, bu küçük oyuncak gezegende ilk önce göreceğimiz şey küresel okyanus taşması.Zuerst werden die Meeresspiegel steigen auf unserem Spielzeugplaneten.
Dolayısıyla, bu küçük oyuncak gezegende ilk önce göreceğimiz şey küresel okyanus taşması.אז בתור התחלה נראה את גובה פני הים עולה כאן על הכוכב הקטן הזה,
Dolayısıyla, bu küçük oyuncak gezegende ilk önce göreceğimiz şey küresel okyanus taşması.فالبداية سنرى إرتفاع المحيطات العالمية في كوكب اللعبة هذا.
Domitia beklerken bir yandan da oyuncaklarıyla ablaların düğünü üstüne oynuyorlar.그들이 기다리는 동안, 도미티아2세와 도미티아3세는 결혼하기 위해 치장된 그들 자매를 반영한 인형들과 놉니다.
Domitia beklerken bir yandan da oyuncaklarıyla ablaların düğünü üstüne oynuyorlar.Czekając na nią, Domicja II i III bawią się lalkami, które są przyozdobione zupełnie jak ich siostra.
Domitia beklerken bir yandan da oyuncaklarıyla ablaların düğünü üstüne oynuyorlar.А в это время, Домиция II и Домиция III играют в куклы, изображая свою сестру, одетую в свадебный наряд.
Domitia beklerken bir yandan da oyuncaklarıyla ablaların düğünü üstüne oynuyorlar.ובעוד הן מחכות, דומיתיה II ודומיתיה III משחקות עם הבובות שלהן המדמות את אחותן מוכנה לחתונה.
Domitia beklerken bir yandan da oyuncaklarıyla ablaların düğünü üstüne oynuyorlar.結婚を控えたお姉さんをかたどった お人形で遊んでいます これらの人形は結婚式の日に
Duydum ki ahşaptan çok hos oyuncaklar yapıyorumussunuz."Ik heb gehoord dat je mooi houten speelgoed maakt."
Duydum ki ahşaptan çok hos oyuncaklar yapıyorumussunuz.'Saya mendengar bahwa Anda membuat mainan-mainan kayu yang sangat bagus'
Duydum ki ahşaptan çok hos oyuncaklar yapıyorumussunuz.- Słyszałem, że robisz niezłe zabawki z drewna.
Duydum ki ahşaptan çok hos oyuncaklar yapıyorumussunuz.-Άκουσα ότι φτιάχνετε κάποια πολύ ωραία ξύλινα παιχνίδια.
Duydum ki ahşaptan çok hos oyuncaklar yapıyorumussunuz.التاجر: سمعت أنك تصنع بعض الألعاب الخشبية الجميلة
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod