Gemide 15 ton çimento, 3 ton tıbbi malzeme ve çocuk oyuncakları bulunuyordu.Na palubě měl 580 kg zdravotnických potřeb a léků pro oběti zemětřesení.
Kazadan yaklaşık on ay sonra oyuncaklardan bazıları Alaska kıyılarına ulaşmaya başlar.Po více než šesti týdnech Steller s několika členy posádky vystoupili na břeh Aljašky.
Yönetmenin kızı filmde oyuncak dükkanında küçük bir kız rolündeydi.Stala se producentkou a sama si zahrála ve filmu Kluk mojí holky.
Hard Candy için Madonna, en iyi yapımcıların kendisini oyuncak yapmasına izin veriyor." yorumunu yaptı.Pentru Hard Candy, ea lasă producători de cea mai bună calitate să își facă jocul”.
Bir oyuncak ile birlikte satılmaktadır.Se comercializează ca jucării.
Oyuncak Ayı, Mr. Bean'ın en yakın arkadaşıdır.Teddy este ursulețul și cel mai bun prieten al lui Mr. Bean.
Fakat genelde halkın çoğunun satın alabileceği oyuncaklardan değildi.Adesea populația nici nu știa ce marfă urma să se vândă.
Ama benim için şahsen, ben sadece bu filmi izleyerek değil ama oyuncaklarıyla oynayarak büyüdüm.Acest film e interesant numai fiindcă figurează în el actorii noștri, nu și prin felul în care ei joacă.
Oyuncak dükkânı kapandı.Magazinul de jucării s-a închis.
Oyuncakçı kapandı.Magazinul de jucării s-a închis.
Oyuncaklarını yatağın altına sakladı.El și-a ascuns jucăriile sub pat.
Filmin oyuncak yapımı ise Hasbro tarafından teyit edilmiştir.A tévéfilmsorozat a Hasbro Studios gyártásában készült.
Ölümcül Oyuncaklar: Kemikler Şehri $60 milyon yapım bütçesine karşın $90,565,421 kazanç elde etti.Az A végzet ereklyéi: Csontváros 90 565 421 dolláros bevételt hozott, 60 millió dolláros költségvetéssel.
Bu havuz oyuncaklarca kaplanan alandan daha geniştir.Ezek a dobozok többet értek, mint a bennük levő dohány.
Frizbiler yalnızca oyuncak olarak olarak kullanılmadı.Az álarcot azonban nemcsak szórakozásra használták.
Üçüncü yaşgünü için ona küçük bir oyuncak keman aldım.Három és fél éves korában kapta élete első játékhegedűjét.
Teknoloji geliştikçe, airsoft oyuncakları evrimlerine devam ettiler.A technikai eszközök fejlődésével a program helyébe az Atmoszféra-program lépett.
Bunun yanı sıra elektronik ve mekanik parçalardan oluşan, çok karmaşık oyuncaklar da mevcuttur.Ezekhez különböző mértékig hasonlóak a mechanikus elemeket is tartalmazó játékgépek, játékautomaták.
Testi yapan "Sally" ve "Anne" adında iki oyuncak bebek kullanır.Például mutatnak a gyereknek két babát, Sallyt és Anne-t.
Ama benim için şahsen, ben sadece bu filmi izleyerek değil ama oyuncaklarıyla oynayarak büyüdüm.Ezzel szemben a csaták előtti jeleneteket nem a filmből vették át, azokhoz a játék motorját használják.
Çocuklar oyuncakları ile oynuyor.A gyerekek játékokkal játszanak.
O, çocuk için bir oyuncak aldı.Vett a gyereknek egy játékot.
Bandai dünyanın üçüncü büyük oyuncak üreticisidir.Bandai on maailman kolmanneksi suurin leluvalmistaja.
Daha çok oyuncak sanayisinde kullanılır.Sitä on käytetty enemmän säestyssoittimena.
Oyuncak Hikâyesi (İngilizce: Toy Story), 1995 yapımı animasyon filmidir.Toy Story – leluelämää (Toy Story) on yhdysvaltalainen animaatioelokuva vuodelta 1995.
Oyuncaklar, yiyecek ile birlikte verilmektedir.Työkaluja ostetaan käyttöön ruoalla.
Onun bir oyuncak bebek ya da bir aksiyon figürü olmasını istedim.Se voisi siis olla nukke tai muu keinotekoinen luomus.
İkisi de bu aç gözlü kuş oyuncaktan büyülenirler.Molemmat olivat lempääläis-pirkkalalaisten eränkävijöiden nautintoja.
Oyuncaklarını kimi zaman sahiplerine de vermez.Joskus niillä voi omatkin tilat.
Oyuncak özellikle okul çocukları arasında popülerleşti.Laji on suosittu koululaisten keskuudessa.
CP Oyuncakları: Oyuncaklar artık Türkiye'de satışta değildir.Uitto, Teija: Tanssiravintolat eivät enää Turussa pärjäisi Turkulainen.
Yapboz, parçalardan oluşan bir resim veya fotoğrafın birleştirilmeye çalışıldığı bir tür oyuncaktır.Palapeli on peli, jossa tarkoituksena on koota palasiin hajotettu kuva tai muoto kokonaisuudeksi.
Fakat genelde halkın çoğunun satın alabileceği oyuncaklardan değildi.Kansalaisten saatavilla olleet elintarvikkeet olivat yleensä sellaisia, jotka eivät kelvanneet vientiin.
Bburago, model araba üreten İtalyan oyuncak markasıdır.Bburago on italialainen pienoismalliautovalmistaja.
Gitara, 9 yaşında kendisine hediye edilen plastik bir oyuncakla başladı.Tuomisen kitaristinura lähti käyntiin, kun hän sai neljävuotiaana lahjaksi kitaran.
Annesinden ona yeni bir oyuncak almasını istedi.Hän pyysi äitiään ostamaan uuden lelun.
Oyuncak özellikle okul çocukları arasında popülerleşti.Το παιχνίδι σύντομα απέκτησε δημοφιλία, κυρίως μεταξύ των φοιτητών στις ΗΠΑ.
Bilgisayarlardan oyuncaklara kadar geniş bir kullanım alanına sahiptir.Αυτές οι πλατφόρμες εκτείνονται από μεγάλα συστήματα υπολογιστή μέχρι συσκευές χειρός.
Onun bir oyuncak bebek ya da bir aksiyon figürü olmasını istedim.Μπορούσε να δηλώσει έναν απλό τοίχο, ή ένα υδραγωγείο, ή μια εκκλησία.
Seri Ölümcül Oyuncaklar serisinde tanıtılan gölgeavcılarını konu alır.Οι νικητές των προημιτελικών προκρίνονται σε μία σειρά τριών παιχνιδιών στους ημιτελικούς.
Bütün Oyuncaklar Benim Ben Ne Zaman Büyüyeceğim?Hvornår kommer elefanterne mon?
Seks bebek mastürbasyona yardımcı olmak için cinsel bir eşin boyutu ve cinsel oyuncak türüdür.En sexdukke er en slags sexlegetøj i størrelse og form af en seksuel partner for hjælp i onani.
De Mestral on iki yaşında bir oyuncak uçak tasarladı ve patentini aldı.Som tolvårig designede De Mestral et legetøjsfly som han patenterede.
Barbie bebeğinin çıkmasından sonra Mattel, kendi konuşan oyuncak ve bebekleriyle devrim yaratmıştır.Efter lanceringen af Barbie-dukkerne, lancerede Mattel en række talende dukker og legetøjsfigurer.
Amerika Birleşik Devletleri'ne yerleştikten sonra New York'ta oyuncak üretim işine başladı.Efter sin ankomst til USA etablerede han en farm i New York.
Onun bir oyuncak bebek ya da bir aksiyon figürü olmasını istedim.Måske fik han en bajer eller en snaps for sit arbejde.
Benzer cihazlar 1993 yılında icat edilmiş olsa da, stres çarkı, 2017 yılında popüler oyuncak haline geldi.Selvom de blev opfundet i 1990'erne blev fidget spinners først for alvor et populært legetøj i 2017.
Mezco Toys dört farklı Family Guy oyuncak figürü serisini yayınladı.DJ Noize mixede en række kendte børnesange fra de 4 lande.
“Kibar kızlar” bu iki kafadarın elinde oyuncak olur.Disse to spillere er "høvdinge".
Buzz Lightyear adlı yeni çıkan oyuncak, Andy'e hediye edilir.Vi ser for første gang Buzz Lightyear som en fødselsdagsgave til drengen Anders (Andy).
O oyuncakları sever.Han elsker legetøj.
Bandai dünyanın üçüncü büyük oyuncak üreticisidir.Det er verdens tredje største leketøyprodusent.
Oyuncaklar, yiyecek ile birlikte verilmektedir.Kapsler bør inntas sammen med mat.
Sonra, orijinal kutusunda normal oyuncak bebekleri de çıktı.I tillegg tok han bronsemedalje i normalbakken.
Kağıt kullanarak yapılan oyuncakların başlangıcının 2000 yıl once Çin'de olduğu sanılıyor.Bruken av papirfly som leketøy har antatt opprinnelse i Kina for 2000 år siden, der drager var populære leker.
Oğlunun eline bir Amerika gemisi modelini oyuncak olarak verir ve ona veda eder.Han leverer barna til deres biologiske foreldre, og tar farvel.
Benzer cihazlar 1993 yılında icat edilmiş olsa da, stres çarkı, 2017 yılında popüler oyuncak haline geldi.Pemintal gelisah menjadi mainan populer pada tahun 2017, meskipun alat serupa telah ditemukan pada tahun 1993.
Kağıt kullanarak yapılan oyuncakların başlangıcının 2000 yıl once Çin'de olduğu sanılıyor.Bahan kertas telah digunakan untuk membuat barang mainan sejak 2000 tahun dahulu di negeri Cina.
İlk deneme üretimi 1977’nin sonlarına doğru yapılan küp, Budapeşte’de oyuncakçılara dağıtıldı.Percobaan produksi pertama dihasilkan pada tahun 1977-an dan dirilis ke toko mainan Budapest.
Peter bir oyuncak fabrikasında güvenlik müfettişi olarak çalışmıştır.Padahal ia bertugas sebagai pemeriksa keamanan mainan-mainan yang diproduksi di pabrik.