oysaki ile cümle

oysaki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Oysaki, onları O yaratmıştır. Bilgisizce O'na oğullar ve kızlar isnat etme saçmalığını gösterdiler.They have even dared, in their ignorance, to attribute sons and daughters to Him.
Oysaki solaklar için böyle bir zorluk mevzu bahis değildir.Diese Annahme trifft für gesunde Kaninchen jedoch vermutlich nicht zu.
Oysaki sadece bilinçsiz kalmıştır.Sie soll unbewusst bleiben.
Oysaki kargalar her türlü ekin zararlısını yiyerek zaman zaman çiftçilere faydalı da olurlar.Landwirte beklagen gelegentlich vollständige Ernteausfälle.
Oysaki son derece yetenekli bir piyanisttir.Daneben war er ein begabter Klavierspieler.
Oysaki 30 yıl önce şehrin bütün surları sağlamdı.Er lenkte 30 Jahre lang die Geschicke der Gemeinde.
Oysaki, Pomelo tad olarak tatlı greyfurt meyvesine benzer.Wie der T hatte der A starre Deichselachsen (vorn geschoben) an Querblattfedern.
Oysaki Roma zamanlarında takvim sistemi bundan çok daha farklıdır.Die Formen sind gerade in römischer Zeit recht unterschiedlich.
Oysaki en sonunda, Antonius ve Octavianus son bir savaşta birbirlerine karşı savaştılar.Marc Antoine et Octavien se livrent une dernière bataille.
Oysaki Creed, onları giyen ilk kişiydi.Olegas Truchanas a été le premier à les traverser.
Oysaki İslam anlayışına göre Allah adaletin kaynağıdır.Dans l'Islam, l'ʿadl signifie la justice divine.
Oysaki gerçekte Bathilda aylar önce ölmüştür.En effet, Silver est bien mort 17 ans auparavant.
Oysaki bölüm seksen dakika gecikmeli olarak yayınlanmıştı.En ese momento, la operación llevaba 36 horas de retraso.
Oysaki gizemli adamı görmek Cevriye için büyük bir ihtiyaç halini alır.Sullo sfondo, vedrete questo Uomo Nero muoversi.
Oysaki içi çok yumuşaktır.L'interno, invece, è sorprendentemente morbido.
Oysaki olaylar onu bir maskottan fazla bir şey olmaya zorlayacaktır.Ma parte di questa mi obbligherà a correre come un matto.
Oysaki Darwin ondan korkar.Persino Suge Knight ha paura di lui.
Oysaki içi çok yumuşaktır.Но она слишком мягкая.
Oysaki sadece bilinçsiz kalmıştır.Некоторые были без сознания.
Oysaki gerçekte Bathilda aylar önce ölmüştür.Однако в действительности Ямато был в нескольких минутах от гибели.
Oysaki Darwin ondan korkar.Нагасуми боится её.
Schiller’in ortaklık belgeleri oysaki hiç bulunmadı.Протоколы допроса Лемана так и не были обнаружены.
Oysaki en sonunda, Antonius ve Octavianus son bir savaşta birbirlerine karşı savaştılar.Поэтому Антоний с Октавианом отчаянно нуждались в решительном сражении.
Oysaki bugün yapılan mavi yolculuklarda her türlü lüks mevcuttur.بيد أن السفر الأزرق حاليا به كل أنواع الرفاهية.
Ona aşık değildir, oysaki aşk evliliği yapmak istemektedir.هما لا يمارسان الحب حتى يتزوجا."
Oysaki Aretaus Yunan değildir, Kapadokyalıdır.وهو يوناني الاصل و لم يخضع لنظام دوشيرمة.
Oysaki olaylar onu bir maskottan fazla bir şey olmaya zorlayacaktır.إلا أنه كان له من المكانة ما جعله معدودا في التأسيس كابن زياد.
Oysaki, Pomelo tad olarak tatlı greyfurt meyvesine benzer.A ave atua, assim, como dispersora das sementes dos frutos que ingere.
Oysaki son derece yetenekli bir piyanisttir.Ela é uma pianista muito talentosa.
Oysaki sadece bilinçsiz kalmıştır.Esta fica inconsciente por um bocado.
Oysaki bölüm seksen dakika gecikmeli olarak yayınlanmıştı.Essa versão foi editada com 100 minutos de duração.
Oysaki sadece bilinçsiz kalmıştır.Hij wordt bewusteloos.
Oysaki Aretaus Yunan değildir, Kapadokyalıdır.Echter, de vorm in het Oudgrieks luidt niet cebus, maar κῆβος, kēbos.
Schiller’in ortaklık belgeleri oysaki hiç bulunmadı.Szells composities zijn echter nooit bekend geworden.
Oysaki gerçekte Bathilda aylar önce ölmüştür.Verbiest was op dat ogenblik al enkele maanden overleden.
Oysaki ben o günlerde Kurt Cobain'in kim olduğu hakkında en küçük bir fikre bile sahip değildim.Loomis had echter geen idee waar de slaglinie van Corse zich bevond.
Ona aşık değildir, oysaki aşk evliliği yapmak istemektedir.Nie obchodzi mnie czy jest we mnie zakochany, ale wiem, że się ze mną ożeni.
Oysaki sadece bilinçsiz kalmıştır.Przebywając w niej była nieprzytomna.
Oysaki 30 yıl önce şehrin bütün surları sağlamdı.33 lata temu szukała go cała Ameryka.
Oysaki babaları Pandu adında soluk tenli bir insandır.Citta faktycznie urodziła syna, którego nazwano Pandukabhaya.
Oysaki bereket var insanın içine harcanan her şeyde.Wygląda świetnie we wszystkim, co na siebie wrzuci.
Oysaki ben o günlerde Kurt Cobain'in kim olduğu hakkında en küçük bir fikre bile sahip değildim.Nie ma pewności co do tego, w jakim okresie pojawił się herb Bawola Głowa.
Oysaki James, hayatı birebir ilgilendiren somut şeyleri, nesneleri önemsemiştir.Din blåögde vän Vad bryr jag mej om det...
Oysaki Darwin ondan korkar.Dagalûsher är väldigt rädda av sig.
Oysaki son derece yetenekli bir piyanisttir.En repetitör måste därför vara en mycket skicklig pianist.
Oysaki Gershom Scholem bunun aksini ispatlamıştır.Olaf Scholz зробив це можливим.
Oysaki monarşizm, Birleşik Krallık'ın bir monark, tek bir hükümdar tarafından yönetilmesi gerektiğini savunur.Унія — єдність держав, очолених одним монархом.
Oysaki sadece bilinçsiz kalmıştır.Pouze je v bezvědomí.
Oysaki gerçekte Bathilda aylar önce ölmüştür.Ve skutečnosti je Bates dávno mrtev.
Oysaki bereket var insanın içine harcanan her şeyde.Iubirea lui cuprinde pe tot ce e om în lume.
Oysaki bölüm seksen dakika gecikmeli olarak yayınlanmıştı.Serialul a fost anulat dupa 6 sezoane.
Oysaki sadece bilinçsiz kalmıştır.Akkor is csak tudatlan emberek.
Oysaki o dönemde gerçekte bu grevi örgütleyemeyecek kadar tecrübesizdi.De valójában abban a korban nem számítottak kiemelkedően brutálisnak a tettei.
Oysaki son derece yetenekli bir piyanisttir.Kiváló, nagyon tehetséges zongorista volt.
Oysaki sadece bilinçsiz kalmıştır.Tämän jälkeen hän vaipui tajuttomaksi.
Oysaki İslam anlayışına göre Allah adaletin kaynağıdır.Islamin mukaan olemassaolon tarkoitus on Jumalan palvominen.
Oysaki bereket var insanın içine harcanan her şeyde.Det er det onde, som findes i mennesker, der vil gå fortabt.
Oysaki olaylar onu bir maskottan fazla bir şey olmaya zorlayacaktır.Men uventede hændelser tvinger ham til at åbne sig for noget større.
Oysaki İslam anlayışına göre Allah adaletin kaynağıdır.Adalah betyr rettferdighet, og i islam brukes det om Allahs rettferdighet.
Oysaki gerçekte Bathilda aylar önce ölmüştür.Grebel telah meninggal beberapa bulan sebelumnya.
İlgili Sayfalar