Artık tamamen oynayacakları role bürünmüş durumdalar.هم اصبحوا الآن الادوار التي عليهم تقديمها بشكل كامل
Ayrıca Carrie'yi kim oynayacak, Miley Cyrus mı?E chi ingaggeranno per fare la parte di Carrie, Miley Cyrus?
Ayrıca Carrie'yi kim oynayacak, Miley Cyrus mı?Et qui ils vont choisir pour jouer Carrie, Miley Cyrus?
Ayrıca Carrie'yi kim oynayacak, Miley Cyrus mı?Und wer spielt dann Carrie, Miley Cyrus?
Ayrıca Carrie'yi kim oynayacak, Miley Cyrus mı?Και ποιος πρόκειται να παίξει την Κάρι, η Miley Cyrus;
Ayrıca Carrie'yi kim oynayacak, Miley Cyrus mı?И кто будет играть Керри?
Ayrıca Carrie'yi kim oynayacak, Miley Cyrus mı?全くよ
Bebek oyuncak değil elektrikli trenlerle oynayacaklar. Bir bebeğin kıçını silmeye iyi bir kariyer diyemeyiz.limpiarle el culo al bebé no es una gran carrera.
Bebek oyuncak değil elektrikli trenlerle oynayacaklar.Sähköjunia, ei nukkeja.
Bir gün, herkes karnını doyuracaktı. Ve ertesi gün, herkes oyun oynayacaktı.Jeden deň budú všetci jesť a ďalší deň budú všetci hrať hry.
Bir gün, herkes karnını doyuracaktı. Ve ertesi gün, herkes oyun oynayacaktı.Num dia, toda a gente comia, no dia seguinte, toda a gente jogava.
Bir şeylerin eğlenceliği olacağını ve gideceğim yerde oynayacak daha çok şey olacağını düşündüm (Kahkahalar)Ich dachte, das könnte alles recht lustig werden und ich würde mehr Spielzeug bekommen. (Lachen)
Bir şeylerin eğlenceliği olacağını ve gideceğim yerde oynayacak daha çok şey olacağını düşündüm (Kahkahalar)Ik dacht dat alles best leuk zou worden, en dat er meer dingen zouden zijn om mee te spelen. (Gelach)
Bir şeylerin eğlenceliği olacağını ve gideceğim yerde oynayacak daha çok şey olacağını düşündüm (Kahkahalar)Je pensais que ce serait plutôt amusant et qu'il y aurait plus de choses pour jouer. (Rires)
Bir şeylerin eğlenceliği olacağını ve gideceğim yerde oynayacak daha çok şey olacağını düşündüm (Kahkahalar)뭔가 좀 더 재미있을 것 같았고, 가지고 놀 것도 더 많을 것도 같았거든요. (웃음)
Bir şeylerin eğlenceliği olacağını ve gideceğim yerde oynayacak daha çok şey olacağını düşündüm (Kahkahalar)Mă gândeam ca va fi chiar amuzant şi că o să am mai multe lucruri cu care să ma joc. (Râsete)
Bir şeylerin eğlenceliği olacağını ve gideceğim yerde oynayacak daha çok şey olacağını düşündüm (Kahkahalar)Myślałem, że to będzie frajda i że będę miał więcej zabawek. (Śmiech)
Bir şeylerin eğlenceliği olacağını ve gideceğim yerde oynayacak daha çok şey olacağını düşündüm (Kahkahalar)Myslel jsem si, že to bude veliká zábava, a že budu mít okolo sebe více věcí na hraní. (smích)
Bir şeylerin eğlenceliği olacağını ve gideceğim yerde oynayacak daha çok şey olacağını düşündüm (Kahkahalar)Pensava que ia ser muito divertido e que haveria mais coisas para brincar. (Risos)
Bir şeylerin eğlenceliği olacağını ve gideceğim yerde oynayacak daha çok şey olacağını düşündüm (Kahkahalar)Pensé que las cosas serían bastante divertidas y que habría más cosas con las que jugar. (Risas)
Bir şeylerin eğlenceliği olacağını ve gideceğim yerde oynayacak daha çok şey olacağını düşündüm (Kahkahalar)Tôi đã nghĩ rằng mọi thứ sẽ rất vui và sẽ có nhiều cái để chơi đùa hơn. ( Tiếng cười )
Bir şeylerin eğlenceliği olacağını ve gideceğim yerde oynayacak daha çok şey olacağını düşündüm (Kahkahalar)Úgy véltem, hogy ezek a változások szórakoztatóak és hogy még több dolog lesz, amivel játszhatok. (Nevetés)
Bir şeylerin eğlenceliği olacağını ve gideceğim yerde oynayacak daha çok şey olacağını düşündüm (Kahkahalar)Zdelo se mi je, da bo kar zabavno in da bo dosti več stvari, s katerimi se bom lahko igral. (smeh)
Bir şeylerin eğlenceliği olacağını ve gideceğim yerde oynayacak daha çok şey olacağını düşündüm (Kahkahalar)Σκεφτόμουν ότι θα είχε πλάκα και ότι θα είχα περισσότερα πράγματα για να παίζω. (Γέλια)
Bir şeylerin eğlenceliği olacağını ve gideceğim yerde oynayacak daha çok şey olacağını düşündüm (Kahkahalar)Мислех, че нещата ще бъдат доста забавни и ще има повече неща за игра. (Смях)
Bir şeylerin eğlenceliği olacağını ve gideceğim yerde oynayacak daha çok şey olacağını düşündüm (Kahkahalar)Я думав, що все стане набагато веселішим, і в мене буде більше іграшок. (Сміх)
Bir şeylerin eğlenceliği olacağını ve gideceğim yerde oynayacak daha çok şey olacağını düşündüm (Kahkahalar)Я думал, что это будет весело, будет много игрушек. (Смех)
Bir şeylerin eğlenceliği olacağını ve gideceğim yerde oynayacak daha çok şey olacağını düşündüm (Kahkahalar)אני חשבתי שכל העניין הולך להיות מאוד כיף ושיהיו לי יותר דברים לשחק איתם. (צחוק)
Bir şeylerin eğlenceliği olacağını ve gideceğim yerde oynayacak daha çok şey olacağını düşündüm (Kahkahalar)ظننت انها ستكون ممتعة جدا وانه سيكون هناك الكثير من الاشياء للعب بها. (ضحك)
Bir şeylerin eğlenceliği olacağını ve gideceğim yerde oynayacak daha çok şey olacağını düşündüm (Kahkahalar)きっと いろんなもので 遊べるんだろうと (笑)
Bu akşamdan sonra, Ha Ni ve Seung Jo bir takımda oynayacaklar.Later vanavond gaan Ha Ni en Seung Jo in één team tennissen.
Bu akşamdan sonra, Ha Ni ve Seung Jo bir takımda oynayacaklar.Mai tarziu, in seara asta, Ha Ni si Seung Jo vor juca tenis in echipa.
Bu akşamdan sonra, Ha Ni ve Seung Jo bir takımda oynayacaklar.Malam nanti, Ha Ni dan Seung Jo akan bermain tennis sebagai satu tim.
Bu akşamdan sonra, Ha Ni ve Seung Jo bir takımda oynayacaklar.Neskôr budú hrať Ha Ni a Seung Jo v jednom tíme.
Bu akşamdan sonra, Ha Ni ve Seung Jo bir takımda oynayacaklar.Più tardi Ha Ni e Seung Jo giocheranno a tennis nello stesso team.
Bu akşamdan sonra, Ha Ni ve Seung Jo bir takımda oynayacaklar.Później Ha Ni i Seung Jo mają grać mech w jednym zespole.
Bu akşamdan sonra, Ha Ni ve Seung Jo bir takımda oynayacaklar.Senare ikväll, Ha Ni och Seung Jo kommer å spela tennis som ett team.
Bu akşamdan sonra, Ha Ni ve Seung Jo bir takımda oynayacaklar.Später heute Abend,werden Ha Ni und Seung Jo in einen Team spielen.
Bu akşamdan sonra, Ha Ni ve Seung Jo bir takımda oynayacaklar.Tối nay, Ha Ni và Seung Jo sẽ chơi cùng đội.
Bu akşamdan sonra, Ha Ni ve Seung Jo bir takımda oynayacaklar.Αργότερα απόψε, η Χα Νι και Ο Σουνγκ Τζο θα παίξουν μαζί σε μια ομάδα.
Bu akşamdan sonra, Ha Ni ve Seung Jo bir takımda oynayacaklar.По-късно тази вечер, Ха Ни и Сънг Джо ще играят в един отбор.
Bu akşamdan sonra, Ha Ni ve Seung Jo bir takımda oynayacaklar.Сегодня вечером Ха Ни и Сын Чжо будут играть в одной команде.
Bu akşamdan sonra, Ha Ni ve Seung Jo bir takımda oynayacaklar..מאוחר יותר בלילה, הו האני וסונג ג'ו ישחקו בקבוצה אחת
Bu akşamdan sonra, Ha Ni ve Seung Jo bir takımda oynayacaklar.وفي وقت لاحق في هذه الليلة ، ها ني وسيونغ جوو سيلعبون التنس في فريق واحد
Bu akşamdan sonra, Ha Ni ve Seung Jo bir takımda oynayacaklar.よりによってスンジョと 同じペアなんてどうしたの?
Bu emekliliğe hak kazanmanızda, Finlandiya’da ne kadar süredir yaşıyor olduğunuz rol oynayacaktır.Eläkkeen saamiseen vaikuttaa se, kuinka kauan olet asunut Suomessa.
Bu emekliliğe hak kazanmanızda, Finlandiya’da ne kadar süredir yaşıyor olduğunuz rol oynayacaktır.El tiempo que haya vivido en Finlandia influye a la hora de obtener la pensión.
Bu emekliliğe hak kazanmanızda, Finlandiya’da ne kadar süredir yaşıyor olduğunuz rol oynayacaktır.Huruvida du får pensionen beror på hur länge du har bott i Finland.
Bu emekliliğe hak kazanmanızda, Finlandiya’da ne kadar süredir yaşıyor olduğunuz rol oynayacaktır.L'obtention de la pension dépend de la durée de votre séjour en Finlande.
Bu emekliliğe hak kazanmanızda, Finlandiya’da ne kadar süredir yaşıyor olduğunuz rol oynayacaktır.(työkyvyttömyyseläke)。盲人及丧失行动能力的人,即使可以工作,也可领取退休金。退休金发放给16至64周岁的人士。退休金金额取决于您在芬兰居留时间长短。在芬居留满三年后,您通常可获取退休金。
Bu emekliliğe hak kazanmanızda, Finlandiya’da ne kadar süredir yaşıyor olduğunuz rol oynayacaktır.На получение пенсии влияет длительность вашего проживания в Финляндии.
Bu emekliliğe hak kazanmanızda, Finlandiya’da ne kadar süredir yaşıyor olduğunuz rol oynayacaktır.تُدفع تقاعدية عدم القدرة على العمل لمن هم في فئة العمر 16-64 سنة، وتؤثر مدة إقامتك في فنلندا على كميتها.
Bunu sürekli yapacak şekilde -- oynayacak, daha çok oynayacak ve oynamayı bırakmayacak şekilde tasarlandık.Arra vagyunk tervezve, hogy folytonosan és sokat játszunk, és ne hagyjuk abba.
Bunu sürekli yapacak şekilde -- oynayacak, daha çok oynayacak ve oynamayı bırakmayacak şekilde tasarlandık.Estamos diseñados para hacerlo continuamente... jugar y jugar mucho y no parar de jugar.
Bunu sürekli yapacak şekilde -- oynayacak, daha çok oynayacak ve oynamayı bırakmayacak şekilde tasarlandık.Jesteśmy zaprojektowani do tego, aby robić to stale, bawić się dużo i nie przestawać.
Bunu sürekli yapacak şekilde -- oynayacak, daha çok oynayacak ve oynamayı bırakmayacak şekilde tasarlandık.Jsme určeni si hrát neustále -- hrát si, a hrát si hodně a nepřestávat si hrát.
Bunu sürekli yapacak şekilde -- oynayacak, daha çok oynayacak ve oynamayı bırakmayacak şekilde tasarlandık.우리는 지속적으로 그렇게 할 수 있도록 설계되어 있습니다 - 놀이를 하고, 더 많은 놀이를 하고 그리고 쉬지 않고 놀이를 하도록 말입니다.
Bunu sürekli yapacak şekilde -- oynayacak, daha çok oynayacak ve oynamayı bırakmayacak şekilde tasarlandık.Nous sommes conçus pour le faire en permanence - jouer et jouer beaucoup et ne pas arrêter de jouer.
Bunu sürekli yapacak şekilde -- oynayacak, daha çok oynayacak ve oynamayı bırakmayacak şekilde tasarlandık.Siamo fatti per farlo di continuo - giocare e giocare molto, senza smettere mai.
Bunu sürekli yapacak şekilde -- oynayacak, daha çok oynayacak ve oynamayı bırakmayacak şekilde tasarlandık.Somos concebidos para fazer isso continuamente, brincar, brincar muito e não parar de brincar.