oynar ile cümle
oynar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Sanırım bu sefer daha iyi oynarım.Думаю, зараз я зіграв би краще.
Sanırım bu sefer daha iyi oynarım.أعتقد أن بامكاني تقديم ما هو افضل
Şansıma onlar bunu bilmiyor, ama geri dönüp "Arby's" kuponları için bile oynarım.다행히도 그들은 그런 사실을 몰랐지만 아비스(Arby's) 레스토랑 할인권을 얻기 위해 출연할 수도 있었어요.
Şansıma onlar bunu bilmiyor, ama geri dönüp "Arby's" kuponları için bile oynarım.Din fericire nu cred că ei știu asta, dar m-aș întoarce să joc și pentru cupoane la fast food.
Şansıma onlar bunu bilmiyor, ama geri dönüp "Arby's" kuponları için bile oynarım.Gelukkig weten ze het daar niet, maar ik zou het zelfs voor drankbonnetjes doen.
Şansıma onlar bunu bilmiyor, ama geri dönüp "Arby's" kuponları için bile oynarım.Glücklicherweise wusste das keiner, aber ich hätte auch um Rabattmarken gespielt.
Şansıma onlar bunu bilmiyor, ama geri dönüp "Arby's" kuponları için bile oynarım.Jeg tror ikke at de vidste det, heldigvis, men jeg ville tage tilbage og spille for Arbys kuponer.
Şansıma onlar bunu bilmiyor, ama geri dönüp "Arby's" kuponları için bile oynarım.May là họ không biết điều đó, nhưng tôi sẽ trở lại và chơi để lấy thêm phần thưởng cho Arby.
Şansıma onlar bunu bilmiyor, ama geri dönüp "Arby's" kuponları için bile oynarım.Naštěstí to asi nevědí, ale já bych tam hrál i za dárkové šeky do fast foodu.
Şansıma onlar bunu bilmiyor, ama geri dönüp "Arby's" kuponları için bile oynarım.Por suerte creo que ellos no saben eso, pero yo hubiera vuelto a jugar por unos cupones de comida rápida.
Şansıma onlar bunu bilmiyor, ama geri dönüp "Arby's" kuponları için bile oynarım.Ευτυχώς, δεν νομίζω πως το ήξεραν αυτό, αλλά θα πήγαινα να παίξω ξανά και μόνο για μερικά κουπόνια.
Şansıma onlar bunu bilmiyor, ama geri dönüp "Arby's" kuponları için bile oynarım.За щастие, не мисля, че знаеха това, но бих се върнал, за да играя за купоните на Арби.
Şansıma onlar bunu bilmiyor, ama geri dönüp "Arby's" kuponları için bile oynarım.К счастью, я не думаю, что организаторы знают об этом, но я бы играл за скидочные купоны в закусочную.
Şansıma onlar bunu bilmiyor, ama geri dönüp "Arby's" kuponları için bile oynarım.אני לא חושב שהם יודעים זאת למרבה המזל, אבל הייתי חוזר ומשחק עבור שוברי הנחה של "ארבי"
Şansıma onlar bunu bilmiyor, ama geri dönüp "Arby's" kuponları için bile oynarım.لا أعتقد أنهم يعرفون ذلك، لحسن الحظ، ولكن يمكن أن أعود و ألعب لأحصل على كوبونات مطعم (أربي)
Şansıma onlar bunu bilmiyor, ama geri dönüp "Arby's" kuponları için bile oynarım.サンドイッチをくれるだけでも やったと思います それほど『ジェパディ!』が好きなんです
Savaşta, iki müttefik de sıfırsız toplam oyunu oynar.Dans une guerre, deux alliés jouent un jeu à somme non-nulle.
Savaşta, iki müttefik de sıfırsız toplam oyunu oynar.In een oorlog spelen twee bondgenoten een niet-nulsomspel.
Savaşta, iki müttefik de sıfırsız toplam oyunu oynar.In einem Krieg spielen zwei Verbündete ein Nicht-Nullsummenspiel.
Savaşta, iki müttefik de sıfırsız toplam oyunu oynar.In razboi, doi aliati joaca un joc de suma nenula.
Savaşta, iki müttefik de sıfırsız toplam oyunu oynar.전쟁에서는, 두 동맹국들이 넌제로섬 게임에 참가하는 것입니다.
Savaşta, iki müttefik de sıfırsız toplam oyunu oynar.Na wojnie dwoje sprzymierzeńców uczestniczy w grze sumy niezerowej.
Savaşta, iki müttefik de sıfırsız toplam oyunu oynar.Ok. En una guerra, dos aliados están jugando un juego de suma no nula.
Savaşta, iki müttefik de sıfırsız toplam oyunu oynar.Rendben. Egy háborúban, két szövetséges nem-nulla összegű játékot játszik.
Savaşta, iki müttefik de sıfırsız toplam oyunu oynar.Ve válce, spojenci spolu hrajou hru s nenulovým součtem.
Savaşta, iki müttefik de sıfırsız toplam oyunu oynar.Во время войны, два союзника играют с ненулевой суммой.
Savaşta, iki müttefik de sıfırsız toplam oyunu oynar.При война двама съюзници играят игра с ненулева сума.
Savaşta, iki müttefik de sıfırsız toplam oyunu oynar.במלחמה, שני בעלי-ברית משחקים משחק של אי-סכום אפס.
Savaşta, iki müttefik de sıfırsız toplam oyunu oynar.في الحرب، الحليفان يلعبون اللعبة اللاصفرية من المبلغ.
Savaşta, iki müttefik de sıfırsız toplam oyunu oynar.ウィンウィンまたは ルーズルーズのどちらかになります
Sen bir tür bahis oynarsın.Bạn phải đánh cược.
Sen bir tür bahis oynarsın.En cierto modo hacen apuestas.
Sen bir tür bahis oynarsın.E un joc aleator.
Sen bir tür bahis oynarsın.È un po' come fare delle scommesse.
Sen bir tür bahis oynarsın.Inkább olyan, mint egy fogadás.
Sen bir tür bahis oynarsın.Je to sázka do loterie.
Sen bir tür bahis oynarsın.Je wedt op meerdere paarden.
Sen bir tür bahis oynarsın.On prend des paris, en quelque sorte.
Sen bir tür bahis oynarsın.Sie versuchen Ihre Wette abzugeben.
Sen bir tür bahis oynarsın.Vocês a modo que fazem apostas.
Sen bir tür bahis oynarsın.Εδώ μαντεύεις.
Sen bir tür bahis oynarsın.Ви робите ставки.
Sen bir tür bahis oynarsın.Вы как бы делаете ставки.
Sen bir tür bahis oynarsın.Правите залози.
Sen bir tür bahis oynarsın.זה יותר כמו הימור:
Sen bir tür bahis oynarsın.فانت نوعا ما ستقوم بالمراهنة
Sen bir tür bahis oynarsın.泳ぐ 船をこぐ
Sen küçükken...bunun içinde oynardınAls du noch klein warst ... hast du hier drin gespielt.
Sen küçükken...bunun içinde oynardınAmikor kicsi voltál... alatta bujkáltál.
Sen küçükken...bunun içinde oynardın Ccan!!( Süpriz!!)Cand erai mica.. te jucai aici inauntru. <BR> Jjan~!
Sen küçükken...bunun içinde oynardınDa du var lille.... legede du herinde
Sen küçükken...bunun içinde oynardınGdy byłaś mała... często bawiłaś się pod nim
Sen küçükken...bunun içinde oynardınKdyž jsi byla malá hrála sis pod ním.
Sen küçükken...bunun içinde oynardınKeď si bola malá, hrala si sa pod ním.
Sen küçükken...bunun içinde oynardınKetika kau masih kecil ... kau suka main disini.
Sen küçükken...bunun içinde oynardınKhi còn nhỏ, con hay chơi dưới này nè.
Sen küçükken...bunun içinde oynardın너 어릴 때... 요 안에 들어가 놀고 그랬었는데.
Sen küçükken...bunun içinde oynardınKo si bile še mala... si se igrala tu notri.
Sen küçükken...bunun içinde oynardınKun sinä olit pieni...sinä leikit tässä...
Sen küçükken...bunun içinde oynardınNär du var liten...så lekte du här inne.