oynar ile cümle
oynar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Onunla oynarken neler öğreneceğini kestiremezsiniz.Vous ne savez pas à l'avance ce qu'ils en apprendront.
Onunla oynarken neler öğreneceğini kestiremezsiniz.Δεν ξέρετε τι πρόκειται να μάθουν από το παιχνίδι μαζί της.
Onunla oynarken neler öğreneceğini kestiremezsiniz.Ви не можете знати, чого саме вони навчаться, граючись із ним.
Onunla oynarken neler öğreneceğini kestiremezsiniz.Вы не знаете, чему дети могут научиться, играя с огнем.
Onunla oynarken neler öğreneceğini kestiremezsiniz.Не знаете какво ще научат, како си играят с него.
Onunla oynarken neler öğreneceğini kestiremezsiniz.אי-אפשר לנחש מה הם ילמדו ממנה.
Onunla oynarken neler öğreneceğini kestiremezsiniz.انتم لا تتصورون مدى ما يمكنهم تعلمه من اللعب بها
Onunla oynarken neler öğreneceğini kestiremezsiniz.でも、彼らのやり方で火と遊ばせてみなさい すると
Orada insanlar yaşıyor. Bu heriflerden biri Rus ruleti oynarken kendini beyninden vurdu.Последно едно от момчетата се простреля в главата докато играеше Руска рулетка.
Örneğin, teknenin etrafında oynar gibi yüzen yunusları görüyoruz.Je zde několik hravých delfínů, kteří jakoby plují okolo lodi.
Örneğin, teknenin etrafında oynar gibi yüzen yunusları görüyoruz.Перш за все, грайливих дельфінів, що плавають навколо човна.
Ortanca tenis oynarmış.Y el menor que jugaba al bádminton...
Öteki bilim adamları laboratuarlarında oyunlar oynarkenDi mana ilmuwan ilmuwan lain bereksperimen dalam laboratorium mereka,
Öteki bilim adamları laboratuarlarında oyunlar oynarkenEnquanto outros cientistas brincavam nos seus laboratórios,
Öteki bilim adamları laboratuarlarında oyunlar oynarkenGdy inni naukowcy działali w laboratoriach,
Öteki bilim adamları laboratuarlarında oyunlar oynarkenÎn timp ce alţi cercetători se jucau în laboratoarele lor,
Öteki bilim adamları laboratuarlarında oyunlar oynarkenKdyž si ostatní vědci hráli ve svých laboratořích,
Öteki bilim adamları laboratuarlarında oyunlar oynarken과학자들이 그들의 일을 연구실에서 하는 것 처럼
Öteki bilim adamları laboratuarlarında oyunlar oynarkenKým sa iní vedci hrali v laboratóriu,
Öteki bilim adamları laboratuarlarında oyunlar oynarkenLà où d'autres scientifiques jouaient dans leur laboratoire,
Öteki bilim adamları laboratuarlarında oyunlar oynarkenMentre gli altri scienziati giocavano nei loro laboratori,
Öteki bilim adamları laboratuarlarında oyunlar oynarkenMientras otros científicos trabajaban en sus laboratorios,
Öteki bilim adamları laboratuarlarında oyunlar oynarkenMíg más tudósok laboratóriumban kísérleteztek,
Öteki bilim adamları laboratuarlarında oyunlar oynarken Tesla çarpıcı buluşlarını aklında oluşturuyordu.Hvor andre videnskabsmænd ville lege i deres laboratorier, så skabte Tesla sine opfindelser i sit sind.
Öteki bilim adamları laboratuarlarında oyunlar oynarken Tesla çarpıcı buluşlarını aklında oluşturuyordu.Terwijl andere wetenschappers in hun laboratorium speelden, creëerde Tesla zijn uitvindingen in zijn hoofd.
Öteki bilim adamları laboratuarlarında oyunlar oynarken Tesla çarpıcı buluşlarını aklında oluşturuyordu.Wo andere Wissenschaftler in ihrem Labor spielen mussten, schuf Tesla die Erfindungen in seinem Kopf.
Öteki bilim adamları laboratuarlarında oyunlar oynarken Tesla çarpıcı buluşlarını aklında oluşturuyordu.Όταν άλλοι επιστήμονες έπαιζαν στα εργαστήριά τους, ο Τέσλα δημιουργούσε τις εφευρέσεις του στο μυαλό του.
Öteki bilim adamları laboratuarlarında oyunlar oynarkenTrong khi những nhà khoa học khác làm việc trong phòng thí nghiệm,
Öteki bilim adamları laboratuarlarında oyunlar oynarkenВ то время пока другие учёные игрались в своих лабораториях,
Öteki bilim adamları laboratuarlarında oyunlar oynarkenКоли інші науковці бавилися в лабораторіях,
Öteki bilim adamları laboratuarlarında oyunlar oynarkenТова, което учените експериментираха в лабораториите си,
Öteki bilim adamları laboratuarlarında oyunlar oynarkenכאשר מדענים אחרים שיחקו להם במעבדה,
Öteki bilim adamları laboratuarlarında oyunlar oynarkenبينما كان العلماء يلعبون في مختبراتهم،
Öteki bilim adamları laboratuarlarında oyunlar oynarkenテスラは頭の中で発明しました
Oynarken hissettiğim huzuru tanımlamak için sözcük bulmakta zorlanıyorum.Alig tudom szavakkal leírni azt a békét, amit akkor éreztem, amikor színészkedhettem.
Oynarken hissettiğim huzuru tanımlamak için sözcük bulmakta zorlanıyorum.E' difficile trovare le parole per descrivere la pace che sentivo mentre recitavo.
Oynarken hissettiğim huzuru tanımlamak için sözcük bulmakta zorlanıyorum.Ich kann kaum Worte finden um den Frieden zu beschreiben, den ich fühlte, wenn ich spielte.
Oynarken hissettiğim huzuru tanımlamak için sözcük bulmakta zorlanıyorum.Ik kan nauwelijks woorden vinden om de vrede uit te drukken die ik voelde tijdens het acteren.
Oynarken hissettiğim huzuru tanımlamak için sözcük bulmakta zorlanıyorum.Jag kan knappt hitta orden för att beskriva den frid jag kände när jag skådespelade.
Oynarken hissettiğim huzuru tanımlamak için sözcük bulmakta zorlanıyorum.Je peux difficilement trouver les mots pour décrire la paix que je ressentais lorsque je jouais.
Oynarken hissettiğim huzuru tanımlamak için sözcük bulmakta zorlanıyorum.저는 제가 느낀 평화를 기술할만한 언어를 찾을수가 없습니다 제가 연기를 할때 말이죠.
Oynarken hissettiğim huzuru tanımlamak için sözcük bulmakta zorlanıyorum.Ledwie znajduję słowa, by opisać jaki poczułam spokój gdy występowałam.
Oynarken hissettiğim huzuru tanımlamak için sözcük bulmakta zorlanıyorum.Nici nu găsesc cuvintele să descriu pacea pe care o simţeam când interpretam.
Oynarken hissettiğim huzuru tanımlamak için sözcük bulmakta zorlanıyorum.No encuentro palabras para describir la paz que sentía cuando actuaba.
Oynarken hissettiğim huzuru tanımlamak için sözcük bulmakta zorlanıyorum.Quase não encontro palavras para descrever a paz que sentia enquanto representava.
Oynarken hissettiğim huzuru tanımlamak için sözcük bulmakta zorlanıyorum.Sulit untuk mengungkapkan untuk menjelaskan kedamaian yang aku rasakan ketika aku sedang menari.
Oynarken hissettiğim huzuru tanımlamak için sözcük bulmakta zorlanıyorum.Těžko mohu naleznout slova k popsání míru, který jsem cítila, když jsem hrála.
Oynarken hissettiğim huzuru tanımlamak için sözcük bulmakta zorlanıyorum.Thật khó khăn để diễn đạt bằng ngôn từ cảm giác bình yên mà tôi có được khi hóa thân vào vai diễn.
Oynarken hissettiğim huzuru tanımlamak için sözcük bulmakta zorlanıyorum.Με τα βίας μπορώ να βρω τις λέξεις να περιγράψω τη γαλήνη που ένιωθα στην υποκριτική.
Oynarken hissettiğim huzuru tanımlamak için sözcük bulmakta zorlanıyorum.Мені важко передати, яке сильне умиротворення я відчула, коли грала.
Oynarken hissettiğim huzuru tanımlamak için sözcük bulmakta zorlanıyorum.Трудно мога да намеря думи, за да опиша спокойствието, което чувствах когато играех.
Oynarken hissettiğim huzuru tanımlamak için sözcük bulmakta zorlanıyorum.Я не могу передать умиротворенность, которую я чувствовала, когда играла.
Oynarken hissettiğim huzuru tanımlamak için sözcük bulmakta zorlanıyorum.אינני יכולה למצוא את המילים לתאר את השלווה שחשתי כאשר שיחקתי.
Oynarken hissettiğim huzuru tanımlamak için sözcük bulmakta zorlanıyorum.بالكاد يمكنني إيجاد الكلمات لأصف السكون الذي كنت أشعر به وأنا أمثل.
Oynarken hissettiğim huzuru tanımlamak için sözcük bulmakta zorlanıyorum.心の平和は 言葉では表せません 機能していない自己が
Oynarken hissettiğim huzuru tanımlamak için sözcük bulmakta zorlanıyorum.我難以用言語 來形容當時我所感受到嘅平和 當我演出時。
-- Oyun oynarız.זה משהו אוניברסלי - אנחנו משתעשעים.
Özellikle gelişmekte olan ülkelerde su birçok alanda önemli bir rol oynar.PROBLEMAS Em especial nos países em desenvolvimento, a água tem um papel importante em varias áreas distintas.
Peki ama neden insanlar piyango oynar?De ce ar juca cineva la loterie?
Peki ama neden insanlar piyango oynar?Egyáltalán miért is játszana valaki a lottón?