Hatta, işte oyun oynarken görüldüğümüz zaman suçlu hissediyoruz.Még bűnösnek is érezzük magunkat, ha a munkahelyen játszani látnak minket.
Hatta, işte oyun oynarken görüldüğümüz zaman suçlu hissediyoruz.We voelen ons zelfs schuldig als we zien spelen op het werk.
Hatta, işte oyun oynarken görüldüğümüz zaman suçlu hissediyoruz.Wir fühlen uns sogar schuldig, wenn man uns an dem Arbeitsplatz spielen sieht.
Hatta, işte oyun oynarken görüldüğümüz zaman suçlu hissediyoruz.Αισθανόμαστε ενοχές αν μας δουν να παίζουμε στη δουλειά.
Hatta, işte oyun oynarken görüldüğümüz zaman suçlu hissediyoruz.Дори се чувстваме виновни ако видят, че се забавляваме по време на работа.
Hatta, işte oyun oynarken görüldüğümüz zaman suçlu hissediyoruz.Ми навіть почуваємося винними, якщо нас застали на роботі за грою.
Hatta, işte oyun oynarken görüldüğümüz zaman suçlu hissediyoruz.Мы чувствуем себя виноватыми, когда нас видят играющими на работе.
Hatta, işte oyun oynarken görüldüğümüz zaman suçlu hissediyoruz.حتى إننا نشعر بالذنب إذا شوهدنا نلعب أثناء العمل.
Hatta, işte oyun oynarken görüldüğümüz zaman suçlu hissediyoruz.「同僚が私が笑ってるのを見てる 私には十分に仕事がないに違いない」
Hatta, işte oyun oynarken görüldüğümüz zaman suçlu hissediyoruz.我哋甚至會因為喺工作中玩而覺得慚愧。
Hayvanların krallığında mesela: karıncalar. Karıncalar oynar.Az állatvilágban, például, a hangyák is játszanak.
Hayvanların krallığında mesela: karıncalar. Karıncalar oynar.Di seluruh kerajaan hewan, sebagai contoh, semut, semut bermain.
Hayvanların krallığında mesela: karıncalar. Karıncalar oynar.Guardiamo ad esempio il regno animale: anche le formiche giocano.
Hayvanların krallığında mesela: karıncalar. Karıncalar oynar.Kijk in het hele dierenrijk: mieren spelen.
Hayvanların krallığında mesela: karıncalar. Karıncalar oynar.No reino animal, por exemplo, as formigas brincam.
Hayvanların krallığında mesela: karıncalar. Karıncalar oynar.Prin întreg regnul animal, de exemplu, furnicile, furnicile se joacă.
Hayvanların krallığında mesela: karıncalar. Karıncalar oynar.Przykład z królestwa zwierząt - mrówki się bawią.
Hayvanların krallığında mesela: karıncalar. Karıncalar oynar.В животном мире, например, играют муравьи.
Hayvanların krallığında mesela: karıncalar. Karıncalar oynar.В світі тварин, для прикладу, зокрема, світі мурах - мурахи граються.
Hayvanların krallığında mesela: karıncalar. Karıncalar oynar.Сред животинския свят, например, мравките, мравките играят.
Hergün,diğer çocuklar oyun oynarken ben günde 4 saat pratik yaptım.Cvičil jsem 4 hodiny každý den, zatímco ostatní děti si hrály.
Hergün,diğer çocuklar oyun oynarken ben günde 4 saat pratik yaptım.Ćwiczyłem 4 godziny każdego dnia, gdy inne dzieci się bawiły.
Hergün,diğer çocuklar oyun oynarken ben günde 4 saat pratik yaptım.Ich habe jeden Tag vier Stunden geübt währen andere Kinder gespielt haben.
Hergün,diğer çocuklar oyun oynarken ben günde 4 saat pratik yaptım.Εξασκούμουν για 4 ώρες κάθε μέρα, ενώ τα άλλα παιδιά έπαιζαν.
Hergün,diğer çocuklar oyun oynarken ben günde 4 saat pratik yaptım.Я занимался по 4 часа каждый день, пока все другие дети играли.
Her Perşembe, birlikte futbol oynardık.Chaque jeudi, nous avions l'habitude de jouer ensemble au football.
Her Perşembe, birlikte futbol oynardık.Elke donderdag, speelde we samen voetbal.
Her Perşembe, birlikte futbol oynardık.Jeden Donnerstag spielten wir zusammen Fußball.
Her Perşembe, birlikte futbol oynardık.Ogni giovedì, eravamo soliti giocare a calcio insieme.
Her Perşembe, birlikte futbol oynardık.På torsdagar spelade vi alltid fotboll tillsammans.
Her Perşembe, birlikte futbol oynardık.Setiap Kamis, kami biasa bermain sepak bola bersama.
Her Perşembe, birlikte futbol oynardık.V skupini, vsak dan. Vsak četrtek smo skupaj igrali nogomet.
Her Perşembe, birlikte futbol oynardık.W każdy czwartek graliśmy razem w piłkę.
Her Perşembe, birlikte futbol oynardık.وقد اعتدنا لعب كرة القدم كل خميس بصحبة بعضنا البعض.
Hokey oynarım ...Gram w hokeja.
Hokey oynarım ...Hokej. JÁ
Hokey oynarım ...Je fais du hockey.
Hokey oynarım ... Sık sık seyahat ederim.Io gioco a hockey, faccio un sacco di viaggi.
Hokey oynarım ... Sık sık seyahat ederim. "Sakai" çokça seyahat yapmama sebep oldu.Então aqui está James Wells da Real Audio
Hokey oynarım ... Sık sık seyahat ederim.Sakai e cauza ca să fac călătorii.
Hokey oynarım ...Szeretek hokizni.
Hokey oynarım ...Παίζω ποδόσφαιρο.
Hokey oynarım ...Я играю в хоккей.
Iý! ...belki tenis oynarken ters bir ţey yaptým.. ...maybe I injured when I played tennis.
İyi satranç oynar mısınız, efendim? Hayır canım, ne münasebet?- Il paraît que vous êtes très fort.
Karıncalar oynar. Belki de bunu bilmiyordunuz.Ameisen, Ameisen spielen. vielleicht wussten Sie das nicht.
Karıncalar oynar. Belki de bunu bilmiyordunuz.למשל נמלים, נמלים משתעשעות.
Karıncalar oynar.개미말입니다, 개미도 놀이를 합니다.
Karıncalar oynar.las hormigas, las hormigas juegan.
Karıncalar oynar.les fourmis jouent.
Karıncalar oynar.Mravenci si hrají.
Karıncalar oynar.Τα μυρμήγκια παίζουν.
Karıncalar oynar.النمل ، النمل يلعب.
Karıncalar oynar.ご存じなかったでしょう
Karıncalar oynar.螞蟻玩,
Kediler oynar. Zaten hepimiz kedilerin oynadığını biliyoruz.貓仔玩,我哋都知道貓仔玩。
Kediler oynar.Οι γάτες παίζουν.
Kediler oynar.Anak kucing bermain.
Kediler oynar.Katjes spelen.
Kediler oynar.Kätzchen spielen.