Çiftleşmede önemli rol oynar.Gioca un ruolo di primo piano nella coniugazione.
Şarkı söyleme konusunda becerikliydi ve iyi tenis oynardı.È molto brava a cantare e a suonare la tastiera.
Her cumartesi futbol oynarız.Каждую субботу мы играем в футбол.
O ne zaman tenis oynar.Когда он играет в теннис?
Küçükken birlikte oynardık.Мы вместе играли, когда были детьми.
Oynarsan kazanırsın.Если играешь, то выиграешь.
Oyunu olabildiği kadar dürüst oynarım.Я играю настолько честно, насколько это возможно.
Siyah genellikle 3... d6 oynar.После 2. de он обычно играл 2… d6.
Bazen de video oyunları oynar.Иногда играет в видеоигры.
Beyaz Oynar ve Kazanır.Белые патуют и… выигрывают
Bu dizide Scott, basketbol yerine lakros oynar.В новой версии Скотт играет в лакросс, а не в баскетбол.
Katie evde Randy ile birlikte kalır ve kızların banyosunda Kanlı Mary oyununu oynarlar.Кэти остаётся с Рэнди и упрашивает его поиграть с ней в Кровавую Мэри.
Çoğu RNA başka RNA'ların modifikasyonunda rol oynar.Многие РНК принимают участие в модификации других РНК.
Animasyon büyük bir rol oynar.Большую роль играет анимация.
Hayvan konak vektörleri de bazen önemli rol oynarlar.Векторы животных-хозяев также играют важную роль.
Fred'in bowling e merakı vardır, evinin salonunun çevresinde bilardo, poker ve golf oynar.Интересы Фреда включают в себя: боулинг, бильярд, покер, лежать у дома и игру в гольф.
3 numarada oynar.3-й розыгрыш.
Hastalık en fazla, oynarken birbirine bulaştıran çocuklarda görülür.Инфекция наиболее распространена среди детей, которые разносят её при совместных играх.
Aralarında tam oynar eklemler vardır.Среди них есть настоящие шедевры.
İyi futbol oynar.Неплохо играл в футбол.
Bu sporda çarpışmalar önemli rol oynar.Но… В спорте удача играет немаловажную роль.
Bir takım 30 maçta oynar ve toplam bir sezonda 240 maç oynanır.Таким образом, каждая команда проводит в сезоне 30 игр, а всего в чемпионате проводится 240 матчей.
Ancak biz diğer tarafı oynarız.)Интрижка на стороне).
Her çarşamba Halo oynar ayrıca her hafta sonu arkadaşları ile birlikte paintball oynar.По средам Шелдон играет в «Halo», в выходной в пейнтбол с друзьями, а каждый вечер субботы посещает прачечную.
Bu maçların bir tanesini kendi sahasında, diğerini ise rakibinin sahasında oynar.Они играют друг с другом один раз на своём поле или на поле соперника.
Mağlup takımlar 3.lük maçı oynarlar.Проигравшие команды играют за 3-е место.
Joyce Poole birçok kere Afrika fillerini oynarken gözlemlemiştir.Джойс Пул во многих случаях наблюдала за дикими африканскими слонами.
Oyuna beyaz başlar ve oyuncular sırayla bir taşla oynarlar (İstisna: rok).Начинают чёрные, далее игроки ходят по очереди (по кругу).
Ekonomide üretim küçük bir rol oynar.Земледелие в настоящее время играет незначительную роль в экономике.
Her takım sahada 18 oyuncuyla oynar.В каждой команде по 18 игроков.
Küçük çırak köpek yavrusu ile oynar.Ребёнка сопровождает игривый щенок.
Aniden bağırır, güler, oynar, şaka yapar, uyuyan insanı yatağından alıp başka yere taşır.Они смеются над ним и корчат рожи, после чего человек просыпается, успокаивается и снова ложится спать.
Başrolde Jackie Chan oynar.Главную роль исполняет Джеки Чан.
Film uzak gelecekte oynar.Действие фильма происходит в далёком будущем.
Racing Kulübü'ne kayıt olur ve orada futbol oynar.Увлекается рафтингом и игрой в футбол.
İnsanlar bahis oynarlar.Игроки делают ставки.
Geri kalan saatlerinde uyur, yemek yer ve video oyunu oynar.Она очень ленивая и любит отдыхать дома, играть в видео-игры, есть и спать.
Başrolünde George Lopez oynar.Озвучивать его должен был Джордж Лопез.
Oynarken düz bir yüzey (örneğin sıra) bulunmalıdır.Чтобы перейти на следующий уровень, необходимо найти определённый атрибут (например, гитару).
Axc3 oynar.Аксиома 3.
Çenginin eşlendirdiği oyuncular ellerini yana aça aça oynarlar.Участники становились цепочкой, держась за руки.
Düğünlerde CİRİT oynarlarmış.Стал играть на свадьбах.
Kafatasındaki oynar ekleme sahiptir.У него человеческий череп вместо головы.
Konservasyonun belirlenmesinde çeşitli etkenler rol oynar.Сохранению вида пытаются способствовать различные организации.
Sonra onun sağındaki oynar.Кто там шагает правой?
Biyolojik membranlar hücrenin parçası oldukları için lipazlar hücre biyolojisinde önemli rol oynarlar.Поэтому белки, столь важные для биологических процессов, остаются внутри клетки.
Perkunas savaşta da önemli bir rol oynardı.Случай на войне особую роль играл.
Hatta bunun ötesinde, insan doğası iki anahtar rol oynar.وأبعد من ذلك، تلعب الطبيعة البشرية دورين رئيسيين.
Bunlara ek olarak, antioksidanlar bu savunma mekanizmalarında önemli rol oynar.وبالإضافة لذلك فإن مضادات الأكسدة تلعب دورا رئيسيا في تلك الطرق الدفاعية.
Antik Roma'da kölelik toplum ve ekonomide önemli bir rol oynardı.لعبت العبودية في روما القديمة دورًا هامًا في المجتمع والاقتصاد.
Uyku, yeni anıları güçlendirmede önemli bir rol oynar.حيث يلعب النوم وظيفة رئيسية في توطيد ذكريات جديدة.
Film uzak gelecekte oynar.تدور أحداث الفيلم في المستقبل البعيد.
Otomobil I. Dünya Savaşı sırasında önemli bir rol oynar.لعبت السيارة دوراً هاماً أثناء الحرب العالمية الأولى.
Maçlarını Stadio Artemio Franchi'de oynar ve stadın kapasitesi 15,725 kişidir.ملعب الفريق هو ستاديو أرتيميو فرانكي، ويسع 15725 متفرج.
3 numarada oynar.مسرحية رقم 3.
Şüphelilerden biri Scott Ruffalo'nun rus ruleti oynarken kendi kendini vurduğunu iddia etti.وقد زعم برنامج تلفزيوني أن شوكلي قد حاول الانتحار عن طريق لعب لعبة الروليت الروسية منفردا.
Bunların yanı sıra, Clement VII, Leo XI ve Urban VIII gibi papalar bu oyunu Vatikan'da oynardı.حتى الباباوات كما كليمنت السابع ، ليو الحادي عشر و اوربان الثامن يجب أن يكون قد شارك في المباراة.
Alt koridorda oynar.أغنية على الممر.
Gel seni oraya götüreyim, oturup oynarsın.نحو : وصل، وجلس.
Özellikle Daoizm geleneklerindeki içe dönük dövüş sanatı (Taijiquan), meditasyon açısından önemli rol oynar.على سبيل المثال قرن آمون (الحصين) الذي يلعب دور حاسم في تكوين الذكريات.