oynamaya ile cümle

oynamaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Diğer bebekler gibi oynamaya pek hevesli değildi ve aslında benimle de pek ilgili görünmüyordu.Nu vroia să se joace ca ceilalți bebeluși, de fapt, nu părea a fi prea interesat de mine în niciun fel.
Diğer bebekler gibi oynamaya pek hevesli değildi ve aslında benimle de pek ilgili görünmüyordu.Δεν ήθελε να παίζει όπως τα άλλα μωρά, και στην πραγματικότητα δεν έδειχνε να τον ενδιαφέρω και πολύ.
Diğer bebekler gibi oynamaya pek hevesli değildi ve aslında benimle de pek ilgili görünmüyordu.Він не хотів бавитись, як інші діти, і, в дійсності, здавалось, я його зовсім не цікавила.
Diğer bebekler gibi oynamaya pek hevesli değildi ve aslında benimle de pek ilgili görünmüyordu.Он не хотел играть, как этого хотят остальные дети, и к тому же, я его не очень то интересовала.
Diğer bebekler gibi oynamaya pek hevesli değildi ve aslında benimle de pek ilgili görünmüyordu.הוא לא רצה לשחק כמו יתר התינוקות, ולמעשה, לא נראה שהוא בכלל מתעניין בי.
Diğer bebekler gibi oynamaya pek hevesli değildi ve aslında benimle de pek ilgili görünmüyordu.لم يرد اللعب مثل باقي الاطفال. وحقيقة لم يبدو مهتم بي اطلاقا.
Diğer bebekler gibi oynamaya pek hevesli değildi ve aslında benimle de pek ilgili görünmüyordu.そして 彼は私に 少しも興味がないようでした レミは独自の規範と共に 独自の世界に君臨していました
Dizilerde oynamaya baţlayýnca... ...beni özel ţoförlerle gezdireceksin nasýl olsa.Κανείς δεν πιστεύει ότι είμαι αρκετά καλός.
Dizilerde oynamaya baţlayýnca... ...beni özel ţoförlerle gezdireceksin nasýl olsa.Когато започнеш работа в шоуто, ще ми наемеш частен шофьор.
Eğer hazır değilseniz, "ah zavallı ben" rolünü oynamaya devam edeceksiniz.A jeśli nie jesteś gotowy, będziesz nadal udawał, że jesteś tylko "małym, biednym sobą".
Eğer hazır değilseniz, "ah zavallı ben" rolünü oynamaya devam edeceksiniz.En als je niet klaar bent blijf je doen alsof je slechts een "kleine arme ik" bent.
Eğer hazır değilseniz, "ah zavallı ben" rolünü oynamaya devam edeceksiniz.E, se non sei pronto, tu continuerai a presumere di essere solo un "povero uomo".
Eğer hazır değilseniz, "ah zavallı ben" rolünü oynamaya devam edeceksiniz.E se você não estiver pronto, vai ficar fingindo que é apenas "um coitadinho"
Eğer hazır değilseniz, "ah zavallı ben" rolünü oynamaya devam edeceksiniz.És ha nem állsz rá készen, tovább fogod színlelni, hogy te csak egy "szegény kis én" vagy.
Eğer hazır değilseniz, "ah zavallı ben" rolünü oynamaya devam edeceksiniz.Y si no están listos, van a seguir tratándose como si fueran un "pobrecito de mí"
Eğer hazır değilseniz, "ah zavallı ben" rolünü oynamaya devam edeceksiniz.Κι αν δεν είστε έτοιμοι, θα εξακολουθείτε να προσποιήστε ότι είστε απλά ένα "φτωχό εγώ".
Eğer hazır değilseniz, "ah zavallı ben" rolünü oynamaya devam edeceksiniz.وإن لم تكن مستعداً ستظل تدّعي بأنك شخص ضعيف
Geldi ve touchpad'le oynamaya başladı.Arrivò e iniziò a giocherellare con il touchpad.
Geldi ve touchpad'le oynamaya başladı.Dia datang ke sini dan mulai mengutak-atik dengan touchpad
Geldi ve touchpad'le oynamaya başladı.Era um miúdo de 13 anos que tinha desistido da escola. Ele chegou e começou a brincar com o touchpad.
Geldi ve touchpad'le oynamaya başladı.Er kam und fing an an dem Touchpad herumzufummeln.
Geldi ve touchpad'le oynamaya başladı.Hij kwam er en begon te knoeien met het touchpad.
Geldi ve touchpad'le oynamaya başladı.Il est venu là et il a commencé à bricoler avec le pavé tactile.
Geldi ve touchpad'le oynamaya başladı.거기에 가서는 터치 패드를 가지고 손장난을 하기 시작했습니다.
Geldi ve touchpad'le oynamaya başladı.Llegó allí y empezó a jugar un poco con el touchpad.
Geldi ve touchpad'le oynamaya başladı.Odajött és elkezdett szöszmötölni a touchpad körül.
Geldi ve touchpad'le oynamaya başladı.Přišel tam a začal si pohrávat s touchpadem.
Geldi ve touchpad'le oynamaya başladı.Prišiel a začal sa pohrávať s touchpadom.
Geldi ve touchpad'le oynamaya başladı.Przyszedł i zaczął bawić się panelem dotykowym.
Geldi ve touchpad'le oynamaya başladı.S-a dus acolo şi a început să se joace cu mouse-ul.
Geldi ve touchpad'le oynamaya başladı.Πλησίασε και άρχισε να πασπατεύει την επιφάνεια αφής.
Geldi ve touchpad'le oynamaya başladı.Он пришел сюда и крутился у тачпада.
Geldi ve touchpad'le oynamaya başladı.הוא בא לשם והתחיל להתעסק עם משטח המגע.
Geldi ve touchpad'le oynamaya başladı.لقد جاء هناك وبدأ بمناغمة لوحة اللمس
Geldi ve touchpad'le oynamaya başladı.タッチパッドに指が触れると画面で何かが動くことに
Golf oynamaya 16 yaşında başladım.Comencé con el golf a los 16 años.
Golf oynamaya 16 yaşında başladım.J'ai commencé à jouer au golf à 16 ans.
Golf oynamaya 16 yaşında başladım.Saya mulai bermain golf saat berusia 16 tahun.
Golf oynamaya 16 yaşında başladım.Я начал играть в гольф, когда мне было 16
Golf oynamaya 16 yaşında başladım.بدأت أمارس رياضة الجولف وأنا في سن السادسة عشر.
Hamid bizim evimize geldi ve beni futbol oynamaya davet etti.Hamid datang ke rumah saya dan mengundang saya untuk bermain sepak bola dengannya.
Hamid bizim evimize geldi ve beni futbol oynamaya davet etti."Hamid est venu chez moi et m'a invité à jouer au football avec lui.
Hamid bizim evimize geldi ve beni futbol oynamaya davet etti.Hamid è venuto a casa mia e mi ha invitato a giocare a calcio con lui.
Hamid bizim evimize geldi ve beni futbol oynamaya davet etti.Hamid je prišel k meni domov in me povabil na nogomet.
Hamid bizim evimize geldi ve beni futbol oynamaya davet etti.Hamid kam zu mir nach Hause und lud mich zum Fußball spielen mit ihm ein.
Hamid bizim evimize geldi ve beni futbol oynamaya davet etti.Hamid kom över till mig och bjöd in mig att spela fotboll med honom.
Hamid bizim evimize geldi ve beni futbol oynamaya davet etti.Hamid kwam naar mijn huis en nodigde me uit om met hem te voetballen .
Hamid bizim evimize geldi ve beni futbol oynamaya davet etti."Hamid przyszedł do mojego domu i poprosił mnie, bym zagrał z nim w piłkę.
Hamid bizim evimize geldi ve beni futbol oynamaya davet etti.جاء حميد إلى منزلي وطلب مني أن ألعب كرة القدم معه. ‎ ‎ ‎
Hayvanlar dünyasında, yavru oldukları dönemde oyun oynamaya programlanmış sıçanları ele alalım.Az állatvilágban, vegyük például a patkányokat.
Hayvanlar dünyasında, yavru oldukları dönemde oyun oynamaya programlanmış sıçanları ele alalım.동물의 세계에서, 쥐를 갖고 실험을 합니다. 어린 쥐들은 자라면서 본능적으로 놀이에 빠지는 시기가 있습니다.
Hayvanlar dünyasında, yavru oldukları dönemde oyun oynamaya programlanmış sıçanları ele alalım.בעולם החי, אם תקחו חולדות שתוכנתו לשחק בתקופה מסוימת בילדותם,
Hayvanlar dünyasında, yavru oldukları dönemde oyun oynamaya programlanmış sıçanları ele alalım.في عالم الحيوان, إذا أخذت جرذان -- و التي هي مصصمة للعب في فترة معينة من مرحلة صباها
Hayvanlar dünyasında, yavru oldukları dönemde oyun oynamaya programlanmış sıçanları ele alalım.若いネズミは チューチュー鳴いたり レスリングしたり 寝技をかけたり 本能的に決まった遊び方をします
Hepinize tavsiye ederim. Biraz oyun hamuru alın biraz tuz ve biraz da şeker. Oynamaya başlayın.Deci vă sugerez să luați niște plastilină, niște sare, zahăr și să începeți să vă jucați.
Hepinize tavsiye ederim. Biraz oyun hamuru alın biraz tuz ve biraz da şeker. Oynamaya başlayın.Dus moedig ik u allen aan om wat met deeg te gaan spelen, pak wat zout, pak wat suiker en begin te spelen.
Hepinize tavsiye ederim. Biraz oyun hamuru alın biraz tuz ve biraz da şeker. Oynamaya başlayın.Encorajo-vos a todos a pegar em plasticina, sal, açúcar e começar a brincar.
Hepinize tavsiye ederim. Biraz oyun hamuru alın biraz tuz ve biraz da şeker. Oynamaya başlayın.Je vous encourage donc tous à vous prendre de la pâte à modeler, du sel, du sucre et à commencer à jouer.
Hepinize tavsiye ederim. Biraz oyun hamuru alın biraz tuz ve biraz da şeker. Oynamaya başlayın.Mindenkit arra biztatok, hogy ragadjon gyurmát, sót, cukrot, és kezdjen el játszani.
Hepinize tavsiye ederim. Biraz oyun hamuru alın biraz tuz ve biraz da şeker. Oynamaya başlayın.Quiero invitarlos a tomar algo de plastilina, algo de sal, algo de azúcar y comenzar a jugar.
İlgili Sayfalar