oynamaya ile cümle
oynamaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Bununla oynamaya başladık ve o akşam, bu yeni, global arayüzü, dünyadaki herhangi bir kişininこの新しい 汎用的なインターフェースが 世界中のすべての人が
'Bunu Yeller olamaz. "oynamayan" Mary söyledi.'bạn sẽ không được như vậy yeller "." Tôi không chơi ", Mary.
'Bunu Yeller olamaz. "oynamayan" Mary söyledi."et niin temperamenttikko." "En pelaa", sanoi Mary.
'Bunu Yeller olamaz. "oynamayan" Mary söyledi."Eu nu joc", a spus Maria.
'Bunu Yeller olamaz. "oynamayan" Mary söyledi."ne boste tako yeller." "Jaz ne igrajo," je dejal Mary.
'Bunu Yeller olamaz. "oynamayan" Mary söyledi."nie będzie tak yeller." "nie gram", powiedziała Mary.
'Bunu Yeller olamaz. "oynamayan" Mary söyledi.'Sie wird nicht so yeller. " Ich weiß nicht spielen ", sagte Mary.
'Bunu Yeller olamaz. "oynamayan" Mary söyledi."To nebude tak yeller." "Já nehraji," řekla Mary.
'Bunu Yeller olamaz. "oynamayan" Mary söyledi."To nebude tak yeller." "Ja nehrám," povedala Mary.
'Bunu Yeller olamaz. "oynamayan" Mary söyledi.는 '당신이 yeller되지 않습니다. "나는 재생되지 않는다 "메리 고 말했다.
'Bunu Yeller olamaz. "oynamayan" Mary söyledi."Ви не будете так yeller." "Я не граю", сказала Мері.
'Bunu Yeller olamaz. "oynamayan" Mary söyledi."Вы не будете так yeller." "Я не играю", сказала Мэри.
'Bunu Yeller olamaz. "oynamayan" Mary söyledi."не ще бъде така yeller." "не играят", казва Мери.
'Bunu Yeller olamaz. "oynamayan" Mary söyledi."אתה לא תהיה כל כך פחדן." "אני לא משחק," אמרה מרי.
'Bunu Yeller olamaz. "oynamayan" Mary söyledi.تكون 'وأنك لن تكون صائح ذلك." "أنا لا ألعب" ، قالت ماري.
'Bunu Yeller olamaz. "oynamayan" Mary söyledi."私はと遊ぶのが何もない。"
Burada oyun oynamaya bakışla ilgili olarak vurgulamak istediğim bir yol daha var:Er is een manier van kijken naar spel die ik hier wil benadrukken.
Burada oyun oynamaya bakışla ilgili olarak vurgulamak istediğim bir yol daha var:놀이에 대한 또 한 가지의 시각이 있습니다. 이 자리에서 꼭 강조를 하고 싶었어요.
Burada oyun oynamaya bakışla ilgili olarak vurgulamak istediğim bir yol daha var: Oyun geçmişi.Ahora, hay una forma de ver el juego que también quiero destacar aquí, que es el historial de juego.
Burada oyun oynamaya bakışla ilgili olarak vurgulamak istediğim bir yol daha var: Oyun geçmişi.C'è un modo di vedere il gioco che voglio enfatizzare, che è la storia di gioco.
Burada oyun oynamaya bakışla ilgili olarak vurgulamak istediğim bir yol daha var: Oyun geçmişi.Có một cách để quan sát trò chơi mà tôi cũng muốn nhấn mạnh ở đây, đó là lịch sử trò chơi.
Burada oyun oynamaya bakışla ilgili olarak vurgulamak istediğim bir yol daha var: Oyun geçmişi.Há uma forma de olhar para a brincadeira que também quero destacar aqui, que é a história da brincadeira.
Burada oyun oynamaya bakışla ilgili olarak vurgulamak istediğim bir yol daha var: Oyun geçmişi.Il y a une manière d'appréhender le jeu dont j'aimerais aussi parler ici, qui est l'histoire du jeu.
Burada oyun oynamaya bakışla ilgili olarak vurgulamak istediğim bir yol daha var: Oyun geçmişi.Men der er en måde at se på leg på som jeg også vil fremhæve her, som er legehistorien.
Burada oyun oynamaya bakışla ilgili olarak vurgulamak istediğim bir yol daha var: Oyun geçmişi.Na zabawę można też patrzeć w sposób, który chcę tu również podkreślić, jest to zabawa z przeszłością.
Burada oyun oynamaya bakışla ilgili olarak vurgulamak istediğim bir yol daha var: Oyun geçmişi.Rád bych zde zdůraznil způsob pohledu na hru, což je historie hry.
Burada oyun oynamaya bakışla ilgili olarak vurgulamak istediğim bir yol daha var: Oyun geçmişi.А теперь, есть еще один способ изучения игры, на котором я хочу остановиться особо — это история игр.
Burada oyun oynamaya bakışla ilgili olarak vurgulamak istediğim bir yol daha var: Oyun geçmişi.Ето една гледна точка към играта на която искам да наблегна, и тя е историята на играта.
Burada oyun oynamaya bakışla ilgili olarak vurgulamak istediğim bir yol daha var:Існує ще один спосіб вивчення ігор, на якому я б хотів зупинитися.
Burada oyun oynamaya bakışla ilgili olarak vurgulamak istediğim bir yol daha var:עכשיו ישנה דרך הסתכלות על משחק שאני רוצה להדגיש כאן,
Burada oyun oynamaya bakışla ilgili olarak vurgulamak istediğim bir yol daha var:الآن, هناك طريقة للنظر في اللعب و هنا أريد أيضا أن أشدد,
Burada oyun oynamaya bakışla ilgili olarak vurgulamak istediğim bir yol daha var:すなわち 遊びの経歴を 説明します
Caine her zaman önde sandelyesinde oturup bekliyor ve insanları oynamaya ikna etmeğe çalışıyor.Caine vždycky čeká venku, sedí na své židličce a snaží se lidi přesvědčit, aby si zahráli.
Cambodia'nın taşrası -- hiçbir çocuğun evinde ya da okulada oynamayacağı gerçekten saçma bir aritmetik oyunu.시골 마을입니다. 꽤 유치한 산수 게임이라 교실이나 집에서는 아무도 갖고 놀려 하지 않을 겁니다.
Cambodia'nın taşrası -- hiçbir çocuğun evinde ya da okulada oynamayacağı gerçekten saçma bir aritmetik oyunu.la Camboya rural, un juego aritmético bastante tonto, que ningún niño jugaría en clases o en la casa.
Cambodia'nın taşrası -- hiçbir çocuğun evinde ya da okulada oynamayacağı gerçekten saçma bir aritmetik oyunu.landelijk Cambodja - een vrij dom rekenkundig spel, dat geen kind in de klas of thuis zou spelen.
Cambodia'nın taşrası -- hiçbir çocuğun evinde ya da okulada oynamayacağı gerçekten saçma bir aritmetik oyunu.קמבודיה כפרית -- משחק חשבונאי די פשוט, שאף ילד לא ישחק בכיתה או בבית.
Cambodia'nın taşrası -- hiçbir çocuğun evinde ya da okulada oynamayacağı gerçekten saçma bir aritmetik oyunu.はっきり言って つまらない算数ゲームをやっています 教室や家ならやろうとしないでしょうし 「つまらないよ」と
Çocuklar bilgisayar oynamaya devam ettikleri sürece grafikler her geçen gün daha iyiye gidecektir.A medida que los niños juegan a los videojuegos los gráficos se vuelven cada vez mejores.
Çocuklar bilgisayar oynamaya devam ettikleri sürece grafikler her geçen gün daha iyiye gidecektir.Aussi longtemps que les gamins joueront à des jeux sur ordinateur,
Çocuklar bilgisayar oynamaya devam ettikleri sürece grafikler her geçen gün daha iyiye gidecektir.Finchè i bambini giocheranno con i computer, la grafica diventerà sempre migliore.
Çocuklar bilgisayar oynamaya devam ettikleri sürece grafikler her geçen gün daha iyiye gidecektir.Jak długo dzieci będą grać w gry komputerowe, tak długo grafika będzie stale ulepszana.
Çocuklar bilgisayar oynamaya devam ettikleri sürece grafikler her geçen gün daha iyiye gidecektir.아이들이 컴퓨터 게임을 하는 한 그래픽 기술을 계속 발전하죠.
Çocuklar bilgisayar oynamaya devam ettikleri sürece grafikler her geçen gün daha iyiye gidecektir.Solange Kinder Computerspiele spielen, wird deren Grafik besser und besser und besser.
Çocuklar bilgisayar oynamaya devam ettikleri sürece grafikler her geçen gün daha iyiye gidecektir.Όσο τα παιδιά παίζουν παιχνίδια στον υπολογιστή, τα γραφικά γίνονται όλο και καλύτερα.
Çocuklar bilgisayar oynamaya devam ettikleri sürece grafikler her geçen gün daha iyiye gidecektir.Докато децата играят компютърни игри, графиките стават все по-добри и по-добри.
Çocuklar bilgisayar oynamaya devam ettikleri sürece grafikler her geçen gün daha iyiye gidecektir.Пока дети играют в компьютерные игры, графика будет становиться всё лучше и лучше.
Çocuklar bilgisayar oynamaya devam ettikleri sürece grafikler her geçen gün daha iyiye gidecektir.כל עוד ילדים משחקים משחקי מחשב, הגראפיקה נעשית טובה יותר ויותר ויותר.
Çocuklar bilgisayar oynamaya devam ettikleri sürece grafikler her geçen gün daha iyiye gidecektir.グラフィックは進化し続けるのです 帰ったら 是非ゲームを勧めてください
Çok tuhaf! İzinsiz geldiğim için suçluyum ama... ...ben buraya oynamaya gelmedim.Sangat aneh! ?
Çok tuhaf! İzinsiz geldiğim için suçluyum ama... ...ben buraya oynamaya gelmedim.أنه غريب جداً
Diğer bebekler gibi oynamaya pek hevesli değildi ve aslında benimle de pek ilgili görünmüyordu.Hij wilde niet te spelen zoals andere baby's, en eigenlijk scheen hij niet bijster geïnteresseerd in mij.
Diğer bebekler gibi oynamaya pek hevesli değildi ve aslında benimle de pek ilgili görünmüyordu.Il ne voulait pas jouer comme les autres enfants, en fait, il ne semblait pas très intéressé à moi.
Diğer bebekler gibi oynamaya pek hevesli değildi ve aslında benimle de pek ilgili görünmüyordu.다른 아기들이 노는 것처럼 놀고 싶어하지 않았고 사실, 그는 저뿐만 아니라 다른 어떤 것들에도 크게 관심을 보이지 않았습니다.
Diğer bebekler gibi oynamaya pek hevesli değildi ve aslında benimle de pek ilgili görünmüyordu.Não queria brincar como os outros bebés querem, e, na verdade, não parecia de todo muito interessado em mim.
Diğer bebekler gibi oynamaya pek hevesli değildi ve aslında benimle de pek ilgili görünmüyordu.Nechtěl si hrát tak, jako si hrají jiné děti a vlastně ani nevypadal, že ho nějak zajímám.
Diğer bebekler gibi oynamaya pek hevesli değildi ve aslında benimle de pek ilgili görünmüyordu.Nehcel sa hrať, tak ako ostatné bábätká a v podstate ani ja som ho vôbec nezaujímala.
Diğer bebekler gibi oynamaya pek hevesli değildi ve aslında benimle de pek ilgili görünmüyordu.Nem akart úgy játszani, mint a többi baba, és valójában, nem úgy tűnt, hogy túlságosan érdekelné a személyem.
Diğer bebekler gibi oynamaya pek hevesli değildi ve aslında benimle de pek ilgili görünmüyordu.Non voleva giocare come gli altri bambini, poi non sembrava interessarsi a me più di tanto.
Diğer bebekler gibi oynamaya pek hevesli değildi ve aslında benimle de pek ilgili görünmüyordu.No quería jugar como los otros bebés y, de hecho, no parecía muy interesado en mí en absoluto.
İlgili Sayfalar