oynaması ile cümle

oynaması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Öğrencilerin okullarda sadece ders almak dışında, oyun oynamasından yanadır.La școală evita jocurile, preferând să învețe.
Başlangıçta Bauby'yi Johnny Depp'in oynaması düşünülüyordu.Pentru acest rol a trebuit să se „bată” la casting cu Johnny Depp.
Stone başlangıçta James Woods'un Ferrie oynamasını istedi ancak Woods Garrison oynamak istiyordu.Stone eredetileg James Woodsnak szánta a szerepet, de Woods inkább Garrisont játszotta volna el.
Yapımcı Bryan Singer en başta House'u Amerikalı bir aktörün oynamasını istedi.Leginkább Bryan Singer tartotta teljesen elképzelhetetlennek, hogy egy nem amerikai színészt kérjenek fel.
Şahtar'da oynaması kolay değildi.A Senators-nak nem ment jól a játék.
Rezerv takımların Copa del Rey'de oynaması mümkün değildir.Reservijoukkueet eivät myöskään voi ottaa osaa Copa del Reyhin.
Yazı-tura atışı yerine maçın tekrar oynaması kararlaştırıldı.Lisäksi sivurajaheittojen sijaan pallo potkaistaan takaisin peliin.
2003'te elde ettiği en önemli başarı Barcelona'da final oynamasıdır.Vuonna 2009 hänen paras saavutuksensa oli puolivälieriin pääsy Barcelonan turnauksessa.
Peter Svidler satranç oynamasını altı yaşında iken öğrendi.Shakkipelin Fischer oppi kuusivuotiaana.
İlk profesyonel başarısı, Aerosmith'in "Hole in My Soul" parçasına çektiği video klipte oynamasıyla oldu.Hän esiintyi ensimmäisen kerran televisiossa Aerosmithin musiikkivideossa Hole in my Soul.
Henry gençlik yıllarında ileri uçta forvet olarak oynamasına karşın, Monaco ve Juventus'ta kanatta oynadı.Selv om Henry spillede som angriber i sin ungdom, var han placeret på fløjen i sin tid hos Monaco og Juventus.
Dük golf oynaması ile tanınır ve Royal and Ancient Golf Club of St. Andrews'in kaptanıdır.Der spilles efter golfreglerne som fastlagt af The Royal & Ancient Golf Club of St. Andrews.
Başlangıçta Bauby'yi Johnny Depp'in oynaması düşünülüyordu.Rollen som Wood blev spillet af Johnny Depp.
4 5 numaralarda oynamasına karşı çok iyi bir üçlük yüzdesi vardır.Der spilles i alt 4 runder á 5 spil.
Bruce Lee Bolo Yeung'u Enter the Dragon filminde oynaması için davet etti.Bruce Lee døde, da han var i gang med at efterspeake filmen Enter the Dragon.
Brawlhala, Blue Mammoth Games tarafından geliştirilen oynaması ücretsiz bir dövüş oyunudur.Brawlhalla er et spill laget av Blue Mammoth Games.
Kalkıştan önce bir bilim adamı Layka'yı çocuklarıyla oynaması için evine götürdü.Før oppskytningen tok en av forskerne med seg Laika hjem for å leke med barna.
James Cameron The Terminator filmini yazarken, Henriksen'i Terminatör karakterini oynaması için düşünmüştü.Da James Cameron skrev filmen The Terminator (1984), hadde han opprinnelig tenkt seg Henriksen i hovedrollen.
Peter Svidler satranç oynamasını altı yaşında iken öğrendi.Pjotr Svidler lærte å spille sjakk som seksåring.
Ancak hakem Real Madrid'e Galatasaray'ın elle oynaması yüzünden penaltı verdi.Capello forlot Juventus til fordel for Real Madrid.
Kalkıştan önce bir bilim adamı Layka'yı çocuklarıyla oynaması için evine götürdü.Sebelum peluncuran, salah satu ilmuwan membawa Laika ke rumahnya untuk bermain dengan anak-anaknya.
Eylül 2010'da Perry'nın Susam Sokağı'nın 41. sezonunun tanıtımlarında oynaması planlandı.Pada September 2010, Perry dijadwalkan tampil di premier musim ke-41 dari Sesame Street.
Dük golf oynaması ile tanınır ve Royal and Ancient Golf Club of St. Andrews'in kaptanıdır.Di kota yang sama terdapat klub golf tertua di dunia, Royal and Ancient Golf Club of St Andrews.
Bazı kesimler ise aynı anda üç dizide oynamasına tepki göstermiştir.Dan anda bisa menyalakan 3 account sekaligus sekali main.
Üvey babası ise tam tersine basketbol oynamasını istemiyordu."Awalnya bapak melarang saya bermain basket.
2003'te elde ettiği en önemli başarı Barcelona'da final oynamasıdır.Kiếm Thế cũng được bình chọn là game thành công nhất năm 2009 tại Việt Nam.
Babası futbol oynamasını da başlangıçta hiç istememiş hatta Futbola karşı bir insandı.父と兄の影響でサッカーを始め、幼い時にはサッカー以外のスポーツはしなかった。
19 Temmuz 2012' tarihinde Arjantin U-20 takımında oynaması için davet gönderildi, daveti reddetti.2012年7月19日にはU-20アルゼンチン代表(英語版)から初めて招集を受けたが、それを断った。
Bu muhtemelen Çince seslemlerinde ünlü seslerin önemli rol oynamasından dolayıdır.これは中国語が母音を重視する傾向が強い影響とあると考えられる。
Kalkıştan önce bir bilim adamı Layka'yı çocuklarıyla oynaması için evine götürdü.發射前,有一位科學家會將萊卡帶回家與他的孩子們玩耍。
Eylül 2010'da Perry'nın Susam Sokağı'nın 41. sezonunun tanıtımlarında oynaması planlandı.2010年9月,派瑞预计亮相第41季的《芝麻街》。
19 Temmuz 2012' tarihinde Arjantin U-20 takımında oynaması için davet gönderildi, daveti reddetti.2012年7月19日首次獲得阿根廷U20徵召,但他拒絕入隊。
Ancak imparator, Germanus'un isyan sırasında rol oynamasından şüphelenmeye başladı.然而皇帝开始怀疑日耳曼努斯与叛军勾结。
Ama babası Santiago'nun futbol oynamasını istemez.賈奈特的繼父並不支持他打球。
7 takım arasında Paraguay'ın CONMEBOL / CCCF / NAFC Kıtalararası Play-off oynaması kurayla belirlendi.由墨西哥取得晉級至CONMEBOL / CCCF / NAFC的洲際淘汰賽。
Tarantallegra: Kişiyi ayaklarını kontrol edemeyecek hâle getirerek oynamasına sebep olan büyüdür.그러나 의리(義理)는 천하의 공물(公物; 모두가 소유하는 것)인데, 그대는 지금 윤휴에게 감히 말도 못하게 함은 무엇 때문인고.
Ronaldo'nun Barcelona'da sadece 1 sezon oynamasının nedeni yönetim ile yaşadığı kontrat problemleri oldu.호나우두는 바르셀로나에서 단 한 시즌만을 보냈는데, 이는 그의 계약 재협상에 문제가 생겼기 때문이었다.
Mirotić'in İspanya veya Karadağ için oynamasında sakınca bulunmamaktadır.מירוטיץ' מתאים לשחק עבור הנבחרות הלאומיות של ספרד או מונטנגרו.
İlk profesyonel başarısı, Aerosmith'in "Hole in My Soul" parçasına çektiği video klipte oynamasıyla oldu.הופעתו הראשונה בטלוויזיה הייתה בקליפ של להקת אירוסמית', "Hole in my Soul".
Gary Oldman filmde oynaması mümkün olmadı.בסרט משחק גם גארי אולדמן.
Hepburn'den The Lake 'te oynamasını istedi ve düşük bir ücretle anlaştılar.Той моли Хепбърн да се яви в пиесата „Езерото“, което тя се съгласява да направи с ниска заплата.
Bir çok mevkiide oynaması da büyük avantaj."Разглеждането на многоместните предикати е голям неин успех.
1959 yılında kulübün ev maçlarını burada oynaması için inşa edildi.Построен е през 1959 г. за спортни съоръжения на клуба.
İki taraf da işçi sınıfının mutlaka bu devrimsel süreçte rol oynaması gerektiğini düşünüyordu.Успоредно на това Стойче Станков се занимава с революционна дейност като деец на ВМОРО.
Daha az maç oynamasına rağmen bir önceki sezonki gibi 12 gole ulaşmayı başardı.Međutim, odigrao je dvostruko više utakmica za klub nego tijekom prijašnje sezone te je postigao 12 golova.
Rolü bir dublörün oynamasını istiyorlardı.Jednou z jeho úloh bolo hrať dvojitého agenta.
Rezerv takımların Copa del Rey'de oynaması mümkün değildir.Rezervné tímy tiež nemôžu hrať Copa del Rey, španielsky kráľovský pohár.
İlk profesyonel başarısı, Aerosmith'in "Hole in My Soul" parçasına çektiği video klipte oynamasıyla oldu.Jeho prvá veľká herecká rola bola vo videoklipe k piesni „Hole in my Soul“ od skupiny Aerosmith.
Ama babası Santiago'nun futbol oynamasını istemez.Maťo nespĺňa otcovu túžbu, aby sa venoval vo voľných chvíľach futbalu.
Bu nedenle İskoçya için oynaması o dönemde mümkün değildi.V ňom nestačilo na výber Španielska.
Mahalleye son zamanlarda çocukların oynaması için bir park yapılmıştır.V manjšem delu parka je urejeno otroško igrišče.
İkinci yılında ders notları düşmeye başlayınca takımda oynamasına izin verilmedi.Tam je v svojem zadnjem letniku zato, da ne bi bil več tako sramežljiv, pričel obiskovati učne ure igranja.
Yapımcı, rolü Brigitte Bardot'nun oynamasında ısrar ediyordu, ama Bardot rolü geri çevirdi.Tracy Draco vaidmuo pradžioje buvo pasiūlytas Brigitte Bardot, tačiau ši atsisakė.
Babası futbol oynamasını da başlangıçta hiç istememiş hatta Futbola karşı bir insandı.Nors Nelsonas nuo pat vaikystės troško žaisti futbolą, tėvai jam neišgalėjo nupirkti kamuolio.
Bu noktalardan biri üzerinde taraflardan biri oynarsa, rakibinin de diğerini oynaması beklenir.Kui see kellelgi õnnestub, siis peab järgmine mängija viskama samast kohast.
Aurora'nın oyunu sadece düşünerek ve bedeninin müdahalesi olmadan oynamasını sağlamaktı.Aurora het spel te laten spelen met alleen haar gedachten, zonder tussenkomst van haar lichaam.
Aurora'nın oyunu sadece düşünerek ve bedeninin müdahalesi olmadan oynamasını sağlamaktı.오로라가 몸의 간섭을 받지 않고 생각만으로 그 게임을 할 수 있는지를 알아보고자 하는 생각이었죠.
Aurora'nın oyunu sadece düşünerek ve bedeninin müdahalesi olmadan oynamasını sağlamaktı.Tak aby Aurora mogła grać tylko myśląc, bez udziału ciała.
Aurora'nın oyunu sadece düşünerek ve bedeninin müdahalesi olmadan oynamasını sağlamaktı.ולגרום לאורורה לשחק את המשחק פשוט על-ידי חשיבה, ללא הפרעה של הגוף שלה.
Aurora'nın oyunu sadece düşünerek ve bedeninin müdahalesi olmadan oynamasını sağlamaktı.أي أن أورورا ستمارس اللعبة ذهنيّا، فقط عبر الفكر و دون أيّ تدخّل جسدي.

İlgili Sayfalar