Ana içeriğe geç
Sözlük

oynamak ile cümle

oynamak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Çocuk bir bilgisayar oyunu oynamaktan çekildi.The boy was absorbed in playing a computer game.
Tüm erkek çocuklar beyzbol oynamaktan hoşlanır.All boys like to play baseball.
Çocuklar her zaman okuldan sonra futbol oynamak isterler.Boys always want to play football after school.
Caddede oynamak tehlikelidir.It is dangerous to play in the street.
Tenis oynamak için güzel havadan yararlandık.We took advantage of the fine weather to play tennis.
Elektrikle oynamak çok tehlikelidir.It's dangerous to fool around with electricity.
Pazar günü tenis oynamak ister misin?Would you like to play tennis on Sunday?
O tenis oynamaktan hoşlanıyor.He enjoys playing tennis.
Kart oynamak için zamanı yok.He doesn't have the time to play cards.
Bütün gün oynamaktan başka bir şey yapmaz.He does nothing but play all day.
Bütün gün oyun oynamaktan başka hiçbir şey yapmaz.He does nothing but play all day.
O, bu öğleden sonra futbol oynamak istiyor.He wants to play soccer this afternoon.
Onun oynamak için gizli bir arzusu vardır.He has a secret desire to play.
Beyzbol oynamakta çok iyidir.He's very good at playing baseball.
O, beyzbol oynamaktan zevk aldı.He enjoyed playing baseball.
Artık onların canı oynamak istemiyordu.They didn't feel like playing any more.
Onlar iskambil oynamak için masanın etrafına oturdular.They sat around the table to play cards.
Canları daha fazla oynamak istemedi.They did not feel like playing any more.
O, çocuklarla oynamaktan çok büyük zevk alıyor gibi görünüyor.She seems to take immense pleasure in playing with children.
O, Juliet rolünü oynamak için uygun.She is a natural to play the part of Juliet.
O, Juliet rolünü oynamak için biçilmiş kaftan.She is a natural to play the part of Juliet.
Anneler çocuklarını caddelerde oynamaktan korumalı.Mothers should keep their children from playing in the streets.
Okuldan sonra futbol oynamak eğlencelidir.It is fun playing football after school.
Beyzbol oynamak için; bir sopa, top ve eldivenlere ihtiyacın var.You need a bat, a ball and gloves to play baseball.
Bir arkadaş, yarın evimizde oynamak için geliyor.A friend comes to play at our house tomorrow.
Yumi tenis oynamak için parka gider.Yumi goes to the park to play tennis.
Yumi pazar günü tenis oynamaktadır.Yumi plays tennis on Sunday.
Ne kadar süredir tenis oynamaktadırlar?How long have they been playing tennis?
Japoncayı Japonya'da mahjong oynamak için öğreniyorum.I am learning Japanese to play mahjong in Japan.
Yumi tenis oynamak için parka gitti.Yumi went to the park to play tennis.
Futbol oynamaktan hoşlanırız.We like playing soccer.
Oynamak için lütfen okul bahçesine gidin.Please go to the playground to play.
Tenis oynamak eğlencelidir.Playing tennis is fun.
Oynamak için dışarıya gidiyorum. Geliyor musun?I'm going outside to play. Are you coming with?
Golf oynamak istiyorum.I would like to play golf.
Onlar birlikte oynamaktan hoşlanırlar.They enjoy playing together.
Arkadaşlarınla oynamak için favori oyunun nedir?What's your favorite game to play with friends?
Bizimle oynamak ister misiniz?Would you like to play with us?
Benim oynamak için hiç arkadaşım yok.I have no friends to play with.
Seninle bu kahrolası tahmin oyunlarını oynamaktan bıktım.I'm sick of playing these goddamn guessing games with you.
O, şah oynamak isteyip istemediğini bilmek istiyor.He would like to know whether you play shah.
O, satranç oynamak isteyip istemediğini bilmek istiyor.He would like to know whether you play chess.
O, onunla golf oynamak istedi.She wants to play golf with him.
Oynamak için favori sporun nedir?What's your favorite sport to play?
Kızım bebeklerle oynamaktan hoşlanır.My daughter likes to play with dolls.
Futbol oynamak için buraya geldim.I came here to play soccer.
Ben ve arkadaşlarımla kart oynamaktan hoşlanmadığına inanamıyorum.I can't believe that you wouldn't enjoy playing cards with me and my friends.
Ateşle oynamak tehlikelidir.It's dangerous to play with fire.
Benim on iki yaşındaki oğlum beyzbol oynamaktan hoşlanmaz.My twelve year old boy doesn't like to play baseball.
Oynamak için dışarıya çıkmadan önce lütfen işlerinizi yapın.Please do your chores before you go out to play.
Gelecek Cuma akşamı uğramak ve benimle ve arkadaşlarımla poker oynamak isteyebilirsiniz.You might want to come over and play poker with me and my friends next Friday evening.
Tom okumaktan bıktı ve dışarı çıkmak ve oynamak istedi.Tom got tired of reading and wanted to go outside and play.
Tom'un canı golf oynamak istemiyordu.Tom didn't feel like playing golf.
Tom Mary'nin babasıyla golf oynamak istiyor.Tom wants to play golf with Mary's father.
Tom Mary ile iskambil oynamaktan her zaman hoşlandığını söylüyor.Tom says that he always enjoys playing cards with Mary.
Küçük çocuk hariç hiç kimse Tango ile oyun oynamak istemedi.No one wanted to play with Tango except the little boy.
Tom'un gerçekten hoşlandığı tek şey Mary ile satranç oynamak.One thing Tom really enjoys is playing chess with Mary.
Tom Mary'nin onunla satranç oynamak istemediğini düşündü.Tom thought that Mary didn't want to play chess with him.
Ben bu oyunu oynamak için ölüyorum.I'm dying to play this game.
O, büyüyünce tenis oynamak istiyor.He wants to play tennis when he's older.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
oynamak ile cümle - Sayfa 2 - oynamak kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App