"Canım iskambil oynamak istiyor." "Benim de.""I feel like playing cards." "So do I."
Ben oynamak için dışarı çıkabilir miyim?May I go out to play?
Biz tenis oynamaktan keyif aldık.We enjoyed playing tennis.
Kazansak da kaybetsek de, adil oynamak zorundayız.We have to play fair, whether we win or lose.
Ateş etrafında oynamak tehlikelidir.It's dangerous to play around the fire.
Dışarıda oynamak için çok kalabalık.It is too dark to play outside.
Dışarıda oynamak için çok karanlık.It's too dark to play outside.
Pochi ve Moko köpek kulübesinde, ve diğer köpekler bahçede oynamaktadır.Pochi and Moko are in the kennel, and other dogs are playing in the garden.
Voleybol oynamaktan hoşlanır mısın?Do you like playing volleyball?
Oynamak için dışarı çıkabilir miyim, baba?Can I go out to play, Dad?
Basketbol oynamak ilginçtir.It is interesting to play basketball.
Kart oynamak eğlencelidir.It is fun to play cards.
İskambil oynamak kendi içinde zararlı değildir.Playing cards is not in itself harmful.
Kart oynamak popüler bir eğlencedir.Playing cards is a popular pastime.
Tom beyzbol oynamaktan hoşlanır.Tom likes to play baseball.
Tenis oynamak eğlenceli.It's fun to play tennis.
Tenis oynamak çok eğlencelidir.Playing tennis is a lot of fun.
Tenis oynamak onun hobisidir.Playing tennis is his hobby.
Tenis oynamak benim için kolay.It is easy for me to play tennis.
Tenis oynamak kolaydır.It is easy to play tennis.
Tenis ve golf oynamaktan hoşlanırım.I like playing tennis and golf.
Tenis oynamak istiyorum.I'd like to play tennis.
Oda oynamak için çok fazla küçük.The room is too small to play in.
O başka oyun oynamak için ısrar ediyor.He insists on playing another game.
Beyzbol oynamak eğlencelidir.It is fun to play baseball.
Futbol oynamak ilginçtir.It is interesting to play soccer.
Golf oynamak çok eğlenceli.Playing golf is great fun.
Bir golf oyunu oynamak istiyorum.I'd like to play a game of golf.
Bu kitabı okuduğumda oynamak için dışarı gidebilir miyim?May I go out to play when I have read this book?
Kızımızla oynamak için zaman bulabilir misin?Can you find the time to play with our daughter?
Oynamak için yalnızca bir rolün var.You have only to play a role.
Ken ve Joe tenis oynamak için parka gittiler.Ken and Joe went to the park to play tennis.
Tekrarlama, dil çalışmasında önemli bir rol oynamaktadır.Repetition plays an important role in language study.
Go oynamak tek eğlencem.Playing go is my only recreation.
Parkta oynamak eğlenceliydi.It was fun playing in the park.
Canım bugün beyzbol oynamak istemiyor.I don't feel inclined to play baseball today.
Bugün oyun oynamaktansa çalışmayı tercih ederim.I would rather study than play today.
Bu göletin yanında oynamak çocuklar için tehlikelidir.It is dangerous for children to play near this pond.
Caddede oynamak çocuklar için tehlikelidir.It is dangerous for children to play in the street.
Çocuklar oynamak için dışarı çıktılar.The children went out to play.
Tenis oynamak için iyi havadan yararlandık.We took advantage of the good weather to play tennis.
Beyzbol oynamak için parka gittik.We went to the park to play baseball.
Çok iyi olmasam bile tenis oynamaktan hoşlanırım.I like playing tennis, though I'm not very good at it.
Benim hobim golf oynamaktır.My hobby is playing golf.
Bir gün seninle tenis oynamak istiyorum.I'd like to play tennis with you some day.
Ben kart oynamak istiyorum.I want to play cards.
Judy ile tenis oynamak istiyorum.I want to play tennis with Judy.
Tenis oynamaktan daha iyi yemek pişirebilirim.I can cook better than I can play tennis.
Tenis oynamak için parka gittim.I went to the park to play tennis.
Erkek kardeşimle oynamak istiyorum.I would play tricks on my brother.
Geçen gün beyzbol oynamak için parka gittim.I went to the park to play baseball the other day.
Ben oyun oynamaktan bıkıyorum.I am tired from playing.
Oynamak için parka gittim.I went to the park to play.
Akşam yemeğinden sonra şogi oynamak bizim için iyi bir düşünce.It is a good idea for us to play shogi after dinner.
Bizimle futbol oynamak ister misin?Would you like to play soccer with us?
Biz futbol oynamaktan zevk aldık.We enjoyed playing football.
Biz oynamak için parka gittik.We went to the park to play.
Yarın golf oynamak için bir rezervasyon yaptırmak istiyorum.I'd like to make a reservation to play golf tomorrow.
Küçük kızlar bebeklerle oynamaktan hoşlanırlar.Little girls like playing with dolls.
Bir köpek yavrusu ile oynamak çok eğlenceli.It is great fun to play with a puppy.