Peki sen de " Bıçak Şarkısı Oyunu"nu oynamak ister misin?(FineBros) Do you want to play "The Knife Game Song"?
Şimdi kalkarsan, oynamak için bir saatimiz olacak!If you wake up now, we have one hour to play around!
"20'li yaşlarımda sevgililik sandalye kapmaca oynamak gibiydi."Dating in my 20s was like musical chairs.
Ho-Ma oynamak zorunda kalmazsın !You don't have to Ho-Ma again.
Jonglörlük çok keyifli olabilr. hünerle oynamak ve alanla oynamak, ritimle oynamak.Now, juggling can be a lot of fun; play with skill and play with space, play with rhythm.
Şimdi size soruyorum, oyunu oynamak ister miydiniz?So my question to you is, would you want to play this game?
Ekonomik olarak bu oyunu oynamak mantıklı mı?Just economically, does it makes sense for you to actually play this game?
Bu oyunu oynamak ister miydiniz?Would you want to play this game?
Bu oyunu oynamak istemezdiniz.You would not want to play this game.
Birinci seçimdeki yeşil bilyeyi geri koyabilseydiniz oyunu oynamak ister miydiniz? -Would you want to play this game If you could replace the green marble the first pick
Oyun böyle olsa oynamak ister miydiniz?Would you want to play the game in that scenario?
M24 Chaffee ile oynamaktan zevk alıyorsanız, T21"i seveceğinizden emin olabilirsiniz.You can be sure that if you like to play the M24 Chaffee you will definitely like the T21.
Her sabah dostumla oynamak için erken kalkarım !I come here every morning to play with my buddy.
Tek arzum köyümde huzur içinde yaşayıp Hoiwai ile oynamak !I just want to stay at my village and play with Hoiwai at sea.
Futbol oynamak onun en büyük hobisiydi.Playing football was his biggest hobby.
Kuzular ve atlarla oynamak için bir çiftliğe giderdim.I went to a farm to play with sheep and horses.
Hayvanlar oyun oynamaktan hoşlanabilir. fakat izlemeyi sevmiyorlar.Animals might love to play, but they don't love to watch.
Kraliçe davetiye kroket oynamak. 'An invitation from the Queen to play croquet.'
Düşesi kroket oynamak için bir davet.An invitation for the Duchess to play croquet.'
'Ne gibi' Kedi dedi. 'Kraliçe-kroket oynamak gün?'Call it what you like,' said the Cat.
Bunlar, maymunun aletle oynamak için kullandığı yüzeyler.These are the surfaces the monkey is using to manipulate the tool.
Ve görünmezlik anlayışıyla oynamak çok ilgimizi çekti.And we were quite intrigued with playing with the notion of invisibility.
Şimdi Ayşe geri gelir ve, topu ile oynamak ister.And when she leaves the room
İşte ateşle oynamak.So, playing with fire.
Oynamak sadece bir süreç değildir.Now play is not simply a process.
Oynamak, insanların uğraşları içinde belirsizliğin sevildiği sayılı uğraşlardan biridir.Play is one of the only human endeavors where uncertainty is actually celebrated.
Bunun anlamı, oynamak için oynadığımızdır.What that means is that we play to play.
Oynamak zaten ödüldür.Play is its own reward.
Çünkü onlar oynamakta uzmanlar.Because they're experts in play.
Çok fazla oyun oynamak yok.Don't play too many games.
Hoş geldiniz, baylar! Gel müzisyenler, oynamak.You are welcome, gentlemen!--Come, musicians, play.
'Bu kanlı bıçak imparatorluğun oynamak vereyim benim aşırı ve bana Twixt; bu hakemlik'Twixt my extremes and me this bloody knife Shall play the empire; arbitrating that
O, oynamak, bana yaşamak olacak 'Kalp kolay.'O, an you will have me live, play 'Heart's ease.'
Başka birini oynamaktan, başkasının duygularını taklit etmekten utanıyordum.I was ashamed to impersonate someone else, to play another's emotions.
Sinir sisteminin işleviyle oynamak için yapılan girişimlerin geçmişi uzun ve meşhurdur.The history of attempts to tinker with the function of the nervous system is long and illustrious.
Prisoner of Power ve Operation Bagration oynamak istiyorum.Prisoner of Power and Operation Bagration.
Ne oynamak istersin?How do you want to gamble?
Kimisi çalışmak için, kimisi oyun oynamak için, kimisi birşeyler biriktirmek için kullanıyordu.But some were for working, some were for playing, some were for guys to collect their things.
Bir oyun oynamak ister misiniz?Do you want to play a game?
Oynamak istemiyor musun ?You do not want to play?
"Gerçek Evkadınları" şovunda oynamak için uygun olabilirler.They might be eligible to be on "Real Housewives," the TV show.
Bu cümleyi söylemek istiyordun bu yüzden bu oyunu oynamak istedin, dogru mu?You wanted to say those words so badly, that's why you asked to play this game, right?!
Kendim oynamak için mi kazandım sandın?Do you think I won this so I could play with it?
Kağıt Dünyası'nda oynamak ilginçtir.Paper world is interesting to play with.
Ben tic-tac-toe oyununu oynamak için bir program yazdım.And none of us know how to read and write code!I wrote a program that played Tic-Tac-Toe.
Ben burada farklı dinamiklerle oynamak istiyorum.I want to play out here as different dynamics.
Oyun oynamak için çok güzel bir bahçeniz ve göletiniz var.You've got a cool garden to play in and a pond.
aşağıya sahile gittiler birgün oynamak için♫ They went down to the beach one day to play ♫
"Gemiler var gidin; Sen oynamak için hast bu Leviathan orada "Mezmurlar."There go the ships; there is that Leviathan whom thou hast made to play therein." --PSALMS.
Remi oynamak ister misiniz?Do you like to play rummy?
Bazı tablo veya elektronik tablo ile oynamak zorunda değilsiniz tür deneysel numarası almak.You don't have to play with some table or spreadsheet to kind of experimentally get the number.
Bazılarınız "Bu, oyun oynamak için çok fazla bir zaman " diye düşünebilir.Some of you might be thinking, "That's a lot of time to spend playing games.
Haftada 3 milyar saat oyun oynamak dünyanın acil problemlerini çözmek için neredeyse yetersizdir.Three billion hours a week is not nearly enough game play to solve the world's most urgent problems.
Bunun nedeni, başkası ile oynamak için daha fazla güven kazanmasıdır.And the reason is, it takes a lot of trust to play a game with someone.
Böylece, birlikte oyun oynamak, bağ, güven ve işbirliğini doğuruyor.And so, playing a game together actually builds up bonds and trust and cooperation.
Bununla oynamak için aldığımı mı düşünüyorsun?Would I have gotten it so I could play with it?
Adam, ben sadece basketbol oynamak istiyorum.Man, I just want to play basketball.
Biz oynamak değildir.We are not playing around.
Böyle oynamak çok eğlenceli aynı zamanda.It's just so much fun playing around with it, too.
Dizide oynamak istemiyorum.I don't wanna do the sitcom.