Ana içeriğe geç
Sözlük

oynama ile cümle

oynama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'la tenis oynamaktan hoşlanacağımı sanmıyorum.I don't think I'd enjoy playing tennis with Tom.
Tom bizimle poker oynamak istediğini söyledi.Tom said he wanted to play poker with us.
Tom bizimle hiç poker oynamadı.Tom has never played poker with us.
Tom'a yolda oynamamasını söyledim.I told Tom not to play in the road.
Tom bizimle poker oynamayı reddetti.Tom refused to play poker with us.
Kibritlerle oynamamalısın.You shouldn't play with matches.
Tom'un tenis oynayıp oynamadığını merak ediyorum.I wonder if Tom plays tennis.
Seninle oyun oynamayacağım.I won't play games with you.
Onun üzerine bahis oynamazdım.I wouldn't bet on it.
Ben iskambil oynamaktan nefret ediyorum.I hate playing cards.
Seninle oyun oynamak için vaktim yok.I don't have time to play games with you.
Kediyle oynamayı bırak. Gitmek zorundayız.Stop playing with the cat. We have to go.
Tom'la tenis oynamayı gerçekten sabırsızlıkla bekliyorum.I'm really looking forward to playing tennis with Tom.
Yüzmeyi ve futbol oynamayı severim.I like swimming and playing football.
Tuvalette gizlenerek oyun oynamayı durdurabilir misin?Can you stop hiding in the toilet to play games?
Kumar oynamayı bırakmak zorundasın.You must stop gambling.
Şu anda kendimi tenis oynamaya hazır hissetmiyorum.I don't feel up to playing tennis right now.
Tenis oynamayı yüzmekten daha çok severim.I love playing tennis more than swimming.
Japonlar dünya barışını teşvik etmede önemli bir rol oynamaktadır.Japanese plays an important role in promoting world peace.
Kurallara göre oynamalıyız.We should play by the rules.
Çocuklar Lego ile oynamayı seviyor.Children love playing with Lego.
Tom bilgisayar oyunları oynamayı seviyor.Tom enjoys playing computer games.
Sen ve arkadaşların bizimle basketbol oynamak ister misiniz?Would you and your friends like to play basketball with us?
Tom, Mary'ye John'ın ttenis oynamayı sevmediğini söyledi.Tom told Mary that John doesn't like to play tennis.
Tom ve Mary bu hafta birlikte tenis oynamayacak.Tom and Mary won't play tennis together this week.
Tom ve Mary'nin ikisi de basketbol oynamaktan hoşlanırlar.Tom and Mary both enjoy playing basketball.
Hem Tom hem de Mary basketbol oynamaktan hoşlanıyorlar.Tom and Mary both enjoy playing basketball.
Hem Tom hem de onun karısı satranç oynamaktan zevk alırlar.Tom and his wife both enjoy playing chess.
Tom'la tenis oynamaktan zevk alırdım.I used to enjoy playing tennis with Tom.
Tom ve ben ikimizde golf oynamayı severiz.Tom and I both like to play golf.
Hem Tom hem de ben golf oynamayı severiz.Tom and I both like to play golf.
Tom satranç oynamada iyiydi.Tom was good at playing chess.
Tom karda oynamayı seviyordu.Tom liked to play in the snow.
Tom oyun oynamak istediğini söyledi.Tom said he wanted to play.
Tom asla bizim oynamamıza izin vermez.Tom never lets us play.
Tom oynamaya geldi.Tom came to play.
Aptalı oynama. Neden söz ettiğimizi çok iyi biliyorsun.Don't play dumb. You know very well what we're talking about.
Tom bankta oturdu, çocukların oynamasını izledi.Tom sat on the bench, watching the children play.
Satranç oynamayı sana öğreteceğim.I'll teach you how to play chess.
Tom çocukların oynamasını izledi.Tom watched the children play.
Tom bütün gün oynamaktan başka bir şey yapmaz.Tom does nothing but play all day.
Yıllarca tenis oynamadım.I haven't played tennis in years.
Beyzbol oynamak onu izlemekten daha eğlencelidir.It's more fun to play baseball than to watch it.
Seninle oynamak istemiyorum!I don't want to play with you!
Seninle oynamak istemiyorum! Sen benim arkadaşım değilsin!I don't want to play with you! You're not my friend!
Sabah, oynamak için fazla erken değil mi?Is it too early in the morning to be playing?
Bilgisayar oyunları oynamayı sever misin?Do you like playing computer games?
O futbol oynamaz.He doesn't play soccer.
O, tenis oynamayı sever.He likes to play tennis.
En son Pokemon oyununu oynamak için bir Nintendo DS'ye ihtiyacın var.You need a Nintendo DS to play the latest Pokemon game.
Tom mahjonk oynamayı bilmeyi diliyor.Tom wishes that he knew how to play mahjong.
Tom mahjonk oynamayı biliyor.Tom knows how to play mahjong.
Tom poker oynamayı biliyor.Tom knows how to play poker.
Yarın iskambil oynamak ya da oyun izlemek ister misin?Do you want to play cards and watch the game tomorrow?
Kör bir adam iskambil oynamamalı.A blind man shouldn't play cards.
Çocuklar kendilerinin kurduğu yeni ağaç evlerinde oynamayı severler.The children love playing in their new tree house, which they built themselves.
Hava karardıktan sonra ormanda oynamayın.Don't play in the forest after dark.
Kedi bahçede oynamayı sever.The cat loves playing in the garden.
Oynamayı durdurmalısın.You should stop playing.
Kedi bahçede oynamaktan hoşlanıyor.The cat likes to play in the garden.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod