Ana içeriğe geç
Sözlük

oynama ile cümle

oynama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
2009 yılından itibaren Cougar Town adlı yeni bir komedi dizisinde oynamaktadır.Von 2009 bis 2015 spielte er eine Hauptrolle in der Comedy-Serie Cougar Town.
Şimdi ise Melissa and Joey'da oynamaktadır.Außerdem war er noch in The Mentalist und Melissa & Joey zu sehen.
Futbol oynamayı sever.Zudem sehe er gerne Fußballspiele.
Takım maçlarını Bradley Center'da oynamaktadır.Die Mustangs trugen ihre Heimspiele im Bradley Center aus.
Siegfried’e bir oyun oynamaya karar verirler.Da bringt er auch Siegmund ins Spiel.
Günümüzde de ayakkabı yapımında moda önemli rol oynamaktadır.Auch bei normgerechten Sicherheitsschuhen ist die Mode ein wichtiger Faktor geworden.
Mahallenin ekonomisinde tarım büyük rol oynamaktadır.In den ländlichen Gebieten der Stadt spielt der Pferdesport eine große Rolle.
Daha fazla maç oynamayı istediğim bir kulübe geldim.Anschließend kehrte für eine weitere Spielzeit nach Gostivar zurück.
Peter Svidler satranç oynamasını altı yaşında iken öğrendi.Arthur Bisguier erlernte das Schachspiel im Alter von fünf Jahren.
Bu sahnede Moreau misafir oyuncudur ve kendini oynamaktadır (cameo rol).Til Schweiger hat einen Cameo-Auftritt und spielt sich – selbstironisch – selbst.
Halen o takımda oynamaktadır.Er blieb auch in den folgenden Spielen im Team.
Yani 1. level'dan değil, çok daha yüksek bir level'dan başlayacağız oynamaya.Das Level 1 soll mit hoher Teamdynamik begonnen werden.
2004 yılında konferans finalini oynamayı başarmıştır.Er erreichte mit ihnen die Conference Finals 2004.
Şu an Jablonec'da oynamaktadır.Sie spielen bis heute in Havanna.
İnflamasyon kanamada rol oynamaz.Sie spielen für die Atmung keine Rolle.
Rusça ve İngilizce eğitim ve iletişimde ikinci ya da üçüncü dil olarak önemli rol oynamaktadır.Englisch spielt wie in ganz Indien eine wichtige Rolle als Verkehrs- und Bildungssprache.
Oyuncu savunma'nın solunda oynamaktadır.Van Aanholt spielt auf der Position des linken Verteidigers.
Fakat A takımda oynama şansı bulamadı.Allerdings bekam er in diesem Spiel keine Einsatzchance.
Stoke City takımında oynamaktadır.Ein weiterer internationaler Partner fungiert Stoke City.
Ayrıca Bulgaristan millî basketbol takımında oynamaktadır.Voulgaris wettet zudem professionell auf NBA-Basketballspiele.
Yuen, Golf oynamaktan hoşlanır.In seiner Freizeit spielt Jeggo gerne Golf.
Burada üç buçuk sezon sıkça oynama fırsatı buldu.Hier kam er eineinhalb Spielzeiten regelmäßig zum Einsatz.
Ligue 1 ekiplerinden Olympique Lyonnais'de oynamaktadır.Der Offensivspieler steht bei Olympique Lyon in der Ligue 1 unter Vertrag.
Skills, takımda Lucas'ın pozisyonunda oynamaya başlar.Skills erhält Lucas’ Platz im Team der „Ravens“.
En sevdiği şey bebekleriyle evcilik oynamak.Zu seinen liebsten Beschäftigungen zählt das Spielen böser Streiche.
Albümün çıkış şarkısı ise "Benimle Oynama" isimli parçadır.Diese Art des Let’s Plays nennt man Let’s Play Together („Lasst uns zusammen spielen“).
DSC Arminia Bielefeld takımında oynamaktadır.Hier spielt der DSC Arminia Bielefeld.
Halen bu takımda oynamaktadır.Er spielt bis heute für dieses Team.
Mahzun anneye düğününde oynamak kısmet omadı.Der Goldene Bär ging an Tuyas Hochzeit.
Bu statta B36 Torshavn ve Havnar Bóltfelag takımları oynamaktadır.Aufsteiger waren B36 Tórshavn und HB Tórshavn.
Küçükken okulda futbol oynamayı severmiş ve arkadaşları ona "Odacchi" lakabını takmış.Stattdessen gefiel ihm der Fußball und er spielte in der Jugend von Real Oviedo.
Filmde Damon, Julia Stiles, Alicia Vikander, Tommy Lee Jones ve Vincent Cassel oynamaktadır.An seiner Seite sind Julia Stiles, Alicia Vikander, Vincent Cassel und Tommy Lee Jones zu sehen.
2011 yılında Beni Affet dizisinde oynamaya başlamıştır.Im Jahr 2011 trat er in der Komödie Mein Stammbaum auf.
Liga de Fútbol Profesional Boliviano ekiplerinden Oriente Petrolero'da oynamaktadır.Sein aktueller Klub ist Oriente Petrolero in der Liga de Fútbol Profesional Boliviano.
Bütün yaptığı oyun oynamak" Hepsi birbirinin aynı.Die Aktionen stehen unter dem Motto „Alle sind gleich – jeder ist wichtig“.
Shaquille O'Neal oynamadı.Shaquille O’Neal machte seine Stunts selbst.
Rallo Tubbs - Rallo kickball oynamayı ve ekstra şekerli gevrekleri sever.Lotte – Lotte tanzt gerne Hip-Hop, Freestyle und nimmt Ballettunterricht.
Halen Eredivisie takımlarından Heracles Almelo'da oynamaktadır.Aktuell ist er bei Heracles Almelo tätig.
Yusuf onlara bir oyun oynamaya karar verdi.Wir wünschen ihn einverstanden, eine Partie zu spielen.
Oynayan oynamayan bütün arkadaşlar kendilerini hazır tutmaya çalışıyor.Spieler, die ihren Tipp nicht erfüllen konnten, bleiben stehen.
2006 yılında İsviçre millî futbol takımında oynamaya başlamıştır.Seit 2006 spielt er in der Schweizer Männer-Handballnationalmannschaft.
CSM Târgu Mureș'te oynamaktadır.Auf der CD Wenn die Musi spielt.
1. FC Köln'de oynamaktadır.Er spielt beim 1. FC Köln.
Genellikle defansın solunda oynamaktadır.Sie spielt meist auf Linksaußen.
Bu tür oyuncular bazen oynamayarak toparlanır.Dort spielen sie oft mit nicht organisierten Spielern zusammen.
Liga de Fútbol Profesional Boliviano ekiplerinden Club Bolívar'da oynamaktadır.Der bolivianische Fußballverein Club Bolívar ist dort beheimatet.
Sezon boyunca sakatlığı nedeniyle 23 kez oynama şansı bularak 2 gol atabildi.Hier konnte er aufgrund von Verletzungen nur 22 Spiele in zwei Jahren bestreiten.
2001 yılından beri millî takımda oynamaktadır.Seit 2001 spielt sie in der Nationalmannschaft.
Oyun kurucudan tek farkı sayı üretmeye yönelik oynamasıdır.Daher ist es ausreichend, die Punktezahl von nur einem Spieler zu ermitteln.
Orada oynamak çok daha rahat ve keyif verici.Sie waren damit deutlich bequemer und angenehmer zu tragen.
Nanoteknoloji futbol ve beyzbol gibi sporlarda da rol oynamaktadır.Diese können sich wie im Baseball geographisch überschneiden.
Şu anda Keçiörengücü'nde oynamaktadır.Aktuell spielt er beim SKU Amstetten.
Türkiye 1. Lig ekiplerinden Adana Demirspor'da oynamaktadır.Danach spielte er in der Türkei für die Zweitmannschaft von Adana Demirspor.
Yine National First Division liginde oynamaya devam etti.Der Verein spielt in der National First Division.
Bu maçtan sonra iki takım arasında takımlar 5 yıl süre ile aynı ligde oynamama cezası aldı.Fünf Tage später trafen sich beide Mannschaften zum Entscheidungsspiel am selben Platz.
İlk kez ITF Circuit'te oynamaya hak kazandı.Sie spielte bislang hauptsächlich auf dem ITF Junior Circuit.
Oyun oynamayı sevmektedir, herkese iyi davranır ve daima mutludur.Er gilt als hilfsbereit, ist immerzu gut gelaunt und für jeden Spaß zu haben.
Siz beni yenmediniz çünkü: ben sizinle daha oynamadım.Der Grund, warum ich gegangen bin, ist, dass ich nicht mehr spielen wollte.
Şu anda da bu kulüpte oynamaktadır.Er ist aktuell an diesen Klub verliehen.
Timur satranç oynamayı çok severdi.In seiner Freizeit spielte er gerne Schach.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod