"Canım iskambil oynamak istiyor." "Benim de.""I feel like playing cards." "So do I."
Zengin doğasında oynamamalısın.You should not play on his generous nature.
Kozunu oynama zamanın geldi.The time has come for you to play your trump card.
Ben oynamak için dışarı çıkabilir miyim?May I go out to play?
Deniz kenarı, çocukların oynamaları için ideal bir noktadır.The seaside is an ideal spot for the children to play.
Biz tenis oynamaktan keyif aldık.We enjoyed playing tennis.
Kazansak da kaybetsek de, adil oynamak zorundayız.We have to play fair, whether we win or lose.
Ateş etrafında oynamak tehlikelidir.It's dangerous to play around the fire.
O eve gelir gelmez bir bilgisayar oyunu oynamaya başladı.As soon as he got home, he began to play a computer game.
Yağmur beyzbol oynamamızı engelledi.The rain prevented us from playing baseball.
Yağmur dışarıda tenis oynamamızı engelledi.The rain prevented us from playing tennis outside.
Yağmur, çocukların okul bahçesinde beyzbol oynamalarına engel oldu.The rain prevented the boys from playing baseball on the playground.
Hava açıldığında çocuklar tekrar beyzbol oynamaya başladı.When the weather had cleared, the children began to play baseball again.
Genelde çocuklar açık havada oynamayı sever.Generally speaking, children like to play outdoors.
Dışarıda oynamak için çok kalabalık.It is too dark to play outside.
Dışarıda oynamak için çok karanlık.It's too dark to play outside.
Lucy tenis oynamayı seviyor.Lucy likes playing tennis.
Lucy tenis oynamayı sever.Lucy likes playing tennis.
İsterseniz, ben size satranç oynamayı öğretirim.If you like, I will teach you to play chess.
Selam, Fred. Perşembe günü badminton oynamaya ne dersin?Hi, Fred, how about badminton on Thursday?
Mike basketbol oynamayı seviyor.Mike likes to play basketball.
Neredeyse bütün Japon erkekleri beyzbol oynamayı sever.Almost all Japanese boys like to play baseball.
Pochi ve Moko köpek kulübesinde, ve diğer köpekler bahçede oynamaktadır.Pochi and Moko are in the kennel, and other dogs are playing in the garden.
Video oyunu oynamayı seven bir kızla evlenmek istiyorum.I'd like to marry a girl who likes to play video games.
Voleybol oynamaktan hoşlanır mısın?Do you like playing volleyball?
Oynamak için dışarı çıkabilir miyim, baba?Can I go out to play, Dad?
Basketbol oynamak ilginçtir.It is interesting to play basketball.
Nancy tenis oynamaz.Nancy doesn't play tennis.
Kart oynamak eğlencelidir.It is fun to play cards.
İskambil oynamaya ne dersin?What do you say to playing cards?
İskambil oynamak kendi içinde zararlı değildir.Playing cards is not in itself harmful.
Kart oynamak popüler bir eğlencedir.Playing cards is a popular pastime.
Tom beyzbol oynamaktan hoşlanır.Tom likes to play baseball.
Oyunda hiçbir takım iyi oynamadı.Neither team played well in the game.
Tenis oynamak eğlenceli.It's fun to play tennis.
Tenis oynamayalım.Let's not play tennis.
Tenis oynamak çok eğlencelidir.Playing tennis is a lot of fun.
Tenis oynamak onun hobisidir.Playing tennis is his hobby.
Tenis oynamak benim için kolay.It is easy for me to play tennis.
Tenis oynamak kolaydır.It is easy to play tennis.
Tenis oynamaya ne dersin?How about playing tennis?
Ben tenis oynamayı seviyorum.I like to play tennis.
Tenis oynamaya düşkün değil misin?Aren't you fond of playing tennis?
Tenis ve golf oynamaktan hoşlanırım.I like playing tennis and golf.
Tenis oynamak istiyorum.I'd like to play tennis.
Satranç oynamaya gelince, o hepsinden iyidir.When it comes to playing chess, he is second to none.
Sana satranç oynamayı öğreteceğim.I will teach you to play chess.
Ben sana santranç oynamayı öğreteceğim.I will teach you to play chess.
Oda oynamak için çok fazla küçük.The room is too small to play in.
Bu odada top oynama.Don't play ball in this room.
O başka oyun oynamak için ısrar ediyor.He insists on playing another game.
Bu tuşla oynama!Don't play with that key!
O silahla oynama, o bir oyuncak değil.Don't play with that gun. It's not a toy.
Yangın çocukların kibritlerle oynamasından kaynaklandı.The fire was brought about by children's playing with matches.
Beyzbol oynamak eğlencelidir.It is fun to play baseball.
Jane tenis oynamadı, değil mi?Jane didn't play tennis, did she?
Futbol oynamak ilginçtir.It is interesting to play soccer.
Golf oynamak çok eğlenceli.Playing golf is great fun.
Ben golf oynamayı severim.I like to play golf.
Bir golf oyunu oynamak istiyorum.I'd like to play a game of golf.