Ana içeriğe geç
Sözlük

oynak ile cümle

oynak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
59
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Aslında o oynak bir kadın.Actually she is a loose woman.
O oynak eklemli.She's double-jointed.
Oynak eklemliyim.I'm double-jointed.
Onun oynak alayı onu harekete geçirdi.Her playful teasing galvanized him into action.
Bu keçiler oynak.These goats are playful.
Tom oynak eklemli.Tom is double-jointed.
Onun, kız kardeşiyle çok oynak bir ilişkisi vardı.She had a very volatile relationship with her sister.
Şu anki jeopolitik durum çok oynaktır.The current geopolitical situation is very volatile.
Kendimi biraz oynak hissediyorum.I'm feeling a little frisky.
Uluslararası ilişkilerdeki oynaklık petrol fiyatlarını yukarıda tutuyor.Volatile international relations are keeping oil prices high.
Sami, Leyla'yı hayli oynak bir kişi olarak tanımladı.Sami described Layla as a someone who was highly volatile.
Şarlatanlık yönü ağır basar, daha hoppa ve oynaktır.Every level is harder to play with more turns, and jumps.
1936'da Francis Crick "oynaklık hipotezi"ni (wobble hypothesis) önererek buna bir açıklama getirdi.In 1966, Francis Crick proposed the Wobble Hypothesis to account for this.
Mayın ince zeytin yeşili renkli çelik bir kutu ve geniş oynak baskı tapası oluşmaktadır.The mine has a thin olive green painted steel case, with a large hinged pressure plate.
Korktuğu başına geldi, piyasadaki fiyat oynaklığından etkilendi? "This was what he feared! He is susceptible to the volatility of the market prices."
Alım veya satım yapan pek çok kişinin olması, hisse senedinin fiyat oynaklığını azaltıyor.That they're actually reducing the volatility of the stock price.
Bir hareket kaynağı, yataktaki boşluklar veya "oynaklık" dır.One source of motion is gaps or "play" in the bearing.
Örneğin: 10mm çapında bir mil ve 12mm çapında delik 2mm oynaklığa sahiptir.For example, a 10 mm shaft in a 12 mm hole has 2 mm play.
İzin verilen oynaklık, kullanıma bağlı olarak büyük ölçüde değişir.Allowable play varies greatly depending on the use.
“Oynak”, yaylılar dörtlüsü için.“A pesar de todo”, para cuarteto de cuerdas.
Basilieos ordularını çok iyi idare ederek ordunun üstün oynaklığını başarılı şekilde kullanmıştı.Он, как и перед наступлением под Белгородом, отлично справлялся с управлением армией.
Ama su gibi oynaksın, Üstün olmayacaksın artık.«Ты бушевал, как вода и не будешь преимуществовать.
Bu konuda en değişken tRNA, oynak pozisyonunda inosin (I) bulunduran tRNA'lardır.Еще хуже те правители, которых народ боится, и хуже всех те, которых народ презирает».
“Oynak”, yaylılar dörtlüsü için.Escreveu o Movimento de Quarteto, para quarteto de cordas.
Şarlatanlık yönü ağır basar, daha hoppa ve oynaktır.Alguns jogos colocam maior ênfase no salto, escalada e até mesmo em nadar.
Laplace, oldukça oynak fikirli davranışlarda bulunuyordu.Tego typu zachowań obawiał się właśnie Logan.
“Oynak”, yaylılar dörtlüsü için.«Стрільці», драма на 4 дії.
Volatilite kelimesinin sözlük anlamı oynaklıktır.Sfârșitul "tragic" al Euridicei este de fapt în asentimentul tuturor.
Laplace, oldukça oynak fikirli davranışlarda bulunuyordu.Ismert, hogy Carnap az induktív módszeren dolgozott sokat.
Oynak yerlerde incelerek hareketi kolaylaştırır.Dengan memainkannya suasana akan terlihat lebih akrab.
1936'da Francis Crick "oynaklık hipotezi"ni (wobble hypothesis) önererek buna bir açıklama getirdi.1966年、フランシス・クリックはこの問題を説明するために、ゆらぎ仮説(英: Wobble hypothesis)を提唱した。
Bu konuda en değişken tRNA, oynak pozisyonunda inosin (I) bulunduran tRNA'lardır.棗に任務を言い渡す役目を担っているようで、棗が最も恐れている人物。
Laplace, oldukça oynak fikirli davranışlarda bulunuyordu.リーナスは、すばらしい活動を行っているようです。
“Oynak”, yaylılar dörtlüsü için.』即示普賢道場,為說四安樂行。
Oynak baz çiftleri genetik kodun doğru çevirisi için esastır.Jie naudoja atvirkštinę transkriptazę savo genų kopijoms gaminti.
Laplace, oldukça oynak fikirli davranışlarda bulunuyordu.Laplace uskus rangelt põhjuslikku determinismi.
Alım veya satım yapan pek çok kişinin olması, hisse senedinin fiyat oynaklığını azaltıyor.그것들은 실제로 주가의 변동을 줄이고 있습니다.
Alım veya satım yapan pek çok kişinin olması, hisse senedinin fiyat oynaklığını azaltıyor.Vlastně snižují nestálost ceny akcie.
Alım veya satım yapan pek çok kişinin olması, hisse senedinin fiyat oynaklığını azaltıyor.少なくしています。 別の考え方をすると
Düşünürseniz, bu işlemler aslında hisse senedinin fiyat oynaklığını, yani volatilitesini azaltıyor,억제하고 있는 것입니다.
Düşünürseniz, bu işlemler aslında hisse senedinin fiyat oynaklığını, yani volatilitesini azaltıyor,それは、誰にとっても良い事です。
Su gibi dökülüyorum, Bütün kemiklerim oynaklarından çıkıyor; Yüreğim balmumu gibi içimde eriyor.avaavat kitansa minua vastaan, niinkuin raatelevat, kiljuvat leijonat.
Su gibi dökülüyorum, Bütün kemiklerim oynaklarından çıkıyor; Yüreğim balmumu gibi içimde eriyor.De spiler op sin munn imot mig som en sønderrivende og brølende løve.
Su gibi dökülüyorum, Bütün kemiklerim oynaklarından çıkıyor; Yüreğim balmumu gibi içimde eriyor.Feltátották rám szájokat, mint a ragadozó és ordító oroszlán.
Su gibi dökülüyorum, Bütün kemiklerim oynaklarından çıkıyor; Yüreğim balmumu gibi içimde eriyor.Kakor voda se razlivam in vse kosti moje se razklepajo; srce moje je podobno vosku, taja se v osrčju mojem.
Su gibi dökülüyorum, Bütün kemiklerim oynaklarından çıkıyor; Yüreğim balmumu gibi içimde eriyor.나는 물같이 쏟아졌으며 내 모든 뼈는 어그러졌으며 내 마음은 촛밀 같아서 내 속에서 녹았으며
Su gibi dökülüyorum, Bütün kemiklerim oynaklarından çıkıyor; Yüreğim balmumu gibi içimde eriyor.Otvárajú na mňa svoje ústa jako lev, trhajúci a revúci.
Su gibi dökülüyorum, Bütün kemiklerim oynaklarından çıkıyor; Yüreğim balmumu gibi içimde eriyor.Otvírají na mne ústa svá, jako lev rozsapávající a řvoucí.
Su gibi dökülüyorum, Bütün kemiklerim oynaklarından çıkıyor; Yüreğim balmumu gibi içimde eriyor.Otworzyły na mię gębę swą jako lew szarpający i ryczący.
Su gibi dökülüyorum, Bütün kemiklerim oynaklarından çıkıyor; Yüreğim balmumu gibi içimde eriyor.Såsom glupande och rytande lejon spärrar man upp gapet mot mig.
Su gibi dökülüyorum, Bütün kemiklerim oynaklarından çıkıyor; Yüreğim balmumu gibi içimde eriyor.Spalancano contro di me la loro bocca come leone che sbrana e ruggisce
Su gibi dökülüyorum, Bütün kemiklerim oynaklarından çıkıyor; Yüreğim balmumu gibi içimde eriyor.Tenagaku habis seperti air yang tumpah, semua tulangku terlepas dari sendinya, hatiku meleleh seperti lilin
Su gibi dökülüyorum, Bütün kemiklerim oynaklarından çıkıyor; Yüreğim balmumu gibi içimde eriyor.Tôi bị đổ ra như nước , Các xương_cốt tôi đều rời_rã ; Trái_tim tôi như sáp , Tan ra trong mình tôi .
Su gibi dökülüyorum, Bütün kemiklerim oynaklarından çıkıyor; Yüreğim balmumu gibi içimde eriyor.Tôi bị đổ ra như nước, Các xương cốt tôi đều rời rã; Trái tim tôi như sáp, Tan ra trong mình tôi.
Su gibi dökülüyorum, Bütün kemiklerim oynaklarından çıkıyor; Yüreğim balmumu gibi içimde eriyor.Zij brullen tegen mij, met wijd geopende bekken. Het lijken verscheurende, brullende leeuwen.
Su gibi dökülüyorum, Bütün kemiklerim oynaklarından çıkıyor; Yüreğim balmumu gibi içimde eriyor.כמים נשפכתי והתפרדו כל עצמותי היה לבי כדונג נמס בתוך מעי׃
Su gibi dökülüyorum, Bütün kemiklerim oynaklarından çıkıyor; Yüreğim balmumu gibi içimde eriyor.‎كالماء انسكبت. انفصلت كل عظامي. صار قلبي كالشمع. قد ذاب في‏ وسط امعائي‎.
Su gibi dökülüyorum, Bütün kemiklerim oynaklarından çıkıyor; Yüreğim balmumu gibi içimde eriyor.我 如 水 被 倒 出 來 . 我 的 骨 頭 都 脫 了 節 . 我 心 在 我 裡 面 如 蠟 鎔 化
Su gibi dökülüyorum, Bütün kemiklerim oynaklarından çıkıyor; Yüreğim balmumu gibi içimde eriyor.我 如水 被 倒出 來 . 我 的 骨頭 都 脫了節 . 我心 在 我 裡面 如 蠟鎔化
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod