Ana içeriğe geç
Sözlük

oyna ile cümle

oyna kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Beyzbol oynamayı severim.I like playing baseball.
Ben oyun oynamaktan bıkıyorum.I am tired from playing.
Oynamak için parka gittim.I went to the park to play.
Bana oyun oynamaya çalışmanızın faydası yok.It is no use trying to play a trick on me.
Oynamamız için yeterli yer var.There is enough room for us to play.
Akşam yemeğinden sonra şogi oynamak bizim için iyi bir düşünce.It is a good idea for us to play shogi after dinner.
Bizimle futbol oynamak ister misin?Would you like to play soccer with us?
Çok sayıda çeşitli oyunlar oynadık.We played many kinds of games.
Partide pek çok oyun oynadık.We played a lot of games at the party.
Biz futbol oynamaktan zevk aldık.We enjoyed playing football.
Yoğun ısı nedeniyle açık havada oynayamadık.We couldn't play outdoors because of the intense heat.
Vakit geçirmek için kart oynadık.We played cards to kill time.
Biz elim sende gibi oyunlar oynardık.We used to play games like tag.
Biz pazar günü oynarız.We play on Sunday.
Onların Beyzbol oynamasını izledik.We watched them play baseball.
Biz yarın beyzbol oynayacağız.We're going to play baseball tomorrow.
Biz beyzbol oynarken eğlendik.We enjoyed playing baseball.
Biz oynamak için parka gittik.We went to the park to play.
Ne olursa olsun, oyun oynanacak.The game will be held rain or shine.
Arada bir golf oynarım.I play golf every so often.
Onlar bazen beyzbol oynarlar.They sometimes play baseball.
O, arada bir tenis oynar.Now and then she plays tennis.
Bir sonraki oyunu oynamama izin ver.Let me play the next game.
O, gelecek okul festivalinde ilk kez başrol oynayacak.He will play the leading role for the first time in the next school festival.
Doğa, hayatımızda önemli bir rol oynar.Nature plays an important role in our life.
Büyü, ilkel toplumda önemli bir rol oynar.Magic plays an important part in primitive society.
Devletin şampiyonluğu nedeniyle sert oynayan takım tehlikedeydi.The team played hard because the championship of the state was at stake.
Yarın golf oynamak için bir rezervasyon yaptırmak istiyorum.I'd like to make a reservation to play golf tomorrow.
Kızlar oyun oynayarak eğlendi.The girls amused themselves playing games.
Küçük kızlar bebeklerle oynamaktan hoşlanırlar.Little girls like playing with dolls.
Bir köpek yavrusu ile oynamak çok eğlenceli.It is great fun to play with a puppy.
O, çocukları derede oynarken izledi.She watched the children playing in the brook.
Kızlar yarın tenis oynamayacaklar.The girls will not play tennis tomorrow.
Küçük kız, Noel oyununda bir meleği oynadı.The little girl played an angel in the Christmas play.
Çocuk bir bilgisayar oyunu oynamaktan çekildi.The boy was absorbed in playing a computer game.
Oyunu yeni kurallarına göre oynadık.We played the game in accordance with the new rules.
İnsanlar futbol oynamaya bile teşvik edildi.People were even encouraged to play football.
Şans hayatınızda önemli bir rol oynar.Luck plays an important part in your life.
Yüzmeyi ve basketbol oynamayı severim.I like swimming and playing basketball.
Yüzmeye gitmektense futbol oynamayı tercih ederim.I'd rather play football than go swimming.
Parkta oynayan bazı çocuklar vardı.There are some children playing in the park.
Ekmeğinle oynama.Don't quarrel with your bread and butter.
Rızkınla oynama.Don't quarrel with your bread and butter.
Petrol,Japon sanayinin gelişiminde önemli bir rol oynadı.Oil has played an important part in the progress of Japanese industry.
Petrol medeniyetin ilerlemesinde önemli bir rol oynadı.Oil has played an important part in the progress of civilization.
Asla yolda oynama.Never play on the road.
Büyükannem benden daha hızlı yürür, ve benim oynadığımdan daha iyi tenis oynar.My grandmother walks faster than me, and plays tennis better than I do.
Prenses rolünü kim oynayacak?Who will play the role of the princess?
Herkes aşk oyununu oynar.Everybody plays the game of love.
Hiç kimse büyük kutuyu oynatamaz.No one can move the big box.
Tüm erkek çocuklar beyzbol oynamaktan hoşlanır.All boys like to play baseball.
Çocuklar her zaman okuldan sonra futbol oynamak isterler.Boys always want to play football after school.
Öğle yemeğinden sonra tenis oynadı.Finishing lunch, he played tennis.
Bir kuş kanatlarını oynatmadan havada süzülebilir.A bird can glide through the air without moving its wings.
Caddede oynamak tehlikelidir.It is dangerous to play in the street.
Dışarı çıkabilirsin ve avluda kaldığın sürece oynayabilirsin.You can go out and play as long as you stay in the yard.
Tenis oynamak için güzel havadan yararlandık.We took advantage of the fine weather to play tennis.
Annem kötü havadan dolayı golf oynayamadığı için kötü bir ruh hali içindeydi.Mother was in a bad mood since she could not play golf because of bad weather.
Elektrikle oynamak çok tehlikelidir.It's dangerous to fool around with electricity.
Doktor Yukawa bilimsel çalışmada önemli bir rol oynadı.Dr. Yukawa played an important part in the scientific study.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod