Ana içeriğe geç
Sözlük

oyna ile cümle

oyna kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Şimdiye kadar oynadığın en bağımlılık yapıcı oyun nedir?What's the most addictive game you've ever played?
Tom hemen hemen her gün masa tenisi oynar.Tom plays table tennis just about every day.
Tom yüzmeyi, tenis oynamaya tercih eder.Tom would rather swim than play tennis.
Küçükken birlikte oynardık.We played together when we were kids.
Tom lisede basketbol oynadı.Tom played basketball in high school.
Bugünkü maçta herkes iyi oynadı.Everyone played well in today's game.
Tom gerçekten iyi beyzbol oynayabilir.Tom can really play baseball well.
Çocuklar dışarıda oynamak istiyorlar.The children want to play outside.
Takımımız son derece iyi oynadı.Our team played extremely well.
Herkes son derece iyi oynadı.Everyone played extremely well.
Biz birlikte futbol oynadık.We played football together.
Sen hala tenis oynayabilir misin?Can you still play tennis?
Biz son derece iyi oynadık.We played extremely well.
Biz son derece sert oynadık.We played extremely hard.
Çocuklar nerede oynar?Where can the kids play?
Tom lekros oynar.Tom plays lacrosse.
Tom futbol oynar.Tom plays football.
Kazanmak için oynadık.We played to win.
Tom golf oynamaz.Tom doesn't play golf.
Onlar birlikte çok oynarlar.They play together a lot.
Tom'un oynayacak kimsesi yok.Tom doesn't have anyone to play with.
Biz bütün gün poker oynadık.We played poker the entire day.
Michael çok sık oynamaz.Michael doesn't very often play.
Her zaman çitin her iki tarafında oynayamazsın.You can't always play on both sides of the fence.
Bu bilgisayar oyunlarını oynamak için hızlı tepkilere sahip olmalısın.You need to have quick reactions to play these computer games.
Benimle oynayabileceğini düşünüyorsun ama ben oyun oynamam.You think you can toy with me, but I don't play games.
Basketbol oynamak senin boyunu uzatmaz.Playing basketball doesn't make you grow taller.
Golf oynamak için buradayız.We're here to play golf.
Tom Mary'ye nasıl golf oynayacağını öğretti.Tom taught Mary how to play golf.
Bu, politikanın gelişiminde önemli bir rol oynar.It plays an important role in the development of the policy.
Biz bulaşıkları kimin yıkayacağına karar vermek için kaya, kağıt, makas oynadık.We played rock, paper, scissors to decide who would do the dishes.
Keşke Tom'un oynadığı kadar iyi tenis oynayabilsem.I wish I could play tennis as well as Tom does.
Ben futbol oynarken dizimi incittim.I hurt my knee when I was playing soccer.
Tom babamla satranç oynardı.Tom used to play chess with my father.
Tom her pazartesi tenis oynardı.Tom used to play tennis every Monday.
Daha iyi oynamak istiyorum.I want to play better.
Sanırım Tom çok iyi oynadı.I think Tom played very well.
Tom beyzbol oynamak için çok genç mi?Is Tom too young to play baseball?
Tom golf oynamayı öğrenmek istiyordu.Tom wanted to learn to play golf.
Eğer istersen, dışarıda oynayabilirsin.You can play outside if you want to.
Eğer istersen dışarıda oynayabilirsin.You can play outside if you want.
O, hareket içinde önemli bir rol oynadı.He played an important role in the movement.
Ben diğer çocuklarla elim sende oynamak istedim ama onlar bana izin vermediler.I wanted to play tag with the other children, but they wouldn't let me.
Ben tenis oynayamam.I can't play tennis.
Tom ateşle oynamayı seviyor.Tom likes playing with fire.
Bayanlar da topla oynar.Ladies also play with the ball.
Nasıl iyi kart oynayacağımı bilmiyorum ve sık sık çapraz bulmaca çözmem.I don't know how to play cards well, and I don't solve crossword puzzles often.
Dışarı çık ve oyna.Go outside and play.
Biz o kadar iyi oynamadık.We didn't play that well.
Çocuklar oyun parkı demirlerinde oynadılar.The children played on the monkey bars.
Tom iyi tenis oynayabilir.Tom can play tennis well.
Sadece satranç oynamak istiyoruz.We just want to play chess.
Biz sadece satranç oynamak istiyoruz.We just want to play chess.
Biz sadece satranç oynamak üzereydik.We were just about to play chess.
Bana masumu oynama.Don't act innocent with me.
Bana çok masumu oynama. Neyin peşinde olduğunu biliyorum.Don't act so innocent with me. I know what you're up to.
Dün Tom'la satranç oynadım.I played chess with Tom yesterday.
Gerçekten iyi oynadığımızı düşündüm.I thought we played really well.
Tom ve Mary sık sık okuldan sonra birlikte tenis oynadı.Tom and Mary often played tennis together after school.
Tom ve Mary çoğunlukla okuldan sonra tenis oynarlar.Tom and Mary often play tennis together after school.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod