Tom, Mary'nin babasıyla golf oynamak istemiyor.Tom doesn't want to play golf with Mary's father.
Tom ve Mary sık sık birlikte satranç oynamazlar mı?Don't Tom and Mary often play chess together?
Tom Mary ile tenis oynamak istemiyor.Tom doesn't want to play tennis with Mary.
Tom satranç oynarken sık sık kazanmaz.Tom doesn't often win when he plays chess.
Tom, Mary'nin onunla satranç oynamasını istedi.Tom wanted Mary to play chess with him.
Yıllarca tenis oynamadım.I haven't played tennis in years.
Orada oyun oynayan çocuğa sorabilirsin.You can ask the child who is playing over there.
Başkaları oynadı ama Tom sadece baktı.The others played, but Tom just looked on.
Kart oynayarak vakit öldürdük.We killed time playing cards.
Tatilim sırasında her gün golf oynadım.I played golf every day during my vacation.
Bir çocukken burada oynardım.I used to play here as a child.
Hava karardıktan sonra ormanda oynamayın.Don't play in the forest after dark.
O dün yeni bir CD oynatıcı aldı.He got a new CD player yesterday.
O önemli, neredeyse kilit rol oynamaktadır.He plays an important, almost pivotal, role.
Tom Mary kadar iyi tenis oynayamadığını fark etti.Tom realized that he couldn't play tennis as well as Mary.
Japon satranç oyunu oynamak ister misiniz?Would you like to play a game of Japanese chess?
Büyüdüğümüz için oyun oynamayı bırakmadık; oyun oynamayı bıraktığımız için büyüdük.We don't stop playing because we grow old; we grow old because we stop playing.
Bu keçiler oynak.These goats are playful.
Arkadaşlarımla oynamaya gitmek istiyorum.I want to go play with my friends.
Arkadaşlarımla oynamak istiyorum.I want to go play with my friends.
Caddede oyun oynamak güvenli değil.It's not safe to play in the street.
O, oyun oynamayı bitirdi.He has finished playing.
Son kozu oynamadan önce her şey bitmiş sayılmaz.It's not over till the fat lady sings.
Tom en az haftada bir kez Mary ile tenis oynar.Tom plays tennis with Mary at least once a week.
Tom, Mary'yle hiç tenis oynamadı.Tom has never played tennis with Mary.
Kumar oynamak ister misin?Do you like to gamble?
Tenis oynamayı asla öğrenmedim.I never learned how to play tennis.
Ben tenis oynamayı asla öğrenmedim.I never learned to play tennis.
Tom ve arkadaşları bütün öğleden sonra basketbol oynadı.Tom and his friends played basketball all afternoon.
Hiç kimse kumar oynamıyor.No one's gambling.
Tom bir DVD'yi oynatıcıya soktu.Tom inserted a DVD into the player.
Tom tenis oynamayı sever.Tom likes to play tennis.
Tom benden daha iyi tenis oynar.Tom plays tennis better than I do.
Kör bir adam iskambil oynayamaz.A blind man can't play cards.
Çocuklar heyecanla çamurda oynadılar.The children played in the mud with enthusiasm.
Mary ve ben evliyken Tom ve Alice ile bowling oynamaya giderdik.When Mary and I were married, we used to go bowling with Tom and Alice.
Ben Icy Tower oynamayı severim.I like to play Icy Tower.
Tom'la golf oynamayacağım.I'm not going to play golf with Tom.
Diğer çocuklardan hiçbiri Tom'la oynamak istemiyor.None of the other kids want to play with Tom.
Tom ayda üç ya da dört kez golf oynar.Tom plays golf three or four times a month.
Neden arkadaşlarımla oynayamam?Why can't I play with my friends?
Ben onu kitabına göre oynadım.I played it by the book.
Onunla oynamayı kes.Stop playing with that.
Tom ikinci derecede rolü oynamak istemedi.Tom didn't want to play second fiddle.
Oyunlar oynamak yerine ev ödevimi yapmalıydım.I should've done my homework instead of playing games.
Tom seninle tenis oynamak istemeyecek.Tom won't want to play tennis with you.
Oyun oynamak ister misiniz?Do you like to play games?
Oyun oynamayı sever misin?Do you like to play games?
Hentbol oynayacağız.We're going to play handball.
Tom satranç oynayamaz.Tom can't play chess.
Tom bana satranç oynamayı öğretti.Tom taught me to play chess.
Kartpostal oynamak bir hobidir.Playing cards is a pastime.
İskambil oynamak bir hobidir.Playing cards is a hobby.
Onlarla poker oynama.Don't play poker with them.
Onunla poker oynama.Don't play poker with him.
Seninle oynamak istemiyorum.I don't want to play with you.
Onlarla oynamak istemiyorum.I don't want to play with them.
Onunla oynamak istemiyorum.I don't want to play with him.
Neden onlarla oynamaya gitmiyorsun?Why don't you go play with them?
Neden onunla oynamaya gitmiyorsun?Why don't you go play with him?