Biz oynamaya hazırız.We're ready to play.
Biz asla daha iyi oynayamayacağız.We'll never be able to play any better.
Daha çok oynamalıydık.We should've played harder.
Tom yarın beyzbol oynayacak.Tom will play baseball tomorrow.
Biz beyzbol oynamak için geldik.We're just here to play baseball.
Biz sadece beyzbol oynamak için buradayız.We're just here to play baseball.
Saçımla oynamayı bırak.Stop playing with my hair.
Sadece beyzbol oynamak istedim.I just wanted to play baseball.
Gerçekten iyi oynadığımızı düşündüm.I thought we played really well.
Eskiden birlikte basketbol oynardık.We used to play basketball together.
Bilardo oynamanı istemiyorum.I don't want you to play billiards.
Oldukça iyi bir oyun oynadık.We played a pretty good game.
Sanırım oldukça iyi oynadım.I think I played pretty well.
Bugün gerçekten iyi oynadım.I played really well today.
Epey iyi oynadık.We played reasonably well.
Tom yeterince oynamıyor.Tom doesn't play enough.
Oldukça sıkı oynadık.We played pretty hard.
İyi bir oyun oynadık.We played a good game.
İkimiz de iyi oynadık.We both played well.
Ben iyi oynamadım.I didn't play well.
Her sabah satranç oynadık.We played chess every morning.
Tom'la tenis oynamak istiyorum.I want to play tennis with Tom.
Tom'un satranç oynamayı bilmediğinden oldukça eminim.I'm pretty sure Tom doesn't know how to play chess.
Tom basketbol oynamayı sever.Tom likes to play basketball.
Yol kenarında bir top ile oynamanın tehlikeli olduğunu bilmiyor musun?Don't you know it's dangerous to play with a ball by the roadside?
Sadece kendi kendime oynarken çok eğlenebilirim.I can have so much fun just playing by myself.
Benimle oyun oynamayı bırakın.Just stop playing games with me.
Ben rugby oynarım.I play rugby.
Tom bana kirli bir oyun oynadı.Tom played a dirty trick on me.
Tom, Mary ile tenis oynamak istiyor.Tom wants to play tennis with Mary.
Uluslararası ilişkilerdeki oynaklık petrol fiyatlarını yukarıda tutuyor.Volatile international relations are keeping oil prices high.
Tom birlikte voleybol oynadığım adamlardan biridir.Tom is one of the guys I play volleyball with.
Basketbol oynarken kendimi incittim.I injured myself playing basketball.
Oldukça iyi tenis oynarım.I play tennis fairly well.
Sami ölümcül bir kumar oynadı.Sami took a deadly gamble.
Tom'un gerçekten sevdiği şey kumar oynamaktı.What Tom really loved was gambling.
Tom'la hiç golf oynamadım.I've never played golf with Tom.
Satranç oynamak ve okumak sizi daha akıllı yapar.Playing chess and reading a lot makes you smarter.
Akşam yemeğinden sonra çocuklarla oynadım.I played with the kids after dinner.
Dışarıda oynayalım.Let's play outside.
Tom golf oynamak için çok zaman harcıyor.Tom spends a lot of time playing golf.
Eskiden çok video oyunu oynardım.I used to play a lot of video games.
Eskiden video oyunları oynardım.I used to play video games.
Oyunu oyna.Play the game.
Benimle oyun oynamaya çalışmayın.Don't try to play games with me.
Gelecek hafta sonu golf oynayacak mısın?Are you going to play golf next weekend?
Tom artık satranç oynamıyor.Tom doesn't play chess anymore.
Tenis oynayan bir kız kardeşim var.I have a sister who plays tennis.
Siz ikiniz birlikte tenis oynamaz mısınız?Don't you two ever play tennis together?
Satranç oyunu oynayalım.Let's play a game of chess.
Bir satranç oyunu oynayalım.Let's play a game of chess.
Tom ve Mary bütün sabah tenis oynadı.Tom and Mary played tennis all morning.
Sami oyun oynamak için çıktı.Sami came out to play.
Sami oynamak için dışarı çıktı.Sami went out to play.
Yarın futbol oynayacaksın.You are going to play football tomorrow.
Tom, sınıfımızdaki banço oynayabilen tek kişidir.Tom is the only one in our class who can play the banjo.
Tom ragbi oynarken kendini sakatladı.Tom injured himself while playing rugby.
Tom'la kâğıt oynayıp vakit öldürdük.Tom and I killed time playing cards.
Çok sık tenis oynamam.I don't play tennis very often.
Tenis oynarsın, değil mi?You play tennis, don't you?