Arkadaşlarımla oynamak istiyorum.I want to go play with my friends.
Bana bir dayanak noktası verin, Dünya'yı yerinden oynatayım.Give me somewhere to stand and I will move the earth.
Tom arkadaşlarıyla beyzbol oynamaktan keyif alır.Tom enjoyed playing baseball with his friends.
Tom bugün dışarıda oynamak istemiyor.Tom doesn't want to play outside today.
Tom video oyunları oynamaz.Tom doesn't play video games.
Tom nasıl satranç oynayacağını bilmiyor.Tom doesn't know how to play chess.
Çocuklar ahşap bloklarla oynadılar.The children played with wooden blocks.
Çocuklar oyuncak bloklarla oynadılar.The children played with toy blocks.
Sana dışarıda oynamanı söylediğimi düşündüm.I thought I told you to play outside.
Tom'un anne babası ona ateşle oynamanın tehlikeli olduğunu söylediler.Tom's parents told him that playing with fire was dangerous.
Caddede oynamak tehlikeli.Playing in the street is dangerous.
Bu bir çocuğun oynaması için çok tehlikeli.This is way too dangerous for a child to play with.
Caddede oyun oynamak güvenli değil.It's not safe to play in the street.
Satranç oynamak istiyorum.I want to play chess.
Kim tenis oynayacak?Who is going to play tennis?
Çocuk plajda kumla oynamayı sever.At the beach the child likes to play with the sand.
O, perşembe günleri oynar.He plays on Thursdays.
Spor onun hayatında önemli bir rol oynar.Sport plays an important role in his life.
O, oyun oynamayı bitirdi.He has finished playing.
Tom ve Mary sık sık birlikte tenis oynarlar.Tom and Mary often play tennis together.
Tom oyun oynamak için dışarı çıkmak istemiyordu.Tom didn't want to go out to play.
Neden satranç ya da başka bir şey oynamıyoruz?Why don't we play chess or something?
Tom'un gerçekten hoşlandığı tek şey Mary ile satranç oynamaktır.The only thing Tom really enjoys is playing chess with Mary.
Kadınlar da savaş sırasında önemli bir rol oynadı.Women also played an important role during the war.
Son kozu oynamadan önce her şey bitmiş sayılmaz.It's not over till the fat lady sings.
Tenis oynayacağız.We're going to play tennis.
Oyun oynamak için çok yaşlıyız.We're too old to play games.
Oyun oynayacağız.We'll play a game.
Biz oynamak için geldik.We came to play.
Tom Mary'nin kendisiyle tenis oynamasını istedi.Tom asked Mary to play tennis with him.
Uğrayabilir miyim ve oynayabilir miyim?Can I come over and play?
Sana gelip oynayabilir miyim?Can I come over and play?
Tom en az haftada bir kez Mary ile tenis oynar.Tom plays tennis with Mary at least once a week.
Tom, Mary'yle hiç tenis oynamadı.Tom has never played tennis with Mary.
Badminton oynamak çok eğlencelidir.Playing badminton is a lot of fun.
Satranç oynayan insanları izlemenin çok eğlenceli olmadığını düşünüyorum.I think watching people playing chess isn't much fun.
Golf oynamalısın.You should play golf.
"Sen hiç futbol oynadın mı?" "Evet, ama bir süredir oynamadım."Have you ever played football?" "Yes, but I haven't played in a while."
Futbol oynamalısın.You should play football.
Hiç poker oynadın mı?Have you ever played poker?
Tom ve Mary satranç oynadılar.Tom and Mary played chess.
Brian'ın her yeri çamurlu. O futbol oynadı.Brian's all muddy. He played football.
Tom futbol oynarken çamurlandı.Tom got muddy playing football.
Top oynayalım.Let's play ball.
Kumar oynamak ister misin?Do you like to gamble?
Oyunlar oynamayı bırakalım.Let's stop playing games.
Biraz blues oynayalım.Let's play some blues.
Bizimle oynamaya gel.Come play with us.
Tom'la oynamak ister misin?Would you like to play with Tom?
Çocukların oynayacak bir şeye sahip olmaları gerektiğini düşünüyorum.I think it is necessary for children to have something to play with.
Tom yaz tatili boyunca her gün tenis oynamaya niyet ediyor.Tom intends to play tennis every day during his summer vacation.
Bugün Tom'un canı dışarıda oynamak istemiyor.Tom doesn't feel like playing outside today.
Bugün Tom'un birlikte oynayacağı hiç kimse yok.Tom has no one to play with today.
Yirmi soru oynayalım.Let's play twenty questions.
Tenis oynamayı asla öğrenmedim.I never learned how to play tennis.
Ben tenis oynamayı asla öğrenmedim.I never learned to play tennis.
Tom futbol oynamaz.Tom doesn't play soccer.
Tom yağmur yağsa bile golf oynayacağını söylüyor.Tom says he'll play golf even if it rains.
Tom poker oynamak istemedi.Tom didn't want to play poker.
Golf oynamak ister misin yoksa istemez misin?Do you want to play golf or not?