Ana içeriğe geç
Sözlük

oyna ile cümle

oyna kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Video oyunu oynamayı seven bir kızla evlenmek istiyorum.I'd like to marry a girl who likes to play video games.
Peter Pan rolünü oynayan çocuk kim?Who is the boy acting the part of Peter Pan?
Ben çok voleybol oynarım.I play volleyball a lot.
Voleybol oynamaktan hoşlanır mısın?Do you like playing volleyball?
Voleybol oynayalım.Let's play volleyball.
Voleybol oynarken parmağımı incittim.I sprained my finger while playing volleyball.
Oynamak için dışarı çıkabilir miyim, baba?Can I go out to play, Dad?
Basketbol oynamak ilginçtir.It is interesting to play basketball.
Part-time çalışanlar ekonominin gelişmesinde önemli bir rol oynar.Part-time workers play an important role in the development of the economy.
Nancy tenis oynamaz.Nancy doesn't play tennis.
O hangi oyunu oynarsa oynasın her zaman kazanır.Whatever game he plays, he always wins.
Kart oynamak eğlencelidir.It is fun to play cards.
İskambil oynamaya ne dersin?What do you say to playing cards?
İskambil oynamak kendi içinde zararlı değildir.Playing cards is not in itself harmful.
Kart oynayalım.Let's play cards.
Kart oynamak popüler bir eğlencedir.Playing cards is a popular pastime.
Tom beyzbol oynamaktan hoşlanır.Tom likes to play baseball.
Tom beyzbol oynarken kendi havasında.Tom is in his element when he is playing baseball.
Tom beyzbol oynarken, çevresini yadırgamıyor.Tom is in his element when he is playing baseball.
Tom bir denizci rolü oynadı.Tom acted the part of a sailor.
Tom'un oynayacak arkadaşları yok.Tom has no friends to play with.
Tom tenis oynayamaz.Tom can't play tennis.
Tony, çok iyi tenis oynayabilir.Tony can play tennis very well.
Oyunda hiçbir takım iyi oynamadı.Neither team played well in the game.
Ara sıra eğlence için tenis oynarım.Every now and then, I play tennis for recreation.
TV izlemek yerine iskâmbil oynayalım.Let's play cards instead of watching television.
TV izleme yerine dışarıda oynayın.Play outside instead of watching TV.
TV günlük yaşamda önemli bir rol oynar.TV plays an important part in everyday life.
Tenis oynar mısın?Do you play tennis?
Bazı delikanlılar tenis oynar diğerleri futbol.Some boys play tennis and others play soccer.
Tenis oynamak eğlenceli.It's fun to play tennis.
Tenis oynamayalım.Let's not play tennis.
Tenis oynamak çok eğlencelidir.Playing tennis is a lot of fun.
Tenis oynamak onun hobisidir.Playing tennis is his hobby.
Tenis oynamak benim için kolay.It is easy for me to play tennis.
Tenis oynamak kolaydır.It is easy to play tennis.
Tenis oynayalım. 10.30 için bir kort ayırttım.Let's play tennis. I've booked a court for 10:30.
Tenis oynamaya ne dersin?How about playing tennis?
Ben tenis oynamayı seviyorum.I like to play tennis.
"Tenis oynayalım." "Evet oynayalım.""Let's play tennis." "Yes let's."
Günde bir saat tenis oynarım.I play tennis an hour a day.
Tenis oynamaya düşkün değil misin?Aren't you fond of playing tennis?
İyi tenis oynar mısın?Are you good at tennis?
Tenis ve golf oynamaktan hoşlanırım.I like playing tennis and golf.
Tenis oynamak istiyorum.I'd like to play tennis.
Sandalyeyi biraz oynatabilir misiniz?Could you move the chair a bit?
Satranç oynamaya gelince, o hepsinden iyidir.When it comes to playing chess, he is second to none.
Bana nasıl satranç oynayacağımı öğretir misin?Will you teach me how to play chess?
Sana satranç oynamayı öğreteceğim.I will teach you to play chess.
Ben sana santranç oynamayı öğreteceğim.I will teach you to play chess.
Yağmur yağmasına rağmen, o golf oynayacak.Even though it is raining, he will play golf.
Yağmur yağsa bile oyun oynanacakEven if it rains, the game will be played.
Yağmur yağsa bile oyun oynanacak.The game will be played even if it rains.
Futbol maçı yağmur yağsa bile oynanacak.The soccer game will be played, even if it rains.
Basketbol ve masa tenisi gibi top oyunları genellikle kapalı alanda oynanır.Ball games, such as basketball and ping-pong, are usually played indoors.
Onu her ziyaret edişinizde, onu video oyunları oynarken bulacaksınız.Whenever you visit him, you will find him playing video games.
Oda oynamak için çok fazla küçük.The room is too small to play in.
Bu odada top oynama.Don't play ball in this room.
Odada iskambil oynayan dört erkek vardı.In the room there were four boys, who were playing cards.
Örgüt, yaban hayatı korumasında başlıca rol oynar.The organization plays a principal role in wildlife conservation.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
oyna ile cümle - Sayfa 2 - oyna kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App