Ana içeriğe geç
Sözlük

oyna ile cümle

oyna kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Ben futbol oynamayı bırakıyorum.I quit playing football.
O bu kuzu ile oynamaktan hoşlanır.She likes to play with this lamb.
Rüyamda bir bebeğin bıçakla oynadığını gördüm.I had a dream where a baby was playing with a knife.
Seninle oynayacağım.I'll play with you.
Kart oynayarak vakit geçirdiler.They passed time by playing cards.
Oğlum arabalarla oynamayı sever.My son likes to play with cars.
Zamanlarını iskambil oynayarak geçirdiler.They spent their time playing cards.
Bu, bu oyunu ilk oynayışım.This is the first time I've played this game.
Tuş ile oynama.Do not play with the key.
Arkadaşlarla oynadık.I played with friends.
Oyuncaklarıyla oynamak istemiyor.She doesn't want to play with her toys.
Sen çocuklarının geceleri sokakta oynamalarına izin veriyorsun.You allow your children to play in the street at night.
Kız kardeşim oyuncak bebeklerle oynar.My sister plays with dolls.
Hiç domino oynadın mı?Have you ever played dominoes?
Çin'in aktif bir rol oynayacağını düşünüyorum.I think that China will play an active role.
Ben her zaman erkek kardeşimle oynadım.I've always played with my brother.
Nasıl oynayacağını sana öğretebilirim.I can teach you how to play.
Ben hemen hemen her gün futbol oynarım.I play soccer almost every day.
Karayolunda oynamaya gidin, çocuklar!Go play on the highway, kids!
Ona çocuklarla oynadığımı söyle.Tell her that I am playing with the kids.
Onun, sizin telefonlarınızla oynamasına izin vermeyin.Don't let him play with your phone.
Bir tenis maçı oynayacağız.We will play a tennis match.
Bizimle tenis oynamak ister misin?Do you want to play tennis with us?
Bu çocuklar sık sık küçük sokaklarda oynarlar.These boys often play in the little streets.
En son ne zaman futbol oynadın?When was the last time you played soccer?
O poker oynamayı biliyor.He knows how to play poker.
Gençken o nehrin yakınında oynardım.When I was young, I would play near that river.
Araştırmacılar bir video oyunu oynamak için maymunları eğitti.The researchers trained monkeys to play a video game.
Her şey için oynarım.I am game for anything!
O kelimelerle oynamayı biliyor.He knows how to play with words.
Neden artık o benimle oynamıyor?Why doesn't she play with me anymore?
O neden artık benimle oynamıyor?Why doesn't he play with me anymore?
Ben o kadar iyi tenis oynayamam.I can't play tennis that well.
O ne zaman tenis oynar.When does he play tennis?
O ne zaman tenis oynar?When does she play tennis?
Onlar ne zaman futbol oynar?When do they play soccer?
"Kart oynamak istiyorum." "Ben de.""I'd like to play cards." "So would I."
Bilgisayarlar satranç oynamada bize daha iyidir.Computers are better than us at playing chess.
Ben futbol oynarken top başımın arkasından bana çarptı.A ball hit me in the back of the head while I was playing soccer.
Beyzbol oynarım.I play baseball.
Her pazar tenis oynamak ister misin?Would you like to play tennis every Sunday?
Benimle oyun oynama.Don't play games with me.
Tom oynamak istiyor.Tom wants to play.
Tom profesyonel beyzbol oynamayı hayal ederdi.Tom used to dream of playing professional baseball.
Tom, Mary'nin diğer çocuklarla oynamasına izin vermedi.Tom didn't let Mary play with the other children.
Tom çantasından bir MP3 oynatıcı çıkardı.Tom pulled an MP3 player out of his bag.
Tom bongolarıyla oynarken yerde oturuyordu.Tom was sitting on the floor playing his bongos.
Tom lisesinin beyzbol takımı için ikinci taban oynardı.Tom used to play second base for his high school's baseball team.
Tom diğer insanların tenis oynamalarını izlemekten hoşlanır.Tom likes to watch other people play tennis.
Bacaklarını oynatabiliyor musun?Can you move your legs?
Oyun oynamak için dışarı çıkmak ister misin?Would you like to come out and play?
Bütün günü çocuklarımla oynayarak geçirdim.I spent the whole day playing with my kids.
Tom'un seninle golf oynamasını isteyebileceğini düşündüm.I thought you might want Tom to play golf with you.
Oynak eklemliyim.I'm double-jointed.
Oyunlar oynamaktan bıktım.I'm tired of playing games.
Sokakta tam penceremin önünde oynayan bir grup çocuk var.There are a bunch of kids playing on the street just outside my window.
Arkadaşım tenis oynamaz.My friend doesn't play tennis.
Oynamak için dışarı çıkabilir miyim?Can I go out to play?
Bu oyunu oynamayacağım.I'm not going to play this game.
Ailemin gururuyla oynadım.I have dishonored my family.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod