Ana içeriğe geç
Sözlük

oyna ile cümle

oyna kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Yağmur yağsa bile golf oynayacak.He'll play golf even if it rains.
Yağmur yağsa bile, o golf oynayacak.Even if it rains, he'll play golf.
Futbol oynamak için buraya geldim.I came here to play soccer.
O günlerde, dama oynamayı severdim.Back in those days, I loved to play checkers.
Santrancı gerçekten iyi oynayabilmenin hayalini kurardım.I used to dream about being able to play chess really well.
Benim hakkımda bilmen gereken bir şey her cuma gecesi poker oynamamdır.One thing you should know about me is that I play poker every Friday night.
Oynamak için dışarıya çıkmadan önce lütfen işlerinizi yapın.Please do your chores before you go out to play.
Tenis oynamayı mı yoksa golfü mü tercih edersiniz?Would you rather play tennis or golf?
Daha önce beyzbol oynamayı denedin mi?Have you tried to play baseball before?
Bu gece oynayan iki takım Yomiuri Devleri ve Hanshin Tigers'tir.The two teams playing tonight are the Yomiuri Giants and the Hanshin Tigers.
Tom'un oyun oynayarak ne kadar çok zaman harcadığına şaşırırdın.You'd be amazed how much time Tom spends playing games.
Tom'un bizimle kart oynamayı isteyip istemediğini niçin öğren miyoruz?Why don't we see if Tom wants to play cards with us?
Tom üç yıl önce ragbi oynamaya başladı.Tom started playing rugby three years ago.
Tom'un oynayacak arkadaşı yok.Tom had no friends to play with.
Tom iPad istemiyor. Flash oynatabilen taşınabilir bir cihaz istiyor.Tom doesn't want an iPad. He wants a portable device that supports Flash.
Tom genellikle tavla oynamaz.Tom doesn't usually play backgammon.
Tom dışarıda çok oynamaz.Tom doesn't play outdoors much.
Tom eskisi kadar çok golf oynamaz.Tom doesn't play golf as much as he used to.
Tom dün badminton oynamadı.Tom didn't play badminton yesterday.
Tom'un canı golf oynamak istemiyordu.Tom didn't feel like playing golf.
Tom ve arkadaşları, çoğu kez gece yarısına kadar kart oyunu oynar.Tom and his friends often play cards until after midnight.
Ben Tom'un tanıdığı satranç oynayabilen tek kişiyim.I'm the only person Tom knows who can play chess.
Tom ne sıklıkta hokey oynar?How often does Tom play hockey?
Tom Mary'nin babasıyla golf oynamak istiyor.Tom wants to play golf with Mary's father.
Tom Mary ile tenis oynardı.Tom used to play tennis with Mary.
Tom okuldan sonra çoğunlukla Mary ile tenis oynar.Tom often plays tennis with Mary after school.
Tom ve Mary Cumartesi sabahı her zaman tenis oynarlar.Tom and Mary always play tennis on Saturday morning.
Tom ve Mary hemen hemen her zaman okuldan sonra tenis oynarlar.Tom and Mary almost always play tennis after school.
Okuldan sonra tenis oynardım.I used to play tennis after school.
Haydi,saklambaç oynayalım!Let's play hide-and-seek!
Küçük çocuk hariç hiç kimse Tango ile oyun oynamak istemedi.No one wanted to play with Tango except the little boy.
Lütfen çocukların bıçaklarla oynamasına izin vermeyin.Please don't let the children play with knives.
Çocukların oynamasına izin ver.Let the children play.
Tom'un gerçekten hoşlandığı tek şey Mary ile satranç oynamak.One thing Tom really enjoys is playing chess with Mary.
Tom Mary'ye dışarıda oynanmayacak kadar sıcak olduğunu söyledi.Tom told Mary that it was too hot to play outside.
Tom, bütün öğleden sonrayı tenis oynayarak geçirdi.Tom spent the whole afternoon playing tennis.
Tom'un kibritlerle oynamayacak kadar aklı var.Tom knows better than to play with matches.
Tom şeytanın avukatını oynamada çok iyi değildir.Tom isn't very good at playing the devil's advocate.
Tom ücretsiz golf oynayabileceği bir yer buldu.Tom found a place where he could play golf for free.
Kartlarını doğru oynarsan, Tom seni partisine davet edebilir.Play your cards right and Tom might invite you to his party.
Git trafikte oyna.Go play in traffic.
Okuldan sonra tenis oynarım.I play tennis after school.
İlkokuldayken sandalye kapmaca oyunu oynardık.We used to play musical chairs in elementary school.
Beyzbol oynarız.We play baseball.
Biz sadece doktorculuk oynadık.We just played doctor.
Tom her zaman kazanmak için oynar.Tom always plays to win.
Onlar her zaman burada tenis oynadılar.They always played tennis here.
Ben bu oyunu oynamak için ölüyorum.I'm dying to play this game.
O, büyüyünce tenis oynamak istiyor.He wants to play tennis when he's older.
Oyun hâlâ oynanıyor.The game is still being played.
Aktör yarım saatten az süre içinde beş tane karakter oynayacak.The actor will play five characters in less than half an hour.
Ben on üç yaşımdan beri futbol oynarım.I've been playing football since I was thirteen.
Aslında o oynak bir kadın.Actually she is a loose woman.
Çocukların mutfak bıçağıyla oynamasına izin vermemelisin.You shouldn't let children play with the kitchen knife.
O çocuk birlikte oynayacak birini istiyor.That child wants someone to play with.
Şu çocuk birlikte oynamak için bir arkadaş istiyor.That child wants a friend to play with.
O çocuk oynamak için bazı arkadaşlar istiyor.That child wants some friends to play with.
O bu kuzu ile oynamaktan hoşlanır.She likes to play with this lamb.
Rüyamda bir bebeğin bıçakla oynadığını gördüm.I had a dream where a baby was playing with a knife.
Seninle oynayacağım.I'll play with you.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod