Bu oymacılık bıçağı, ünlü bir demirci tarafından yapılmış bir bıçaktır.This carving knife ... it's one made by a famous swordsmith.
Oymacı ve tasarımcı olan John Pine'ın oğludur.He was the son of John Pine, the engraver and designer.
Taş oymacılığı ile birlikte, anatomi ve mimarlık okumaya başladı.He began to study architecture, along with stone-carving and anatomy.
Bu sürenin sonunda, 21 yaşında, profesyonel bir oymacı oldu.At the end of the term, aged 21, he became a professional engraver.
Daha sonra Blake Catherine’ye hem okuma yazmayı hem de oymacılığı öğretti.Later, in addition to teaching Catherine to read and write, Blake trained her as an engraver.
Ardından müzenin ahşap oymacısı Abel Brown'ın çıraklığını yamaya başlamıştır.He then became an apprentice for the museum wood-carver Abel Brown.
Alaskada erkek egemenliğindeki maske oymacılığı sanatında bir kadın olarak başarılı bulunur.She is noted for being a female breakthrough artist in a male dominated field.
taş kesme ve kakmada, ağaç oymacılığında, her türlü sanat dalında çalışsın.and in cutting of stones for setting, and in carving of wood, to work in all kinds of workmanship.
Ahşap ev, ahşap oymacısı Oomeltcen Smetankinym tarafından inşa edilmiş ve dekore edilmiştir.The wooden house was constructed and decorated by the woodcarver Oomeltcen Smetankinym.
Büyük bir taş oymacılığı ve hayatının ayrıntılarını veren bir dizi panel yer almaktadır.It includes a large stone carving and a number of panels giving details of his life.
1997) dünyaya geldi ve Amerikan ahşap oymacı Timothy Cole, 78 veya 79 yaşında öldü.1997) Died: Timothy Cole, 78 or 79, American wood engraver
Jean Cousin (1500 – 1593'ten önce) Fransız ressam, yontucu, gravürcü, oymacı ve geometrikçiydi.Jean Cousin (1500 – before 1593) was a French painter, sculptor, etcher, engraver, and geometrician.
Parisli oymacı Pierre Daret'e çıraklık yaptı.He was apprenticed to the Parisian engraver Pierre Daret.
Willem Doudijns (1630–1697), Hollanda Altın Çağı ressamı ve oymacısıydı.Willem Doudijns (1630–1697), was a Dutch Golden Age painter and engraver.
Kanton fildişi oymacılığı () Lingnan'ın bir başka iyi bilinen ürünüdür.Canton ivory woodcarving (廣州牙雕; Gwong2 zau1 ngaa4 diu1) is another well-known product from Lingnan.
Kanton yeşim taşı oymacılığıCanton jade carving
Sonunda Geppetto'nun tekrar sağlıklı olduğu ve ahşap oymacılığına devam ettiği görülür.Geppetto is seen healthy again and resuming woodcarving.
Geppetto'nun sağlığına kavuştuğu ve ahşap oymacılığına devam ettiği görülüyor.Geppetto is seen healthy again and resuming woodcarving.
Emil Orlik (21 Temmuz 1870 - 28 Eylül 1932) ressam, oymacı ve litografçıydı.Emil Orlik (21 July 1870 – 28 September 1932) was a painter, etcher and lithographer.
Allan Wyon (1843-1907), İngiliz madalya ve mühür oymacısıdır.Allan Wyon (1843–1907) was an English medallist and seal-engraver.
John Augustus Atkinson (1775-1830) bir İngiliz sanatçı, oymacı ve suluboya ressamıydı. [1]John Augustus Atkinson (c.1775–1830) was an English artist, engraver and watercolourist.[1]
Ünlü bir Brezilyalı oymacı ve illüstratör olan Oswaldo Goeldi'nin babasıdır.He was the father of Oswaldo Goeldi, a noted Brazilian engraver and illustrator.
Kariyerine , Newcastle upon Tyne'da oymacı Ralph Beilby'nin yanında çıraklık yaparak başladı.His career began when he was apprenticed to engraver Ralph Beilby in Newcastle upon Tyne.
Lucas Jennis (1590 – 1630) bir Alman oymacıdır.Lucas Jennis (1590–1630) was a German engraver.
Babası, Brüksel'deki zulümden kaçan zengin bir kuyumcu ustası, mücevherci ve oymacıydı.His father was a wealthy goldsmith, jeweller, and engraver who had fled persecution in Brussels.
Oymacı ve yayıncı Johann Theodor de Bry (1561–1623) onun üvey amcası olmuştur.[1]Johann Theodor de Bry (1561–1623) was his step uncle.[2]
Daha sonra Blake Catherine’ye hem okuma yazmayı hem de oymacılığı öğretti.Más adelante Blake le enseñó a leer y escribir, así como a realizar grabados.
Yayınlanan bu şarkının bazı sözleri Bartolozzi tarafından oymacılık sloganı olarak kullanılmaya başlandı.Alcuni suoi versi sulla lira divennero il motto di un'incisione di Bartolozzi.
Ali'nin dedesi ahşap oymacıydı.Дед Али был резчиком по дереву.
Bu sürenin sonunda, 21 yaşında, profesyonel bir oymacı oldu.К концу этого срока, к тому времени, когда ему исполнился 21 год, он стал профессиональным гравёром.
Blake oymacılığa ona babasının aldığı eski yunan yapıtlarının kopyalarıyla başladı.Ещё в детстве Блейк увлёкся копированием греческих сюжетов с рисунков, которые приобретал для него отец.
Daha sonra Blake Catherine’ye hem okuma yazmayı hem de oymacılığı öğretti.Позже, кроме обучения Кэтрин чтению и письму, Блейк обучил её ещё и искусству гравюры.
Daha sonra Blake Catherine’ye hem okuma yazmayı hem de oymacılığı öğretti.Blake ensinou-a a ler e escrever, além de tarefas de tipografia.
Ardından müzenin ahşap oymacısı Abel Brown'ın çıraklığını yamaya başlamıştır.Tornou-se depois um aprendiz do entalhador do museu, Abel Brown.
Harun altınları topladı, oymacı aletiyle buzağı biçiminde dökme bir put yaptı.Zij verpandde aan hem een gouden ring, en in ruil daarvoor kreeg zij voedsel.
Oymacı olarak yetiştirilen Abraham Ortelius , yaklaşık 1550'de antikacılığa ve kitapçılığa başladı.Ortelius, wykształcony na grawera, około 1554 r. założył swój biznes książkowy i antykwaryczny.
Kar oymacılığı ve kar eğlenceleri dünya çapında üne sahiptir.Spot i przyjaciele świetnie się bawią w śniegu.
Dantel tezgâhı icat ederek bazı masraflarından kurtuldu ve böylece oymacılığa daha fazla zaman ayırabildi.Sám Smítka utíkal ze zaměstnání, aby měl víc času na lezení.
Daha sonra Blake Catherine’ye hem okuma yazmayı hem de oymacılığı öğretti.Blake ji naučil číst, psát a také kolorovat jeho kresby.
Bu sürenin sonunda, 21 yaşında, profesyonel bir oymacı oldu.La sfârșitul acestei perioade, la vârsta de 21 de ani, avea să devină gravor profesionist.
4 Ağustos 1772’de Great Queen Street’de oymacı James Basire'ye 7 senelik bir süre için çırak oldu.Pe 4 august 1772, Blake devine ucenic al gravorului James Basire, din strada Great Queen, pentru 7 ani.
Daha sonra Blake Catherine’ye hem okuma yazmayı hem de oymacılığı öğretti.Blake pe lângă faptul că o va învăța pe Catherine să scrie și să citească, o instruiește și în arta gravurii.
Matruşka hem oymacılık hem de resim açısından Rusya’nın imajı ve ruhudur.Πρόκειται για ένα ρομαντικό έργο, τόσο σε στυλ όσο και σε άποψη.
Oymacı ve tasarımcı olan John Pine'ın oğludur.Han var sønn av John Pine, gravør og illustratør.
18. yüzyılda yerli teknikler geliştirildi, özellikle güzel yazı yazmada ve mühür oymacılığında.Vào thế kỷ 18, các kỹ thuật bản địa đã được nâng cao, đặc biệt trong thư pháp và nghệ thuật khắc dấu.
Çin kayıtlarına göre Hun başkentinde usta marangozlar ve tahta oymacılar vardı.중국의 주나라에서는 반장과 왕중선이 부부처럼 살았다는 기록이 있다.
Mahallede ağaç oymacılığı da önemli geçim kaynaklarındandır.지역의 석탄 채굴 또한 중요한 수입의 원천이다.
Bu sürenin sonunda, 21 yaşında, profesyonel bir oymacı oldu.В края на седмата година, на 21-годишна възраст, той става професионален гравьор.
taş kesme ve kakmada, ağaç oymacılığında, her türlü sanat dalında çalışsın.a rezať kameň na osádzanie ako aj rezať drevo, aby vedel robiť všelijakú prácu dôvtipnú.
taş kesme ve kakmada, ağaç oymacılığında, her türlü sanat dalında çalışsın.a rezať kameň na osádzanie ako i rezať drevo, pracovať v každom diele.
taş kesme ve kakmada, ağaç oymacılığında, her türlü sanat dalında çalışsın.đặng khắc và khảm các thứ ngọc , đặng chạm cây làm các đồ khéo_léo .
taş kesme ve kakmada, ağaç oymacılığında, her türlü sanat dalında çalışsın.đặng khắc và khảm các thứ ngọc, đặng chạm cây làm các đồ khéo léo.
taş kesme ve kakmada, ağaç oymacılığında, her türlü sanat dalında çalışsın.đặng khác và khảm ngọc , đẽo gỗ và làm được mọi thứ nghề thợ .
taş kesme ve kakmada, ağaç oymacılığında, her türlü sanat dalında çalışsın.đặng khác và khảm ngọc, đẽo gỗ và làm được mọi thứ nghề thợ.
taş kesme ve kakmada, ağaç oymacılığında, her türlü sanat dalında çalışsın.de graver les pierres à enchâsser, de travailler le bois, et d`exécuter toute sortes d`ouvrages d`art.
taş kesme ve kakmada, ağaç oymacılığında, her türlü sanat dalında çalışsın.de graver les pierres à enchâsser, de travailler le bois, et d`exécuter toutes sortes d`ouvrages.
taş kesme ve kakmada, ağaç oymacılığında, her türlü sanat dalında çalışsın.Do rzezania kamienia ku osadzeniu, i na wyrobienie drzewa, do czynienia wszelakiej roboty zmyślnej.
taş kesme ve kakmada, ağaç oymacılığında, her türlü sanat dalında çalışsın.Do rzezania kamienia na osadzenie, i na wyrobienie drzewa ku wystawieniu każdej roboty.
taş kesme ve kakmada, ağaç oymacılığında, her türlü sanat dalında çalışsın.Edelsteine zu schneiden und einzusetzen, Holz zu zimmern, zu machen allerlei kunstreiche Arbeit.
taş kesme ve kakmada, ağaç oymacılığında, her türlü sanat dalında çalışsın.e em lavramento de pedras para engastar, e em entalhadura de madeira, enfim para trabalhar em todo ofício.