Ana içeriğe geç
Sözlük

oyla ile cümle

oyla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Oylar sayıldığında, oy kullananların dörtte üçü oy pusulasını boş bırakmışlardı.І коли голоси було підраховано, виявилося, що три чверті людей проголосували чистими бюлетенями.
Oylar sayıldığında, oy kullananların dörtte üçü oy pusulasını boş bırakmışlardı.Когато гласовете бяха преброени, три четвърти от хората бяха гласували с празни бюлетини.
Oylar sayıldığında, oy kullananların dörtte üçü oy pusulasını boş bırakmışlardı.וכשנספרו הקולות, שלושה רבעים מן הבוחרים שמו פתק לבן.
Oylar sayıldığında, oy kullananların dörtte üçü oy pusulasını boş bırakmışlardı.وعندما تم فرز الأصوات وجدوا أن ثلاثة أرباع الناس قد وضعوا أصواتا فارغة.
Parti oyların %7'sini almıştı.Saloniki, dzień wyborów (6. maja).
Pekâlâ, bugün oylama günü olduğu için... ...size bir yemek ısmarlayacağım. Gidelim.D'accord, puisqu'aujourd'hui est un jour de vote, je vous invite à manger, allons-y.
Pekâlâ, bugün oylama günü olduğu için... ...size bir yemek ısmarlayacağım. Gidelim.Rendben, mivel ma van a szavazás napja, mindannyiótokat meghívlak enni, menjünk.
Pekâlâ, bugün oylama günü olduğu için... ...size bir yemek ısmarlayacağım.Εντάξει, αφού υποφέρατε τόσο πολύ ενώ ψηφίζατε θα σας αγοράσω κάτι νόστιμο για να φάτε. Πάμε. Φιλέτο!
Pekâlâ, bugün oylama günü olduğu için... ...size bir yemek ısmarlayacağım.حسنا بما انكم عانيتم كثيرا للتصويت فسأشتري لكم شيأ لذيذا لتأكلوه لنذهب
"...Prenses Lee Seol sığır etini savunuyor." Oylama gelecek hafta.Την επόμενη εβδομάδα είναι οι εκλογές.
"...Prenses Lee Seol sığır etini savunuyor." Oylama gelecek hafta.الاسبوع القادم موعد التصويت
Reddit'te birisi dedi ki; "Oh, süper bir şey, herkes bunu pozitif oylamalı."Ami azt illeti, valaki a Reddit-en azt gondolta,
Saat 6'da başlayan oylama şu ana kadar pürüzsüz gitti.A szavazás reggel 6 órakor kezdődött és szabályosan haladt mostanáig.
Saat 6'da başlayan oylama şu ana kadar pürüzsüz gitti.Le vote a commencé à 6 heures etNs'est déroulé jusqu'à maintenant sans encombre.
Saat 6'da başlayan oylama şu ana kadar pürüzsüz gitti.بدأ في الخامسة مساءا كل شيء يسير على ما يرام
Sadece İtalyanlar'ın yüzde 18'i ve Yunanlılar'ın yüzde 15'i verdikleri oyların önemli olduğuna inanıyor.18%의 이탈리아인과, 15%의 그리스 사람들만이 그들의 투표가 중요하다고 생각합니다.
Sadece İtalyanlar'ın yüzde 18'i ve Yunanlılar'ın yüzde 15'i verdikleri oyların önemli olduğuna inanıyor.Apenas 18% dos italianos e 15% dos gregos acredita que o seu voto conta.
Sadece İtalyanlar'ın yüzde 18'i ve Yunanlılar'ın yüzde 15'i verdikleri oyların önemli olduğuna inanıyor.Chỉ 18% người dân Italia và 15% người Hy Lạp tin rằng lá phiếu của họ có ý nghĩa.
Sadece İtalyanlar'ın yüzde 18'i ve Yunanlılar'ın yüzde 15'i verdikleri oyların önemli olduğuna inanıyor.Csak az olaszok 18 és a görögök 15 százaléka hiszi, hogy a szavazatuk számít.
Sadece İtalyanlar'ın yüzde 18'i ve Yunanlılar'ın yüzde 15'i verdikleri oyların önemli olduğuna inanıyor.Kun 18 procent af italienerne og 15 procent grækerne tror at deres stemme gør en forskel.
Sadece İtalyanlar'ın yüzde 18'i ve Yunanlılar'ın yüzde 15'i verdikleri oyların önemli olduğuna inanıyor.Numai 18% dintre italieni şi 15% dintre greci mai cred că votul lor contează.
Sadece İtalyanlar'ın yüzde 18'i ve Yunanlılar'ın yüzde 15'i verdikleri oyların önemli olduğuna inanıyor.Nur 19% der Italiener und 15% der Griechen glauben, dass ihre Stimme etwas ausmacht.
Sadece İtalyanlar'ın yüzde 18'i ve Yunanlılar'ın yüzde 15'i verdikleri oyların önemli olduğuna inanıyor.Seulement 18 % des Italiens et 15 % des Grecs croient que leur vote compte.
Sadece İtalyanlar'ın yüzde 18'i ve Yunanlılar'ın yüzde 15'i verdikleri oyların önemli olduğuna inanıyor.Slechts 18 procent van de Italianen en 15 procent van de Grieken geloven dat hun stem telt.
Sadece İtalyanlar'ın yüzde 18'i ve Yunanlılar'ın yüzde 15'i verdikleri oyların önemli olduğuna inanıyor.Solo el 18% de los italianos y el 15% de los griegos creen que su voto es importante.
Sadece İtalyanlar'ın yüzde 18'i ve Yunanlılar'ın yüzde 15'i verdikleri oyların önemli olduğuna inanıyor.Solo il 18% degli italiani e il 15% dei greci credono che il loro voto conti.
Sadece İtalyanlar'ın yüzde 18'i ve Yunanlılar'ın yüzde 15'i verdikleri oyların önemli olduğuna inanıyor.Tylko 18% Włochów i 15% Greków wierzy, że ich głos ma naprawdę znaczenie.
Sadece İtalyanlar'ın yüzde 18'i ve Yunanlılar'ın yüzde 15'i verdikleri oyların önemli olduğuna inanıyor.Μόνο το 18 τοις εκατό των Ιταλών και το 15 τοις εκατό των Ελλήνων πιστεύει ότι η ψήφος τους έχει σημασία.
Sadece İtalyanlar'ın yüzde 18'i ve Yunanlılar'ın yüzde 15'i verdikleri oyların önemli olduğuna inanıyor.Лише 18% італійців і 15% греків вважають, що їхній голос усе-таки щось важить.
Sadece İtalyanlar'ın yüzde 18'i ve Yunanlılar'ın yüzde 15'i verdikleri oyların önemli olduğuna inanıyor.Само 18 процента от италианците и 15 процента от гърците вярват, че гласа им има значение.
Sadece İtalyanlar'ın yüzde 18'i ve Yunanlılar'ın yüzde 15'i verdikleri oyların önemli olduğuna inanıyor.Только 18% итальянцев и 15% греков считают, что их выбор что-то значит.
Sadece İtalyanlar'ın yüzde 18'i ve Yunanlılar'ın yüzde 15'i verdikleri oyların önemli olduğuna inanıyor.רק 18 אחוז מהאיטלקים ו-15 אחוז מהיוונים מאמינים שההצבעה שלהם משנה.
Sadece İtalyanlar'ın yüzde 18'i ve Yunanlılar'ın yüzde 15'i verdikleri oyların önemli olduğuna inanıyor.فقط %18 من الإيطاليين و %15 من اليونانيين يعتقدون أن أصواتهم تُحدث فرقا.
Sadece İtalyanlar'ın yüzde 18'i ve Yunanlılar'ın yüzde 15'i verdikleri oyların önemli olduğuna inanıyor.投票に意義を見いだしていません 人々は政府は変えることができても
Sıra fark etmez ama önce başkanı oyladığımızı varsayalım그럼, 먼저 회장을 정한다고 해 봅시다 사실 무엇을 먼저 정하든 상관 없어요
Sıra fark etmez ama önce başkanı oyladığımızı varsayalımLaten we eerst de voorzitter kiezen. Het maakt eigenlijk niet uit.
Sıra fark etmez ama önce başkanı oyladığımızı varsayalımOra, diciamo che eleggiamo per primo il Presidente. In realtà non ha importanza.
Sıra fark etmez ama önce başkanı oyladığımızı varsayalımŘekněme, že nejprve vybereme prezidenta. Na tom nezáleží.
Sıra fark etmez ama önce başkanı oyladığımızı varsayalımZałóżmy, że zajmiemy się najpierw prezesem. Kolejność nie ma znaczenia.
Sıra fark etmez ama önce başkanı oyladığımızı varsayalımСкажімо першим ми обираємо Президента. Це насправді не має значення.
Sonraki daha büyük olacak çünkü oylama nüfusumuz her yıl 20 milyon artıyor.그리고 우리나라 투표자 수는 매년 2000만 명씩 늘어나기 때문에 내년엔 심지어 더 커질 것입니다.
Sonraki daha büyük olacak çünkü oylama nüfusumuz her yıl 20 milyon artıyor.De volgende worden zelfs nog groter doordat onze kiespopulatie blijft groeien met 20 miljoen per jaar.
Sonraki daha büyük olacak çünkü oylama nüfusumuz her yıl 20 milyon artıyor.Ed il prossimo sarà ancora maggiore, perché il nostro elettorato continua a crescere di 20 milioni ogni anno.
Sonraki daha büyük olacak çünkü oylama nüfusumuz her yıl 20 milyon artıyor.És a következő még nagyobb lesz, mert a szavazó népességünk 20 millióval nő évente.
Sonraki daha büyük olacak çünkü oylama nüfusumuz her yıl 20 milyon artıyor.Og den næste bliver endnu større, fordi vores stemmeberettigede befolkning vokser med 20 millioner om året.
Sonraki daha büyük olacak çünkü oylama nüfusumuz her yıl 20 milyon artıyor.Và lần tiếp theo thậm chí còn lớn hơn, vì dân số biểu quyết tiếp tục tăng thêm 20 triệu người một năm.
Sonraki daha büyük olacak çünkü oylama nüfusumuz her yıl 20 milyon artıyor.והבחירות הבאות תהיינה אפילו יותר גדולות, מכיוון שאוכלוסיית המצביעים עולה ב-20 מיליון כל שנה.
Sonraki daha büyük olacak çünkü oylama nüfusumuz her yıl 20 milyon artıyor.والانتخابات القادمة ستكون أكبر حتى، لأن المنتخبين سيستمرون في التزايد بمعدل عشرين مليون في السنة.
Sonraki daha büyük olacak çünkü oylama nüfusumuz her yıl 20 milyon artıyor.次回の選挙は より大きなものになるでしょう しかし 事実として
Sonra, oylama başladı ve bizde bu işe giriştik.Also begann die Abstimmung und wir klemmten uns voll dahinter.
Sonra, oylama başladı ve bizde bu işe giriştik.Así que la votación inició y nosotros mismos la apoyamos.
Sonra, oylama başladı ve bizde bu işe giriştik.A votação começou e nós apoiámo-la.
Sonra, oylama başladı ve bizde bu işe giriştik.Deci, votul începuse iar noi l-am susținut de fapt.
Sonra, oylama başladı ve bizde bu işe giriştik.Donc, le vote commença et nous aussi étions derrière.
Sonra, oylama başladı ve bizde bu işe giriştik.És tudják mit, a Reddit-esek egyetértettek. Tehát elkezdődött a szavazás, és mi is mögéálltunk.
Sonra, oylama başladı ve bizde bu işe giriştik.Het stemmen begon en we bemoeiden ons er zelf ook mee.
Sonra, oylama başladı ve bizde bu işe giriştik.Jadi, pengambilan suara dimulai dan bahkan kami ikut-ikutan juga.
Sonra, oylama başladı ve bizde bu işe giriştik.그래서 진행 중인 투표에 뒤늦게 참여했습니다.
Sonra, oylama başladı ve bizde bu işe giriştik.Le votazioni iniziarono e noi abbiamo dato il nostro appoggio.
Sonra, oylama başladı ve bizde bu işe giriştik.Redditのエイリアンのロゴをその日は
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod