oy ile cümle
oy kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Ne tür oyun oynuyorsun?What game are you playing?
Hangi pozisyonda oynuyorsun?What position do you play?
Hangi takım için oynuyorsun?What team do you play for?
Bu oyun ne zaman başlıyor?When does this play start?
Ben her zaman kurallara göre oynarım.I always play by the rules.
Neden benimle oynamayacaksın?Why won't you play with me?
Hiç oynadığımı duydun mu?Have you ever heard me play?
Bilgisayar oyunları oynamam.I don't play computer games.
Bu parkta oynardım.I used to play in this park.
Tom hangi konumda oynuyor?What position does Tom play?
Tom hangi takım için oynuyor?What team does Tom play for?
Oynamak istediğini düşündüm.I thought you wanted to play.
Bazen golf oynamalıyız.We should play golf sometime.
Lütfen tango oynar mısın?Could you please play a tango?
Amerikan bilardosu nasıl oynanır bilmiyorum.I don't know how to play pool.
Tom ve Mary bilardo oynuyorlar.Tom and Mary are playing pool.
Siz hepiniz hangi oyunu oynuyorsunuz?What game are you all playing?
Neden dışarıda oynamaya gitmiyorsun?Why don't you go play outside?
Bir oyun oynamak ister misiniz?Would you like to play a game?
Satranç oynadığını bilmiyordum.I didn't know you played chess.
Tom ve Mary kart oynuyorlar.Tom and Mary are playing cards.
Tom ve Mary dart oynuyorlar.Tom and Mary are playing darts.
O oyun ne zaman başlar?What time does that play start?
Neden Tom'la oynamaya gitmiyorsun?Why don't you go play with Tom?
Bıçaklarla oynamamalısın.You shouldn't play with knives.
Bıçaklarla oynamamalısınız.You shouldn't play with knives.
Nasıl briç oynayacağımı bilmiyorum.I don't know how to play bridge.
Okuldan sonra futbol oynuyorlar.They play football after school.
Benim de canım oynamak istemiyor.I don't feel like playing either.
Sizler aynı takımda mı oynuyorsunuz?Do you guys play on the same team?
Oynamak için başka birini bulmaya git.Go find someone else to play with.
Tom'la hiç tenis oynamadım.I've never played tennis with Tom.
Bazı çocuklar parkta oynuyor.Some kids are playing in the park.
Oynamayı kes ve işe geri dön.Stop playing and get back to work.
Tom ve Mary sık sık bilardo oynarlar.Tom and Mary often play billiards.
Tom ve Mary tüm öğleden sonra oynadılar.Tom and Mary played all afternoon.
Tom oğluyla yakalama oynuyor.Tom is playing catch with his son.
Tom köpeğiyle gidip getir oynuyor.Tom is playing fetch with his dog.
Raketbol oynamayı tercih eder misin?Would you rather play racquetball?
Tom sessiz sinema oyunu oynamada iyi değil.Tom isn't good at playing charades.
Sen hiç Tom'un köpeğiyle oynadın mı?Have you ever played with Tom's dog?
Ben basketbol oynamaktan hoşlanırım ama oynayamam.I like basketball, but I can't play.
Tom ve Mary badminton oynamayı seviyor.Tom and Mary like to play badminton.
Yarın Devler ve Ejderhalar oynuyor.The Giants play the Dragons tomorrow.
Tom eski bilgisayar oyunlarını oynamayı sever.Tom loves playing old computer games.
Ben sadece şeytanın avukatını oynuyorum.I'm just playing the devil's advocate.
Büyükbaba ve büyükannelerim kroket oynamaktan hoşlanırlar.My grandparents enjoy playing croquet.
Satranç oyunu oynamak ister misiniz?Would you like to play a game of chess?
Bir ara birlikte duvar tenisi oynamalıyız.We should play squash together sometime.
Eskisi kadar tenis oynamıyorum.I don't play tennis as well as I used to.
Bütün öğleden sonra Tom'la dama oynadım.I played checkers with Tom all afternoon.
Tom rock'n roll oynamada oldukça iyidir.Tom is pretty good at playing rockabilly.
Büyükannenle dama oynar mısın?Do you play checkers with your grandmother?
Lütfen demiryolu rayları yakınında oynamayın.Please don't play near the railroad tracks.
Tom ve ben çocukken birlikte beyzbol oynadık.Tom and I played baseball together as kids.
En son ne zaman lakros oynadın?When was the last time you played lacrosse?
Tom'u bebeğiyle peek-a-boo oynarken gördüm.I've seen Tom play peek-a-boo with his baby.
Tom ve Mary neredeyse bütün gün birlikte oynadı.Tom and Mary played together almost all day.
Tom dışarıda köpeği ile frizbi oynuyor.Tom is outside playing frisbee with his dog.
Tom ve Mary'nin domino oyunu oynadığını gördüm.I saw Tom and Mary playing a game of dominoes.