oy ile cümle

oy kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
İnsanlar bilgisayarı hem oyunlar, hem de iş için kullanırlar.People use computers for both games and work.
O ona bir avukat görmesini tavsiye etti, o öyle yaptı.She advised him to see a lawyer, so he did.
O, onun poker oynamasını istemedi.She didn't want him to play poker.
O, babasıyla bu öğleden sonra tenis oynamaya niyetlidir.She intends to play tennis this afternoon with her father.
O yarın öğleden sonra tenis oynamaya niyet ediyor.She intends to play tennis tomorrow afternoon.
O, tenis oynamaya niyetlidir.She intends to play tennis.
O, onunla tenis oynardı.She used to play tennis with him.
O, onunla golf oynamak istedi.She wants to play golf with him.
O, onunla tenis oynamaya can atıyor.She was looking forward to playing table tennis with him.
O, onu ve beyzbol oynayan diğer çocukları izledi.She watched him and the other boys playing baseball.
Yarın beyzbol oynayacak.He plays baseball tomorrow.
Eğer bir arabayı öyle sürersen hastaneyi boylarsın.If you drive a car like that, you'll end up in the hospital.
Çocuklar dışarı çıkmalı ve oynamalı.The children should go outside and play.
Onlar bu fabrikada oyuncak yaparlar.They make toys at this factory.
Oyundan sonra, o, köpeğini beslemek için doğruca eve gitti.After the game, he went straight home to feed his dog.
Kışın öyle yüksek bir dağa tırmanmasaydın iyi olurdu.It would be better if you didn't climb such a high mountain in the winter.
Senin gözde masa oyunun nedir?What's your favorite board game?
En sevdiğin kutu oyunu hangisi?What's your favorite board game?
En sevdiğin masa oyunu hangisi?What's your favorite board game?
Favori bilgisayar oyunun nedir?What's your favorite computer game?
Favori oyunun hangisidir?What's your favorite game?
En sevdiğin kelime oyunu nedir?What's your favorite pun?
Gözde yarış oyunun nedir?What's your favorite racing game?
Favori rol-yapma oyununuz hangisidir?What's your favorite role-playing game?
Oynamak için favori sporun nedir?What's your favorite sport to play?
Gözde video oyunun nedir?What's your favorite video game?
En sevdiğin Olay Yeri İnceleme Ekibi oyuncusu kadrosu kim?Who's your favorite CSI cast member?
Favori hokey oyuncun kim?Who's your favorite hockey player?
En sevdiğin solak beyzbol oyuncusu kimdir?Who's your favorite left-handed baseball player?
Basketbol takımımızdaki favori oyuncunuz kimdir?Who's your favorite player on our basketball team?
Gözde futbol oyuncun kim?Who's your favorite soccer player?
Favori video oyun karakterin kim?Who's your favorite video game character?
Emet futbolla çok ilgilidir ama basitçe nasıl oynayacağını bilmiyor.Emet is very interested in soccer, but simply does not know how to play.
Profesyonel bir banjo oyuncusu olmak için pratik yapmaya binlerce saat harcamalısın.To become a professional banjo player, you need to spend thousands of hours practicing.
Birçok insan çocukların dışarıda oynayacak yeterli zamanı harcamadıklarını düşünüyorlar.Many people think that children don't spend enough time playing outside.
Kızım bebeklerle oynamaktan hoşlanır.My daughter likes to play with dolls.
O, boş zamanını oyuncak bebekler yaparak harcar.She spends her free time making dolls.
Öyle bir şey söylemedim.I have said no such thing.
O hayal kırıklığına uğradı ve öyle olduğu için kendine kızdı.She was disappointed, and angry with herself for being so.
Yağmur yağsa bile golf oynayacak.He'll play golf even if it rains.
Yağmur yağsa bile, o golf oynayacak.Even if it rains, he'll play golf.
Bir sonraki oyun kalmaya değer.The next act is worth sticking around for.
Bandy ve florbal arasındaki en büyük fark, bandynin buzda oynanmasıdır.The biggest difference between bandy and floorball is that bandy is played on ice.
Benim hayalim bir beyzbol oyuncusu olmak.My dream is to become a baseball player.
O, nasıl beyzbol oynayacağını biliyor.He knows how to play baseball.
Olimpiyat Oyunları nerede ortaya çıktı?Where did the Olympic Games originate?
Eve dönerken oyalanmayın.Don't play around on your way back home.
Eve giderken oyalanma.Don't play around on your way home.
Futbol oynamak için buraya geldim.I came here to play soccer.
Gitmek istiyorsan, öyleyse git. İstemiyorsan, önemli değil.If you want to go, then go. If you don't want to, then forget about it.
Şimdi beyzbol oynayacağız.We will play baseball now.
Çocuklar bahçede oynuyor.Children play in the yard.
Çocuk, Meccano ile oynuyor.The child is playing with Meccano.
Çocuklar kendi Erector Set'leriyle oynuyorlar.The boys are playing with their Erector Set.
O günlerde, dama oynamayı severdim.Back in those days, I loved to play checkers.
Baktığın her yerde çocukların oynadığını görebilirsin.Everywhere you look you can see children playing.
O hurdayı öyle yüksek bir fiyata gerçekten sattığına inanamıyorum.I can't believe that you really sold that junk for such a high price.
Ben ve arkadaşlarımla kart oynamaktan hoşlanmadığına inanamıyorum.I can't believe that you wouldn't enjoy playing cards with me and my friends.
Santrancı gerçekten iyi oynayabilmenin hayalini kurardım.I used to dream about being able to play chess really well.
Keşke sırtım her zaman öyle çok ağrımasa.I wish my back didn't always hurt so much.

İlgili Sayfalar