Ana içeriğe geç
Sözlük

oval ile cümle

oval kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bizim atalarımız ovalara inmişti.I nostri andarono nelle pianure.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.우리 조상은 평지로 나왔습니다.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.Los nuestros se fueron a las llanuras.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.Naši předkové vyšli ven na pláně.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.Nasz wyruszył na równiny.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.Nos ancêtres sont partis pour les plaines.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.Onze voorouders gingen de vlakte op.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.Os nossos antepassados desceram à planície.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.Strămoșii noștri au ieşit în câmpie.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.Våra förfäder gick ut på slätten.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.Vore forfædre gik ud i de åbne vidder.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.Ο δικός μας πρόγονος βγήκε έξω στην πεδιάδα.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.Наши предки переселились на равнины.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.Нашите предци са отишли към равнините.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.ושלנו יצאו אל המישורים.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.اما جدودنا فقد نزلوا الى الارض
Bizim atalarımız ovalara inmişti.これがすべてを語ったのです
Böylece kırk bin kadar silahlı adam savaşmak üzere RABbin önünde Eriha ovalarına girdi.Bei vierzigtausend Gerüstete zum Heer gingen vor dem HERRN zum Streit auf das Gefilde Jerichos.
Böylece kırk bin kadar silahlı adam savaşmak üzere RABbin önünde Eriha ovalarına girdi.bolo ich okolo štyridsať tisíc, ozbrojených do vojny, a prešli pred Hospodinom do boja na roviny Jericha.
Böylece kırk bin kadar silahlı adam savaşmak üzere RABbin önünde Eriha ovalarına girdi.henved 40.000 Mand i Tal, rustede til Strid, drog de foran HERREN over til Jerikos Sletter til Hamp.
Böylece kırk bin kadar silahlı adam savaşmak üzere RABbin önünde Eriha ovalarına girdi.사만명 가량이라 무장하고 여호와 앞에서 건너가서 싸우려고 여리고 평지에 이르니라
Böylece kırk bin kadar silahlı adam savaşmak üzere RABbin önünde Eriha ovalarına girdi.Mintegy negyven ezernyi fegyveres vitéz ment vala át az Úr elõtt a harczra, Jérikhónak sík mezejére.
Böylece kırk bin kadar silahlı adam savaşmak üzere RABbin önünde Eriha ovalarına girdi.Noin nelikymmentuhantinen sotaan varustettu joukko heitä kulki Herran edellä taisteluun Jerikon arolle.
Böylece kırk bin kadar silahlı adam savaşmak üzere RABbin önünde Eriha ovalarına girdi.Okoli štirideset tisoč oboroženih za vojsko jih je prešlo pred GOSPODOM v boj na poljane ob Jerihu.
Böylece kırk bin kadar silahlı adam savaşmak üzere RABbin önünde Eriha ovalarına girdi.Okolo čtyřidcíti tisíců oděných bojovníků šlo před Hospodinem k boji na roviny Jericha.
Böylece kırk bin kadar silahlı adam savaşmak üzere RABbin önünde Eriha ovalarına girdi.Około czterdziestu tysięcy ludu zbrojnego przeszło przed Panem do boju na polu Jerycha.
Böylece kırk bin kadar silahlı adam savaşmak üzere RABbin önünde Eriha ovalarına girdi.uns quarenta mil homens em pé de guerra passaram diante do Senhor para a batalha, �s planícies de Jericó.
Böylece kırk bin kadar silahlı adam savaşmak üzere RABbin önünde Eriha ovalarına girdi.Εως τεσσαρακοντα χιλιαδες ενοπλοι διεβησαν εμπροσθεν του Κυριου εις πολεμον, προς τας πεδιαδας της Ιεριχω.
Böylece kırk bin kadar silahlı adam savaşmak üzere RABbin önünde Eriha ovalarına girdi.Около сорока тысяч вооруженных на брань перешло пред Господом на равнины Иерихонские, чтобы сразиться.
Böylece kırk bin kadar silahlı adam savaşmak üzere RABbin önünde Eriha ovalarına girdi.около четиридесет хиляди въоръжени ратници преминаха пред Господа на бой към ерихонските полета.
Böylece kırk bin kadar silahlı adam savaşmak üzere RABbin önünde Eriha ovalarına girdi.כארבעים אלף חלוצי הצבא עברו לפני יהוה למלחמה אל ערבות יריחו׃
Böylece kırk bin kadar silahlı adam savaşmak üzere RABbin önünde Eriha ovalarına girdi.نحو اربعين الفا متجردين للجند عبروا امام الرب للحرب الى عربات اريحا
Böylece kırk bin kadar silahlı adam savaşmak üzere RABbin önünde Eriha ovalarına girdi.約 有 四 萬 人 、 都 準 備 打 仗 、 在 耶 和 華 面 前 過 去 、 到 耶 利 哥 的 平 原 、 等 候 上 陣
Böylece kırk bin kadar silahlı adam savaşmak üzere RABbin önünde Eriha ovalarına girdi.約 有 四 萬人 、 都 準備 打仗 、 在 耶和華 面前 過去 、 到 耶利哥 的 平原 、 等候 上陣
Buralar Altiplano, ya da "yüksek ovalar" olarak adlandırılır -- uç limitlerin yeri ve uç karşıtlıklar.Chama-se 'Altiplano', ou 'planícies altas' -- um local de extremos e contrastes extremos.
Buralar Altiplano, ya da "yüksek ovalar" olarak adlandırılır -- uç limitlerin yeri ve uç karşıtlıklar.Dies wird Altiplano genannt, oder "Hochebenen" - Ein Ort der Extreme und der extremen Kontraste.
Buralar Altiplano, ya da "yüksek ovalar" olarak adlandırılır -- uç limitlerin yeri ve uç karşıtlıklar.È l'Altiplano, anche noto come "terre alte", un luogo fatto di estremi e di contrasti estremi.
Buralar Altiplano, ya da "yüksek ovalar" olarak adlandırılır -- uç limitlerin yeri ve uç karşıtlıklar.Itt Altiplano-nak hivják, vagy " fennsÍknak " -- amely szélsőségek és szélsőséges ellentétek helye.
Buralar Altiplano, ya da "yüksek ovalar" olarak adlandırılır -- uç limitlerin yeri ve uç karşıtlıklar.이곳은 알티플라노, 또는 "고원"이라고 불립니다. 극한의 환경과 극한의 대비를 가지고 있는 장소입니다.
Buralar Altiplano, ya da "yüksek ovalar" olarak adlandırılır -- uç limitlerin yeri ve uç karşıtlıklar.Nó gọi là Altiplano, hay "vùng đồng bằng cao"-- một nơi của những thái cực và tương phản cực độ.
Buralar Altiplano, ya da "yüksek ovalar" olarak adlandırılır -- uç limitlerin yeri ve uç karşıtlıklar.Se conoce como el Altiplano o las altas planicies, un lugar de extremos y contrastes descomunales.
Buralar Altiplano, ya da "yüksek ovalar" olarak adlandırılır -- uç limitlerin yeri ve uç karşıtlıklar.Tempat ini disebut Altiplano atau "dataran tinggi" -- tempat yang ekstrim dengan perbedaan yang ekstrim.
Buralar Altiplano, ya da "yüksek ovalar" olarak adlandırılır -- uç limitlerin yeri ve uç karşıtlıklar.Ονομάζονται Αλτιπλάνος, ή "υψίπεδα" - ένα μέρος ακραίο και ακραίων αντιθέσεων.
Buralar Altiplano, ya da "yüksek ovalar" olarak adlandırılır -- uç limitlerin yeri ve uç karşıtlıklar.Нарича се Алтиплано, или "високи полета"-- място на крайности и екстремни контрасти.
Buralar Altiplano, ya da "yüksek ovalar" olarak adlandırılır -- uç limitlerin yeri ve uç karşıtlıklar.Эта местность называется Антиплано, или "высокая плоскость" и характеризуется чрезвычайными контрастами.
Buralar Altiplano, ya da "yüksek ovalar" olarak adlandırılır -- uç limitlerin yeri ve uç karşıtlıklar.המקום נקרא 'אלטיפלנו', או "המישורים הגבוהים" -- מקום של תנאים קיצוניים וניגודים קיצוניים.
Buralar Altiplano, ya da "yüksek ovalar" olarak adlandırılır -- uç limitlerin yeri ve uç karşıtlıklar.إنها منطقة تدعى بـ ألتي بلانو، أو "السهول العالية"- إنها منطقة متطرفة مليئة بالتناقضات الشديدة.
Buralar Altiplano, ya da "yüksek ovalar" olarak adlandırılır -- uç limitlerin yeri ve uç karşıtlıklar.信じがたい場所です 対極を成す自然 砂漠が凍り
Bu resmi, Oval Ofis'teki özel masamın üzerindeki duvara astım.저는 그 그림을 저의 집무실 바로 옆에 있는 제 개인 서재에 걸어 놓았습니다.
Bu resmi, Oval Ofis'teki özel masamın üzerindeki duvara astım.Y lo que colgado en mi estudio privado cerca de la Oficina Oval.
Bu resmi, Oval Ofis'teki özel masamın üzerindeki duvara astım.その絵を見る度に グレイスのことを想います
Cerrah ayağımdaki taban çukurunu tuttu ve başparmağıyla ayağımın üstüne ovalamaya başladı.Bác sĩ đang giữ lòng bàn chân tôi rồi xoa bóp mu bàn chân bằng ngón tay cái của cậu ấy.
Cerrah ayağımdaki taban çukurunu tuttu ve başparmağıyla ayağımın üstüne ovalamaya başladı.Hij hield de holte van mijn voet vast en wreef met zijn duim over de hiel.
Cerrah ayağımdaki taban çukurunu tuttu ve başparmağıyla ayağımın üstüne ovalamaya başladı.의사는 제 발꿈치를 잡고 엄지손가락으로 그 부분을 주무르고 있었어요.
Cerrah ayağımdaki taban çukurunu tuttu ve başparmağıyla ayağımın üstüne ovalamaya başladı.On trzymał podbicie mojej stopy i tarł o nie swoim kciukiem.
Cerrah ayağımdaki taban çukurunu tuttu ve başparmağıyla ayağımın üstüne ovalamaya başladı.Лікар масував її великим пальцем.
Cerrah ayağımdaki taban çukurunu tuttu ve başparmağıyla ayağımın üstüne ovalamaya başladı.Он держал её в руках и массировал большим пальцем.
Cerrah ayağımdaki taban çukurunu tuttu ve başparmağıyla ayağımın üstüne ovalamaya başladı.והוא החזיק את הקשת של הרגל שלי ושפשף את הקימור באגודל שלו.
Cerrah ayağımdaki taban çukurunu tuttu ve başparmağıyla ayağımın üstüne ovalamaya başladı.و كان يمسك قوس قدمي ويفرك رجلي مع إبهامه.
Cerrah ayağımdaki taban çukurunu tuttu ve başparmağıyla ayağımın üstüne ovalamaya başladı.但係醫生捉住我嘅腳板 用大拇指按摩我嘅腳內弓
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod