Ana içeriğe geç
Sözlük

otuz ile cümle

otuz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Karar vermek için otuz dakikan var.You have thirty minutes to decide.
Otuz yıl içinde hepimiz öleceğiz.We'll all be dead in thirty years.
Onu otuz dakika önce söyledin.You said that thirty minutes ago.
Biz otuz dakika içinde Tom'la buluşacağız.We'll meet Tom in thirty minutes.
Otuz dakika içerisinde orada olacağız.We'll be there in thirty minutes.
Tom otuz dakika önce buradaydı.Tom was here thirty minutes ago.
Otuz dakika içinde bunu yapabilir misin?Can you do it in thirty minutes?
Biz sadece otuz dakika uzaktayız.We're only thirty minutes away.
Otuz kişilik yerimiz var.We have room for thirty people.
Siz otuz dakika geç kaldınız.You were thirty minutes late.
Tom bu yıl otuz yaşında olacak.Tom will be thirty this year.
Tom yalnızca otuz yaşında.Tom is only thirty years old.
Otuz dakika erken geldin.You're thirty minutes early.
Onların tanesi otuz dolar.They're thirty dollars each.
Senin otuz dakikan doldu.Your thirty minutes are up.
Tom otuz dakika gecikti.Tom is thirty minutes late.
Otuz dakika içinde görüşürüz.See you in thirty minutes.
Otuz olduğunu söyledin.You said you were thirty.
Tom şimdi neredeyse otuz yaşında.Tom is almost thirty now.
Otuz saniyen var.You have thirty seconds.
Otuz saniyeniz var.You have thirty seconds.
Tom otuz olduğunu söyledi.Tom said he was thirty.
Otuz gününüz var.You have thirty days.
Otuz günün var.You have thirty days.
Otuz dolar yeter mi?Will thirty dollars be enough?
Otuz dolar yetecek mi?Will thirty dollars be enough?
Tom otuzunda.Tom is in his thirties.
Lütfen otuz dakika bekle.Please wait thirty minutes.
Tom otuz yaşındayken evlendi.Tom got married when he was 30 years old.
Tom Mary'ye otuz yaşına kadar evlenmek istemediğini söyledi.Tom told Mary that he didn't want to get married until he was thirty.
Geçen yıl Tom'un brüt geliri otuz bin doların üzerindeydi.Tom's gross income last year was over thirty thousand dollars.
Neredeyse otuz yaşındayım ve hâlâ bekarım.I'm almost thirty years old and I'm still single.
Tom otuz kilodan daha fazla geliyor.Tom weighs more than thirty kilos.
Bana saatte otuz dolar ödeniyor.I get paid thirty dollars an hour.
Saatte otuz dolar alıyorum.I'm paid thirty dollars an hour.
Tom aslında neredeyse otuz.Tom is actually almost thirty.
Tom otuzun üstünde olamaz.Tom can't be over thirty.
Şimdiye kadar otuz bilet sattım.I've sold thirty tickets so far.
Amacım otuz olmadan önce bir ev sahibi olmaktır.My goal is to own a home before I'm thirty.
Senin amacın otuz yaşından önce bir ev sahibi olmak, değil mi?Your goal is to own a home before you're thirty, isn't it?
Onun amacı otuz yaşından önce ev sahibi olmaktır.His goal is to own a home before he's thirty.
Mary'nin hedefi otuz yaşından önce bir ev sahibi olmak.Mary's goal is to own a home before she's thirty.
Hedefimiz biz otuz yaşına girmeden önce bir ev sahibi olmak.Our goal is to own a home before we are thirty.
Onların amaçları otuz yaşından önce bir ev sahibi olmaktır.Their goal is to own a home before they are thirty.
Şimdi bana otuz dolar ver ve ben sana pazartesi günü geri ödeyeceğim.Give me thirty dollars now and I'll pay you back Monday.
Trenimiz otuz dakika geç kaldı.Our train was thirty minutes late.
Otuz dakika önce burada olman gerekiyordu.You were supposed to be here thirty minutes ago.
Tom'un otuz dakika önce burada olması gerekiyordu.Tom was supposed to be here thirty minutes ago.
Otuz dakika içinde Tom'u karşılamamız gerekiyor.We're supposed to meet Tom in thirty minutes.
Bu otuz avroya mal olacak.This is going to cost thirty euros.
Bu, otuz avroya mal olacak.That'll cost thirty euros.
Bana otuz dolar borç verir misin?Could you please lend me thirty dollars?
Tom'a otuz dolar borçluyum.I owe Tom thirty dollars.
Mary yaklaşık otuz yıldır bir hemşireydi.Mary was a nurse for nearly thirty years.
Yaklaşık otuz dakika içerisinde orada olmalıyız.We should be there in about thirty minutes.
Tom buraya otuz dakika erken geldi.Tom arrived here thirty minutes early.
Tom bunu yemiyeceğime dair benimle otuz dolara iddiaya girdi.Tom bet me thirty dollars that I wouldn't eat this.
Tom otuz dakika geç geldi.Tom came 30 minutes late.
Tom otuzun altında olamaz.Tom can't be under thirty.
Tom otuzuna kadar şarkılar yazmaya başlamadı.Tom didn't begin to write songs until he was thirty.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod