Ana içeriğe geç
Sözlük

oturma ile cümle

oturma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu resmin bir arkadaşın oturma odasında çekildiğini anımsıyorum.Je me souviens que cette photo a été prise dans le salon d'un copain.
Bu resmin bir arkadaşın oturma odasında çekildiğini anımsıyorum.이 사진은 아마 제 친구집의 거실에서 찍은 것 같아요.
Bu resmin bir arkadaşın oturma odasında çekildiğini anımsıyorum.Mi rendo conto che questa foto e' stata fatta nel soggiorno di un mio amico.
Bu resmin bir arkadaşın oturma odasında çekildiğini anımsıyorum.Reconocí que esta foto fue tomada en la sala de la casa de un amigo.
Bu resmin bir arkadaşın oturma odasında çekildiğini anımsıyorum.Snímek byl pořízen v přítelově obýváku.
Bu resmin bir arkadaşın oturma odasında çekildiğini anımsıyorum.Zdałem sobie sprawę, że zdjęcie zrobiono w pokoju mojego kolegi.
Bu resmin bir arkadaşın oturma odasında çekildiğini anımsıyorum.Διαπιστώνω πως αυτή η φωτογραφία βγήκε στο καθιστικό ενός φίλου.
Bu resmin bir arkadaşın oturma odasında çekildiğini anımsıyorum.Всъщност, тази снимка е направена в хола на един приятел.
Bu resmin bir arkadaşın oturma odasında çekildiğini anımsıyorum.עכשיו אני קולט שהתמונה צולמה בסלון של חבר.
Bu resmin bir arkadaşın oturma odasında çekildiğini anımsıyorum.تبيّن لي أن هذه الصورة مأخوذة في صالة منزل صديقي.
Bu resmin bir arkadaşın oturma odasında çekildiğini anımsıyorum.ロバート モーグは私とグレッグ フリントに見せるため
Business Finland’ın olumlu raporu olmadan Finlandiya için startup oturma izni alamazsınız.Et voi saada start-up oleskelulupaa Suomeen ilman Business Finlandin myönteistä lausuntoa.
Business Finland’ın olumlu raporu olmadan Finlandiya için startup oturma izni alamazsınız.ليس بإمكانك أن تحصل على ترخيص إقامة البدء (start-up) لفنلندا، بدون تقرير إيجابي من Business Finland.
Business Finland’ın olumlu raporu olmadan Finlandiya için startup oturma izni alamazsınız.若不提供芬兰国家商务促进局开具的同意声明,将无法获取芬兰Startup居留许可。
Bu sırada öğretim ekibi arkada oturmakta ve paylaşılan bir Google Doc üzerinden... ...not vermektedir.여러분 역시 구글 독스 문서를 공유해서 강의실 뒤쪽에 앉아 평가점수를 매기게 될 텐데요
Bu sırada öğretim ekibi arkada oturmakta ve paylaşılan bir Google Doc üzerinden... ...not vermektedir.ويستخدم طاقم التدريس مستندات قوقل المنشورة
Bu sırada öğretim ekibi arkada oturmakta ve paylaşılan bir Google Doc üzerinden... ...not vermektedir.教室の後ろで成績をつけます
Bu sokakta oturmak için geri dönüş yaptım.Am readus iepurele, libelula, ca să stea pe acea stradă.
Bu sokakta oturmak için geri dönüş yaptım.A tak som prinavrátila králika, vážku, aby v ulici zostali.
Bu sokakta oturmak için geri dönüş yaptım.Dus bracht ik het konijn en de libelle terug in die straat.
Bu sokakta oturmak için geri dönüş yaptım.Így visszahoztam a nyulat és a szitakötőt, hogy az utcában maradhassanak.
Bu sokakta oturmak için geri dönüş yaptım.J'ai donc ramené le lapin, la libellule, pour qu'ils restent dans cette rue.
Bu sokakta oturmak için geri dönüş yaptım.그래서 저는 토끼와 잠자리가 그 거리에 있도록 했습니다 그래서 저는 토끼와 잠자리가 그 거리에 있도록 했습니다 그래서 저는 토끼와 잠자리가 그 거리에 있도록 했습니다
Bu sokakta oturmak için geri dönüş yaptım.Por isso trouxe de volta o coelho, a libelinha, para ficarem naquela rua.
Bu sokakta oturmak için geri dönüş yaptım.Quindi ho riportato il coniglio, la libellula, nella strada.
Bu sokakta oturmak için geri dönüş yaptım.Recuperé el conejo y la libélula, para esta calle.
Bu sokakta oturmak için geri dönüş yaptım.Saya membawa kembali kelinci, capung, untuk tinggal di jalan tersebut.
Bu sokakta oturmak için geri dönüş yaptım.Sprowadziłam więc królika, i ważkę aby stały na ulicy.
Bu sokakta oturmak için geri dönüş yaptım.Tak jsem oživila zajíce a vážku, aby obývali tuhle ulici.
Bu sokakta oturmak için geri dönüş yaptım.Tôi mang đến đó con thỏ, con chuồn chuồn, đặt trên con đường đấy và vào năm 2009
Bu sokakta oturmak için geri dönüş yaptım.Und so brachte ich den Hasen, die Libelle, zurück in die Strasse.
Bu sokakta oturmak için geri dönüş yaptım.Έτσι επανέφερα το κουνέλι, το αλογάκι της Παναγίτσας, για να μείνουν στο δρόμο αυτό.
Bu sokakta oturmak için geri dönüş yaptım.И така аз върнах обратно заека, морското конче на тази улица.
Bu sokakta oturmak için geri dönüş yaptım.Поэтому я изобразила бегущего мальчишку и стрекозу, и оставила их там.
Bu sokakta oturmak için geri dönüş yaptım.Тому я зобразила хлопця, який біжить, стрекозу, і залишила їх там.
Bu sokakta oturmak için geri dönüş yaptım.אז החזרתי את הארנבת את השפרירית, כדי שישארו ברחוב.
Bu sokakta oturmak için geri dönüş yaptım.لذا أحضرت الأرنب واليعسوب ليظلوا بالشارع
Bu sokakta oturmak için geri dönüş yaptım.そこで人間とともに 暮らせるようにしました 2009年に
‹‹Bu tapınak yıkık durumdayken, sizin ağaç kaplamalı evlerinizde oturmanızın sırası mı?››Aber eure Zeit ist da, daß ihr in getäfelten Häusern wohnt, und dies Haus muß wüst stehen?
‹‹Bu tapınak yıkık durumdayken, sizin ağaç kaplamalı evlerinizde oturmanızın sırası mı?››"¿Acaso es tiempo de que vosotros habitéis en vuestras casas enmaderadas mientras que esta casa está en ruinas
‹‹Bu tapınak yıkık durumdayken, sizin ağaç kaplamalı evlerinizde oturmanızın sırası mı?››Acaso é tempo de habitardes nas vossas casas forradas, enquanto esta casa fica desolada?
‹‹Bu tapınak yıkık durumdayken, sizin ağaç kaplamalı evlerinizde oturmanızın sırası mı?››Är då tiden kommen för eder att själva bo i panelade hus, medan detta hus ligger öde?
‹‹Bu tapınak yıkık durumdayken, sizin ağaç kaplamalı evlerinizde oturmanızın sırası mı?››Či je čas pre vás, aby ste vy bývali vo svojich vykladaných domoch, kým je tento dom pustý?
‹‹Bu tapınak yıkık durumdayken, sizin ağaç kaplamalı evlerinizde oturmanızın sırası mı?››,,Dar pentru voi a venit oare vremea să locuiţi în case căptuşite cu tavan, cînd Casa aceasta este dărîmată?``
‹‹Bu tapınak yıkık durumdayken, sizin ağaç kaplamalı evlerinizde oturmanızın sırası mı?››Er det da Tid for eder at bo i Huse med træklædte Vægge, når dette Hus ligger øde?
‹‹Bu tapınak yıkık durumdayken, sizin ağaç kaplamalı evlerinizde oturmanızın sırası mı?››Er det tid for eder til å bo i eders bordklædde hus, mens dette hus ligger øde?
‹‹Bu tapınak yıkık durumdayken, sizin ağaç kaplamalı evlerinizde oturmanızın sırası mı?››Est-ce le temps pour vous d`habiter vos demeures lambrissées, Quand cette maison est détruite?
‹‹Bu tapınak yıkık durumdayken, sizin ağaç kaplamalı evlerinizde oturmanızın sırası mı?››Ideje-é néktek, hogy ti mennyezetes házakban lakozzatok, holott ez a ház romban áll?
‹‹Bu tapınak yıkık durumdayken, sizin ağaç kaplamalı evlerinizde oturmanızın sırası mı?››Izali wam jest czas, abyście mieszkali w domach waszych listwowanych, a dom ten aby pusty stał?
‹‹Bu tapınak yıkık durumdayken, sizin ağaç kaplamalı evlerinizde oturmanızın sırası mı?››Jest-liž vám čas, abyste vy seděli v domích svých taflovaných, a dům tento pustý stál?
‹‹Bu tapınak yıkık durumdayken, sizin ağaç kaplamalı evlerinizde oturmanızın sırası mı?››이 전이 황무하였거늘 너희가 이 때에 판벽한 집에 거하는 것이 가하냐
‹‹Bu tapınak yıkık durumdayken, sizin ağaç kaplamalı evlerinizde oturmanızın sırası mı?››Nay có phải là thì giờ các ngươi ở trong nhà có trần ván, khi nhà nầy hoang vu sao?
‹‹Bu tapınak yıkık durumdayken, sizin ağaç kaplamalı evlerinizde oturmanızın sırası mı?››Nay có phải là thì_giờ các ngươi ở trong nhà có trần ván , khi nhà nầy hoang_vu sao ?
‹‹Bu tapınak yıkık durumdayken, sizin ağaç kaplamalı evlerinizde oturmanızın sırası mı?››"Onko sitten aika teidän asua panelilla kaunistetuissa huoneissanne, kun tämä huone on rauniona?
‹‹Bu tapınak yıkık durumdayken, sizin ağaç kaplamalı evlerinizde oturmanızın sırası mı?››Za vas same pa je čas, da prebivate v svojih z deskami obitih hišah, hiša ta pa bodi pusta?
‹‹Bu tapınak yıkık durumdayken, sizin ağaç kaplamalı evlerinizde oturmanızın sırası mı?››Ειναι καιρος εις εσας, να κατοικητε σεις εν τοις φατνωτοις οικοις σας, ο δε οικος ουτος να ηναι ερημος;
‹‹Bu tapınak yıkık durumdayken, sizin ağaç kaplamalı evlerinizde oturmanızın sırası mı?››а вам самим время жить в домах ваших украшенных, тогда как дом сей в запустении?
‹‹Bu tapınak yıkık durumdayken, sizin ağaç kaplamalı evlerinizde oturmanızın sırası mı?››Време ли е сами вие Да живеете в своите с дъски обковани къщи, Докато тоя дом остава пуст?
‹‹Bu tapınak yıkık durumdayken, sizin ağaç kaplamalı evlerinizde oturmanızın sırası mı?››העת לכם אתם לשבת בבתיכם ספונים והבית הזה חרב׃
‹‹Bu tapınak yıkık durumdayken, sizin ağaç kaplamalı evlerinizde oturmanızın sırası mı?››هل الوقت لكم انتم ان تسكنوا في بيوتكم المغشّاة وهذا البيت خراب.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod