oturaklı ile cümle

oturaklı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Tom çok oturaklı bir adamdır.Tom is a very dignified man.
Uluslararası oyunlarda Hardturm 16.600 seyirciyi bütün alanlarda oturaklı yerleri ile alır.In international games the Hardturm could hold 16,600 spectators with seating places in all areas.
Bu insanlara saygıdeyer, oturaklı, parasal hür ve vatandaşlık yaşamı kurmak için yardım etmektir.It's about helping people to build lives of dignity, stability, economic autonomy, citizenship.
Oprah gibi oturaklı, geleneksel, anaç, korumacı empati kurabilen biri misiniz?Are you established, traditional, nurturing, protective, empathetic like the Oprah?
Açıkca hayatın bu aşamasında bir ölçüde eskisinde daha oturaklı bir biçimdeydi.Obviously, at this stage of life he was in a somewhat more dignified form than he was back then.
Gerçekten gece kalk(ıp ibadet et)mek daha oturaklı ve (geceleyin) söz (du'a) daha etkilidir.Surely in the watches of the night the soul is most receptive and words more telling.
Yemin olsun, sabahleyin erkenden, kararlı ve oturaklı bir azap yakaladı onları.And early in the morning the decreed punishment came upon them.
Orada oturaklı, başını yücelere kaldırmış dağlar oluşturduk. Ve size tatlı bir su içirdik.And placed in it lofty and broad stablisers, and gave you sweet water to drink?
Orada oturaklı, başını yücelere kaldırmış dağlar oluşturduk.Set We not therein soaring mountains?
Yeri uzatıp döşeyen ve onda oturaklı dağlar ve nehirler vücuda getiren O'dur.It is He who stretched out the earth and placed upon it firm mountains and rivers.
19. yüzyılda Ermeniler Osmanlı muhiti içinde en oturaklı simaları yetiştirdi.Depuis le XIXe siècle, les égyptologues regroupent ces dynasties en des séquences plus longues.
Oturaklı'dan gelen veriler 2015 yılının sonlarında eklendi.La page n'a plus été actualisée depuis la fin de saison 2015.
Oturaklı'dan gelen veriler 2015 yılının sonlarında eklendi.Nota: estatísticas atualizadas até o final da temporada de 2015.
Diğeri daha ağırbaşlı, oturaklıdır.För andra betydelser, se Ostrý.
Diğeri daha ağırbaşlı, oturaklıdır.Jedno lehčí, druhé těžší.
Oturaklı'dan gelen veriler 2015 yılının sonlarında eklendi.Kauden kappaleita julkaistiin kokoelmalevyllä loppuvuodesta 2015.
Oturaklı'dan gelen veriler 2015 yılının sonlarında eklendi.Tallene ovenfor er fra slutningen af 2011-sæsonen.
Oturaklı'dan gelen veriler 2015 yılının sonlarında eklendi.Det var da spilt inn episoder som ble sendt fram til slutten av 2015.
19. yüzyılda Ermeniler Osmanlı muhiti içinde en oturaklı simaları yetiştirdi.XIX sajandil valdasid mõisa pikemalt Uexküllid.
Oturaklı'dan gelen veriler 2015 yılının sonlarında eklendi.Pärnu Leht lõpetas ilmumise 1995. aasta lõpus.
Açıkca hayatın bu aşamasında bir ölçüde eskisinde daha oturaklı bir biçimdeydi.Bien sûr, à ce stade de la vie il était dans une forme plus digne qu'il ne l'était à l'époque.
Açıkca hayatın bu aşamasında bir ölçüde eskisinde daha oturaklı bir biçimdeydi.Evident în această etapă de viaţă, el era într-o formă oarecum mai respectabilă decât înainte.
Açıkca hayatın bu aşamasında bir ölçüde eskisinde daha oturaklı bir biçimdeydi.당연히 지금 인생 단계에서 그는 과거보다 어느 정도 위엄 있습니다.
Açıkca hayatın bu aşamasında bir ölçüde eskisinde daha oturaklı bir biçimdeydi.Naturalmente con gli anni il suo aspetto è diventato più dignitoso di come appariva un tempo.
Açıkca hayatın bu aşamasında bir ölçüde eskisinde daha oturaklı bir biçimdeydi.Naturligtvis, vid denna tiden i hans liv befann han sig i en något värdigare form än han var tidigare.
Açıkca hayatın bu aşamasında bir ölçüde eskisinde daha oturaklı bir biçimdeydi.Obviamente, en esta etapa de la vida él tiene ahora un aspecto más digno que en aquella época.
Açıkca hayatın bu aşamasında bir ölçüde eskisinde daha oturaklı bir biçimdeydi.Obviamente nesta fase da vida ele estava com um aspecto mais digno do que tinha então.
Açıkca hayatın bu aşamasında bir ölçüde eskisinde daha oturaklı bir biçimdeydi.Oczywiście, na tym etapie życia wyglądał bardziej dystyngowanie niż wtedy.
Açıkca hayatın bu aşamasında bir ölçüde eskisinde daha oturaklı bir biçimdeydi.Offensichtlich war er zu diesem Zeitpunkt seines Lebens in einer würdevolleren Form als damals.
Açıkca hayatın bu aşamasında bir ölçüde eskisinde daha oturaklı bir biçimdeydi.Samozřejmě dnes je v mnohem jiné pozici, než byl tehdy.
Açıkca hayatın bu aşamasında bir ölçüde eskisinde daha oturaklı bir biçimdeydi.Sudah pasti pada tahap kehidupan ini pasien menjadi sedikit lebih bermartabat daripada sebelumnya.
Açıkca hayatın bu aşamasında bir ölçüde eskisinde daha oturaklı bir biçimdeydi.Uiteraard was hij in deze fase van het leven wat waardiger dan voorheen.
Açıkca hayatın bu aşamasında bir ölçüde eskisinde daha oturaklı bir biçimdeydi.Προφανώς σε αυτό το στάδιο της ζωής του ήταν σε κάπως πιο σοβαρός από ό,τι ήταν τότε.
Açıkca hayatın bu aşamasında bir ölçüde eskisinde daha oturaklı bir biçimdeydi.Очевидно в този период от живота си той имаше донякъде по-достоен вид отколкото в миналото.
Açıkca hayatın bu aşamasında bir ölçüde eskisinde daha oturaklı bir biçimdeydi.Очевидно, на этом жизненном этапе он уже получил несколько большее признание, чем в 80е.
Açıkca hayatın bu aşamasında bir ölçüde eskisinde daha oturaklı bir biçimdeydi.כמובן בשלב זה של חייו הוא היה קצת יותר מכובד ממה שהיה קודם לכן.
Açıkca hayatın bu aşamasında bir ölçüde eskisinde daha oturaklı bir biçimdeydi.من الواضح أنه فى تلك المرحلة كان أكثر إحتراماً مما كان عليه قبل ذلك .
Açıkca hayatın bu aşamasında bir ölçüde eskisinde daha oturaklı bir biçimdeydi.もっと偉い立場の医師になっていました。 私は「e-患者」という言葉を知る以前に
Bu insanlara saygıdeyer, oturaklı, parasal hür ve vatandaşlık yaşamı kurmak için yardım etmektir.Es ayudar a las personas a construir vidas con dignidad, estabilidad, economía autónoma, ciudadanía.
Bu insanlara saygıdeyer, oturaklı, parasal hür ve vatandaşlık yaşamı kurmak için yardım etmektir.Ini tentang membantu orang membangun hidup dengan martabat, stabilitas, dan kemandirian ekonomi, warga negara.
Bu insanlara saygıdeyer, oturaklı, parasal hür ve vatandaşlık yaşamı kurmak için yardım etmektir.존엄한 삶을 건설하도록 돕는 것이죠. 안정성, 경제적 자율성, 시민권을 가질 수 있도록 말이죠.
Bu insanlara saygıdeyer, oturaklı, parasal hür ve vatandaşlık yaşamı kurmak için yardım etmektir.זה לעזור לאנשים לבנות חיים של כבוד, יציבות, אוטונומיה כלכלית אזרחות.
Bu insanlara saygıdeyer, oturaklı, parasal hür ve vatandaşlık yaşamı kurmak için yardım etmektir.هي تعني مساعدة الناس ليبنوا حياة من الكرامة، الاستقرار، الاستقلال الإقتصادي، المواطنة.
Bu insanlara saygıdeyer, oturaklı, parasal hür ve vatandaşlık yaşamı kurmak için yardım etmektir.威厳 安定 経済的自律 市民権 を 取り戻す工程なのです 威厳 安定 経済的自律 市民権 を 取り戻す工程なのです 驚くことに
Oprah gibi oturaklı, geleneksel, anaç, korumacı empati kurabilen biri misiniz?Apakah kau mapan, tradisional, mengasuh, protektif, berempati seperti Oprah?
Oprah gibi oturaklı, geleneksel, anaç, korumacı empati kurabilen biri misiniz?Bent je gevestigd, traditioneel, verzorgend, beschermend, empathisch zoals Oprah?
Oprah gibi oturaklı, geleneksel, anaç, korumacı empati kurabilen biri misiniz?Er du etableret, traditionel, omsorgsgivende, beskyttende, empatisk ligesom Oprah?
Oprah gibi oturaklı, geleneksel, anaç, korumacı empati kurabilen biri misiniz?¿Eres establecido, tradicional, proveedor, protector?, te identificas con Oprah?
Oprah gibi oturaklı, geleneksel, anaç, korumacı empati kurabilen biri misiniz?Estão entalados, são tradicionais, protetores têm empatia como a Oprah?
Oprah gibi oturaklı, geleneksel, anaç, korumacı empati kurabilen biri misiniz?Eşti realizat, tradiţional, grijuliu, protector, empatic ca Oprah?
Oprah gibi oturaklı, geleneksel, anaç, korumacı empati kurabilen biri misiniz?Êtes-vous bien établie, traditionnelle, attentionnée, protectrice, empathique comme Oprah?
Oprah gibi oturaklı, geleneksel, anaç, korumacı empati kurabilen biri misiniz?존경받고, 전통이 있으며, 보살피거나 보호적이며, 오프라처럼 이해심이 많습니까?
Oprah gibi oturaklı, geleneksel, anaç, korumacı empati kurabilen biri misiniz?Macie pozycję i reputację, cenicie tradycję i wykazujecie się empatią oraz opiekuńczością jak Oprah?
Oprah gibi oturaklı, geleneksel, anaç, korumacı empati kurabilen biri misiniz?Sind Sie etabliert, traditionell, pflegend, beschützend, mitfühlend wie Oprah?
Oprah gibi oturaklı, geleneksel, anaç, korumacı empati kurabilen biri misiniz?Stabili, tradizionali, che allevano e proteggono? Empatici come Oprah?
Oprah gibi oturaklı, geleneksel, anaç, korumacı empati kurabilen biri misiniz?Ste ustálený, konzervatívny, vychovaný, obraňujúci, empatický ako Oprah?
Oprah gibi oturaklı, geleneksel, anaç, korumacı empati kurabilen biri misiniz?Szilárd, hagyományelvű, gondoskodó, védelmező, empatikus, mint Oprah?
Oprah gibi oturaklı, geleneksel, anaç, korumacı empati kurabilen biri misiniz?Zavedení, tradiční, pečující, ochranářští, empatičtí jako Oprah Winfrey?
Oprah gibi oturaklı, geleneksel, anaç, korumacı empati kurabilen biri misiniz?Είστε καταξιωμένος, παραδοσιακός, κάποιος που γαλουχεί και προστατεύει, γεμάτος κατανόηση όπως η Όπρα;
Oprah gibi oturaklı, geleneksel, anaç, korumacı empati kurabilen biri misiniz?Вы устоявшийся, традиционный, заботливый, покровительствующий, сочувствующий как Опра?

İlgili Sayfalar