Öyleyse bu otoriteciliktir.(Risate) Questo è autoritarismo.
Öyleyse bu otoriteciliktir.(Risos) Isto é autoritarismo.
Öyleyse bu otoriteciliktir.Szóval ez a tekintélyelvűség.
Öyleyse bu otoriteciliktir.To autorytaryzm.
Öyleyse bu otoriteciliktir.Е, това е авторитаризъм.
Öyleyse bu otoriteciliktir.Ось це і є авторитаризмом.
Öyleyse bu otoriteciliktir.Это авторитарность.
Öyleyse bu otoriteciliktir.אז זהו משטר אוטוריטרי.
Öyleyse bu otoriteciliktir.و هذا هو الاستبداد.
Öyleyse bu otoriteciliktir.構造的にはどうか? 階層構造です
Öyleyse, işe insanoğlu'nun bildiği en zayıf kanıt türü olan bir şey ile başlayalım: Otorite.A tényeknek az ember által ismert leggyengébb formájával fogjuk kezdeni, ami a hatalom.
Öyleyse, işe insanoğlu'nun bildiği en zayıf kanıt türü olan bir şey ile başlayalım: Otorite.Bây giờ, chúng ta bắt đầu với loại chứng cứ dễ bị đánh bại nhất quen thuộc với con người, và đó là quyền lực.
Öyleyse, işe insanoğlu'nun bildiği en zayıf kanıt türü olan bir şey ile başlayalım: Otorite.Começo com o tipo mais fraco de prova conhecida pelo homem, ou seja, a autoridade.
Öyleyse, işe insanoğlu'nun bildiği en zayıf kanıt türü olan bir şey ile başlayalım: Otorite.Cominceremo con la prova più debole nota a tutti, ed è l'autorità.
Öyleyse, işe insanoğlu'nun bildiği en zayıf kanıt türü olan bir şey ile başlayalım: Otorite.Jadi kita akan mulai dengan bentuk bukti terlemah yang diketahui manusia, dan itu adalah otoritas.
Öyleyse, işe insanoğlu'nun bildiği en zayıf kanıt türü olan bir şey ile başlayalım: Otorite.Så vi starter med den absolut svagest form for bevis vi kender til, autoritet
Öyleyse, işe insanoğlu'nun bildiği en zayıf kanıt türü olan bir şey ile başlayalım: Otorite.Takže začneme s absolutně nejslabší formou důkazu známou lidstvu, a tou je autorita.
Öyleyse, işe insanoğlu'nun bildiği en zayıf kanıt türü olan bir şey ile başlayalım: Otorite.Vi startar med den absolut svagast kända bevisformen för mänskligheten, och det är auktoritet.
Öyleyse, işe insanoğlu'nun bildiği en zayıf kanıt türü olan bir şey ile başlayalım: Otorite.Vom începe cu de departe cea mai slabă formă de dovadă care îi este cunoscută omului, şi anume: autoritatea.
Öyleyse, işe insanoğlu'nun bildiği en zayıf kanıt türü olan bir şey ile başlayalım: Otorite.We beginnen met de absoluut zwakste vorm van bewijs die de mensheid kent: autoriteit.
Öyleyse, işe insanoğlu'nun bildiği en zayıf kanıt türü olan bir şey ile başlayalım: Otorite.Wir fangen also mit der absolut schwächsten From von Beweisen an, die bekannt ist, und das ist Autorität.
Öyleyse, işe insanoğlu'nun bildiği en zayıf kanıt türü olan bir şey ile başlayalım: Otorite.Začnimo z najšibkejšo obliko dokaza, kar jih pozna človeštvo, to je avtoriteta.
Öyleyse, işe insanoğlu'nun bildiği en zayıf kanıt türü olan bir şey ile başlayalım: Otorite.Θα αρχίσουμε με την πιο αδύναμη μορφή αποδείξεων που ξέρουμε, την εξουσία.
Öyleyse, işe insanoğlu'nun bildiği en zayıf kanıt türü olan bir şey ile başlayalım: Otorite.И така, ще започнем с най-слабото доказателство което познаваме, и това е авторитетът.
Öyleyse, işe insanoğlu'nun bildiği en zayıf kanıt türü olan bir şey ile başlayalım: Otorite.Итак, начнём со слабейшей формы доказательств, известной человеку, - авторитета.
Öyleyse, işe insanoğlu'nun bildiği en zayıf kanıt türü olan bir şey ile başlayalım: Otorite.Тож почнемо з найслабкішої форми доказу, що відома людству, а саме — авторитету.
Paris sokaklarına dökülen öğrenciler, otoriteye başkaldırıyorlardı.- de studerende var i gaderne i Paris, oprør mod autoriteterne.
Paris sokaklarına dökülen öğrenciler, otoriteye başkaldırıyorlardı.학생들이 파리의 거리로 나와 권위에 저항을 했습니다.
Paris sokaklarına dökülen öğrenciler, otoriteye başkaldırıyorlardı.les étudiants dans les rues de Paris se révoltaient contre l'autorité,
Paris sokaklarına dökülen öğrenciler, otoriteye başkaldırıyorlardı.los estudiantes, en las calles de Paris, se revelaban contra la autoridad.
Paris sokaklarına dökülen öğrenciler, otoriteye başkaldırıyorlardı.Os estudantes manifestavam-se nas ruas de Paris revoltados contra a autoridade.
Paris sokaklarına dökülen öğrenciler, otoriteye başkaldırıyorlardı.Studenci na ulicach Paryża przeciwstawiali się władzy. Studenci na ulicach Paryża przeciwstawiali się władzy.
Paris sokaklarına dökülen öğrenciler, otoriteye başkaldırıyorlardı.Studenten auf den Straßen in Paris, die gegen die Autorität rebellierten.
Paris sokaklarına dökülen öğrenciler, otoriteye başkaldırıyorlardı.Študenti v uliciach Paríža búriaci sa proti svojej vláde.
Paris sokaklarına dökülen öğrenciler, otoriteye başkaldırıyorlardı.סטודנטים ברחובות פריז, מורדים כנגד השלטונות.
Paris sokaklarına dökülen öğrenciler, otoriteye başkaldırıyorlardı.طلبة في شوارع باريس، منتفضين ضد السلطة.
Paris sokaklarına dökülen öğrenciler, otoriteye başkaldırıyorlardı.反政府集会をしていました アメリカは激動の時代でした
Peki neden ekonomistler otoriter yönetimlerin büyüsüne kapılıyorlar?Alors pourquoi les économistes sont-ils si amoureux des gouvernements autoritaires ?
Peki neden ekonomistler otoriter yönetimlerin büyüsüne kapılıyorlar?Dar de ce îndrăgesc economiștii regimurile totalitare?
Peki neden ekonomistler otoriter yönetimlerin büyüsüne kapılıyorlar?Dehát miért kedvelik a közgazdászok annyira az autoritatív kormányokat?
Peki neden ekonomistler otoriter yönetimlerin büyüsüne kapılıyorlar?Dlaczego więc ekonomiści zachwycają się rządami autorytarnymi?
Peki neden ekonomistler otoriter yönetimlerin büyüsüne kapılıyorlar?Dunque perché gli economisti si innamorano dei governi autoritari?
Peki neden ekonomistler otoriter yönetimlerin büyüsüne kapılıyorlar?Então, porque é que os economistas adoram os governos autoritários?
Peki neden ekonomistler otoriter yönetimlerin büyüsüne kapılıyorlar?Entonces, ¿por qué los economistas se enamoran de los gobiernos autoritarios?
Peki neden ekonomistler otoriter yönetimlerin büyüsüne kapılıyorlar?Jadi mengapa ahli ekonomi jatuh cinta dengan pemerintahan yang otoriter?
Peki neden ekonomistler otoriter yönetimlerin büyüsüne kapılıyorlar?그렇다면 왜 경제학자들이 전제주의 정부와 사랑에 빠지게 된 것일까요?
Peki neden ekonomistler otoriter yönetimlerin büyüsüne kapılıyorlar?Proč tedy ekonomové padají k nohám autoritářským vládám?
Peki neden ekonomistler otoriter yönetimlerin büyüsüne kapılıyorlar?Så varför blir ekonomer så förälskade i auktoritära stater?
Peki neden ekonomistler otoriter yönetimlerin büyüsüne kapılıyorlar?Vậy tại sao các nhà kinh tế lại yêu chế độ độc tài?
Peki neden ekonomistler otoriter yönetimlerin büyüsüne kapılıyorlar?Waarom vallen economen dan zo voor autoritaire regeringen?
Peki neden ekonomistler otoriter yönetimlerin büyüsüne kapılıyorlar?Warum nun sind Wirtschaftswissenschaftler so verliebt in autoritäre Regierungen?
Peki neden ekonomistler otoriter yönetimlerin büyüsüne kapılıyorlar?Zakaj so torej ekonomistom tako všeč avtoritarne vlade?
Peki neden ekonomistler otoriter yönetimlerin büyüsüne kapılıyorlar?Τότε γιατί οι οικονομολόγοι ερωτεύονται τα απολυταρχικά καθεστώτα;
Peki neden ekonomistler otoriter yönetimlerin büyüsüne kapılıyorlar?Почему же экономисты сходят с ума по авторитарным государствам?
Peki neden ekonomistler otoriter yönetimlerin büyüsüne kapılıyorlar?Тогава защо икономистите са влюбени в авторитарните правителства?
Peki neden ekonomistler otoriter yönetimlerin büyüsüne kapılıyorlar?אז מדוע הכלכלנים מתאהבים במשטרים רודניים?
Peki neden ekonomistler otoriter yönetimlerin büyüsüne kapılıyorlar?إذا لما يميل الإقتصاديون للنمط القمعي من الحكومات؟
Peki neden ekonomistler otoriter yönetimlerin büyüsüne kapılıyorlar?独裁政権に傾倒するのでしょうか 東アジアモデルが理由の一つです
Pete, resmi otoriteye tescil başvurusunda bulunurken, şunları söylüyor:A když ji registruje, řekne jim:
Pete, resmi otoriteye tescil başvurusunda bulunurken, şunları söylüyor:"この会社は、投資家が増えれば、そのためにより多くの株式を発行するつもりです。"と告げます。