Ana içeriğe geç
Sözlük

otorite ile cümle

otorite kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Otoriter iktidar biçimleri ve sıklıkla totaliter bir sistem.Majú nepravidelný, často mnohouholníkový tvar.
Birçok otoriteye göre tüm zamanların en iyi Perulu futbolcusudur.Je mnohými považovaný za najlepšieho futbalistu všetkých čias.
"Geçici Meclis"teki otoritesini kötüye kullanma suçuyla itham edildi.Hrozilo mu stíhanie pre zneužitie právomoci verejného činiteľa.
Ancak kraliçenin otoritesi zayıfladı.Vážnosť cisárskeho majestátu bola naštrbená.
Asasını kaybettiği için otoritesini de kaybetmiştir.Tiež mu bola vyčítaná strata autority.
Éomer, pozisyon olarak Kral'ın otoritesi altında Rohan'ı yönetmekteydi.Ale Iasón, ten stále bažil po kráľovskej moci.
Kalıcı ve sürekli olası anarşi tehditini savurmayı sadece güçlü bir otorite yapabilir.Hrozí jej dočasné alebo trvalé odňatie právnickej licencie.
Fakat bu ayrılma kilise otoriteleri tarafından legal boşanma olarak sayılmamıştır.Preto cirkev neumožňuje rozvod v zmysle civilného.
SSCB Devlet Başkanı hukuken devletin en üst otoritesidir.Parlament (NR SR) je najvyšším legislatívnym orgánom štátu.
ISBN 1910068276. Katar Turizm Otoritesi Katar İçişleri Bakanlığı Ziyaretçiler için vizelerISBN 1910068276. Turistična organizacija Katarja Katarsko notranje ministrstvo Vizumi za obiskovalce
Filistin otoritesi, Kudüs’ü gelecekte kurulmasını istedikleri Filistin devletinin başkenti olmasını istemekte.Palestinci ravno tako zahtevajo, naj bo Jeruzalem prestolnica njihove bodoče države.
Bu sebepten genellikle Formula 1’in birincil otoritesi olarak düşünülür.Zaradi tega je bil splošno uveljavljena avtoriteta Formule 1.
Ancak bu bölünme yalnızca laftaydı ve esas otorite Gratianus'un elinde kaldı.Delitev je bila bolj kot ne nominalna, ker je realna oblast ostala v Gracijanovih rokah.
Olav, babasının aksine, bu otoriteyi tamamen tanıdı.Vukan je kljub temu priznaval očetovo oblast.
Ancak kraliçenin otoritesi zayıfladı.Z ustavo so se povečala kraljeva pooblastila.
Ailede güç ve otorite babaya aittir.Otroci s tem obdržijo identiteto in dediščino v očetovi družini.
Bağımsız idari otorite niteliğindeki Kurum, Tarım ve Orman Bakanlığı ile ilişkilendirilmiştir.Neodvisni certifikacijski organ neposredno imenuje Ministrstvo za kmetijstvo, prehrano in gozdarstvo.
Bundan böyle ülkenin bütün iç ve dış işlerinde yüksek otorite kullanılacaktır.Nuo šiol mes vykdysime aukščiausią valdžią visoje vidaus ir išorės šalies politikoje.
Merkezi otoritenin gücü generallerin eline geçti.Centrinės valdžios galia atsidūrė generolų rankose.
Nerva bu saldırıdan zarar görmemişti ancak tamir etmeye çalıştığı otoritesi zarar görmüştür.Nerva nenukentėjo, bet jo autoritetas buvo sugriautas.
Kötü huylu ve otoriterdir.Buvo valdingas ir autoritetingas.
Fransız otoriteler yönetmeni iade etmezler.Pranciškus atsisako vadovavimo ordinui.
Bu saklanma işinde de başarılı olup üç yıl devlet otoriteleri kendini bulamadılar. .Valdovas atsidavė malonumams ir tris dienas nesirūpino valstybės reikalais.
Birçok otorite tarafından en etkili yönetim düşünürlerinden biri olarak gösterilmektedir.Laikomas vienu efektyviausių administratorių, idealiu įvairių projektų įgyvendintoju.
Doğrulama işlemi sertifika otoritesi tarafından denetlenir.Kad nustatytume tapatumą, atliekamas autentifikavimas.
Sonuç olarak Lihtenştayn, kendi sınırları dışında herhangi bir otoriteye bağlı olmaz hale geldi.Autoriteto nuomonė aptariamu klausimu privalo neišeiti už jo kompetencijos ribų.
Padişahın hiçbir otoritesi kalmadı.Kaip toks, gubernatorius neturi nepriklausomos valdžios.
Çoğu otoriteye göre II. Dünya Savaşı'nın en iyi tankı olarak kabul edilir.Pagal kai kuriuos kriterijus jis laikomas geriausiu Antrojo Pasaulinio karo asu.
Bunun sonucunda büyük bir otorite kaybına uğradı ve bu kaybı sonradan telafi edemedi.Tam paaukojo didelę pinigų sumą, kuri jam mirus liko nepanaudota.
ISBN 1910068276. Katar Turizm Otoritesi Katar İçişleri Bakanlığı Ziyaretçiler için vizelerISBN 1910068276. Katari riiklik turismibüroo Katari siseministeerium Viisad külastajatele
Anarşizm, her koşulda her türlü otoriteyi reddetmektir.Anarhosündikalism eitab riiki kõigis tema esinemisvormides.
Bu illerin amacı bölgesel otoriteyi güçlendirmektir.Presidendi sõnul on eelnõu eesmärgiks tõhustada poliitilist konkurentsi kohaliku tasandi esindusorganites.
İktidarın kaynağı karizmatik otoritedir.Karismaatiline juhtimine on karismaatilisel võimul põhinev juhtimislaad.
Genellikle bir otorite tarafından verilen onay anlamında kullanılır.Tavaliselt on selle väärtus meile käskivalt autoriteetne.
Bu sistemde, devlet içinde tek ve en büyük otorite sahibi hükümdardır.Sõltuvalt riigist kuuluvad valitsusse kas kõik või ainult tähtsamate ministeeriumite ministrid.
Fakat, bazı otoriteler rengin organik bir kaynağı olduğunu ileri sürmüşlerdir.Samblikud on ühed looduslike värvainete allikad.
Ancak kraliçenin otoritesi zayıfladı.Tema võim vürstkonnas oli väga nõrk.
Ancak parlamento dahilinde otoritesi tartışılmaya başlanır.Parlamendis algatati menetlus tema volituste peatamiseks.
II. Richard bundan sonra tekrar krallık istibdat otoritesini kurmak için faaliyete geçti.Christian II jätkas siiski ka edaspidi katseid oma võimu taastamiseks.
1990lı yıllarının otoriter Peru'su şimdinin Venezuela'sı ile aynı mentalitedeler.El manto autoritario hermana al Perú de la década de 1990 con la Venezuela de los últimos años.
5. Vatandaşlar, otorite karşısında itaatkar davranıyorlar.5. Die Bürger sind auf Gehorsam konditioniert.
Acilsa bile kazanamiyorlar ama bu otoritenin zedelenmesinin bir belirtisi.Ce n'est pas tant qu'ils pourraient gagner, mais c'est un indice de la corrosion de l'autorité.
Acilsa bile kazanamiyorlar ama bu otoritenin zedelenmesinin bir belirtisi.E se la fanno, non è detto che vincano. Ma è un indizio del deterioramento dell'autorità.
Acilsa bile kazanamiyorlar ama bu otoritenin zedelenmesinin bir belirtisi.I wcale nie o to chodzi, że mogliby wygrać, ale o to, że widać upadek autorytetów.
Acilsa bile kazanamiyorlar ama bu otoritenin zedelenmesinin bir belirtisi.승소할 것이라는 의미도 아니죠. 중요한 점은 권위손상을 나타낸다는 사실입니다.
Acilsa bile kazanamiyorlar ama bu otoritenin zedelenmesinin bir belirtisi.Nem mintha lenne esélyük nyerni, de ez a tekintély erodálódását jelzi.
Acilsa bile kazanamiyorlar ama bu otoritenin zedelenmesinin bir belirtisi.No es que vayan a ganar, pero es una indicación de la corrosión de autoridad.
Acilsa bile kazanamiyorlar ama bu otoritenin zedelenmesinin bir belirtisi.Nu că ar câştiga, dar aceste ameninţări sunt un semn al disoluţiei autorităţii.
Acilsa bile kazanamiyorlar ama bu otoritenin zedelenmesinin bir belirtisi.Pravdepodobne by ani nevyhrali, ale je to znak úpadku autority.
Acilsa bile kazanamiyorlar ama bu otoritenin zedelenmesinin bir belirtisi.Spíše by ani nevyhráli, ale je to ukazatelem úpadku autority.
Acilsa bile kazanamiyorlar ama bu otoritenin zedelenmesinin bir belirtisi.Und nicht, dass sie gewinnen würden. Es geht darum, dass dies die Untergrabung von Autorität ist.
Acilsa bile kazanamiyorlar ama bu otoritenin zedelenmesinin bir belirtisi.Và sẽ thắng kiện, nhưng nó ám chỉ sự thái hóa quyền lực.
Acilsa bile kazanamiyorlar ama bu otoritenin zedelenmesinin bir belirtisi.Waarschijnlijk zouden ze niet winnen. Maar het geeft aan dat de autoriteit afbrokkelt.
Acilsa bile kazanamiyorlar ama bu otoritenin zedelenmesinin bir belirtisi.Не че биха спечелили, но това е индикация за подкопаването на авторитета.
Acilsa bile kazanamiyorlar ama bu otoritenin zedelenmesinin bir belirtisi.זה לא שהם יזכו, אבל זו אינדיקציה להתנוונות הרשויות.
Acilsa bile kazanamiyorlar ama bu otoritenin zedelenmesinin bir belirtisi.وان وصل فان المدعي لن يربح .. ولكنه دليل بالغ على تآكل مفهوم السلطة
Acilsa bile kazanamiyorlar ama bu otoritenin zedelenmesinin bir belirtisi.権力が劣化していることも明らかです では法律の制度は政府にはどう働くのでしょうか
Adayların otoriteye karşı durabilme istek ve yetileri burada mühim olan.중요한 것은 학생들이 기꺼이 그리고 능히 권위에 맞설 수 있는가 하는 것입니다.
Adayların otoriteye karşı durabilme istek ve yetileri burada mühim olan.lo que importa es que los candidatos estén dispuestos y sean capaces de enfrentar a la autoridad.
Adayların otoriteye karşı durabilme istek ve yetileri burada mühim olan.מה שחשוב זה שהסטודנטים רוצים ומסוגלים לעמוד מול סמכות.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod