otobüsler ile cümle
otobüsler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Dergilerde ve gazetelerde fotoğraflar görüyorsunuz, otobüslerin üstünde de ve tabii ki, aile albümlerinizde.Vedete foto su periodici e giornali, sugli autobus, e, certo, nei vostri album di famiglia.
Dergilerde ve gazetelerde fotoğraflar görüyorsunuz, otobüslerin üstünde de ve tabii ki, aile albümlerinizde.Ven fotos en revistas y periódicos, en los autobuses, y, claro, en los álbumes de familia.
Dergilerde ve gazetelerde fotoğraflar görüyorsunuz, otobüslerin üstünde de ve tabii ki, aile albümlerinizde.Vezi poze în reviste și ziare, pe autobuze și bineînțeles în albumele de familie.
Dergilerde ve gazetelerde fotoğraflar görüyorsunuz, otobüslerin üstünde de ve tabii ki, aile albümlerinizde.Вы видите фотографии в журналах и газетах, на автобусах и, конечно же, в семейных альбомах.
Dergilerde ve gazetelerde fotoğraflar görüyorsunuz, otobüslerin üstünde de ve tabii ki, aile albümlerinizde.אתם רואים תמונות בירחונים ובעיתונים, על צידי האוטובוסים, וכמובן, באלבום המשפחתי.
Dergilerde ve gazetelerde fotoğraflar görüyorsunuz, otobüslerin üstünde de ve tabii ki, aile albümlerinizde.أنت ترى صورًا على المجلات والجرائد، على جوانب الحافلات، وبالطبع، في ألبوم صور عائلتك.
Eğer ben olduğumu bilmesine dayak kırmızı kare sessiz kaldı Sadece birkaç üzücü kabinler ve otobüsler dolaştıTudod, én vagyok verések piros négyzet csendes volt csak néhány kár fülkék és buszok mozgatni
Eğer ben olduğumu bilmesine dayak kırmızı kare sessiz kaldı Sadece birkaç üzücü kabinler ve otobüsler dolaştıВи знаєте, я в побиття червоного квадрата було тихо лише кілька кабін жалю і автобуси переміщати
Eğer ben olduğumu bilmesine dayak kırmızı kare sessiz kaldı Sadece birkaç üzücü kabinler ve otobüsler dolaştıВы знаете, я в избиения красного квадрата было тихо лишь несколько кабин жалости и автобусы перемещать
Ellerinde kameraları ile her gün gelen otobüsler dolusu turiste işaret etti.Él me señaló los buses llenos de turistas que llegaban todos los días, usualmente con sus cámaras.
Ellerinde kameraları ile her gün gelen otobüsler dolusu turiste işaret etti.Han pekade på busslasterna med turister som kom varje dag, med kamerorna redo.
Ellerinde kameraları ile her gün gelen otobüsler dolusu turiste işaret etti.Hij wees naar de busladingen toeristen die elke dag opdaagden, camera's meestal in aanslag.
Ellerinde kameraları ile her gün gelen otobüsler dolusu turiste işaret etti.그는 매일 같이 카메라를 걸치고 버스에 가득 타고 오는 관광객들을 가리켰습니다.
Ellerinde kameraları ile her gün gelen otobüsler dolusu turiste işaret etti.Lui indicò la folla di turisti che entrava nel negozio ogni giorno, con le macchine fotografiche pronte.
Ellerinde kameraları ile her gün gelen otobüsler dolusu turiste işaret etti.Og han pegede på de turistbusser fulde af turister, der kom hver eneste dag, som regel med kameraerne klar.
Ellerinde kameraları ile her gün gelen otobüsler dolusu turiste işaret etti.On ukázal na to množství turistů, kteří tam přicházejí každý den, většinou s připravenými foťáky.
Ellerinde kameraları ile her gün gelen otobüsler dolusu turiste işaret etti.On ukázal na to množstvo turistov, ktorí tam prichádzajú každý deň zvyčajne s pripravenými foťákmi.
Ellerinde kameraları ile her gün gelen otobüsler dolusu turiste işaret etti.Și a arătat către autobuzele pline de turiști care vin în fiecare zi, cu aparatele foto pregătite.
Ellerinde kameraları ile her gün gelen otobüsler dolusu turiste işaret etti.Und er zeigte auf die Busladungen von Touristen, die jeden Tag kamen und gewöhnlich ihre Kameras dabei hatten.
Ellerinde kameraları ile her gün gelen otobüsler dolusu turiste işaret etti.Và anh ta chỉ và đám đông khách du lịch thường xuyên vào mỗi ngày, được máy camera quay lại thường xuyen,
Ellerinde kameraları ile her gün gelen otobüsler dolusu turiste işaret etti.Wskazał na codziennie podjeżdżające autokary pełne turystów, z gotowymi aparatami fotograficznymi.
Ellerinde kameraları ile her gün gelen otobüsler dolusu turiste işaret etti.Він показав пальцем на повні автобуси туристів, які приїжджають щодня з фотоапаратами на шиї.
Ellerinde kameraları ile her gün gelen otobüsler dolusu turiste işaret etti.И той посочи десетките туристи, които идваха всеки ден, обикновено с фотоапарати в готовност.
Ellerinde kameraları ile her gün gelen otobüsler dolusu turiste işaret etti.Он указал на толпы туристов, приходящих каждый день с фотоаппаратами наготове.
Ellerinde kameraları ile her gün gelen otobüsler dolusu turiste işaret etti.והוא הצביע על אוטובוסים מלאים בתיירים שהיו מגיעים כל יום, בד"כ עם מצלמות שלופות.
Ellerinde kameraları ile her gün gelen otobüsler dolusu turiste işaret etti.وأشار الى حافلات السياح الذين يقدمون كل يوم بكاميرات مُعدة للتصوير في العادة
Ellerinde kameraları ile her gün gelen otobüsler dolusu turiste işaret etti.カメラを持って毎日やって来る 大勢の観光客を指差しました 私たちはちょっとした実験をすることに決めました
Genelde, yerel ulaşım otobüslerle işler.En general, el transporte urbano se presta en autobús.
Genelde, yerel ulaşım otobüslerle işler.Les transports locaux se font généralement en bus.
Genelde, yerel ulaşım otobüslerle işler.Lokaltrafiken trafikeras vanligtvis med bussar.
Genelde, yerel ulaşım otobüslerle işler.Paikallisliikenne toimii tavallisesti busseilla.
Genelde, yerel ulaşım otobüslerle işler.Обычно общественный транспорт обслуживается автобусами.
Genelde, yerel ulaşım otobüslerle işler.المواصلات العامة المحلية تعمل عادة باستخدام الحافلات.
Mm, otobüslere takla attırabiliriz,alevlere boğabiliriz veya büyük ir patlamaya ne dersiniz?"Bien, podemos voltear el bus, envolverlo en llamas y generar una gran explosión".
Mm, otobüslere takla attırabiliriz,alevlere boğabiliriz veya büyük ir patlamaya ne dersiniz?"Da, putem răsturna autobuzul, îl putem face să se aprindă, şi cum ar fi ca cineva, ştii, explozie mare."
Mm, otobüslere takla attırabiliriz,alevlere boğabiliriz veya büyük ir patlamaya ne dersiniz?버스를 뒤집어 볼까요, 그리고 그 버스 활활 타게 해볼까요, 아, 그리고 어느 한 사람이, 그 있잖아요, 큰 폭발."
Mm, otobüslere takla attırabiliriz,alevlere boğabiliriz veya büyük ir patlamaya ne dersiniz?"We kunnen de bus omkieperen, hem laten ontvlammen, en wat dacht je van een grote ontploffing?"
Mm, otobüslere takla attırabiliriz,alevlere boğabiliriz veya büyük ir patlamaya ne dersiniz?"Да, мы можем перевернуть автобус, можем поджечь и как насчёт каких-нибудь эффектных взрывов?"
Mm, otobüslere takla attırabiliriz,alevlere boğabiliriz veya büyük ir patlamaya ne dersiniz?"Е, можем да преобърнем автобуса, може да избухне в пламъци - а какво ще кажете за някоя голяма експлозия?"
Mm, otobüslere takla attırabiliriz,alevlere boğabiliriz veya büyük ir patlamaya ne dersiniz?"טוב, אנחנו יכולים להפוך את האוטובוס, אנחנו יכולים לגרום לו להתלקח בלהבות, ומה לגבי, אתה יודע, פיצוץ גדול."
Mm, otobüslere takla attırabiliriz,alevlere boğabiliriz veya büyük ir patlamaya ne dersiniz?誰か爆発させようか」 すると周りの人にこんな顔をされます
Ne var ki, Londra valisi bu açık platformlu otobüsleri yeniden tanıtmak istiyordu.Aber der Bürgermeister von London wollte wieder Busse mit offenen Plattformen einführen.
Ne var ki, Londra valisi bu açık platformlu otobüsleri yeniden tanıtmak istiyordu.Ale starosta Londýna chce znovu zaviesť autobusy s otvorenou platformou.
Ne var ki, Londra valisi bu açık platformlu otobüsleri yeniden tanıtmak istiyordu.Dar primarul Londrei a dorit să reintroducă autobuzele cu platforme deschise.
Ne var ki, Londra valisi bu açık platformlu otobüsleri yeniden tanıtmak istiyordu.De burgemeester van Londen wilde echter bussen met zo'n open platform herinvoeren.
Ne var ki, Londra valisi bu açık platformlu otobüsleri yeniden tanıtmak istiyordu.De London polgármestere ismét be akarta vezetni a buszokat ezzel a nyílt platformmal.
Ne var ki, Londra valisi bu açık platformlu otobüsleri yeniden tanıtmak istiyordu.하지만, 런던 시장님은 열린 승강장이 있는 새로운 버스를 새롭게 소개하고 싶었습니다.
Ne var ki, Londra valisi bu açık platformlu otobüsleri yeniden tanıtmak istiyordu.Lecz burmistrz Londynu chciał ponownie wprowadzić autobusy z otwartą platformą.
Ne var ki, Londra valisi bu açık platformlu otobüsleri yeniden tanıtmak istiyordu.Londonski župan pa je hotel ponovno uvesti avtobuse z odprto ploščadjo.
Ne var ki, Londra valisi bu açık platformlu otobüsleri yeniden tanıtmak istiyordu.Ma il sindaco di Londra vuole reintrodurre gli autobus con una piattaforma aperta.
Ne var ki, Londra valisi bu açık platformlu otobüsleri yeniden tanıtmak istiyordu.Mais le maire de Londres voulait réintroduire des bus avec cette plateforme ouverte.
Ne var ki, Londra valisi bu açık platformlu otobüsleri yeniden tanıtmak istiyordu.Namun walikota London ingin memperkenalkan kembali bus dengan platform terbuka.
Ne var ki, Londra valisi bu açık platformlu otobüsleri yeniden tanıtmak istiyordu.O "mayor" de Londres queria reintroduzir autocarros com plataforma aberta.
Ne var ki, Londra valisi bu açık platformlu otobüsleri yeniden tanıtmak istiyordu.Pero el alcalde de Londres quería reinsertar estos buses con plataformas abiertas.
Ne var ki, Londra valisi bu açık platformlu otobüsleri yeniden tanıtmak istiyordu.Và Thị trưởng thành phố muốn giới thiệu lại kiểu xe buýt có khoang mở phía sau.
Ne var ki, Londra valisi bu açık platformlu otobüsleri yeniden tanıtmak istiyordu.Αλλά ο δήμαρχος του Λονδίνου ήθελε να επανεισαγάγει λεωφορεία με ανοικτή πλατφόρμα.
Ne var ki, Londra valisi bu açık platformlu otobüsleri yeniden tanıtmak istiyordu.Але мер Лондону хоче відновити автобуси з відкритою платформою.
Ne var ki, Londra valisi bu açık platformlu otobüsleri yeniden tanıtmak istiyordu.Но кметът на Лондон искаше да въведе отново автобуси с тази отворена платформа.
Ne var ki, Londra valisi bu açık platformlu otobüsleri yeniden tanıtmak istiyordu.Однако мэр Лондона хотел вновь использовать автобусы с открытой платформой.
Ne var ki, Londra valisi bu açık platformlu otobüsleri yeniden tanıtmak istiyordu.אבל ראש העיר של לונדון רצה להחזיר את האוטובוסים עם הפלטפורמה הפתוחה הזאת.
İlgili Sayfalar