otobüsün ile cümle

otobüsün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Otobüsün tasarımı böyle.Ορίστε ο σχεδιασμός του λεωφορείου.
Otobüsün tasarımı böyle.Здесь показан пример дизайна автобуса.
Otobüsün tasarımı böyle.Ось як виглядає автобус.
Otobüsün tasarımı böyle.Това е дизайнът на автобуса.
Otobüsün tasarımı böyle.וזה העיצוב של האוטובוס.
Otobüsün tasarımı böyle.وهذا هو تصميم الحافلة.
Otobüsün tasarımı böyle.料金はバスに乗る前に払います
Öztlemek gerekirse, otobüsün %40 daha az enerji kullanması gerekiyordu.업무지침은 40%의 에너지 절감을 해야한다는 것이었습니다.
Öztlemek gerekirse, otobüsün %40 daha az enerji kullanması gerekiyordu.A megbízás az, hogy a busznak 40 %-kal kevesebb energiát kell használnia.
Öztlemek gerekirse, otobüsün %40 daha az enerji kullanması gerekiyordu.En resumen, el autobús debería usar 40% menos de energía.
Öztlemek gerekirse, otobüsün %40 daha az enerji kullanması gerekiyordu.Ideea e că acest autobuz ar trebui să folosească cu 40 la sută mai puţină energie.
Öztlemek gerekirse, otobüsün %40 daha az enerji kullanması gerekiyordu.Instruktaż był taki że autobus powinien używać 40 procent mniej energii.
Öztlemek gerekirse, otobüsün %40 daha az enerji kullanması gerekiyordu.Kurz gesagt: Der Bus soll 40% weniger Energie verbrauchen.
Öztlemek gerekirse, otobüsün %40 daha az enerji kullanması gerekiyordu.Le projet prévoit que le bus utilise 40% d"énergie de moins.
Öztlemek gerekirse, otobüsün %40 daha az enerji kullanması gerekiyordu.Namen je bil, da avtobus porabi 40 odstotkov manj energije.
Öztlemek gerekirse, otobüsün %40 daha az enerji kullanması gerekiyordu.Nói gọn lại thì chiếc xe buýt tiêu thụ năng lượng ít hơn 40%.
Öztlemek gerekirse, otobüsün %40 daha az enerji kullanması gerekiyordu.O autocarro devia consumir menos 40% de energia.
Öztlemek gerekirse, otobüsün %40 daha az enerji kullanması gerekiyordu.Rencananya adalah bus harus menggunakan energi 40 persen lebih sedikit.
Öztlemek gerekirse, otobüsün %40 daha az enerji kullanması gerekiyordu.Vogliono che l'autobus consumi il 40% in meno di energia.
Öztlemek gerekirse, otobüsün %40 daha az enerji kullanması gerekiyordu.V skratke, tento autobus by mal využívať o 40 percent menej energie.
Öztlemek gerekirse, otobüsün %40 daha az enerji kullanması gerekiyordu.We kregen de instructie om de bus 40% minder energie te laten verbruiken.
Öztlemek gerekirse, otobüsün %40 daha az enerji kullanması gerekiyordu.Εν περιλήψει το λεωφορείο θα έπρεπε να χρησιμοποιεί 40 τοις εκατό λιγότερη ενέργεια.
Öztlemek gerekirse, otobüsün %40 daha az enerji kullanması gerekiyordu.Изискването е, че автобуса трябва да използва 40% по-малко енергия.
Öztlemek gerekirse, otobüsün %40 daha az enerji kullanması gerekiyordu.Согласно техзаданию, автобус должен использовать на 40% меньше энергии.
Öztlemek gerekirse, otobüsün %40 daha az enerji kullanması gerekiyordu.Суть у тому, що автобус повинен був використовувати на 40% менше енергії.
Öztlemek gerekirse, otobüsün %40 daha az enerji kullanması gerekiyordu.ההוראות הם שהאוטובוס צריך לצרוך 40 אחוזים פחות אנרגיה.
Öztlemek gerekirse, otobüsün %40 daha az enerji kullanması gerekiyordu.إيجازاً الحافلة ينبغي ان تستخدم طاقة 40 في المئة أقل .
Öztlemek gerekirse, otobüsün %40 daha az enerji kullanması gerekiyordu.ハイブリッド駆動にしました
Saraybosna'dan ayrılacak son otobüslerden biri olan bu otobüsün çocuğunu güvende olacağı bir yere götürecekti.Het was één van de laatste bussen die Sarajevo verliet en kinderen meenam, zodat zij veilig zouden zijn.
Saraybosna'dan ayrılacak son otobüslerden biri olan bu otobüsün çocuğunu güvende olacağı bir yere götürecekti.그 버스는 사라예보를 떠나는 마지막 버스였고 버스와 떠나면 아이들은 안전할수 있었습니다.
Saraybosna'dan ayrılacak son otobüslerden biri olan bu otobüsün çocuğunu güvende olacağı bir yere götürecekti.l'un des derniers en partance de Sarajevo emportant des enfants pour les mettre en sécurité.
Saraybosna'dan ayrılacak son otobüslerden biri olan bu otobüsün çocuğunu güvende olacağı bir yere götürecekti.שהיה אחד מאחרוני האוטובוסים שעוזב את סרייבו להוציא ילדים החוצה על מנת שיוכלו להיות בטוחים.
Saraybosna'dan ayrılacak son otobüslerden biri olan bu otobüsün çocuğunu güvende olacağı bir yere götürecekti.وكانت تلك الحافلة آخر حافلة تغادر سراييفو .. كانت تأخذ الأطفال إلى مكان آمن خارج المدينة.
Saraybosna'dan ayrılacak son otobüslerden biri olan bu otobüsün çocuğunu güvende olacağı bir yere götürecekti.サラエボを出る ほぼ最後の便でした 彼女は母親と一緒に 人ごみをかき分け
Şimdi 60lardan biliyoruz ki otobüsün ya içinde ya da dışındasındır.여러분도 60년대가 어땠는지 아실 겁니다. 시대에 흐름에 동참하는 사람과 그렇지 않은 사람으로 나뉘던 그런 때였죠.
Şimdi 60lardan biliyoruz ki otobüsün ya içinde ya da dışındasındır.După cum ştiţi din anii '60, ori erai în autocar ori nu erai în autocar.
Şimdi 60lardan biliyoruz ki otobüsün ya içinde ya da dışındasındır.In de jaren '60, zat je ofwel op de bus of niet.
Şimdi 60lardan biliyoruz ki otobüsün ya içinde ya da dışındasındır.Jak wiadomo z lat 60-tych, jesteś albo w autobusie, albo poza autobusem.
Şimdi 60lardan biliyoruz ki otobüsün ya içinde ya da dışındasındır.Maintenant, vous savez que les années 60, soit vous êtes dans le bus ou vous êtes hors du bus.
Şimdi 60lardan biliyoruz ki otobüsün ya içinde ya da dışındasındır.Nun, ihr wisst aus der 60ern, entweder ist man im Bus oder man ist draussen.
Şimdi 60lardan biliyoruz ki otobüsün ya içinde ya da dışındasındır.Ora, si sa negli anni '60 o sei sul bus o sei giù dal bus.
Şimdi 60lardan biliyoruz ki otobüsün ya içinde ya da dışındasındır.(Risos) Nos anos 60, ou se estava num autocarro, ou fora dele; eu estava lá dentro.
Şimdi 60lardan biliyoruz ki otobüsün ya içinde ya da dışındasındır.Ustedes saben de los 60, o te subes al bus o no estás en el bus.
Şimdi 60lardan biliyoruz ki otobüsün ya içinde ya da dışındasındır.Но, как вы знаете, в 60-е, все путешествовали на автобусах.
Şimdi 60lardan biliyoruz ki otobüsün ya içinde ya da dışındasındır.Сега, знаете от 60-те, или сте на автобуса, или сте извън него.
Şimdi 60lardan biliyoruz ki otobüsün ya içinde ya da dışındasındır.עכשיו, אתם יודעים משנות השישים, או שאתה על האוטובוס או שאתה לא על האוטובוס.
Şimdi 60lardan biliyoruz ki otobüsün ya içinde ya da dışındasındır.الآن، تعرفون من الستينات، تكونوا على الباص أو خارج الباص.
Şimdi 60lardan biliyoruz ki otobüsün ya içinde ya da dışındasındır.バスに乗る人か 乗らない人かに分かれます バスに乗るタイプだった私は 37歳で妻とバスに乗り
Tehlikeli gibi biraz, otobüsün üstünde falan.De se tenir debout sur un autobus est un peu dangereux, n'est-ce pas?
Tehlikeli gibi biraz, otobüsün üstünde falan.É meio perigoso ficar em cima de um onibus
Tehlikeli gibi biraz, otobüsün üstünde falan.Eso es un poco peligroso, estar parado sobre un bus.
Tehlikeli gibi biraz, otobüsün üstünde falan.E' un po' pericoloso, in piedi su un autobus.
Tehlikeli gibi biraz, otobüsün üstünde falan.Hơi nguy hiểm khi đứng trên nóc xe buýt như thế.
Tehlikeli gibi biraz, otobüsün üstünde falan.Stanie na autobusie jest trochę niebezpieczne.
Ve bizi servis otobüsüne götürdüler, tek eli olmayan bütün bayanları.A oni nás všechny nastrkali do autobusu ke stadionu a všem těm ženám chyběla jedna ruka.
Ve bizi servis otobüsüne götürdüler, tek eli olmayan bütün bayanları.A w busie okazało się, że... ...one wszystkie nie miały ręki.
Ve bizi servis otobüsüne götürdüler, tek eli olmayan bütün bayanları.Betuszkoltak minket a buszba, és mindegyik nőnek hiányzott egy karja.
Ve bizi servis otobüsüne götürdüler, tek eli olmayan bütün bayanları.Ci infilano tutti nella navetta per lo stadio, e... ...tutte le donne che c'erano erano senza una mano!
Ve bizi servis otobüsüne götürdüler, tek eli olmayan bütün bayanları.Eles enfiaram-nos no autocarro, faltava uma mão a todas as mulheres que ali estão.
Ve bizi servis otobüsüne götürdüler, tek eli olmayan bütün bayanları.그들은 저를 밀치며 셔틀버스로 가 버렸어요 거기 있던 모든 여자들이 손이 하나 없었죠

İlgili Sayfalar