otobüsün ile cümle

otobüsün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Maggie daha sonra otobüsün içine girerek Glenn'in orada olup olmadığına bakar.Maggie then goes onto the bus to see if Glenn is inside.
12 Nisan - Filistinli saldırganlar İsrail otobüsünü rehin aldı.April 12 – Palestinian gunmen take Israeli bus number 300 hostage.
Otobüsün içi günün saatlerine göre değişir, gündüz oturaklar gece ise yataklar vardır.The interior of the bus changes depending on the time of day, having seats by day and beds by night.
Gaga, "Bad Romance"i Norveç'te turne otobüsündeyken yazdı.Gaga wrote the lyrics in Norway on her tour bus.
Olay yerel bir otobüsün bir banliyö treniyle çarpışmasıyla meydana geldi.A delayed local train was hit by a special train.
Herkes dışarıya çıkar ve okul otobüsüne doluşur.He gets himself ready and goes out on his bike to school.
Otobüsün önüne geçer.This is the front-side bus.
Oradaki kız mı? Tehlikeli gibi biraz, otobüsün üstünde falan.- Is that a girl? ♪ (The Lumineers, "Ho Hey") ♪
- Bu sizin otobüsünüz.- Here's your bus.
Öztlemek gerekirse, otobüsün %40 daha az enerji kullanması gerekiyordu.The brief is that the bus should use 40 percent less energy.
Yada belkide biz yollarda Greyhound marka ... ...bir otobüsün veya bir taşıtın önünde olmalıyız.Or maybe we should be out in the street in front of a Greyhound bus or a vehicle.
Ve bizi servis otobüsüne götürdüler, tek eli olmayan bütün bayanları.And they shove us all into the shuttle bus, and all the women there are missing a hand.
Yani otobüsün alabileceği toplam kişi sayısına x diyelim. .So the number of people you can sit in the bus, we're going to call that x.
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.We were passing by a bus stop. We saw a bus blow up in front of our eyes.
Otobüsün tasarımı böyle. Ve, bineceğiniz otobüse gelmeden önce ödeyebiliyorsunuz.This is the design of the bus, and you can pay before entering the bus you're boarding.
Şimdi 60lardan biliyoruz ki otobüsün ya içinde ya da dışındasındır.(Laughter)
İlk bakışta bir bisiklet ile otobüsün ortak noktası yok gibi görünebilir.- AT FlRST GLANCE, IT MAY NOT SEEM LlKE A BUS AND A BlKE HAVE VERY MUCH IN COMMON.
Yavaşlayın ve otobüsün önünüzden sağa yanaşmasına izin verin.SLOW DOWN AND LET THE BUS PULL OVER IN FRONT OF YOU.
Bir otobüsün önüne asla sağdan geçmeyin. YoldaNEVER PASS A BUS ON THE RlGHT.
Otobüsünüz ve bisikletli arasında güvenlik mesafesi bırakmalısınız.REMEMBER THAT YOU MUST ALLOW A SAFE CLEARANCE BETWEEN YOUR BUS AND A BlKE.
Böylece otobüsünüzün her iki tarafındaki bisikletlileri görebilirsiniz.SO YOU CAN SEE THE BlKES TRAVELlNG ON ElTHER SlDE OF YOUR BUS.
Yine, bisikletliler bir otobüsün önüne asla sağdan geçmemelidirler.- AGAlN....BlCYCLlSTS SHOULD NEVER PASS A BUS ON THE RlGHT,
Biliyorsunuz ki motor otobüsün arkasında.REMEMBER, THE ENGlNE IS IN THE REAR OF THE BUS.
Bir otobüsün sağa nasıl dönüş yaptığını izleyin.WATCH HOW A BUS MAKES A RlGHT TURN.
Ya otobüsün arkasında bekleyin ya da solundan geçip trafiğe karışın.SO RlDE DEFENSlVELY AND ElTHER WAlT BEHlND THE BUS, OR MERGE WlTH TRAFFlC TO PASS ON THE LEFT.
Otobüsün kaldırım kenarından ne zaman ayrılıp trafiğe döneceğini asla kestiremezsiniz.YOU NEVER KNOW WHEN THE BUS WlLL LEAVE THE CURB AND START PULLlNG OUT INTO TRAFFlC,
Dönüş yapmadan önce otobüsün geçmesini bekleyin.WAlT FOR THE BUS TO PASS BEFORE TURNlNG.
Uka'nın ilk kurbanı otobüsün dışında öldürüldü.Uka's first victimwas killed outside of the bus.
-26/11/85: Polis otobüsünün bombalanması, bir polis memuru öldü, 25 kişi yaralandı-26/11/85: Bombing of police bus, one policeman dead, 25 people wounded
-24/4/87: ABD Hava Kuvvetleri otobüsünün bombalanması. 16 Amerikan askeri yaralandı-24/4/87: Bombing of a US Air Force bus. 16 American soldiers wounded
-2/11/91: Polis otobüsüne roket saldırısı.-2/11/91: Rocket attack on police bus.
İki hafta önce, Geoana ve diğerlerini taşıyan bir PSD kampanya otobüsüne ateş edildiği bildiriliyor.A PSD campaign bus, carrying Geoana and others, was reportedly targeted by gunfire two weeks ago.
Kosova'da bir BM otobüsüne daha saldırı olduAnother UN bus attacked in Kosovo
Dört otobüsün ikinci sütunu Rus havanları tarafından bombalandı.The second column of four buses were shelled by Russian mortars.
Rus birlikleri de Ukrayna askeri otobüsüne ateş açarak bilinmeyen sayıda can kaybına yol açtı.[1]Russian troops also fired at a Ukrainian military bus, creating an unknown amount of casualties.[53]
İstanbul'da bir halk otobüsünde bir PKK militanı tarafından vurularak öldürüldü.Shot dead in a public bus in Istanbul by a PKK militant.
Otobüsün ne zaman kalkıyor?Wann fährt dein Autobus?
Ayrıca tur otobüsünü biodizele çevirdi.Sie habe ihr dann auch den Zettel ans Fahrrad geklemmt.
Bahsedilen tek engel ise otobüsün suya girememesidir.Bei Token Bus stellt sich dieses Problem nicht, sofern der Bus nicht durchtrennt wird.
Ben geç kalmışken, otobüsün geç kalması çok şarttı.Le bus devait justement avoir du retard tandis que j'étais en retard.
Ayrıca tur otobüsünü biodizele çevirdi.Il lui a même appris à monter à bicyclette.
Herkes dışarıya çıkar ve okul otobüsüne doluşur.Tous rentrent en train et trouvent le lycée fermé.
Tur otobüsü buzlu yolda kayıp takla atmış, Burton da otobüsün camından fırlayıp altında kalmıştı.Burton a été projeté par la fenêtre du bus, et ce dernier s'est écrasé sur lui.
Hayatta kalanlar yukarı çıkarak bir okul otobüsüne doluşur.Ils arrivent à sortir des galeries par une sortie dissimulée dans un bus scolaire renversé.
Otobüsün durması için elini kaldırdı.Ella levantó la mano para que se detuviera el autobús.
Yine tur otobüsünde kaydedilmiştir.Video ancora nel Vol.
Ayrıca tur otobüsünü biodizele çevirdi.Fece anche il giro della città su una moto.
Ghost oyunda ilk olarak telsizden duyulur.Sonra koşarken otobüsün arkasından koşarak geldiği görülür.Sentono al telegiornale quello che sta accadendo e tornano indietro di corsa dimenticando le borse.
12 Nisan - Filistinli saldırganlar İsrail otobüsünü rehin aldı.12 апреля — палестинские террористы захватили израильский автобус с заложниками.
2004 yıllı – 15-metrelik alçak tabanlı şehir otobüsün üretimi başlandı.2004 год — Начато производство низкопольного городского 15-метрового автобуса.
2004 yıllı – “TATA” şasisi üzerinde küçük şehir otobüsün örneği yapıldı «Voljanin-3290».2004 год — Создан опытный образец малого городского автобуса на шасси «ТАТА» «Волжанин-3290».
Gerçekten güçlü olan bu birim hurda bir otobüsün içine yerleştirilmiş...Кто бросил странный предмет в автобус?
Otobüsün önüne geçer.Впереди его обгоняет автобус.
Yine tur otobüsünde kaydedilmiştir.В автобусе она чихнула ещё раз.
Herkes dışarıya çıkar ve okul otobüsüne doluşur.Их исключают из школы, и они уезжают на автобусе.
Gaga, "Bad Romance"i Norveç'te turne otobüsündeyken yazdı.Она сказала, что: «Я написала „Bad Romance“ когда я была в Норвегии, в моём гастрольном автобусе.
Dr. Cyr, "Sarı okul otobüsünün babası" olarak bilinir.У. Смит известен как «отец английской геологии».
Herkes dışarıya çıkar ve okul otobüsüne doluşur.وكان يذهب إلى المدرسة ويعود يوميا بالباص.
Polis ayrıca otobüsün tekerlerini de etkisiz hale getirmek için ateş etti.فأطلق الجيش النار على العجلات موقفين الباص.
Sasha, otobüsün acil çıkış kapısını açarak aylakların birer birer oradan çıkmaya başlayacağını umar.Sasha abre a porta de emergência, com a intenção de permitir que um zumbi saia por vez.

İlgili Sayfalar