Ana içeriğe geç
Sözlük

otlar ile cümle

otlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.A húst pedig egyék meg azon éjjel, tûzön sütve, kovásztalan kenyérrel és keserû fûvekkel egyék meg azt.
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.Aquella misma noche comerán la carne, asada al fuego. La comerán con panes sin levadura y con hierbas amargas
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.Carnea s'o mănînce chiar în noaptea aceea, friptă la foc; şi anume s'o mănînce cu azimi şi cu verdeţuri amare.
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.Ðêm ấy họ sẽ ăn thịt chiên quay với bánh không men và rau đắng .
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.Ðêm ấy họ sẽ ăn thịt chiên quay với bánh không men và rau đắng.
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.Die nacht moet iedereen geroosterd vlees eten, met ongezuurd brood en bittere kruiden.
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.E naquela noite comerão a carne assada ao fogo, com pães ázimos; com ervas amargosas a comerao.
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.I będą jeść mięso onej nocy pieczone przy ogniu, i przaśniki, z zioły gorzkiemi będą go jeść.
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.I budou jísti noci té maso pečené ohněm, s chleby přesnými; s bylinami hořkými jísti jej budou.
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.In jedli bodo meso njegovo tisto noč, pečeno na ognju, in opresne kruhe; z grenkimi zelišči naj ga jedo.
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.In quella notte ne mangeranno la carne arrostita al fuoco; la mangeranno con azzimi e con erbe amare
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.I skal spise Kødet samme Nat, stegt over Ilden, og I skal spise usyret Brød og bitre Urter dertil.
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.Jeho mäso budú jesť tej noci pečené na ohni, aj nekvasené chleby; s horkými zelinami ho budú jesť.
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.그 밤에 그 고기를 불에 구워 무교병과 쓴 나물과 아울러 먹되
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.Malam itu juga dagingnya harus dipanggang dan dimakan dengan sayur pahit dan roti tak beragi
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.Og de skal ete kjøttet samme natt; stekt ved ild og med usyret brød og bitre urter skal de ete det.
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.Και θελουσι φαγει το κρεας την νυκτα εκεινην, οπτον εν πυρι με αζυμα, και με χορτα πικρα θελουσι φαγει αυτο
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.През същата нощ нека ядат месото, печено на огън; с безквасен хляб и с горчиви треви да го ядат.
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.ואכלו את הבשר בלילה הזה צלי אש ומצות על מררים יאכלהו׃
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.ويأكلون اللحم تلك الليلة مشويا بالنار مع فطير. على اعشاب مرّة ياكلونه.
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.當 夜 要 喫 羊 羔 的 肉 、 用 火 烤 了 、 與 無 酵 餅 和 苦 菜 同 喫
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.當夜 要 喫 羊羔 的 肉 、 用 火 烤 了 、 與無 酵餅 和 苦 菜 同喫
Otların arasında bir hışırtı duyuyorsunuz.A uslyšíte šramot ve vysoké trávě.
Otların arasında bir hışırtı duyuyorsunuz.A začujete šuchot v tráve.
Otların arasında bir hışırtı duyuyorsunuz.E ouvem um restolhar na erva.
Otların arasında bir hışırtı duyuyorsunuz.És susogást hall a fűben.
Otların arasında bir hışırtı duyuyorsunuz.Et vous entendez un bruissement dans l'herbe.
Otların arasında bir hışırtı duyuyorsunuz.I słyszysz szelest w trawie.
Otların arasında bir hışırtı duyuyorsunuz.Je hoort geritsel in het gras.
Otların arasında bir hışırtı duyuyorsunuz.수풀 속에서 부스럭거리는 소리를 듣습니다.
Otların arasında bir hışırtı duyuyorsunuz.Kuulet kahahduksen ruohostosta.
Otların arasında bir hışırtı duyuyorsunuz.Och du hör ett rassel i gräset.
Otların arasında bir hışırtı duyuyorsunuz.Og man hører en raslen i græsset.
Otların arasında bir hışırtı duyuyorsunuz.Oyes un crujido en la hierba.
Otların arasında bir hışırtı duyuyorsunuz.Rồi bạn nghe thấy tiếng sột soạt trong cỏ.
Otların arasında bir hışırtı duyuyorsunuz.Senti un fruscio tra l'erba.
Otların arasında bir hışırtı duyuyorsunuz.Și auzi un foșnet în iarbă.
Otların arasında bir hışırtı duyuyorsunuz.Und Sie hören ein Rascheln im Gras.
Otların arasında bir hışırtı duyuyorsunuz.Και ακούτε ένα θρόισμα στις φυλλωσιές.
Otların arasında bir hışırtı duyuyorsunuz.И вот вы слышите шуршание в траве.
Otların arasında bir hışırtı duyuyorsunuz.И чувате шум в тревата.
Otların arasında bir hışırtı duyuyorsunuz.ואת שומעת רשרוש בדשא.
Otların arasında bir hışırtı duyuyorsunuz.وتسمع حفيفا بين الاعشاب
Otların arasında bir hışırtı duyuyorsunuz.危険な肉食動物でしょうか?
Otların arasında durduğumda, sıcaktı -böcek sesi bile yoktu- sadece sallanan otlar.Acolo, in iarba fierbinte, nu auzeai nici bazait de insecte. numai iarba facand valuri.
Otların arasında durduğumda, sıcaktı -böcek sesi bile yoktu- sadece sallanan otlar.Álltam a fűben, forróság és teljes csend -- csak a fű hajladozott.
Otların arasında durduğumda, sıcaktı -böcek sesi bile yoktu- sadece sallanan otlar.Als ich dort im Gras stand, war es heiß - nicht einmal Insekten waren zu hören - nur wogendes Gras.
Otların arasında durduğumda, sıcaktı -böcek sesi bile yoktu- sadece sallanan otlar.Als ik daar in het hete gras stond, was er zelfs geen geluid van insecten alleen het wuivende gras.
Otların arasında durduğumda, sıcaktı -böcek sesi bile yoktu- sadece sallanan otlar.Cuando me paré ahí en la hierba, calor, ni siquiera había sonido de insectos, solo la hierba meciéndose.
Otların arasında durduğumda, sıcaktı -böcek sesi bile yoktu- sadece sallanan otlar.Když jsem tam stál v parné trávě, nezaslechl jsem ani zvuk hmyzu - jen šelest té trávy.
Otların arasında durduğumda, sıcaktı -böcek sesi bile yoktu- sadece sallanan otlar.저 마른 풀밭 위엔 열기만 있었습니다 벌레 울음 소리 하나 없이 누런 잡초만 바람에 흔들렸습니다
Otların arasında durduğumda, sıcaktı -böcek sesi bile yoktu- sadece sallanan otlar.Quando ali estive, sobre a relva, estava quente - nem o som dos insetos - apenas esta erva ondulante.
Otların arasında durduğumda, sıcaktı -böcek sesi bile yoktu- sadece sallanan otlar.Stavo là nell'erba e non si sentiva nemmeno il ronzio degli insetti, solo il fruscio dell'erba.
Otların arasında durduğumda, sıcaktı -böcek sesi bile yoktu- sadece sallanan otlar.Stojąc w trawie, w upale, nie słyszało się owadów, jedynie falującą trawę.
Otların arasında durduğumda, sıcaktı -böcek sesi bile yoktu- sadece sallanan otlar.Когато застанах сред полето беше горещо; нито звук от насекоми, а само клатушкащата се трева.
Otların arasında durduğumda, sıcaktı -böcek sesi bile yoktu- sadece sallanan otlar.כאשר עמדתי שם בעשב, וחם שם - אפילו לא צליל חרקים, רק עשב מרשרש ברוח.
Otların arasında durduğumda, sıcaktı -böcek sesi bile yoktu- sadece sallanan otlar.عندما وقفت هناك في الحشائش، كان الجو حاراً -- ولا حتى صوت الحشرات -- فقط هذه الحشائش المموجة.
Otların arasında durduğumda, sıcaktı -böcek sesi bile yoktu- sadece sallanan otlar.風にさらされる草のみでした。 しかし、4年後、私たちは3千人もの住人に仕事を提供するまでに至り、
Otların ilk örnekleri onları izlediDe basisvormen van de varen volgden,
Otların ilk örnekleri onları izlediDiikuti bentuk fundamental pakis-pakisan,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod