Ana içeriğe geç
Sözlük

otlar ile cümle

otlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Adadaki havaalanı yabani otlarla kaplıdır.The airfield on the island is now covered with weeds.
Otlar kesilmeli.The grass needs cutting.
Bu yabancı otlardan kurtulmalısın.You should get rid of these weeds.
Bahçemiz otlarla dolu.Our garden was full of weeds.
Bahçede yabani otlar çıktı.Weeds sprang up in the garden.
Biz yabani otlardan kurtulmak zorundayız.We have to get rid of weeds.
Bahçemdeki tüm yabancı otlardan kurtulmak için etkili bir yöntem arıyorum.I am looking for an effective method to get rid of all the weeds in my yard.
Biz kilisenin etrafındaki bütün çimenleri ve yabani otları kestik.We cut away all the grass and weeds around the church.
O, otların yeşermesini izledi.She watched the grass turn green.
Büyükannem avlusundaki otları çekiyordu.My grandmother was pulling up weeds in her backyard.
Bahçedeki yabani otları çekmek onun işi.It's his job to pull the weeds in the garden.
Onun görevi bahçeden kötü otları temizlemektir.It's his job to pull the weeds in the garden.
Bahçenin otları temizlenmeli.The garden needs to be weeded.
Bahçenin yabani otlarını temizledi.She weeded the garden.
Yağmur yağarsa ve toprak nemli olursa, otları çekmek daha kolay olur.When rain's fallen and the soil is moist, it becomes easier to pull out weeds.
Biz yabani otları çekmek zorundayız.We have to pull the weeds.
Onlar eğrelti otlarının çiçekleri olabileceğini söylüyor.They say that ferns can have flowers.
Benim bahçemdeki yabani otları çekmek için bir alete ihtiyacım var.I need a tool for pulling weeds in my garden.
Kötü otları kopardı ve onları attı.He pulled up the weeds and threw them away.
Yağmur yağdıktan ve zemin nemlendikten sonra yabani otları çekmek daha kolaydır.After it rains and the ground is damp, it's easier to pull weeds.
Keşke Tom bahçenin otlarını temizlese.I wish Tom would weed the garden.
Keşke Tom bahçenin yabani otlarını temizlememe yardım etse.I wish Tom would help me weed the garden.
Tom evin etrafında büyümüş olan pek çok yabani otları görebiliyor.Tom can see the many weeds that had grown up around the house.
Fesleğen, adaçayı, biberiye, kekik ve keklik otu popüler otlardır.Basil, sage, rosemary, thyme and oregano are popular herbs.
Tom Mary'nin bahçedeki otları temizlemesine yardım etmekten mutlu olacağını söyledi.Tom said that he'd be more than happy to help Mary weed the garden.
Çayır yabani otlarla dolu.The pasture is full of weeds.
Antik Germen kabileleri hastalıkları tedavi etme girişimlerinde şifalı otlar kullanırdı.Ancient Germanic tribes used medicinal herbs in their attempts to cure diseases.
Bahçenin otlarını temizlemeye can atmıyorum.I'm not looking forward to weeding the garden.
Bahçede otları çekmeme yardımcı olan kişi Tom'du.Tom was the one who helped me pull weeds in the garden.
Bahçe otlarla kaplanmıştı.The garden was overgrown with weeds.
Bahçenin otlarını temizlemeliyim.I have to weed the garden.
Tom'un bahçeyi otlardan temizlemesine yardım ettim.I helped Tom weed the garden.
Tom bahçede otları çekiyor.Tom is in the garden, pulling weeds.
Botanik bahçesinde, birçok aromatik ve şifalı otlar vardır.In the botanical garden, there are many aromatic and medicinal herbs.
Tom bahçeyi yabancı otlardan temizledi.Tom weeded the garden.
Yabani otlar, bahçe yatağını tamamen geçti.The weeds have completely overtaken the garden bed.
Onlara otları temizlemelerine yardım ettik.We helped them weed the garden.
Onlara otları temizlemelerinde yardımcı oldum.I helped them weed the garden.
Bahçedeki otları temizlemesine yardımcı oldum.I helped him weed the garden.
Ben onun bahçenin otlarını temizlemesine yardım ettim.I helped her weed the garden.
Tom'un bahçeyi yabani otlardan temizlemesine yardım ettik.We helped Tom weed the garden.
Sanırım Tom'un otları çekmemize yardım etmesini isteyeceğim.I think I'll ask Tom to help us pull weeds.
Sanırım Tom'un bahçenin otlarını temizlememize yardım etmesini isteyeceğim.I think I'll ask Tom to help us weed the garden.
Neden Tom'un otları çekmene yardım etmesini istemiyorsun?Why don't you ask Tom to help you pull weeds?
Bu otları çekmeme yardım et.Help me pull these weeds.
Yağışların ardından otlar serpiliverdi.The weeds have really taken off after all the rain.
Siyah alaca sığır sürüsü İngiliz kırsalında bir tarlada otlar.A herd of friesian cattle graze in a field in British countryside.
Lütfen yabani otları ayıklar mısın ve çiçekleri sular mısın?Could you please pull the weeds and water the flowers?
Eğrelti otları bu kadar kuru bir yerde yetişmez.Ferns won't grow in such a dry place.
Tüm öğleden sonra bahçede yabani otları çekiyordum.I was in the garden all afternoon, pulling weeds.
Tom'dan bahçedeki yabani otları çekmeme yardım etmesini istedim.I asked Tom to help me pull weeds in the garden.
Bahçede yabani otları temizliyorum.I'm weeding the garden.
Çayırdaki yabani otları temizliyorum.I'm weeding the lawn.
Çimenlikteki yabani otları temizliyorum.I'm weeding the lawn.
Wilde'da göre "gümüş bir baltaya benzer bir yüzü, otlar gibi yeşil saçları" vardı.Wilde said he had "a face like a silver hatchet, and grass green hair."
Açlık sanatçısı öldüğünde otlarıyla birlikte taşınır ve yerine bir panter konur.The hunger artist was buried with the straw of his cage and replaced by a panther.
Buna ince ince doğranmış bütün otlar ilave edilip iyice pişirilir.Salt is rubbed thoroughly into each piece of meat and all surfaces are covered.
Eğrelti otları spor ile çoğalırlar.Most clubs give themselves over to sport.
Margaret Roberts yazar olarak 30'un üzerinde bitkiler ve şifalı otlar üzerine kitaplar yazmıştır.Margaret Roberts wrote more than 40 books on herbs and related topics.
İç tarafı daha ince otlar ya da Clematis pubescens ve Banksia grandis ile döşenir.The interior may be lined with finer grass and material from common clematis and Bull Banksia.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod