Ana içeriğe geç
Sözlük

otlamak ile cümle

otlamak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
50
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Otlamak için tepeleri dolaşır, Yeşillik arar.The range of the mountains is his pasture, He searches after every green thing.
Ordugahının etrafında birkaç sürü halinde develer, sığırlar, köyunlar ve keçiler merada otlamaktaydılar.Gran parte del bottino, tutti i prigionieri, bestiame e cavalli furono recuperati.
Otlamak için, akarsuyun yakın çevresinde otluk bölgelere ihtiyaç duyar.Для завоевания соседних земель необходимо передвинуть иконку своего легиона на близлежащую область.
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.Còn những chiên ta thì phải ăn cỏ chơn bay đã giày đạp, và uống nước chơn bay đã vấy đục!
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.Còn những chiên ta thì_phải ăn cỏ chơn bay đã giày_đạp , và uống nước chơn bay đã vấy đục !
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.Domba-domba-Ku yang lain harus makan rumput yang telah diinjak-injak dan minum air yang telah dikeruhkan
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.E as minhas ovelhas hão de comer o que haveis pisado, e beber o que haveis sujado com os vossos pés.
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.És az én juhaim a ti lábaitok tapodását legelik, s lábaitok zavarását iszszák!
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.Et mes brebis doivent paître ce que vos pieds ont foulé, et boire ce que vos pieds ont troublé!
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.In mojim ovcam bodi za pašo, kar ste poteptali, in v pijačo, kar ste skalili z nogami svojimi?
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.나의 양은 너희 발로 밟은 것을 먹으며 너희 발로 더럽힌 것을 마시는도다 하셨느니라
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.Min Hjord må græsse, hvad I har nedtrampet, og drikke, hvad I har plumret med eders Fødder!
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.¿Mis ovejas han de comer lo que vuestros pies han pisoteado y han de beber lo que han enlodado vuestros pies?
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.Skola mina får beta av det som edra fötter hava trampat ned, och dricka vad edra fötter hava grumlat?
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.Tak aby ovce mé tím, což vy nohama pošlapáte, se pásti, a kal noh vašich píti musily?
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.Tak, że się owce moje tem, co było podeptane nogami waszemi, paść, a męciny nóg waszych pić muszą.
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.τα δε προβατα μου εβοσκον το καταπεπατημενον με τους ποδας σας και επινον το τεταραγμενον με τους ποδας σας.
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.А овцете Ми пасат утъпканото от вашите нозе, и пият вода, размътена с вашите нозе.
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.так что овцы Мои должны питаться тем, что потоптано ногами вашими, и пить то, чтовозмущено ногами вашими?
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.וצאני מרמס רגליכם תרעינה ומרפש רגליכם תשתינה׃
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.وغنمي ترعى من دوس اقدامكم وتشرب من كدر ارجلكم
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.至 於 我 的 羊 、 只 得 喫 你 們 所 踐 踏 的 、 喝 你 們 所 攪 渾 的
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.至於 我 的 羊 、 只 得 喫 你 們所踐踏 的 、 喝 你 們所攪渾的
Otlamak için tepeleri dolaşır, Yeşillik arar.(39:11) Il parcourt les montagnes pour trouver sa pâture, Il est à la recherche de tout ce qui est vert.
Otlamak için tepeleri dolaşır, Yeşillik arar.( 39 : 11 ) Khắp các núi là đồng_cỏ của nó , Nó tìm_kiếm mọi vật xanh_tươi .
Otlamak için tepeleri dolaşır, Yeşillik arar.(39:11) Khắp các núi là đồng cỏ của nó, Nó tìm kiếm mọi vật xanh tươi.
Otlamak için tepeleri dolaşır, Yeşillik arar.Er schaut nach den Bergen, da seine Weide ist, und sucht, wo es grün ist.
Otlamak için tepeleri dolaşır, Yeşillik arar.Explora los montes tras su pasto, y busca todo lo que es verde
Otlamak için tepeleri dolaşır, Yeşillik arar.Gira per le montagne, sua pastura, e va in cerca di quanto è verde
Otlamak için tepeleri dolaşır, Yeşillik arar.Gleda po gorah, kod je kaj paše, in išče povsod zelenja.
Otlamak için tepeleri dolaşır, Yeşillik arar.Hvem har gitt villeslet dets frihet, hvem løste dets bånd,
Otlamak için tepeleri dolaşır, Yeşillik arar.Hvem slap Vildæslet løs, hvem løste mon Steppeæslets Reb,
Otlamak için tepeleri dolaşır, Yeşillik arar.Ki bocsátotta szabadon a vadszamarat, ki oldozta el e szamárnak kötelét,
Otlamak için tepeleri dolaşır, Yeşillik arar.초장이 된 산으로 두루 다니며 여러 가지 푸른 것을 찾느니라
Otlamak için tepeleri dolaşır, Yeşillik arar.Kuka on laskenut villiaasin vapaaksi, kuka irroittanut metsäaasin siteet,
Otlamak için tepeleri dolaşır, Yeşillik arar.O circuito das montanhas é o seu pasto, e anda buscando tudo o que está verde.
Otlamak için tepeleri dolaşır, Yeşillik arar.Padang rumput di gunung tempat makanannya, dicarinya tetumbuhan yang hijau di sana
Otlamak için tepeleri dolaşır, Yeşillik arar.Patrzy po górach pastwy, a wszelkiej zielonej trawy szuka.
Otlamak için tepeleri dolaşır, Yeşillik arar.Străbate munţii ca să-şi găsească hrana, şi umblă după tot ce este verde.
Otlamak için tepeleri dolaşır, Yeşillik arar.To, čo najde na vrchoch, je jeho pašou, a vyhľadáva všetko, čo je zelené.
Otlamak için tepeleri dolaşır, Yeşillik arar.To, což nachází v horách, jest pastva jeho; nebo toliko zeliny hledá.
Otlamak için tepeleri dolaşır, Yeşillik arar.Vem har skänkt vildåsnan hennes frihet, vem har lossat den skyggas band?
Otlamak için tepeleri dolaşır, Yeşillik arar.Wie laat de wilde ezels vrij rondlopen?
Otlamak için tepeleri dolaşır, Yeşillik arar.Κατασκοπευει τα ορη δια βοσκην αυτου, και υπαγει ζητων κατοπιν παντος ειδους χλοης.
Otlamak için tepeleri dolaşır, Yeşillik arar.Планините, които обикаля, са пасбището му; И търси всякаква зеленина.
Otlamak için tepeleri dolaşır, Yeşillik arar.по горам ищет себе пищи и гоняется за всякою зеленью.
Otlamak için tepeleri dolaşır, Yeşillik arar.יתור הרים מרעהו ואחר כל ירוק ידרוש׃
Otlamak için tepeleri dolaşır, Yeşillik arar.دائرة الجبال مرعاه وعلى كل خضرة يفتش
Otlamak için tepeleri dolaşır, Yeşillik arar.遍 山 是 他 的 草 場 . 他 尋 找 各 樣 青 綠 之 物
Otlamak için tepeleri dolaşır, Yeşillik arar.遍 山 是 他 的 草場 . 他 尋找 各 樣青綠之物
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod