otlak ile cümle

otlak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Boy sayısına göre Gerşonoğullarına otlaklarıyla birlikte verilen kentlerin toplam sayısı on üçü buldu.Všetkých miest Geršonovcov po ich čeľadiach bolo trinásť miest s ich obvodmi.
Boy sayısına göre Gerşonoğullarına otlaklarıyla birlikte verilen kentlerin toplam sayısı on üçü buldu.Wszystkich miast Gersonitów według domów ich było trzynaście miast i przedmieścia ich.
Boy sayısına göre Gerşonoğullarına otlaklarıyla birlikte verilen kentlerin toplam sayısı on üçü buldu.Zo werden er dertien steden met de bijbehorende grond toegewezen aan de Gersonieten.
Boy sayısına göre Gerşonoğullarına otlaklarıyla birlikte verilen kentlerin toplam sayısı on üçü buldu.Πασαι αι πολεις των Γηρσωνιτων, κατα τας συγγενειας αυτων, ησαν πολεις δεκατρεις και τα περιχωρα αυτων.
Boy sayısına göre Gerşonoğullarına otlaklarıyla birlikte verilen kentlerin toplam sayısı on üçü buldu.Всех городов сынам Гирсоновым, по племенам их, досталось тринадцать городов с предместьями их.
Boy sayısına göre Gerşonoğullarına otlaklarıyla birlikte verilen kentlerin toplam sayısı on üçü buldu.Всичките градове на Гирсоновците според семействата им бяха тридесет града с пасбищата им.
Boy sayısına göre Gerşonoğullarına otlaklarıyla birlikte verilen kentlerin toplam sayısı on üçü buldu.כל ערי הגרשני למשפחתם שלש עשרה עיר ומגרשיהן׃
Boy sayısına göre Gerşonoğullarına otlaklarıyla birlikte verilen kentlerin toplam sayısı on üçü buldu.جميع مدن الجرشونيين حسب عشائرهم ثلاث عشرة مدينة مع مسارحها
Boy sayısına göre Gerşonoğullarına otlaklarıyla birlikte verilen kentlerin toplam sayısı on üçü buldu.革 順 人 按 著 宗 族 所 得 的 城 、 共 十 三 座 、 還 有 屬 城 的 郊 野
Boy sayısına göre Gerşonoğullarına otlaklarıyla birlikte verilen kentlerin toplam sayısı on üçü buldu.革順人 按 著 宗族 所 得 的 城 、 共 十三 座 、 還 有 屬城 的 郊野
Bu da, çim alanlar değil, otlak alanlar yaratmak.Die is: maak weiden, geen gazons.
Bu da, çim alanlar değil, otlak alanlar yaratmak.Et c'est le fait de faire des près au lieu de faire des pelouses.
Bu da, çim alanlar değil, otlak alanlar yaratmak.Ez a "Csinálj mezőt, ne gyepet!"
Bu da, çim alanlar değil, otlak alanlar yaratmak.Istuta niittyjä, älä nurmikoita.
Bu da, çim alanlar değil, otlak alanlar yaratmak.그것은 바로, 잔디밭이 아닌, 목초지를 가꾸는 일입니다.
Bu da, çim alanlar değil, otlak alanlar yaratmak.Og det er, lav enge og ikke plæner.
Bu da, çim alanlar değil, otlak alanlar yaratmak.Ou seja, façam prados e não relvados.
Bu da, çim alanlar değil, otlak alanlar yaratmak.Şi acesta este să facem pajişti şi nu peluze.
Bu da, çim alanlar değil, otlak alanlar yaratmak.Und zwar die: Rasen zu Wiesen zu machen.
Bu da, çim alanlar değil, otlak alanlar yaratmak.И той е, правете поляни, а не ливади.
Bu da, çim alanlar değil, otlak alanlar yaratmak.И это значит — создавать луга, а не газоны.
Bu da, çim alanlar değil, otlak alanlar yaratmak.והתרופה היא - שדות אחו במקום מדשאות.
Bu da, çim alanlar değil, otlak alanlar yaratmak.وهو ، ليس المروج بل العشب.
Bu da, çim alanlar değil, otlak alanlar yaratmak.私たちは自然と関わりを失っています
Bu kentlerin hepsinin çevresinde otlakları vardı. Otlaksız kent yoktu.Cada uma dessas cidades tinha os seus arrabaldes em redor; assim foi com todas elas.
Bu kentlerin hepsinin çevresinde otlakları vardı. Otlaksız kent yoktu.Chacune de ces villes avait sa banlieue qui l`entourait; il en était de même pour toutes ces villes.
Bu kentlerin hepsinin çevresinde otlakları vardı. Otlaksız kent yoktu.Ciascuna di queste città aveva intorno il pascolo; così era di tutte queste città
Bu kentlerin hepsinin çevresinde otlakları vardı. Otlaksız kent yoktu.Disse byer hadde hver for sig sine jorder rundt omkring sig; så var det med alle disse byer.
Bu kentlerin hepsinin çevresinde otlakları vardı. Otlaksız kent yoktu.Disse Byer skulde hver for sig have de omliggende Græsmarker med; det gjaldt for alle disse Byer.
Bu kentlerin hepsinin çevresinde otlakları vardı. Otlaksız kent yoktu.Estas ciudades tenían cada una sus campos de alrededor; era así con todas estas ciudades
Bu kentlerin hepsinin çevresinde otlakları vardı. Otlaksız kent yoktu.Fiecare din aceste cetăţi îşi avea împrejurimile ei de jur împrejur; aşa erau toate cetăţile acestea.
Bu kentlerin hepsinin çevresinde otlakları vardı. Otlaksız kent yoktu.Každé z týchto miest malo svoj obvod okolo seba; tak to maly všetky tie mestá.
Bu kentlerin hepsinin çevresinde otlakları vardı. Otlaksız kent yoktu.이 각 성읍의 사면에 들이 있었고 모든 성읍이 다 그러하였더라
Bu kentlerin hepsinin çevresinde otlakları vardı. Otlaksız kent yoktu.lának ezek a városok a [tulajdonképeni] város és körülöttök azoknak legelõi. Így vala ez mind e városoknál.
Bu kentlerin hepsinin çevresinde otlakları vardı. Otlaksız kent yoktu.Mělo pak to město jedno každé obzvláštně svá předměstí vůkol sebe, a taková byla všecka ta města.
Bu kentlerin hepsinin çevresinde otlakları vardı. Otlaksız kent yoktu.Mỗi thành ấy đều có đất chung quanh; hết thảy thành cũng đều như vậy.
Bu kentlerin hepsinin çevresinde otlakları vardı. Otlaksız kent yoktu.Mỗi thành ấy đều có đất chung_quanh ; hết_thảy thành cũng đều như_vậy .
Bu kentlerin hepsinin çevresinde otlakları vardı. Otlaksız kent yoktu.Ta mesta so imela vsako svoje pašnike okoli sebe; tako je bilo pri vseh teh mestih.
Bu kentlerin hepsinin çevresinde otlakları vardı. Otlaksız kent yoktu.Und eine jegliche dieser Städte hatte ihre Vorstadt um sich her, eine wie die andere.
Bu kentlerin hepsinin çevresinde otlakları vardı. Otlaksız kent yoktu.Αι πολεις αυται ησαν εκαστη μετα των περιχωρων αυτων κυκλω ουτως ησαν πασαι αι πολεις αυται.
Bu kentlerin hepsinin çevresinde otlakları vardı. Otlaksız kent yoktu.При городах сих были при каждом городе предместья вокруг него: так было при всех городах сих.
Bu kentlerin hepsinin çevresinde otlakları vardı. Otlaksız kent yoktu.Тия градове бяха всеки с околните си пасбища; така бяха всичките тия градове.
Bu kentlerin hepsinin çevresinde otlakları vardı. Otlaksız kent yoktu.תהיינה הערים האלה עיר עיר ומגרשיה סביבתיה כן לכל הערים האלה׃
Bu kentlerin hepsinin çevresinde otlakları vardı. Otlaksız kent yoktu.كانت هذه المدن مدينة مدينة مع مسارحها حواليها. هكذا لكل هذه المدن
Bu kentlerin hepsinin çevresinde otlakları vardı. Otlaksız kent yoktu.這 些 城 四 圍 都 有 屬 城 的 郊 野 . 城 城 都 是 如 此
Bu kentlerin hepsinin çevresinde otlakları vardı. Otlaksız kent yoktu.這些 城 四 圍 都 有 屬城 的 郊野 . 城城 都 是 如此
Çünkü İsrail inatçı bir inek gibi inat etti, Şimdi RAB nasıl güder onları otlakta kuzu gibi?Denn Israel läuft wie eine tolle Kuh; so wird sie auch der HERR weiden lassen wie ein Lamm in der Irre.
Çünkü İsrail inatçı bir inek gibi inat etti, Şimdi RAB nasıl güder onları otlakta kuzu gibi?For Israel er som en ustyrlig ku; men nu skal Herren la dem beite som lam på den vide mark.
Çünkü İsrail inatçı bir inek gibi inat etti, Şimdi RAB nasıl güder onları otlakta kuzu gibi?Kajti Izrael se je upiral kakor neukročena junica; sedaj jih bo GOSPOD pasel kakor jagnje na široki planjavi.
Çünkü İsrail inatçı bir inek gibi inat etti, Şimdi RAB nasıl güder onları otlakta kuzu gibi?이스라엘은 완강한 암소처럼 완강하니 이제 여호와께서 어린 양을 넓은 들에서 먹임같이 저희를 먹이시겠느냐
Çünkü İsrail inatçı bir inek gibi inat etti, Şimdi RAB nasıl güder onları otlakta kuzu gibi?Lebo Izrael je spurný jako spurná jalovica; teraz ich bude pásť Hospodin ako baránka na šírine.
Çünkü İsrail inatçı bir inek gibi inat etti, Şimdi RAB nasıl güder onları otlakta kuzu gibi?Mert szilajkodik Izráel mint a szilaj üszõ; most tágas földön legelteti õket az Úr, mint a bárányt.
Çünkü İsrail inatçı bir inek gibi inat etti, Şimdi RAB nasıl güder onları otlakta kuzu gibi?Nebo jako jalovice tvrdošijná tvrdošijný jest Izrael, jižť je pásti bude Hospodin jako beránka na prostranně.
Çünkü İsrail inatçı bir inek gibi inat etti, Şimdi RAB nasıl güder onları otlakta kuzu gibi?Om Israel spjärnar emot såsom en obändig ko, månne HERREN ändå skall föra dem i bet såsom lamm i vida öknen
Çünkü İsrail inatçı bir inek gibi inat etti, Şimdi RAB nasıl güder onları otlakta kuzu gibi?Thi som en uvan Ko er Israel uvan, skal HERREN så lade dem græsse i Frihed som Lam?
Çünkü İsrail inatçı bir inek gibi inat etti, Şimdi RAB nasıl güder onları otlakta kuzu gibi?כי כפרה סררה סרר ישראל עתה ירעם יהוה ככבש במרחב׃
Çünkü İsrail inatçı bir inek gibi inat etti, Şimdi RAB nasıl güder onları otlakta kuzu gibi?انه قد جمح اسرائيل كبقرة جامحة. الآن يرعاهم الرب كخروف في مكان واسع.
Çünkü İsrail inatçı bir inek gibi inat etti, Şimdi RAB nasıl güder onları otlakta kuzu gibi?以 色 列 倔 強 、 猶 如 倔 強 的 母 牛 . 現 在 耶 和 華 要 放 他 們 、 如 同 放 羊 羔 在 寬 闊 之 地
Çünkü İsrail inatçı bir inek gibi inat etti, Şimdi RAB nasıl güder onları otlakta kuzu gibi?以色列 倔強 、 猶如 倔強 的 母牛 . 現 在 耶和華 要 放 他 們 、 如同 放 羊羔 在 寬闊 之地
Dan oymağından Elteke, Gibbeton, Ayalon ve Gat-Rimmon olmak üzere otlaklarıyla birlikte dört kent;A Dán nemzetségébõl pedig Elthekét és annak legelõjét, Gibbethont és annak legelõjét;
İlgili Sayfalar