otel ile cümle

otel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Dünyadaki en pahalı otellerden birisidir.אחד מבתי המלון היקרים ביותר בעולם.
Örneğin otellerde en yaygın sınıflandırma sistemi bir yıldız ile beş yıldız arasındaki kategorilendirmedir.השיטה הנפוצה ביותר היא שיטת הכוכבים, במסגרתה נמדדת איכות בתי המלון על פי סקלה של אחד עד חמישה כוכבים.
Otelde çalışmaktadır.לין: עובדת בבית המלון.
Bu arada hiç paraları kalmamıştır ve otelden atılmak üzeredirler.בשל כך, כספו אזל והוא מפונה מן המלון בו הוא חי.
Otel misafirlere açılmadan önce, halkın oteli ziyaret edebilmesi için halka açıldı.לעיתים, עשויים מלונות לקבל חבילות גם טרם הגעת האורח למלון.
Israrları karşısında otele gider ve otel müdürü ile görüşür.לאחר מכן הוא הולך ומדבר עם הפקיד במלון.
Lüks otellerde onun adıyla kalır.נשארתי ללון אצלם.
Sekreter ona, Rus Gizli Servisi"nin oteline varmak üzere olduğunu ve ona tuzak kurulduğunu söyler.נועה מספרת לרווית שהיא מעבירה את המלון לבעלות ריץ' ושהיא (רווית) תנהל אותו.
Gelen turistler buradaki pansiyonlarda ya da 3 yıldızlı otellerde konaklarlar.מקומות הלינה נעים משהות בתשלום בבתים פרטיים ועד בתי מלון ברמת שלושה כוכבים.
Ancak mahallede otel yoktur.אין בשכונה מבני ציבור.
İkili aracı otele düzeyinde park etti.השניים שוכנו במקרה באותו בית מלון.
Otelin çatısı şu anda dünyadaki en büyük klasik Çin stili çatıdır.מבין אלו, סיפור החדר האדום נחשב כפסגת היצירה הסינית הקלאסית.
Otel ve casino olarak hizmet vermektedir.במלון פעלו ראינוע וקזינו.
Solo albümlerinin bütün haklarını müzik şirketine bırakan sanatçı, Londra'da bir otele çekildi.הוא מכר את הזכויות על אלבומי הסולו שלו לחברת ההקלטות, ועבר להתגורר במלון דירות בלונדון.
Dik yamaçlarda dikilen sayısız tarihi çok katlı otel binası bulunmaktadır.על האנדרטה תלויים מפתחות רבים מבתי מלון שונים.
Otel adını 28. Amerika Birleşik Devletleri başkanı Woodrow Wilson'dan alır.על השטר דיוקנו של וודרו וילסון, הנשיא ה-28 של ארצות הברית.
2000 Buz Otel bir buz tiyatrosu ile genişletilir.כל הריהוט במלון עשוי מקרח.
Savoy Hotel, Londra'nın merkezi Westminster'daki Strand'de yer alan bir otel.מלון סבוי (באנגלית: Savoy Hotel) הוא מלון הממוקם בסטרנד, בסיטי של וסטמינסטר במרכז לונדון.
Otello Mantano'nun yaralandığını görünce birden hidetlenir.כאשר אותלו מגלה כי מונטאנו הוא הפצוע, הוא כועס.
Otel baskınında Suzi tarafından öldürüldü.נהרג במהלך הפריצה למלון סבוי בתל אביב.
Otel yönetimi ile ilgilendi.משרת את מנהל המלון.
Gazetecilerin otelden ayrılmasına izin verilmedi ve bazı kaynaklara göre "insan kalkanı" olarak kullanıldılar.על מנת שלא לעורר חשד, הם יצאו החוצה כאילו "עצרו" חשודים.
Otello yine basının ağrıdığını söyler ve eşinden başına mendilini sramasını ister.אותלו אומר לה כי הוא עדיין סובל מכאב ראש ומבקש אותה לכרוך את המטפחת שלה סביב מצחו.
Bunun yerine ticari kuruluşlara ait (otel, banka, opera en sık görülen ev sahipleriydi) yerler kiralarlardı.במקום מופעלות בקתות אירוח (צימרים).
Marina Bay Sands, Singapur'da Downtown Core'da Marina Bay'de bulunan bir lüks otel kompleksidir.מרינה ביי סנדס (באנגלית: Marina Bay Sands) הוא אתר נופש משולב במתחם מרינה ביי שבסינגפור.
Otelin çatısından aşağı iner.על גג המלון נבנתה כיפה.
Desdemona hem kedisi hem de Otello için Tanrının merhametini diler.דסדמונה מתפללת לרחמים עליה ועל אותלו.
Ancak bütün sorunları otele geri dönünce başlar.ההתערבות מתחילה כשהם מגיעים לפונדק.
St. Regis Oteli'nde birçok tanınmış kişi kaldı.במלון פנינסולה יש מספר מסעדות ידועות.
Otello Cassio'ya döner; ona yaptıklarından utanmaya başlamıştır ve bir şey söyleyemez.אותלו פונה לקאסיו, אך הלה מובך ואינו מסוגל להסביר את מעשיו.
Sebep olarak insanların artık dışarıya yemeğe çıkmaması ve otel siparişlerinin azalması olduğunu söyledi.דבר זה גרם להפרדה בין תושבי הבית והאכסניה לתושבי המלון, ולכך שלתושבי הבית היה אסור לצאת מביתם.
O bir otelde kaldı.היא שהתה בבית מלון.
O bir otelde kaldı.הוא שהה במלון.
O bir otelde kaldı.הוא שהה בבית מלון.
Ucuz bir otelde geceyi geçirdik.לנּו בלילה במלון זול.
Ucuz bir otelde geceyi geçirdik.בילינו את הלילה במלון זול.
Ucuz bir otelde geceyi geçirdik.את הלילה העברנו במלון זול.
Konferans her baharda Las Vegas'taki Venedik Otelinde düzenleniyor.Конференцията се организира всяка пролет във Venetian Hotel в Лас Вегас.
Ardından lüks bir otele dönüştü.Тя е превърната в луксозен хотел.
İkili aracı otele düzeyinde park etti.Съмнителна двойка са настанява в хотела.
Yerleşimin ekonomisi otelcilik ve turizme dayanır.Освен това градът разчита на приходите от туризма и хотелиерството.
Bazı ünlü otellerde 13 rakamı taşıyan oda ve kat yoktur.В много от хотелите няма 13-ти етаж.
Bir süre sonra da terkedilmiş bir otel bulurlar.Намират скоро изоставен лагер.
13 Kasım 2005'te Eddie Guerrero otel odasında ölü bulundu.На 13 ноември 2005, Еди Гереро е намерен мъртъв в хотелска стая в Менеаполис.
Dünyadaki en pahalı otellerden birisidir.Той е сред най-изисканите хотели в света.
Günümüzde otel olarak kullanılmaktadır.В днешно време къщата е хотел.
Otel yerine kullanılan köy odası vardır .В селото има хотелски комплекс.
İçerisinde 3 yıldızlı bir otel mevcuttur.Към киностудията има едноименен тризвезден хотел.
Ana cadde ola Lord Street'te "Scarisbrick Oteli" .Welcome to the Heartbreak Hotel от англ.
Birkaç ay sonra Mayıs ayında, Fransa'da bir otel odasında vurulmuş halde bulunacaktır.Сутринта на 9 май е намерен мъртав в стаята си в хотела.
Uçak kalkıştan 1.5 dakika sonra, bir otele düşmüştür.Кучето е починало по време на полета – 5.7 часа след началото.
Bu dönemde özellikle oteller ekonomik krize girmiştir.Мораторий – в този период настъпва нормативния кризис.
Eski İstanbul Sheraton Oteli gazinosunun da ortaklarındandır.Има и все още работещ стар асансьор „Шиндлер“.
İki özel koruma onları kalacakları Sznôrr oteline götürür.Двамата се местят да живеят в хотел „Марсилия“.
Filmin bazı kısımları, gerçekten de Ambassador Oteli'nde çekildi.Копие на картината е поставено на оригиналното ѝ място в италианската капела.
Maurice: Edmont Oteli'ndeki asansörcü çocuk.Холдън се настанява в хотел „Едмънт“.
İlçede 7 adet büyük otel bulunur.Днес над него се строи голям хотел.
Coast Edmonton House, Kanada'nın Alberta bölgesinde bulunan Edmonton şehrindeki bir oteldir.Едмънтън (на английски: Edmonton) е град в Канада, административен център на провинция Алберта.
Daha önce Azmi için bu otelden yer ayırtılmıştır.Някой нарекъл мястото Хотел „Рай“ и така останало.
Birçok kaliteli otel bu bölgede bulunmaktadır.В околността са издигнати много хотели.

İlgili Sayfalar