Ana içeriğe geç
Sözlük

otel ile cümle

otel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Günümüzde otel olarak işletilmektedir ve özel bir şahsın mülkiyetindedir.Dnes je objekt v soukromém vlastnictví a slouží k bydlení.
Gökdelende konutlar, ofisler ve bir otel bulunmaktadır.V budovách jsou apartmány, hotel a kancelářské prostory.
Burada çok sayıda otel, restoran ve bar bulunuyor.Nachází se zde různé kluby, bary a restaurace.
Otelde bulunan kişilerden 37'si yanarak öldü.Při dubnovém požáru hotelu zemřeli 24 lidé.
Meydanda Saray Otel adında bir otel bulunur.V části paláce je provozován hotel.
Birkaç gün sonra, Neuve Saint Eustache sokağındaki Strasbourg oteline sığındı.Câteva zile mai târziu, se ascunde la hotelul Strasbourg, din strada Neuve Saint Eustache.
Otelde, Selena eksik finansal kâğıtlar talep etti.La hotel, Selena a cerut hârtiile care lipseau.
Orta Doğuya taşınmış ve Umman'daki Intercontinental otellerinde çalışmaya başlamıştır.S-a mutat în Orientul Mijlociu și a început să lucreze la hotelurile Intercontinental din Oman.
3 Eylül 1972'de, otelin avlusunda bağrışmalar duydu ve ihbar edildiğini düşündü.La 3 septembrie 1792, aude agitație în curtea hotelului, crezând că a fost denunțat.
2013 yılında MIPIM tarafından "En iyi Otel ve Turizm kompleksi" ödülünü almıştır.În anul 2013, a primit distincția "Cel mai bun hotel și centru turistic" acordat de MIPIM.
Bütün dünyada bulunan mağaza, otel ve restoranların mimarisine verilen bir ödüldür.Se prezintă ca premiul mondial de arhitectură al magazinelor, hotelurilor și restaurantelor.
Şafak'ın abisi güneyde bir otel de çalışmaktadır.Ei sunt proprietarii unui hotel în sudul Franței.
Aralık 2011'de nişanlanan çift, 19 Ekim 2012'de Fasano, İtalya'daki Borgo Egnazia adlı otelde evlendi.Cei doi s-au căsătorit pe 19 octombrie 2012 în stațiunea Borgo Egnazia în Fasano, Italia.
Bu dönemde özellikle oteller ekonomik krize girmiştir.Acest lucru este valabil mai ales în perioadele de criză economică.
13 Kasım 2005'te Eddie Guerrero otel odasında ölü bulundu.Pe 13 noiembrie 2005, Eddie a fost găsit mort în camera sa de hotel.
Modestina otele gelmiştir ve sahneye girer.Sosirea lui la hotel provoacă senzație.
Otel adını 28. Amerika Birleşik Devletleri başkanı Woodrow Wilson'dan alır.Este orașul natal al celui de-al 28-lea președinte al SUA, Woodrow Wilson.
1998 yılında Küçük Oteller Kitabı ilk kez yayımlandı.A apărut prima oară în 2008 la Editura Cartea Românească.
Bunun üzerine Recep otelde kalmayı kabul eder.El se întoarce confuz la hotel.
Ayrıca şehirde kaliteli oteller de bulunmaktadır.De asemenea, în oraș sunt și firme de închirieri auto.
Gençliğinde bir kasap ve otel görevlisi olarak çalıştı.În tinerețe a lucrat ca șofer și muncitor în construcții.
Her grup üyesinin oteldeki halleri zaman zaman gösterilir.În orice hotel se găsesc pliante de prezentare.
Gerçekte Otello'dan hiç mektup da alamamıştır.Niciun răspuns de la Ayrton.
Birçok büyük otelin bünyesinde de yer alabilirler.Multe camere de hotel se pot cumpăra.
Bizim Otel (2001).În atelier (1996) ...
Bu sırada Charlie ortaya çıkar ve oteli alevler sarar.În timp ce Henry se întoarce, cineva incendiază tabăra.
Geceleyin Boone, otel odasında yalnız oturur ve başına buz koyarken, kapısı vurulur, gelen Shannon'dır.În timpul nopții , Shannon bate la ușa din camera de hotel unde stă Boone și cei doi fac dragoste.
Bu otel yakın zamanlarda çekilen Ocean's Eleven ve Ocean's Twelve adlı macera filmlerine de mekân olmuştur.Videoclipul este inspirat din filme precum Ocean's 11 și Casino.
Erişim tarihi: 17 Temmuz 2016. ^ "Marmaris'te Erdoğan'ın oteli vuruldu!". milliyet.com.tr.Accesat în 16 iulie 2016. ^ „Marmaris'te Erdoğan'ın oteli vuruldu” .
Özellikle garın arkasındaki oteller gurbetçilerin mekanıydı.Locuințele erau mai ales colibe de suprafațǎ.
Bu otelde ücretler nedir?Care sunt tarifele în acest hotel?
Otel buradan ne kadar uzaklıkta?Cât de departe este hotelul de aici?
"Villa-Maria", Marion Oteli) bulunmaktadır.S.C. "Villa-Maria" - 20 locuri, Hotelul "Marion").
Stüdyo eski Arabella Oteli'nin altındaydı.Maga a stúdió az Arabella Hotel alatt helyezkedett el.
Gowen, hafif bunamış eski bir subaydır ve otelin daimi misafirlerindendir.Gowen őrnagy egy szenilis öreg katona, aki a hotel állandó lakója.
Ayrıca hemen yakınında bir kamyon-tır otoparkı ve otel vardır.A közelben kamionparkoló és szálloda is található.
Jessie oteldeyken resepsiyona indiğinde Carlos’un bebekleri çantasına koyduğunu anlar.Jessie ekkor észreveszi, hogy amíg ő telefonált a szállodában, Carlos belecsempészte a táskájába a babáit.
Otelde çalışmaktadır.A szállodaiparban dolgozik.
Ancak mahallede otel yoktur.Az ország belsejében nincsenek szállodák.
Fuhuşun yer aldığı yerlerin arasında oteller, karaoke barları ve güzellik salonları vardır.A helyszínek jellemzően szállodák, karaoke bárok és szépségszalonok.
Kitabın satışlarından aldığı gelir borçlarını ödemesi ve otel işlerini bırakması için yeterliydi.A könyvei bevételéből vissza tudta fizetni a tartozásait, és háta mögött tudta hagyni a szállodaipart.
Tepede UTO KULM adında bir otel ve restaurant bulunmaktadır.A hegy tetején egy Uto Kulm nevű szálloda van.
20. yüzyıl başından itibaren otel olarak kullanılmaya başlamış bir yapıdır.A 20. század végétől szállodaként működik.
Gala töreni Beverly Hills, Kaliforniya'daki Beverly Hilton Oteli'nde gerçekleşir.A ceremóniát a kaliforniai Beverly Hillsben a Beverly Hilton Hotelben tartották.
Halland İl Yönetim Kurulu Halland İl Meclisi Bölgesel Halland Birliği Halland'daki otellerHalland megye adminisztrációja Halland megye
Bu evlerin bir bölümü günümüzde otel olarak hizmet vermektedir.Ma az épület egy részét egy szálloda foglalja el.
Divan Oteli, İstanbul'da otel.A Hôtel Costes híres szálloda Párizsban.
Otelin bazı odaları stadyum manzaralıdır.A város szálláshelyei közé tartozik a négycsillagos Hotel Føroyar.
Tuz otel, tamamen tuzdan yapılmıştır.Az épület különlegessége, hogy teljes egészében cukorból készült.
Kasım 1993'te Tupac ve arkadaşları bir otel odasında bir kadına tecavüz etmekten suçlandılar.1993 novemberében Shakurt szexuális zaklatással vádolták meg, amit egy hotelszobában követett el.
Otel bulunmamaktadır.Ez nem szálloda.
Diğer yalnızlar otel yöneticisi ve eşinin odasına gider.A bérgyilkos villámgyorsan halad az elnök és felesége szobája felé.
Müşterinin otelden memnun kalması resepsiyon memurunun elindedir.Csomagszállítás: a vendég kívánságára a szálloda munkatársa által.
Otel Cirque du Soleil’in su gösterisi olan O’ya da ev sahipliği yapmaktadır.A gálaműsoron fellépett a Cirque du Soleil.
İsmi Yelken Otel olarak da geçmektedir.A szálló bárját is róla nevezték el.
Askerler otel binasını önceden işgal etmiş halde onları bekliyordu.A tisztek az éjszaka hátralevő részében felügyelet alatt tartották a szállodát.
Peter ve Lois otel odasına girdiklerinde yatak üzerinde bir fahişeye rastlarlar.Amikor Peter és Lois az ágyban vannak, Peter szemüvege eltűnik a jelenet alatt.
Şehirde pek çok otel bulunur ki bunlardan en büyüğü Homa Otel 5 yıldızlıdır.A városban ma öt nagyobb szálloda működik, melyek közül a legismertebb az öt csillagos Croatia.
Meryl Streep -Donna Sheridan, Sophie'nin annesi ve Villa Donna otelinin sahibi.Meryl Streep, mint Donna Sheridan-Carmichael, Sophie anyja és Sam felesége.
4 Haziran 2009 tarihinde Tayland'ın başkenti Bangkok'taki lüks bir otelin odasında asılı halde bulundu.2009. június 3-án egy bangkoki hotelszobához tartozó WC-ben holtan találták meztelenül, kötélen akasztva.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod