Detroit oteli halen şehir merkezinde durmaktadır, ancak kondominyuma çevrilmiştir.Il Detroit Hotel esiste ancora nel centro della città sebbene sia stato convertito in un condominio.
Muhsin Bey ona para ile otelinde kalmasını teklif eder.I soldati lo invitano a rimanere con loro nell'hotel.
Günümüzde otel olarak kullanılmaktadır.Attualmente viene utilizzata come hotel.
Daha sonra bütün grup üyeleri bir otel odasında bir grup kızla beraber görünmektedir.Tutta la band si trova poi in una camera d'albergo con un paio di ragazze.
The Grand Central Otelini satın alır.Colazione al Grand Hotel.
Bu arada hiç paraları kalmamıştır ve otelden atılmak üzeredirler.Siccome non hanno soldi per pagare, sono costretti a lavorare nell'albergo.
Burada çok sayıda otel, restoran ve bar bulunuyor.Sono presenti numerosi hotel, bar e ristoranti.
David otelden kaçıp ormanda yalnızlara katılır.Fuggito dall'hotel, David si rifugia nella foresta e va incontro ai solitari, che lo accolgono nella tribù.
13 Temmuz 2013 Cumartesi günü, 31 yaşında, Fairmont Pacific Rim otelinin 21 katındaki odasında cesedi bulundu.Il 13 luglio 2013 viene trovato senza vita in una stanza del Fairmont Pacific Rim di Vancouver.
Otelde, Selena eksik finansal kâğıtlar talep etti.Tornati al motel, Selena chiese di nuovo alla Saldívar dei documenti finanziari.
Otello fena talihine sızlanmaktadır.Arianna si lamenta per il suo cattivo destino.
Kuşadası'ndaki Kısmet Oteli'nin kurucusudurlar.Aggiunta del vicino complesso alberghiero.
Birçok kaliteli otel bu bölgede bulunmaktadır.È anche presente un buon numero di hotel in quell'area.
Yapının 5. - 22. katı otel olarak kullanılmakta.La casa dal tetto scherzosetto 25.
Doğruca oteldeki odama gidip uyuyorum ve sabahleyin bir şeyler yemeye konsantre oluyorum.Vado in cucina e comincio a fare colazione.
Manuel gibi otelde kendisi için özel odaya sahiptir.Sia Polly che Manuel hanno una propria stanza nell'hotel.
Daha fazla cevap aramak için Simon, Dumort oteline gider ve Camille ile karşılaşır.Ritorna quindi all'Hotel Dumort, dove incontra Camille.
Karayiplerde yapılan ilk tatil oteli olarak isim yapmıştır.È il primo titolo in carriera per Kyrgios.
11 Ağustos 2011 tarihinde, 47 yaşında bir otel odasında ölü bulundu.Il 14 aprile 2000 Katz fu trovato morto in una camera di albergo a 37 anni.
Bina, 261.8 metre yüksekliğinde ve 87 katlı olup ofis, otel ve konut olarak kullanılmaktadır.Alto 157,8 metri, esso è adibito come struttura alberghiera e condominio residenziale.
Eyalet, ülkede kişi başına düşen otel odası sıralamasında 1. sıradadır.È dominata da un albergo isolato di prima categoria.
İki özel koruma onları kalacakları Sznôrr oteline götürür.Cercando un riparo, si rifugiano all'Hotel Chandler.
Bizim Otel (2001).Ciò che resta dell'avvenire (2001).
Tale'deki plajlar, özellikle küçük yerel otellerdeki artışla birçok turisti cezbetmektedir. ^ Law nr.Località balneare, le sue spiagge attirano molti turisti, soprattutto con l'aumento di locali e piccoli hotel.
Helikopter otelin çatısına çakılır.I tedeschi sistemarono la radio sul tetto dell'albergo.
İşi otele gelen müşterilerin bavullarını taşımaktır.Quest'ultima viene eseguita con dei carrelli per i bagagli tipici di un hotel.
Israrları karşısında otele gider ve otel müdürü ile görüşür.Essi si tramutano in spettri e vagano per l'albergo.
Kasaba, günümüzde kafeleri, plajları, otelleri ve restoranlarıyla bir turizm merkezidir.La montagna è oggi una meta turistica, attrezzata con alberghi e ristoranti.
Nihayet 4 yıl aradan sonra Sürmeli Oteli'nde tekrar yakalanmış ve Kartal Cezaevi'ne gönderilmiştir.Quattro anni dopo fu trasferito alla diocesi di Castello.
Bir süre sonra tüm otel sakinleride onlara katılınca komik ve duygusal olaylar başlar.Col tempo tutti i componenti del castello trovano la situazione normale e divertente.
Roussimoff, 27 Ocak 1993 gecesi Paris'te, otel odasında, kalp yetmezliği nedeniyle uykusunda öldü.André morì il 27 gennaio 1993, stroncato da un infarto nel sonno in un hotel parigino.
Ayrıca 5 yıldızlı bir otelin inşaatına başlanılmıştır.(Qasr Al Sarab).Anche un hotel a 5 stelle rinnovato.
Mahallede ayrıca 1 otel, 3 market, 2 kahvehane, 2 restaurant bulunmaktadır.A Castel Venier ci sono due alberghi, tre caffè e tre ristoranti.
Otelden ayrılırken, vuruldu.Его застрелили, когда он выходил из гостиницы.
Otel kasasına bir şeyler koymak istiyorum.Я бы хотел поместить некоторые вещи в гостиничный сейф.
Otel kasasında bazı şeylerim var.У меня есть вещи в гостиничном сейфе.
Bu otelde bir doktor ya da hemşire var mı?В этой гостинице есть врач или медсестра?
Geceyi ucuz bir otelde geçirdik.Мы провели ночь в дешёвой гостинице.
Otelimin nerede olduğundan emin değilim.Я не уверен, где находится моя гостиница.
Otelin manzarası çok güzeldi.Вид из отеля был очень красивым.
Onlara bir otel bulmak kolaydı.Они легко нашли гостиницу.
Bu otelin neden 4 yıldızlı olduğu anlaşılır şey değil.Абсолютно непонятно, почему у этого отеля четыре звезды.
Rehberimiz bize otelin yeriyle ilgili yanlış bilgi verdi.Наш гид дезинформировал нас о расположении отеля.
Johnny : Johnny, otelin resepsiyonunda çalışmaktadır.Джонни Работает на стойке регистрации в отеле.
R-256 otoyolu boyunca çok sayıda büyük turistk kompleksler ve otel kompleksleri bulunur.Вдоль трассы Р-256 расположено большое количество туристических и гостиничных комплексов.
Avukat kasabaya gelir ve en pahalı otele yerleşir.Солдат приходит в королевство и поселяется в самой лучшей гостинице.
Barton otelden kutu ve senaryo ile ayrılır.Бартон покидает отель со сценарием и коробкой в руках.
Dünyadaki en pahalı otellerden birisidir.Это один из самых дорогих отелей в мире.
1923 yılında Lozan Antlaşması bu otelde imzalandı.Летом 1923 года в отеле был заключён Лозаннский договор.
Volk sorguda Makarov'un Prag'da bir otelde toplantı yapacağını söyler.По словам Волка, Макаров должен отправиться на собрание в Праге.
1 Nisan 2003 tarihinde Cheung, Hong Kong'daki Mandarin Oriental otelinin 24. katından atlayarak intihar etti.Покончил жизнь самоубийством, выбросившись из окна 24-го этажа отеля Mandarin Oriental 1 апреля 2003 года.
Yine de bazı golf kurslarına, otellere ve doğa koruma alanlarına sahiptir.Тем не менее, там есть поля для гольфа, отели и природные заповедники.
Günümüzde otel olarak kullanılmaktadır.В данный момент используется в качестве отеля.
Otelde çalışmaktadır.Работал в гостинице.
Geceyi otelde birlikte geçirirler.Они останавливаются на ночь в отеле.
Eisner ve Gates'in de yardımıyla İmbat ve Brian, saklandıkları otel odasında yakalanır.С помощью Айснера и Гейтса Брайана и Сибриз находят в отеле, в котором они прятались.
Fairmont Hotel Vancouver ise Portland Oteli olarak kullanıldı.Отель Fairmont Vancouver использовался в качестве отеля Heathman.
Gerçekte Otello'dan hiç mektup da alamamıştır.В действительности никакого письма Сталину не было.
Bütün dünyada bulunan mağaza, otel ve restoranların mimarisine verilen bir ödüldür.Это всемирная премия, присуждаемая за архитектуру магазинов, отелей и ресторанов.
Daha sonra bütün grup üyeleri bir otel odasında bir grup kızla beraber görünmektedir.Позже каждый из участников показан в квартире с девушкой.