osmanlı ile cümle
osmanlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Birleşik Krallık, Osmanlı Devleti ve Mısır devletleri hizmetinde kumandanlık yaptı.Dowódca floty w służbie królów Egiptu i Cypru.
Osmanlılar bu durumdan hiçbir zaman hoşnut kalmadılar.A jest tak dlatego, że Arabowie nigdy nie lubili zbyt wiele pracować.
Osmanlılar döneminde kütüphaneler genellikle medrese bünyelerinde yer alan Medrese Kütüphaneleridir.Aby zaspokoić potrzeby czytelników bibliobusy najczęściej jeżdżą w okresie wakacji.
Osmanlı döneminde de topraklarda Bulgarlar yaşadı.XX wieku zamieszkiwało tu także wielu Bułgarów.
Avusturya orduları üç koldan Osmanlı topraklarında ilerlemeye başladılar.Austriacy podejmowali w ich trakcie trzy wyprawy na Budę.
Osmanlılar'da karayolu yapımı, askeri amaçlara hizmet etmek üzere tasarlanmıştı.Stacja Salut 3 miała służyć do celów wojskowych.
Osmanlı Hükümeti için bu hiç de uygun bir davranış değildi.Żądania te z punktu widzenia rządu rosyjskiego były nierealne.
Gelen Yahudiler Osmanlı İmparatorluğu’nun birçok işine yaradı.Wielu Tajwańczyków oddaje też cześć Żółtemu Cesarzowi.
Osmanlı Camii, Arnavutköy'de bir cami.Bob - niedźwiedź w obozie Nerka.
Tarihsel süreç içerisinde Osmanlı ile Avusturya arasında şiddetli çatışmalar olmuştur.Wewnątrz niego zarysowywała się stopniowo rywalizacja między Prusami a Austrią.
Osmanlı Canea (Hanya) ve Rettimo (Resmo)’yu her biri iki ay süren kuşatmalarla ele geçirdi.Turcy najpierw opanowali twierdze Canea i Rettimo, a na oblężenie każdej z nich poświęcili dwa miesiące.
Saat 11.00'de Osmanlı topçu ateşi başladı.Ok. godziny 18.00 rozpoczął się atak artylerii.
İskender, Osmanlı ülkesine geçmek için Akkoyunlu Karayülük Osman Bey'den yol istemek zorunda kaldı.Jako obywatel rosyjski musiał jak najszybciej opuścić Śląsk Cieszyński.
Bunun için, pusu kurulmuş ormanın içine Osmanlı ordusunu çekti.W zamian, wysłała je do Bezkresnego Lasu.
"II. Meşrutiyet Dönemi Osmanlı Feminizmi".Przedstawicielka radykalnego feminizmu drugiej fali.
Osmanlı ordusu kaleyi aldı ve yıktı.Szwedzi zdobyli i zniszczyli zamek.
Osmanlı saldırısı 26 kasımda saat 8.00 sıralarında başladı.Atak nastąpił 8 grudnia o świcie.
İlk Osmanlı deryabeyleri, sancak yöneticiliği de yapıyorlardı.Pełnił równocześnie obowiązki dowódcy 8 Samodzielnej Brygady Kawalerii w Starogardzie.
Bu noktada Yeni Osmanlıların liberal düşüncenin etkisinde kaldığı varsayımı doğdu.Ostatecznie przyjęto za punkt wyjścia koncepcję umiarkowanych federalistów.
Bâkî, Osmanlı Divan edebiyatı şairi.Dziwactwa, osierocone melodie.
Osmanlı'ya ait çok sayıda belgenin Rusya arşivlerinde olduğunu belirtir.Część z nich miała rosyjskie tablice rejestracyjne, które wskazywały, że pochodzą z rejonu Moskwy.
Girişteki kapı Osmanlılar tarafından yapılmıştır.Duże drzwi wejściowe wykonano z dębu irlandzkiego.
1880), Osmanlı siyasetçi.1808) – amerykański polityk.
Osmanlı kaybı ise yaklaşık 2.500 idi.Razem ofiar było mniej niż 2500.
16 Ocak - Osmanlı İmparatorluğu Konya - Bağdat demiryolunun yapımını Almanlara verdi.23 grudnia – Niemcy otrzymały koncesję na budowę kolei bagdadzkiej.
Osmanlı Devleti'ne göre Ege Denizi ve Akdeniz'in güvenliği için Girit adasının alınması gerekiyordu.Aby inwazja się powiodła, potrzeba było całkowitej przewagi na morzu i w powietrzu.
Erişim tarihi: 14 Nisan 2013. ^ "Osmanlı Tokadı 'Dizi'". haberturk.14 lipca 2011; Polśke pytannua ruba. „Zbruč”.
Babasının ölümü üzerine 1892'de on sekiz yaşında iken Osmanlı Devleti’nin fermanı ile hidivliğe getirildi.W wieku jedenastu lat, po wybuchu rewolucji w 1868 udał się wraz z matką na wygnanie.
Osmanlı Ordusu'nun Yanıkkale çevresindeki son savaşları İkinci Viyana Kuşatması sırasında 1683 yılında oldu.Armia rosyjska uderzyła jednak na wschodnie pogranicze jeszcze w 1632 r.
Genel seçimde Osmanlı parlamentosuna Edirne mebusu olarak girdi.W podziękowaniu za to został członkiem ośmioosobowego Komitetu Konstytucyjnego.
23 Ekim’i 24 Ekim’e bağlayan gece Osmanlılar içinde zor geçmektedir.W dniu 24 grudnia w kaplicy śpiewana jest Cicha noc.
Durumdan haberdar olan İngiltere Kraliçesi, Osmanlı Sultanı'na bir mektup gönderip Yaeş'i akladı.Królowa wysłała do gościa swego dworzanina Zawiszę z Oleśnicy, by ten przyjrzał się Jagielle.
Bu dönemde Osmanlı Devleti'nin kara ve deniz gücü zayıflamaya başladı.Wskazówka czarna i zielona zaczynały się wówczas przesuwać.
Osmanlı topçusu hemen güçlü bir karşılık vererek bu kanattaki Podolya Avcı Taburlarını epey hırpaladı.Wawrzyniec Goślicki obsypał go zaraz po wyświęceniu licznymi kanoniami.
8 Ağustos günü iç kalenin Osmanlı kuvvetleri tarafından alınmasıyla kuşatma sona erdi.Oblężenie zakończyło się zdobyciem obozowiska kozackiego dnia 8 sierpnia.
Ancak Avusturya gene de Osmanlılara karşı kesin bir üstünlük sağlayamadı.Podobnie jak Iran był to dla nas nieznany przeciwnik.
Böylece Osmanlı'yı hem batıda, hem de doğuda savaşmak zorunda bırakmak.Walczyć będziemy tak o granice wschodnie, jak i zachodnie.
Ancak Amerikalı uzmanlar sayesinde Osmanlı tersanelerine modern denizcilik sanayisine girdi.Podczas malowania artysta sportretował współczesnych mu marynarzy US Navy.
Osmanlılar şehri Belgrad (Beyaz Kale) olarak isimlendirdi ve camiler inşa etti.De kallade staden Belgrad (vita slottet) och byggde moskéer.
4 takımın katıldığı turnuvanın üçü takımı Yunanistan ve Osmanlı İmparatorluğu'ndan gelmekteydi.Fyra lag deltog, tre av dem var klubblag från Grekland och Osmanska Riket.
Osmanlı Cumhuriyeti (2008).Besvärsgången (2008).
Dünya İmparatorluk ve Toplum Osmanlı Yazıları.Teorier om imperialism och globalisering.
Ekim ayında, Osmanlılar Aaronsohn'da dahil olmak üzere, çok sayıda kişiyi Zichron Yaakov'da tutukladı.I oktober omringade osmanerna Zikhron Yaakov och arresterade många invånare, däribland Aaronsohn.
1571: Papa V. Pius, Osmanlı Devleti'ne karşı Kutsal Birlik oluşturdu.1571 - Påven Pius V bildar Heliga ligan som en allians mot Osmanska riket.
1536 Ege Denizi'ndeki Venedik adalarını Osmanlı topraklarına kattı.Han gjorde 1350 ett förhärjande sjötåg till de venezianska kusterna.
Köyde hala Osmanlı'nın izleri görülmektedir.Och man kan fortfarande finna spår av bladvass i området.
"Tam Mazhar Osmanlık Bir Almanak"."Jag är en sann Elvisfan.
Osmanlı, tekrar filosunu kurmuştu.Eger började blomstra igen.
Osmanlı bahriyelileri, bu tarihte çıkarılan tüzükten sonra meç taşımaya başladı.Den japanska flottan hade kontinuerligt tränat eldgivning sedan kriget hade börjat.
1420: Osmanlılar, Mariazell'e geldi, ve ilk zaman boyunca kiliseleri ve şehri yaktı.1420 kom osmanska turpper till Mariazell och orten samt kyrkan brändes ner.
Mevlânâ Abdülhalim Efendi, () Osmanlı alim ve velî.Jämför Monseigneur, Signore och Sire.
1479’da Arnavutluk da bir Osmanlı vilayeti durumuna geldi.1479 erövrades en del albanska områden av osmanerna.
1910) bir Osmanlı devlet adamı.1978 Ett värdigt offer.
Osmanlı Devleti, konu ile ilgili soruşturma açtı.Iran beordrade en utredning av haveriet.
Buna bağlı olarak Osmanlı'nın savaşa girmesi yönünde baskılar artıyordu.Detta eftersom osmanska påtryckningar fanns om att konvertera till islam.
1913 yılında Osmanlı İmparatorluğu posta idaresi ilk pul karnesini çıkarmıştır.1913 lade Nobelkommittén ner sitt stora projekt.
24 Temmuz - Sırbistan, Osmanlı İmparatorluğu'na özerkleşti.20 juni – Serbien blir en del av Osmanska riket.
Bu adlandırmadaki değişiklik, Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılmasıyla başlamıştır.Revolutionen betecknas som en milstolpe i upplösningen av Osmanska imperiet.
1912 - Arnavutluk, Osmanlı İmparatorluğu'ndan bağımsızlığını ilan etti.1912 – Albanien förklarar sig självständigt från det Osmanska riket.
İlk Osmanlı deryabeyleri, sancak yöneticiliği de yapıyorlardı.Han var också serafimerriddare och kommendör av Nordstjärneorden.