14 3 görülen durumun da bu olduğunu ortaya koymaktadır (Prevalência do VIH entre os CDI jovens e os novos CDI
14 3 görülen durumun da bu olduğunu ortaya koymaktadır (Rozpowszechnienie HIV wśród młodych i nowych osób przyjmujących narkotyki dożylnie
14 3 görülen durumun da bu olduğunu ortaya koymaktadır (Tendenze osservate nella prevalenza dell’infezione da HIV
14 3 görülen durumun da bu olduğunu ortaya koymaktadır (Tendin†e în prevalen†a HIV
14 3 görülen durumun da bu olduğunu ortaya koymaktadır (Εpiιpiολασµός του ιού HIV στους νεαρούς ΧΕΝ και τους νέους ΧΕΝ
14 3 görülen durumun da bu olduğunu ortaya koymaktadır (Тенденции в разпространението на ХИВ
18 8 ve kadın EUK’lar arasında farklılıklar ortaya koymaktadır (18 8 arat≤ diferen†e între CDI testa†i b≤rba†i ªi femei (
18 8 ve kadın EUK’lar arasında farklılıklar ortaya koymaktadır (1 88 stofbrugere (
18 8 ve kadın EUK’lar arasında farklılıklar ortaya koymaktadır (Genderverschillen in de hivprevalentie onder geteste ID’s
18 8 ve kadın EUK’lar arasında farklılıklar ortaya koymaktadır (Natomiast w kilku innych krajach w latach 2003–2004 wskaźnik ten utrzymywał się na bardzo niskim poziomie.
1999-2004 döneminde sürekli bir artış ortaya koymaktadır.aktivna snov (EMCDDA, 2004b).
1999-2004 döneminde sürekli bir artış ortaya koymaktadır.L’herbe de cannabis est moins saisie dans l’UE.
1999-2004 döneminde sürekli bir artış ortaya koymaktadır.waar sprake was van een lichte stijging.
96 kokain kullandığını ortaya koymaktadır (96 cocain≤ în ultima lun≤ (
96 kokain kullandığını ortaya koymaktadır (96 den letzten 30 Tagen Kokain konsumiert (
96 kokain kullandığını ortaya koymaktadır (96 han consumido cocaína durante el último mes (
96 kokain kullandığını ortaya koymaktadır (96 inden for den seneste måned (
96 kokain kullandığını ortaya koymaktadır (96 kuluneen kuukauden aikana (
96 kokain kullandığını ortaya koymaktadır (96 senaste månaden (
96 kokain kullandığını ortaya koymaktadır (96 v posledním měsíci (
AB’den elde edilen veriler uyuşturucuya bağlı ölümlerde bazı genel eğilimler ortaya koymaktadır.Buprenorfin és fentanil okozta halálesetek
AB’den elde edilen veriler uyuşturucuya bağlı ölümlerde bazı genel eğilimler ortaya koymaktadır.Entwicklungstendenzen bei akuten drogenbedingten Todesfällen
AB’den elde edilen veriler uyuşturucuya bağlı ölümlerde bazı genel eğilimler ortaya koymaktadır.EU:sta saatavilla olevista tiedoista ilmenee joitakin yleisiä suuntauksia huumekuolemissa.
AB’den elde edilen veriler uyuşturucuya bağlı ölümlerde bazı genel eğilimler ortaya koymaktadır.Razpoložljivi podatki iz EU kažejo nekatere splošne trende smrtnih primerov, povezanih z drogo.
AB’den elde edilen veriler uyuşturucuya bağlı ölümlerde bazı genel eğilimler ortaya koymaktadır.Tendencias de las muertes por intoxicación aguda con drogas
AB’den elde edilen veriler uyuşturucuya bağlı ölümlerde bazı genel eğilimler ortaya koymaktadır.Tillgängliga uppgifter inom EU visar vissa allmänna trender för narkotikarelaterade dödsfall.
AB’den elde edilen veriler uyuşturucuya bağlı ölümlerde bazı genel eğilimler ortaya koymaktadır.Trends in acute sterfgevallen ten gevolge van drugsgebruik
AB’den elde edilen veriler uyuşturucuya bağlı ölümlerde bazı genel eğilimler ortaya koymaktadır.Údaje dostupné ze zemí Evropské unie naznačují některé všeobecné trendy v úmrtích souvisejících s drogami.
AB’den elde edilen veriler uyuşturucuya bağlı ölümlerde bazı genel eğilimler ortaya koymaktadır.Údaje, ktoré sú k dispozícii z EÚ, odhaľujú niektoré všeobecné trendy v úmrtiach súvisiacich s drogami.
ABD'nin 48 eyaleti büyüklüğündeki bu buzulların yüzde 40 azaldığını ortaya koymak için göstermiştim.미국의 본토 48개주 크기였던 것이 40%나 줄었다는 것을 보여들였습니다.
ABD'nin 48 eyaleti büyüklüğündeki bu buzulların yüzde 40 azaldığını ortaya koymak için göstermiştim.le dimensioni dei 48 Stati Uniti continentali, si è ristretta del 40%.
ABD'nin 48 eyaleti büyüklüğündeki bu buzulların yüzde 40 azaldığını ortaya koymak için göstermiştim.היתה שווה לגודלן של 48 המדינות התחתונות, התכווצה בכארבעים אחוזים.
ABD'nin 48 eyaleti büyüklüğündeki bu buzulların yüzde 40 azaldığını ortaya koymak için göstermiştim.في حجم أقله ثمانية وأربعين ، قد تقلص بنسبة أربعين في المائة.
ABD'nin 48 eyaleti büyüklüğündeki bu buzulların yüzde 40 azaldığını ortaya koymak için göstermiştim.おわかりいただけたでしょう しかし もっと深刻な問題というのは
AB için mevcut veriler uyuşturucuya bağlı ölümlerde bazı genel eğilimler ortaya koymaktadır.Akútne úmrtia súvisiace s drogami, ktoré nie sú opiátmi Úmrtia súvisiace s extázou a amfetamínmi
AB için mevcut veriler uyuşturucuya bağlı ölümlerde bazı genel eğilimler ortaya koymaktadır.Datele disponibile în Uniunea European≤ arat≤ existen†a unor
AB için mevcut veriler uyuşturucuya bağlı ölümlerde bazı genel eğilimler ortaya koymaktadır.De tillgängliga uppgifterna för EU visar en del allmänna trender för de narkotikarelaterade dödsfallen.
AB için mevcut veriler uyuşturucuya bağlı ölümlerde bazı genel eğilimler ortaya koymaktadır.Varios países han señalado la presencia de metadona en un porcentaje importante de muertes relacionadas con
AB için mevcut veriler uyuşturucuya bağlı ölümlerde bazı genel eğilimler ortaya koymaktadır.Смъртни случаи, свързани с екстази и амфетамини
Altın Kural üstüne bir şerh olduğunu açıkça ortaya koymalısınız."토라(유대교 율법)의 모든 구절들은 해설이며 황금률의 포장이라는 것을 말입니다."
Altın Kural üstüne bir şerh olduğunu açıkça ortaya koymalısınız.""que cada versículo da Torá é um comentário, "é uma ilustração, sobre a Regra de Ouro".
Altın Kural üstüne bir şerh olduğunu açıkça ortaya koymalısınız.""Vo svojom výklade musíš ozrejmiť, že každý jeden verš Tóry je komentár, vysvetlivka Zlatého pravidla."
Altın Kural üstüne bir şerh olduğunu açıkça ortaya koymalısınız.""שכל פסוק בתורה הוא פרשנות, ביאור ל"כלל הזהב".
Altın Kural üstüne bir şerh olduğunu açıkça ortaya koymalısınız."بأن كل آية من التوراة هي تعقيب وشرح ومسرد "للقاعدة الذهبية".
Altın Kural üstüne bir şerh olduğunu açıkça ortaya koymalısınız."偉大なラビであるメイールの言葉です 「聖書のどんな解釈も
Avrupa’da ikame tedavisi önerme enjekte etme seviyeleri bakımından belirgin farklar ortaya koymaktadır.A helyettesítő kezelés elrendelésének gyakorlata Európában és Törökországban.
Avrupa’da ikame tedavisi önerme enjekte etme seviyeleri bakımından belirgin farklar ortaya koymaktadır.Aus den Daten zur Behandlungsnachfrage abzuleitende Tendenzen des injizierenden Drogenkonsums
Avrupa’da ikame tedavisi önerme enjekte etme seviyeleri bakımından belirgin farklar ortaya koymaktadır.Korvaushoidon määräämiseen liittyvät käytännöt Euroopassa
Avrupa’da ikame tedavisi önerme enjekte etme seviyeleri bakımından belirgin farklar ortaya koymaktadır.Praksa predpisovanja nadomestnega zdravljenja v Evropi uživanja v širši populaciji.
Avrupa’da ikame tedavisi önerme enjekte etme seviyeleri bakımından belirgin farklar ortaya koymaktadır.Prax predpisovania substitučnej liečby v Európe
Avrupa’da ikame tedavisi önerme enjekte etme seviyeleri bakımından belirgin farklar ortaya koymaktadır.Verstrekking van substitutiemiddelen in Europa drugsgebruik tussen de landen.
Bu hiçbir imgeleme ortaya koymamaktadırCelle-ci n'engendre aucune image."
Bu hiçbir imgeleme ortaya koymamaktadırDieses erzeugt keine Bilder - gar keine."
Bu hiçbir imgeleme ortaya koymamaktadırDit citaat roept helemaal niets op."
Bu hiçbir imgeleme ortaya koymamaktadırEsta no genera imágenes en absoluto"
Bu hiçbir imgeleme ortaya koymamaktadır"이 시는 아무런 심상을 주지 않습니다."
Bu hiçbir imgeleme ortaya koymamaktadırQuesta non genera alcun tipo d'immaginazione".
Bu hiçbir imgeleme ortaya koymamaktadır Şu anda kendimi izleyicilerime ifşa ediyorum, doğru mu?Acesta nu generează nici o imagine."
Bu hiçbir imgeleme ortaya koymamaktadırTen jednak nie inspiruje żadnych obrazów"
Bu hiçbir imgeleme ortaya koymamaktadırΑυτό εδώ δεν γεννάει καμία εικόνα. "