ortasından ile cümle
ortasından kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
RABbin görkemi kentin ortasından yükselip kentin doğusundaki dağa kondu.Και η δοξα του Κυριου ανεβη εκ μεσου της πολεως και εσταθη επι το ορος το προς ανατολας της πολεως.
RABbin görkemi kentin ortasından yükselip kentin doğusundaki dağa kondu.И Господната слава се издигна изсред града та застана на хълма, който е на изток от града.
RABbin görkemi kentin ortasından yükselip kentin doğusundaki dağa kondu.И поднялась слава Господа из среды города и остановилась над горою, которая на восток от города.
RABbin görkemi kentin ortasından yükselip kentin doğusundaki dağa kondu.ויעל כבוד יהוה מעל תוך העיר ויעמד על ההר אשר מקדם לעיר׃
RABbin görkemi kentin ortasından yükselip kentin doğusundaki dağa kondu.وصعد مجد الرب من على وسط المدينة ووقف على الجبل الذي على شرقي المدينة.
RABbin görkemi kentin ortasından yükselip kentin doğusundaki dağa kondu.耶 和 華 的 榮 耀 從 城 中 上 升 、 停 在 城 東 的 那 座 山 上
RABbin görkemi kentin ortasından yükselip kentin doğusundaki dağa kondu.耶和華 的 榮耀從 城中 上升 、 停在 城東 的 那 座 山上
Seyircilerin ortasından şekli görmek zordur, Bunun şeklini görmek de zor.C'est difficile de voir le motif au milieu du public, c'est difficile de voir le motif de ceci.
Seyircilerin ortasından şekli görmek zordur, Bunun şeklini görmek de zor.E' difficile vedere la struttura stando nel mezzo del pubblico e' difficile vederne la disposizione.
Seyircilerin ortasından şekli görmek zordur, Bunun şeklini görmek de zor.Es difícil ver el patrón en medio del público, es difícil ver el patrón de esto.
Seyircilerin ortasından şekli görmek zordur, Bunun şeklini görmek de zor.Este greu de văzut modelul în mijlocul audienţei, este greu de văzut modelul acesteia.
Seyircilerin ortasından şekli görmek zordur, Bunun şeklini görmek de zor.É tão difícil como ver o padrão no meio da audiência.
Seyircilerin ortasından şekli görmek zordur, Bunun şeklini görmek de zor.Είναι δύσκολο να δείτε το μοτίβο στο μέσο του ακροατηρίου, είναι δύσκολο να δείτε το μοτίβο του.
Seyircilerin ortasından şekli görmek zordur, Bunun şeklini görmek de zor.Важко побачити структуру усередині аудиторії, важко побачити структуру і цього.
Seyircilerin ortasından şekli görmek zordur, Bunun şeklini görmek de zor.Находясь в середине аудитории, трудно разглядеть ее форму.
Seyircilerin ortasından şekli görmek zordur, Bunun şeklini görmek de zor.Трудно е да се забележи модела насред публиката трудно е да забележиш модела от това.
Seyircilerin ortasından şekli görmek zordur,관객들의 한 가운데 있으면
Seyircilerin ortasından şekli görmek zordur,Siedząc między publicznością ciężko jest zauważyć jakiś wzór.
Seyircilerin ortasından şekli görmek zordur,קשה לראות את התבנית באמצע הקהל,
Seyircilerin ortasından şekli görmek zordur,انه من الصعب أن ترى النمط وانت في وسط الجمهور،
Seyircilerin ortasından şekli görmek zordur,パターンは見えにくいものです
Sur bölgesinden ayrılan İsa, Sayda yoluyla Dekapolis bölgesinin ortasından geçerek tekrar Celile Gölüne geldi.Aztán ismét kimenvén Tírus és Sídon határaiból, a galileai tengerhez méne, a Tízváros határain át.
Sur bölgesinden ayrılan İsa, Sayda yoluyla Dekapolis bölgesinin ortasından geçerek tekrar Celile Gölüne geldi.Ðức Chúa Jêsus lìa bờ cõi thành Ty-rơ, qua thành Si-đôn và trải địa phận Ðê-ca-bô-lơ, đến biển Ga-li-lê.
Sur bölgesinden ayrılan İsa, Sayda yoluyla Dekapolis bölgesinin ortasından geçerek tekrar Celile Gölüne geldi.Ðức_Chúa_Jêsus lìa bờ_cõi thành Ty-rơ , qua thành Si-đôn và trải địa_phận Ðê - ca-bô-lơ , đến biển Ga-li-lê .
Sur bölgesinden ayrılan İsa, Sayda yoluyla Dekapolis bölgesinin ortasından geçerek tekrar Celile Gölüne geldi.In zopet odide iz tirskih krajev in pride skozi Sidon h Galilejskemu morju sredi po pokrajini Deseteromestja.
Sur bölgesinden ayrılan İsa, Sayda yoluyla Dekapolis bölgesinin ortasından geçerek tekrar Celile Gölüne geldi.Isus a părăsit ţinutul Tirului, şi a venit iarăş prin Sidon la marea Galileii, trecînd prin ţinutul Decapole.
Sur bölgesinden ayrılan İsa, Sayda yoluyla Dekapolis bölgesinin ortasından geçerek tekrar Celile Gölüne geldi.예수께서 다시 두로 지경에서 나와 시돈을 지나고 데가볼리 지경을 통과하여 갈릴리 호수에 이르시매
Sur bölgesinden ayrılan İsa, Sayda yoluyla Dekapolis bölgesinin ortasından geçerek tekrar Celile Gölüne geldi.Og da han gik bort igen fra Tyrus's Egne, kom han over Sidon midt igennem Dekapolis's Egne til Galilæas Sø.
Sur bölgesinden ayrılan İsa, Sayda yoluyla Dekapolis bölgesinin ortasından geçerek tekrar Celile Gölüne geldi.Potom zase odišiel z okolia Týru a Sidona a prišiel ku Galilejskému moru stredom cez okolie Desaťmestia.
Sur bölgesinden ayrılan İsa, Sayda yoluyla Dekapolis bölgesinin ortasından geçerek tekrar Celile Gölüne geldi.Tedy odšed zase z končin Tyrských a Sidonských, přišel k moři Galilejskému, prostředkem krajin Desíti měst.
Sur bölgesinden ayrılan İsa, Sayda yoluyla Dekapolis bölgesinin ortasından geçerek tekrar Celile Gölüne geldi.Выйдя из пределов Тирских и Сидонских, Иисус опять пошел к морю Галилейскому через пределы Десятиградия.
Sur bölgesinden ayrılan İsa, Sayda yoluyla Dekapolis bölgesinin ortasından geçerek tekrar Celile Gölüne geldi.І, знов вийшовши з гряниць Тирських та Сидонських, прийшов до моря Галилейського, у гряницї Десятиградські.
Sur bölgesinden ayrılan İsa, Sayda yoluyla Dekapolis bölgesinin ortasından geçerek tekrar Celile Gölüne geldi.וישב ויצא מגבול צור וצידון ויבא אל ים הגליל בתוך גבול עשר הערים׃
Sur bölgesinden ayrılan İsa, Sayda yoluyla Dekapolis bölgesinin ortasından geçerek tekrar Celile Gölüne geldi.ثم خرج ايضا من تخوم صور وصيدا وجاء الى بحر الجليل في وسط حدود المدن العشر.
Sur bölgesinden ayrılan İsa, Sayda yoluyla Dekapolis bölgesinin ortasından geçerek tekrar Celile Gölüne geldi.耶 穌 又 離 了 推 羅 的 境 界 、 經 過 西 頓 、 就 從 低 加 波 利 境 內 來 到 加 利 利 海
Sur bölgesinden ayrılan İsa, Sayda yoluyla Dekapolis bölgesinin ortasından geçerek tekrar Celile Gölüne geldi.耶穌 又 離 了 推羅 的 境界 、 經過 西頓 、 就 從 低 加波利 境內來 到 加利利海
Tamam. Bu y ekseni, x ekseni de vazonun ortasından geçiyor. -Vous savez, ce serait l'axe des ordonnées y et l'axe des abscisses serait pop sur le milieu.
Uzun lafın kısası, okyanusun tam ortasından uçup geliyorlar.Aby sme príbeh trochu skrátili, oni v skutočnosti letia krížom cez oceán.
Uzun lafın kısası, okyanusun tam ortasından uçup geliyorlar.Bene, per farla breve, in realtà stanno trasvolando l'intero oceano.
Uzun lafın kısası, okyanusun tam ortasından uçup geliyorlar.Bueno, para no cansarlos, realmente están volando a través del océano.
Uzun lafın kısası, okyanusun tam ortasından uçup geliyorlar. Doğu Afrika'ya kadar gidiyorlar.Объясню вкратце: их путь лежит прямо через океан и через Восточную Африку.
Uzun lafın kısası, okyanusun tam ortasından uçup geliyorlar.Ei bine, pentru a scurta povestea, ele zboara exact deasupra oceanului.
Uzun lafın kısası, okyanusun tam ortasından uçup geliyorlar.Et bien pour résumer, elles volent à travers l'océan.
Uzun lafın kısası, okyanusun tam ortasından uçup geliyorlar.Goed, om een lang verhaal kort te maken, eigenlijk vliegen ze recht de oceaan over.
Uzun lafın kısası, okyanusun tam ortasından uçup geliyorlar.Jamen, for at gøre en lang historie kort, flyver de faktisk tværs over oceanet.
Uzun lafın kısası, okyanusun tam ortasından uçup geliyorlar.결론부터 말씀드리자면 잠자리는 사실 인도양을 건너는 것이었습니다.
Uzun lafın kısası, okyanusun tam ortasından uçup geliyorlar.Lyhyestä virsi kaunis, ne lentävät itse asiassa yli koko valtameren.
Uzun lafın kısası, okyanusun tam ortasından uçup geliyorlar.Mówiąc pokrótce, tak naprawdę one przelatują nad całym oceanem.
Uzun lafın kısası, okyanusun tam ortasından uçup geliyorlar.Nos, rövidre zárva, lényegében az egész óceánt átszelik.
Uzun lafın kısası, okyanusun tam ortasından uçup geliyorlar.Nun, um die Geschichte abzukürzen; sie fliegen tatsächlich über den ganzen Ozean hinweg.
Uzun lafın kısası, okyanusun tam ortasından uçup geliyorlar.Ồ, để tóm gọn, chúng đang thực sự qua đại dương.
Uzun lafın kısası, okyanusun tam ortasından uçup geliyorlar.Για να μη τα πολυλογώ, διασχίζουν τον ωκεανό.
Uzun lafın kısası, okyanusun tam ortasından uçup geliyorlar.Е, за да съкратя историята, всъщност летят право през океана.
Uzun lafın kısası, okyanusun tam ortasından uçup geliyorlar.ובכן, בקיצור, הן בעצם טסות ישר מעבר לאוקינוס.
Uzun lafın kısası, okyanusun tam ortasından uçup geliyorlar.في الحقيقة، ولنختصر قصتها الطويلة، هي في الواقع تطير فوق المحيط.
Uzun lafın kısası, okyanusun tam ortasından uçup geliyorlar.彼らは海洋を渡っているのです 彼らは東アフリカまで移動しているのです
Ve birkaç ay önce sokağın ortasından ondan daha yaşlı üç adam tarafından kaçırılmış.Ed alcuni mesi fa fu presa dalla strada da tre uomini maturi.
Ve birkaç ay önce sokağın ortasından ondan daha yaşlı üç adam tarafından kaçırılmış.Een paar maand geleden werd ze opgepakt op de straat door drie oudere mannen.
Ve birkaç ay önce sokağın ortasından ondan daha yaşlı üç adam tarafından kaçırılmış.És néhány hónappal ezelőtt három idősebb férfi elkapta őt az utcán.
Ve birkaç ay önce sokağın ortasından ondan daha yaşlı üç adam tarafından kaçırılmış.몇달전 그녀는 길거리에서 세명의 연상의 남자들에게 당했습니다.