ortasından ile cümle

ortasından kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Nehrin ortasından geçip giden bir dalda bir böcek ötüyor.Chú dế hát trên một cành khô trôi ở giữa sông.
Nehrin ortasından geçip giden bir dalda bir böcek ötüyor.Een insect zingt vanop een tak die voorbijdrijft in het midden van de rivier.
Nehrin ortasından geçip giden bir dalda bir böcek ötüyor.Egy rovar énekel, amint a folyó közepén egy gallyon elhalad.
Nehrin ortasından geçip giden bir dalda bir böcek ötüyor.Ein Insekt, das auf einem Zweig in der Mitte des Flusses dahintreibt.
Nehrin ortasından geçip giden bir dalda bir böcek ötüyor.곤충 한마리가 강 중간을 흘러내려가는 나뭇가지에서 노래를 부릅니다."
Nehrin ortasından geçip giden bir dalda bir böcek ötüyor.O insectă cântă pe o ramură ce trece prin mijlocul râului.
Nehrin ortasından geçip giden bir dalda bir böcek ötüyor.Un insecto canta en una rama que pasa en medio del río.
Nehrin ortasından geçip giden bir dalda bir böcek ötüyor.Ένα έντομο τραγουδά πάνω σε ένα κλαδί που επιπλέει στο ποτάμι.
Nehrin ortasından geçip giden bir dalda bir böcek ötüyor.Вот насекомое поёт на ветке, плывущей по реке.
Nehrin ortasından geçip giden bir dalda bir böcek ötüyor.חרק שר על ענף חולף באמצע הנהר.
Nehrin ortasından geçip giden bir dalda bir böcek ötüyor.حشرةٌ تغني بينما تقبع على جذع شجرةٍ يطفو في منتصف النهر
Nehrin ortasından geçip giden bir dalda bir böcek ötüyor.その光景を思い浮かべながらも 心のどこかで
Ortaçağ Duvarları tam ortasından geçtiği için, maalesef meydanın tamamını göremiyoruz.Bohužel ale nemáte hezký výhled na celé náměstí kvůli zdím, které byly postaveny ve středověku.
Ortaçağ Duvarları tam ortasından geçtiği için, maalesef meydanın tamamını göremiyoruz.E purtroppo non può avere una bella vista dell'intera piazza perché essa è stata tagliata da mura medievali.
Ortaçağ Duvarları tam ortasından geçtiği için, maalesef meydanın tamamını göremiyoruz.Niestety nie mamy dobrego rzutu na cały plac, ponieważ został on ogrodzony w Średniowieczu.
Ortaçağ Duvarları tam ortasından geçtiği için, maalesef meydanın tamamını göremiyoruz.К сожалению, вы не сможете увидеть красивый вид всей площади, поскольку она обрезана средневековыми стенами.
Ortaçağ Duvarları tam ortasından geçtiği için, maalesef meydanın tamamını göremiyoruz.На жаль, ви не можете добре побачити усю площу, тому що вона була відділена Середньовічними стінами.
Ortasından ıssırmak istemezsiniz.Anda tidak ingin menjadi daging di tengah-tengahnya.
Ortasından ıssırmak istemezsiniz.Chả có ai muốn làm miếng thịt xông khói nằm ở giữa cả.
Ortasından ıssırmak istemezsiniz.En je wilt niet het vlees in het midden zijn.
Ortasından ıssırmak istemezsiniz.Ingen vill vara köttbiten i mitten.
Ortasından ıssırmak istemezsiniz.여러분은 중간에 있는 햄이 되고 싶지는 않으실 겁니다.
Ortasından ıssırmak istemezsiniz.Man will nicht das Fleisch in der Mitte sein.
Ortasından ıssırmak istemezsiniz.Não queremos ser o presunto no meio.
Ortasından ıssırmak istemezsiniz.Nechceli by ste byť tou šunkou v strede.
Ortasından ıssırmak istemezsiniz.Nem jó érzés húspogácsának lenni középen.
Ortasından ıssırmak istemezsiniz.Nie chcecie być kotletem pośrodku.
Ortasından ıssırmak istemezsiniz.Non volete essere il prosciutto nel mezzo.
Ortasından ıssırmak istemezsiniz.No quisieras ser el jamón en el centro.
Ortasından ıssırmak istemezsiniz.Nu vrei să fii şunca din mijloc.
Ortasından ıssırmak istemezsiniz.Určitě nechcete být tím masem uprostřed.
Ortasından ıssırmak istemezsiniz.Vous ne voulez pas être le jambon au milieu.
Ortasından ıssırmak istemezsiniz.Κανείς δεν θα'θελε να είναι το ζαμπόν στη μέση.
Ortasından ıssırmak istemezsiniz.Вам точно не захочеться бути яловичиною в середині.
Ortasından ıssırmak istemezsiniz.И вы не захотите оказаться ветчиной посередине.
Ortasından ıssırmak istemezsiniz.Няма да искате да сте шунката в средата.
Ortasından ıssırmak istemezsiniz.אתה לא רוצה להיות הבשר באמצע.
Ortasından ıssırmak istemezsiniz.لا تود أن تصبح مكان شريحة اللحم في المنتصف.
Ortasından ıssırmak istemezsiniz.僕はこのストーリーについてのリポートを
Pasifik'in ortasından,küçük,tek bir yumurtaya şu an en savunmasız oldukları anDin mijlocul Pacificului, la un ou unic şi micuţ. Dar acum sunt foarte vulnerabili.
Pasifik'in ortasından,küçük,tek bir yumurtaya şu an en savunmasız oldukları anTừ giữa Thái Bình Dương đến một quả trứng bé nhỏ Nhưng đây là lúc chúng dễ bị tấn công nhất.
Pasifik'in ortasından,küçük,tek bir yumurtaya şu an en savunmasız oldukları anИз Тихого океана к крошечному, спрятанному среди скал яйцу. Однако здесь их подстерегает большая опасность
Pasifik'in ortasından,küçük,tek bir yumurtaya şu an en savunmasız oldukları anממרכז האוקיאנוס השקט .לביצה זעירה יחידה אולם בדיוק כעת .הם פגיעים ביותר
Pasifik'in ortasından,küçük,tek bir yumurtaya şu an en savunmasız oldukları anمن منتصف المحيط الهادي إلى بيضة واحدة صغير جدا لكنّه الآن فقط بأنّهم ضعفاء جدا
RABbin görkemi kentin ortasından yükselip kentin doğusundaki dağa kondu.A sláva Hospodinova vystúpila hore zponad prostredku mesta a zastála na vrchu, ktorý je od východu mesta.
RABbin görkemi kentin ortasından yükselip kentin doğusundaki dağa kondu.E a glória do Senhor se alçou desde o meio da cidade, e se pôs sobre o monte que está ao oriente da cidade.
RABbin görkemi kentin ortasından yükselip kentin doğusundaki dağa kondu.En de heerlijkheid van de HERE steeg op uit de stad en begaf zich boven de berg aan de oostkant.
RABbin görkemi kentin ortasından yükselip kentin doğusundaki dağa kondu.És felszálla az Úrnak dicsõsége a város közepébõl, és álla a hegyre, mely a várostól keletre van.
RABbin görkemi kentin ortasından yükselip kentin doğusundaki dağa kondu.In slava GOSPODOVA se je vzdignila iznad sredi mesta in se je ustavila na gori, ki je proti jutru pred mestom.
RABbin görkemi kentin ortasından yükselip kentin doğusundaki dağa kondu.I odešla sláva Hospodinova z prostředku města, a stála na hoře, kteráž jest na východ městu.
RABbin görkemi kentin ortasından yükselip kentin doğusundaki dağa kondu.I odeszła chwała Pańska z pośrodku miasta, a stanęła na górze, która jest na wschód miasta.
RABbin görkemi kentin ortasından yükselip kentin doğusundaki dağa kondu.ja Herran kirkkaus kohosi ylös, pois kaupungin keskeltä, ja asettui vuorelle, joka on itään päin kaupungista.
RABbin görkemi kentin ortasından yükselip kentin doğusundaki dağa kondu.Kemudian cahaya kemilau itu meninggalkan Yerusalem dan pindah ke gunung di sebelah timur kota itu
RABbin görkemi kentin ortasından yükselip kentin doğusundaki dağa kondu.여호와의 영광이 성읍 중에서부터 올라가서 성읍 동편 산에 머물고
RABbin görkemi kentin ortasından yükselip kentin doğusundaki dağa kondu.Och HERRENS härlighet höjde sig och lämnade staden och stannade på berget öster om staden.
RABbin görkemi kentin ortasından yükselip kentin doğusundaki dağa kondu.Og HERRENs Herlighed steg op fra Byen og stillede sig på Bjerget østen for.
RABbin görkemi kentin ortasından yükselip kentin doğusundaki dağa kondu.Og Herrens herlighet steg op fra staden, og den blev stående på det berg som er østenfor staden.
RABbin görkemi kentin ortasından yükselip kentin doğusundaki dağa kondu.Slava Domnului s'a înălţat din mijlocul cetăţii, şi s'a aşezat pe muntele de la răsăritul cetăţii.
RABbin görkemi kentin ortasından yükselip kentin doğusundaki dağa kondu.Sự vinh hiển của Ðức Giê-hô-va dấy lên từ giữa thành, và đứng trên núi phía đông thành.
RABbin görkemi kentin ortasından yükselip kentin doğusundaki dağa kondu.Sự vinh_hiển của Ðức_Giê - hô-va dấy lên từ giữa thành , và đứng trên núi phía đông thành .

İlgili Sayfalar